Gösterilen 1–20 arası toplam: 729

  • 101 Cevapla Kur’an Nedir?

    Bunun için inanan insanın temel derdi, “Vahyi Hayata Taşımak” olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir. Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Taşımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun kendisini tanıtmasını istemesidir.

    Böyle bir İstek bizi “Kur’an nedir?” sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirsiniz ki?

    6,90
  • 101 Cevapla Kur’an Nedir? Vahyi Hayata Taşımak

    Bunun için inanan insanın temel derdi, “Vahyi Hayata Taşımak” olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir. Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Taşımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun kendisini tanıtmasını istemesidir. Böyle bir İstek bizi “Kur’an nedir?” sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirsiniz ki?

    7,90
  • 21. Yüzyılda Kulluk Sanatı

    Bu kitap, Merhum M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin 1990-1997 yılları arasında, muhtelif yerlerde, değişik vesilelerle yaptığı “konulu” konuşmalarından oluşmaktadır. Bu konuşmalar ana hatlarıyla iyi ve güzel kulluğun yol ve yöntemini; âyetler, hadisler ve tarihî olaylarla destekleyerek ortaya koymaktadır.
    İbadet ve kulluğun bir veya birkaç alanda kendisini gösteren yoğunlaştırılmış ritüellerden oluşmadığı, maksadı Allah rızası olduğu takdirde hayatın bütün alanlarını kuşatacağı, bu durumun da bir tercih değil müslüman olarak hayatımızın gayesi olduğu işlenmektedir.
    Hayatında bu anlayışı temsil etmiş bir şahsiyet olarak Hocaefendi merhum, derin bilgi ve cesaretli yaklaşımıyla kitabın her sayfasında bizi bu şuurla bir hayat örmeye, yaşam tarzımızı buna göre şekillendirmeye davet etmektedir. Bunu bize ait kavramları yeniden, üst bir dille yorumlayarak yapmaktadır. Ona göre hayat bir ibadet alanıdır. İnsan, benliğinden geçme sanatı olan kulluk bilinciyle yaşarsa dünyada rahat eder, âhireti de kazanır.
    Hafızanızı tazelemek, sahip olduğunuz değerleri yeniden yorumlayarak kendinize mâl etmek istiyorsanız, buyurun M. Es’ad Coşan Hocaefendi’yi okuyarak dünyaya herkesten farklı bakmaya.

    5,90
  • 24 Saat Müslümanca Bir Hayat

    Mü’mini, imandan amele, abdestten namaza, zikirden istiğfara, selamdan musâfahaya, misafir ağırlamadan uğurlamaya, kalemden kelama, projeden inşaya, nişandan izdivaca, para kazanmadan infak etmeye, düğünden derneğe, taziyeden cenazeye, fertten cemiyete, evden çarşıya kilim dokur gibi ilmek ilmek hayatını irfanla dokumaya çağıran bu eser, Allah’a, Rasûlüne (s.a.v) ve cemiyete karşı onda ve terbiyesiyle memur olduğu evladında bir farkındalık oluşturmaya ve buna bağlı olarak bir şuur inşa etmeye taliptir. Evlerde, medreselerde ve iş yerlerinde kurulacak ders halkalarında babalar, muallimler, amirler ve tacirler nezaretinde bu eser okunur, Allah’a (c.c) ve Rasûlü’ne (s.a.v) ait ayetler, hadisler ezberlenir ve gereğince amel edilirse mekân değişir, zaman mübarek çağlarla irtibat kurar, işte o zaman ev de, iş yeri de İslâm okulu olma noktasında önemli mesafeler kat eder. Özlemini çektiğimiz müeddeb nesil, fabrikalarda değil, Allah (c.c) ve Rasûl (s.a.v) buyruğunun hâkim olduğu evlerde yetişecektir. İslam evinden mahrum olan Batı, bilimde-sanayide terakki ettikçe ahlakta tedenni etti. Büyük İslâm medeniyetinin ruh vereceği yeni dünyanın yüce devletinin tebâsı böyle bir sendrom yaşamayacak. Çünkü madde planında terakkinin yoluna açacak âlim ve arif gibi sanayici de mühendis de İslam okulu gibi faaliyet gösteren evlerde yetişecek.

    6,90
  • 40 Hadis – İmam Nevevi (İki Dil Bir Kitap – Arapça-Türkçe)

    Beyan Yayınları, İslam kültürünün yeni kuşaklara ulaştırılmasına yardımcı olabilecek yeni ve farklı bir seri başlattı. İki Dil Bir Kitap adıyla yayınlanan bu seri, pek çok önemli eseri Arapça asıllarıyla beraber sunuyor;

    40 Hadis – İmam Nevevi (İki Dil Bir Kitap – Arapça-Türkçe)
    Resulü Ekrem her Müslümanın ruhuna hazır bir gıda olsun diye Hadislerinden en az kırk tanesinin ezberlenmesi için emir buyurmuş ve bunu yapan kimse için büyük mükafatlar müjdelenmiştir. Bir Hadiste buyuruluyor ki: Her kim ümmetim için diniyle ilgili kırk hadis ezberlerse Allah onu alimlerle haşredecektir. Diğer bir hadiste de: Her kim ümmetim için diniyle ilgili kırk hadis ezberlerse kıyamet günü hem şefaatçi hem lehine şahid olurum buyurulmaktadır. Bunun için pek çok alim, züht, cihad, terbiye gibi, çeşili mevzulara dair kırk hadis tertip etmişlerdir. Fakat Fatiha nasıl Kur´an-ı Kerim´in tüm manasını ihtiva ediyor ve onun bir fihristi hükmünde ise, İmam Nevevi de Peygamberimizin tüm hadislerinin genel bir fihristi ve özeti hükmünde bulunan bu Kırk Hadisi bir araya getirmiştir. Allah hepsinden razı olsun. Ben de bu kıymetli Hadisleri, Türkçeye çevirdim. Bu hususta kardeşlerime az da olsa yardım edebilmişsem benim için büyük bir saadettir.

    4,90
  • 7 İmamdan Sahih Kudsi Hadisler

    Bu çalışmada mütedavil hadis kaynaklarında yer alan, sahih veya hasen mertebesindeki isnadlar ile gelmiş olan kudsı̂ hadisler toplamaya çalışıldı. Bu hadislerin geneli; Ahmed b. Hanbel, Buhârı̂, Muslim, Ebû Dâvûd, Nesâı̂, Tirmizı̂ ve İbn Mâce’nin eserlerinden ibaret “Kûtub-u Seb’a: Yedi Kitap” içerisinde yer alan hadislerdir. Nadiren bu yedi imamın rivayet ettikleri dışında bir kaç kudsî hadis daha yer almıştır. Sahih Kudsı̂ Hadis Külliyatı denilebilecek bu çalışmanın düzenini bozmaması için bu hadisler de zikredildi.
    Her bir hadisin sıhhat mertebesini ve rivayetin yer aldığı kaynakları dipnotlarda zikredildi. Bazen aynı hadisin birden fazla sahabe tarafından rivayet edilmiş olması halinde, aynı metinle gelmiş rivayetleri tekrar zikretmek yerine, metni en kapsamlı olanlarını seçme yoluna gidildi. Kitabın giriş kısmına Kudsı̂ Hadisler ile Kur’ân-ı Kerim ve diğer hadisler arasındaki farklar hakkında kısa bir açıklama, bir de yedi imamın biyografisi hakkında kısa bilgiler eklenmiştir..

    7,90
  • 8 Hadis İmamının Emir ve Yasak Hadisleri

    Hiç şüphesiz İslam’ın ilk yasama teşri kaynağı Kur’an-ı Kerim, ikincisi ise sünnettir. Müslümanlar, Hz. Peygamber s.a.v. döneminden günümüze kadar onun hükümlerine boyun eğe gelmişlerdir. Bundan sonra da sünnet, kıyamete dek Kur’an’ın yanı başında hükümlere kaynaklık etmeye devam edecek, edebi ve ahlaki değerlerin belirlenmesinde mihenk taşı olarak kalacaktır.
    Bu iki kaynağa sarılmak İslam ümmetinin başarılı olmasının ve ilerlemesinin temel sırrıdır ki, Hz. Peygamber s.a.v.: Sizlere iki şey bıraktım, bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız. Bunlar, Allah’ın kitabı ve sünnettimdir.

    10,90
  • A’mak-ı Hayal – Hayalin Derinlikleri (Günümüz Türkçesiyle)

    Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Prof. Dr. Mehmet Kanar Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen A’mâk-ı Hayal, Filibeli Ahmet Hilmi’nin felsefi ve tasavvufi görüşlerini içermektedir. Romanın kahramanı Raci, içindeki şüphe ejderhasını susturmak ve mutlak hakikate ulaşmak için mezarlıkta karşılaştığı Aynalı Baba’nın yardımıyla manevi seyahatlere çıkar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor -şaşkınlıkla, merakla ve zevkle… Filibeli Ahmet Hilmi (Şehbenderzade, 1865-1914) Filibeli Ahmet Hilmi, Hacı Süleyman Bey ve Şevkiye Hanım’ın en büyük çocukları olarak Filibe’de (Bulgaristan) dünyaya geldi. Ailesi, Osmanlı’nın 93 Harbi yenilgisinden sonra, 1878 yılında yaşanan büyük göçle İstanbul’a yerleşince Filibe’de başladığı eğitim hayatına burada devam etti. Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’ni bitirip ilk olarak Posta ve Telgraf Nezareti’nde çalışmaya başladı. Sonra Duyun-ı Umumiye Nezareti’nde görev yaptı. Ardından Beyrut’a gönderildi. Beyrut’ta Jön Türklerle iletişim kurup oradan Mısır’a kaçtı. Mısır’da Çaylak adında bir mizah dergisi çıkardı. Bir süre sonra İstanbul’a döndü ve 1901 yılında Fizan’a (Libya) sürüldü. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a gelerek Darulfünun’da felsefe hocalığı yaptı. İkdam, Şehbal, Yeni Tasvir-i Efkâr, Sırat-ı Müstakim gibi gazete ve dergilerde siyasi, felsefi yazılar kaleme aldı. Kendisi ayrıca İttihad-ı İslam, Hikmet, Coşkun Kalender, Millet ile Muhasebe, Münakaşa, Kanat ve Nimet adlı gazeteleri çıkardı. İttihat ve Terakki Fırkası, Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Siyonizm ve Masonluk eleştirileri nedeniyle gazeteleri sık sık kapatıldı ve sürgüne gönderildi. II. Meşrutiyet döneminin önemli fikir adamlarından biri olan Ahmet Hilmi tiyatro, roman ve şiirin yanı sıra siyaset, felsefe, tasavvuf ve tarih gibi alanlarda da yazılar ve eserler kaleme almıştır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.

    4,90
  • Abbasiler Dönemi

    Abbasiler, İslam Tarihi içinde uzun bir dönemi kapsadığı gibi, cereyan eden hadiseler açısından da oldukça büyük bir önemi haizdir. Abbasoğullarının İslam devlet başkanlığını Emevilerin elinden almaları fazla bir şey değiştirmedi. Saltanat kanunları olduğu gibi uygulandı, genellikle Saltanat iktidarının bekası ön planda tutuldu. Oysa ki bir Devlete karşı çıkılıp iktidara talip olunduğunda ilke olarak, mevcut iktidarın iyi olmadığı, yerine geçecek olan iktidarın ise gereği gibi hareket ederek, Devlet’in kaybolmuş itibarını iade edeceği esasına dayanması iktiza eder. Ne ki, Abbasilerin gelmesiyle bunların hiçbir olmadığı gibi, saltanat hegemonyası sürüp gitti.

    6,90
  • Abdullah Olmak

    21 yüzyılda insanlarımızın büyük sıkıntılarının temeline/sebebine baktığımızda sahâbe gibi Allah’a yaraşır bir şekilde kulluk vazifelerini yerine getirememeleri olduğunu görmekteyiz. Halbuki Asr-ı Saâdet’e yönümüzü çevirdiğimizde Abdullah Olmak demenin insanlar için en büyük ödül ve nimet olduğu son derece aşikâr bir hakikattir. Aynı zamanda Abdullah Olmak, Rabbimizin bir projesi olarak insanın yaratış amacının nihai hedefidir.

    5,90
  • Abidler Yolu

    İmam-ı Gazâli’nin “Minhâcü’l Âbidin” orijinal isimli bu eserinde; kulların, ibadetlerini hangi şartlarda ve ne şekilde yapacakları, dünya ve ahiret saadetine nasıl erişecekleri açıklanmaktadır. İlmin faziletinden, ihlasın çeşitlerine; kalbi ıslah etmenin çarelerinden, şeytanı kahretmenin yollarına kadar birçok konuda açıklamalar yapılan bu kitap; “salih kulların hayat ve ibadet ölçüleri” olarak da adlandırılabilir.

    7,90
  • Adaletli Peygamberim Hz. Yusuf

    Güzel ahlakı sayesinde çevresindeki insanlar tarafından dosdoğru anlamına gelen “es-Sıddık” ismiyle anılan Hz. Yusuf’un hayatından bir kıssa okuyacaksınız. Mısır kralının rüyasını yorumlayan ve tüm ülkeyi kıtlıktan kurtaran Hz. Yusuf’un adaletine hayran kalacaksınız. 5-8 yaş grubu için hazırlanmış bu kitapla çocuklarınıza Hz. Yusuf’u ve onun güzel ahlakını somut bir dille anlatabileceksiniz. Okul öncesi dönemde çocuklara peygamberlerini öğretmek özel bir anlatım şekli ister. Bu kitapta Merve Gülcemal eğlenceli ve şiirsel bir anlatımla çocukları Hz. Yusuf ile tanıştırıyor. Kitap sonunda yer alan etkinlikler empati, sorumluluk, yardımseverlik, adalet, sabır, liderlik, nezaket kurallarını kavratmayı hedefliyor. Adaletli Peygamberim Hz. Yusuf, model alarak öğrenme yöntemi esas alınarak hazırlanan, peygamber hayatlarının anlatıldığı serinin ilk kitabı.

    8,90
  • Adım Müslüman!

    Protest dinî müziğin 1990’ların ilk yarısında önemli bir sektör haline geldiğini, dindar kamuoyunda ciddi makes bulduğunu iddia etmek mümkündür. Şüphesiz geleneksel dindarlar bu müziğe yabancı, bazı dinî gruplar da –beste ve güfte kaygılarından- mesafeliydiler. Ancak genel olarak dinî gruplar bir “alternatif kamu” içinde kendi “dünyalarını” kurma çabasındaydılar ve yeni müzik formu bu alternatif kamuda biliniyordu. Bu müziğin dindar insanların evlerinde, düğünlerde, konferans gibi programların öncesinde, mitinglerde, hatta İmam Hatip Liselerinin müzik derslerinde yoğun bir şekilde yer aldığı müşahede ediliyordu. Ancak 2000’li yıllara gelindiğinde hem eser üretimi hem de içerik açısından bir değişim görüldü. Bu dönemde hala cihattan ve şehadetten bahsedilse de, vurgu eski gücünü yitirdi. Bir çocuğun dilinden yazılmış veya şehidin son cümleleri olarak dökülen etkileyici cümleler kayboldu. Sevda, sevgili ya da aşk temalarının hangi “sevgiliye” yöneldiği belirsizleşti. Bosna, Çeçenistan, Filistin gibi coğrafyalara yapılan atıflar azaldı.

    6,90
  • Ahlak-ı Celali

    Özellikle kelâm, felsefe ve tasavvufta uzmanlaşmış olan İslam âlimi Celâleddîn Devvânî’nin, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın (1423-1478) isteğiyle oğlu Sultan Halil için yazdığı bu kitap, Nasîrüddîn-i Tûsî’nin (1201-1274) meşhur eseri Ahlâk-ı Nâsırî’den sonra Farsça ahlâk kitapları içinde en tanınmış olanıdır.

    İslam Ahlâk düşüncesi ve felsefesi alanında kendi tarzında yazılan en önemli birkaç eserden biri olan Ahlâk-ı Celâlî, bu çeviriyle ilk kez Türkçe olarak yayınlanma imkânı bulmaktadır. Farsça aslından Türkçe’ye kazandırılan kitap, bundan sonra bizzat Farsça metninden yararlanamayan okuyucu ve araştırmacılara doğrudan başvuru kaynağı olma özelliğine kavuşmuş olmaktadır.
    devamını oku

    6,90
  • Aile Ahlakı / Muhteşem Ahlak Serisi 2

    Aile; toplumun temel taşı, hayatın dengesi, ayakta kalabilmenin en önemli vesilesi, ağır bir yük olan kulluk vazifesinin paylaşılması, nesillerin devamiyetinin sebebi, huzurun temini, gelen her türlü saldırılara karşı giyilen bir zırh, inanan insanların yüreğindeki en büyük hasret olan cennetin dünyadaki bir yansıması… Üzülerek şahit olduğumuz bir hakikat var ki evlilik ve arkasından kurulan en önemli kurum olan aile, her geçen gün biraz daha itibarsızlaştırılmaktadır. Ya evlilik hayatın çok sonralarına itilen bir hale dönüşmekte ya da evlilik gerçekleşip aile kurulmuşsa da bu büyük nimetin şükrü, gereği oranında eda edilememekte, çok basit ve değersiz şeylere feda edilmektedir. Bu çalışmamızda aile ahlâkı ile alakalı konuları bir araya getirerek bu mühim yaramıza biraz olsun merhem olması için bir gayret sergiledik. Aileyi oluşturan tüm tarafları Kur’ân ve sünnet rehberliğinde yansıtmaya çalıştık. Umuyoruz ki bu çalışmamız, toplumun temel taşı olan ailenin hem kurulmasına hem de korunmasına küçük de olsa bir katkı sağlamasıdır.

    3,90
  • Akıldan Kalbe Yolculuk Bediüzzaman Modeli

    * Bediüzzaman, düşünce sistemini oluştururken ve inancını delillendirirken mantık ilmini nasıl kullandı? * Maddeci ve tabiatçı anlayışın ileri sürdüğü tezleri nasıl çürüttü? * Atom içi dünyalardan tevhid hakikatine nasıl bir yolculuk gerçekleştirdi? * Bediüzzaman’ın ‘iki hikmet’ analizi nedir ve neden önemlidir? Bu kitap, Bediüzzaman’ın hayret verici kişiliğini ve eserlerini anlamaya yönelik bir çalışma. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bediüzzaman Said Nursî’nin tefekkür sistemini, kâinat görüşünü ve ulaştığı imanî sonuçları analiz ediyor. Bediüzzaman’ın eserlerini yazarken modern bilimlerin hangi metotlarından faydalandığını tespit edip Bediüzzaman’ın görüşlerini hem akademik olarak doyurucu ile hem de anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Diğer bir deyişle, Bediüzzaman’ın hayatı ışığında, insanın “Akıldan kalbe yolculuğu”nu…

    6,90
  • Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed

    Bugün birbuçuk milyarlık İslam ailesinin kaç ferdi Peygamber Efendimizi tanıyor? Bunun hesabını yapmamız zor ama şunu iyi biliyoruz ki; bu koca ailenin her ferdi O’nu (s.a.v.) bilmektedir. O’nu bilenler çoğunlukta ama tanıyanların o çoğunlukta olduğunu ne yazık ki söyleyemiyoruz. O’nu bilenler O’nun ne zaman doğduğunu, ne zaman vefat ettiğini, savaşlarını, çocuklarının isimlerini, hanımlarını, hicretini, miracını ve daha onlarca şeyi biliyorlar. Çok gariptir, bu bilinenlerin çoğunu belki daha fazlasını Mekke’de O’na karşı çıkanlar da biliyorlardı. Herhalde Hz. Muhammed’in (s.a.v.) amcası Ebu Leheb bizden daha çok Peygamber’in bu özel bilgilerine sahip idi. Ama onlar o yüce ruhu tanıyamadılar, tanıyamadıkları içinde tam anlamı ile tabi olamadılar ve O’na karşı oldular. İşte bilmek yalnız başına yeterli değil, o bilginin marifete, yani aşka dönüşüp sahibini tanıdığı o değerler uğruna fedakarlık yapmaya zorlamalıdır.

    6,90
  • Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem) (Ciltli)

    Bugün bir buçuk milyarlık İslam ailesinin kaç ferdi Peygamber Efendimizi tanıyor? Bunun hesabını yapmamız zor ama şunu iyi biliyoruz ki; bu koca ailenin her ferdi O’nu (sas) bilmektedir. O’nu bilenler çoğunlukta ama tanıyanların o çoğunlukta olduğunu ne yazık ki söyleyemiyoruz. O’nu bilenler O’nun ne zaman doğduğunu, ne zaman vefat ettiğini, savaşlarını, çocuklarının isimlerini, hanımlarını, hicretini, miracını ve daha onlarca şeyi biliyorlar. Çok gariptir, bu bilinenlerin çoğunu belki daha fazlasını Mekke’de O’na karşı çıkanlar da biliyorlardı. Herhalde Hz. Muhammed (sas) amcası Ebu Leheb, bizden daha çok Peygamber’in bu özel bilgilerine sahip idi. Ama onlar O yüce ruhu tanıyamadılar, tanıyamadıkları için de tam anlamı ile tâbi olamadılar ve O’na karşı oldular. İşte bilmek yalnız başına yeterli değil, o bilginin marifete yani aşka dönüşüp sahibini tanıdığı o değerler uğruna fedakarlık yapmaya zorlamalıdır.

    6,90