Gösterilen 1–20 arası toplam: 494

  • 101 Cevapla Kur’an Nedir?

    Bunun için inanan insanın temel derdi, “Vahyi Hayata Taşımak” olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir. Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Taşımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun kendisini tanıtmasını istemesidir.

    Böyle bir İstek bizi “Kur’an nedir?” sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirsiniz ki?

    6,90
  • 21. Yüzyılda Kulluk Sanatı

    Bu kitap, Merhum M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin 1990-1997 yılları arasında, muhtelif yerlerde, değişik vesilelerle yaptığı “konulu” konuşmalarından oluşmaktadır. Bu konuşmalar ana hatlarıyla iyi ve güzel kulluğun yol ve yöntemini; âyetler, hadisler ve tarihî olaylarla destekleyerek ortaya koymaktadır.
    İbadet ve kulluğun bir veya birkaç alanda kendisini gösteren yoğunlaştırılmış ritüellerden oluşmadığı, maksadı Allah rızası olduğu takdirde hayatın bütün alanlarını kuşatacağı, bu durumun da bir tercih değil müslüman olarak hayatımızın gayesi olduğu işlenmektedir.
    Hayatında bu anlayışı temsil etmiş bir şahsiyet olarak Hocaefendi merhum, derin bilgi ve cesaretli yaklaşımıyla kitabın her sayfasında bizi bu şuurla bir hayat örmeye, yaşam tarzımızı buna göre şekillendirmeye davet etmektedir. Bunu bize ait kavramları yeniden, üst bir dille yorumlayarak yapmaktadır. Ona göre hayat bir ibadet alanıdır. İnsan, benliğinden geçme sanatı olan kulluk bilinciyle yaşarsa dünyada rahat eder, âhireti de kazanır.
    Hafızanızı tazelemek, sahip olduğunuz değerleri yeniden yorumlayarak kendinize mâl etmek istiyorsanız, buyurun M. Es’ad Coşan Hocaefendi’yi okuyarak dünyaya herkesten farklı bakmaya.

    5,90
  • 40 Hadis – İmam Nevevi (İki Dil Bir Kitap – Arapça-Türkçe)

    Beyan Yayınları, İslam kültürünün yeni kuşaklara ulaştırılmasına yardımcı olabilecek yeni ve farklı bir seri başlattı. İki Dil Bir Kitap adıyla yayınlanan bu seri, pek çok önemli eseri Arapça asıllarıyla beraber sunuyor;

    40 Hadis – İmam Nevevi (İki Dil Bir Kitap – Arapça-Türkçe)
    Resulü Ekrem her Müslümanın ruhuna hazır bir gıda olsun diye Hadislerinden en az kırk tanesinin ezberlenmesi için emir buyurmuş ve bunu yapan kimse için büyük mükafatlar müjdelenmiştir. Bir Hadiste buyuruluyor ki: Her kim ümmetim için diniyle ilgili kırk hadis ezberlerse Allah onu alimlerle haşredecektir. Diğer bir hadiste de: Her kim ümmetim için diniyle ilgili kırk hadis ezberlerse kıyamet günü hem şefaatçi hem lehine şahid olurum buyurulmaktadır. Bunun için pek çok alim, züht, cihad, terbiye gibi, çeşili mevzulara dair kırk hadis tertip etmişlerdir. Fakat Fatiha nasıl Kur´an-ı Kerim´in tüm manasını ihtiva ediyor ve onun bir fihristi hükmünde ise, İmam Nevevi de Peygamberimizin tüm hadislerinin genel bir fihristi ve özeti hükmünde bulunan bu Kırk Hadisi bir araya getirmiştir. Allah hepsinden razı olsun. Ben de bu kıymetli Hadisleri, Türkçeye çevirdim. Bu hususta kardeşlerime az da olsa yardım edebilmişsem benim için büyük bir saadettir.

    4,90
  • 40 Hadiste İş ve Ticaret Ahlakı

    Kur’an ayetlerini tebliğ, tebyin ve tefsir eden Peygamberimiz de (sallallâhü aleyhi ve sellem), malî-ticarî hayata ilişkin açıklama, düzenleme, tecrübe ve uygulamalarıyla ümmetini eğitmiş bulunmaktadır. Her sahada olduğu gibi o, üzerine titrediği ümmetinin ticaret hayatında da Kur’an ve sünnet ahlâkını kuşanmasını / bürünmesini istemiştir.
    İşte genel ahlâkın bir parçası olan bu çalışma, iş ve ticaret ahlâkına dair Rasûl-i Ekrem’den rivayet edilen 40 Hadis ve onların açıklamalarından oluşmaktadır. Ayrıca açıklama esnasında, doğrudan veya dolaylı olarak konuyla alâkası bulunan yaklaşık 110 hadis yer almaktadır.

    4,90
  • 7 İmamdan Sahih Kudsi Hadisler

    Bu çalışmada mütedavil hadis kaynaklarında yer alan, sahih veya hasen mertebesindeki isnadlar ile gelmiş olan kudsı̂ hadisler toplamaya çalışıldı. Bu hadislerin geneli; Ahmed b. Hanbel, Buhârı̂, Muslim, Ebû Dâvûd, Nesâı̂, Tirmizı̂ ve İbn Mâce’nin eserlerinden ibaret “Kûtub-u Seb’a: Yedi Kitap” içerisinde yer alan hadislerdir. Nadiren bu yedi imamın rivayet ettikleri dışında bir kaç kudsî hadis daha yer almıştır. Sahih Kudsı̂ Hadis Külliyatı denilebilecek bu çalışmanın düzenini bozmaması için bu hadisler de zikredildi.
    Her bir hadisin sıhhat mertebesini ve rivayetin yer aldığı kaynakları dipnotlarda zikredildi. Bazen aynı hadisin birden fazla sahabe tarafından rivayet edilmiş olması halinde, aynı metinle gelmiş rivayetleri tekrar zikretmek yerine, metni en kapsamlı olanlarını seçme yoluna gidildi. Kitabın giriş kısmına Kudsı̂ Hadisler ile Kur’ân-ı Kerim ve diğer hadisler arasındaki farklar hakkında kısa bir açıklama, bir de yedi imamın biyografisi hakkında kısa bilgiler eklenmiştir..

    7,90
  • 8 Hadis İmamının Emir ve Yasak Hadisleri

    Hiç şüphesiz İslam’ın ilk yasama teşri kaynağı Kur’an-ı Kerim, ikincisi ise sünnettir. Müslümanlar, Hz. Peygamber s.a.v. döneminden günümüze kadar onun hükümlerine boyun eğe gelmişlerdir. Bundan sonra da sünnet, kıyamete dek Kur’an’ın yanı başında hükümlere kaynaklık etmeye devam edecek, edebi ve ahlaki değerlerin belirlenmesinde mihenk taşı olarak kalacaktır.
    Bu iki kaynağa sarılmak İslam ümmetinin başarılı olmasının ve ilerlemesinin temel sırrıdır ki, Hz. Peygamber s.a.v.: Sizlere iki şey bıraktım, bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız. Bunlar, Allah’ın kitabı ve sünnettimdir.

    10,90
  • Abdullah Olmak

    21 yüzyılda insanlarımızın büyük sıkıntılarının temeline/sebebine baktığımızda sahâbe gibi Allah’a yaraşır bir şekilde kulluk vazifelerini yerine getirememeleri
    olduğunu görmekteyiz. Halbuki Asr-ı Saâdet’e yönümüzü çevirdiğimizde Abdullah Olmak demenin insanlar için en büyük ödül ve nimet olduğu son derece aşikâr bir
    hakikattir. Aynı zamanda Abdullah Olmak, Rabbimizin bir projesi olarak insanın yaratış amacının nihai hedefidir.

    4,90
  • Adab Kitabı

    Ahlakın en yücesi, yapılacak işlerin en güzel ve değerlesi dini yaşarken adaba riayet etmek, alemlerin Rabbinin emirlerine uymak ve peygamberlerin ahlakına uygun hareket etmektir. Allah Teala, Kur’an-ı Kerim’de buyurdukları ve Hz. Muhammed’in sünneti ile bize edebi öğretmiştir. Ona şükürler olsun! Sahabe, tabiin ve sonraki ahlak önderleri de bize ahlak ve adaba dair birçok şey bırakmıştır. Kur’an, sünnet ve ahlak önderleri vasıtasıyla bize gelen bu bilgiler, çok değerli ve sayıca pek çoktur.

    3,90
  • Ahlak Dersleri (Ciltli)

      “Ahlâk Dersleri’nin esasını vaktiyle Mekteb-i Bahriye’nin münevver ve zeki talebesine takrir eylediğim notlar teşkil ettiği cihetle yine o şeklin, o üslûbun muhafazasını muvafık buldum. Her talebenin hattâ her okuyucunun anlayabileceği sade bir takrir tarzını muhafaza ettim.
    ‘Ahlâk Dersleri’nin yegâne me’hazı “Kitâbullâh” ile “Sünnet-i Resûlullâh”tır. Fikirlerimiz doğrudan doğruya bu iki menbâ ile teyid olunmuş, daha doğrusu bunlardan mülhemdir.

            “Ahlâk Dersleri”nin hîn-i takrir ve tahririnde müracaat edilen âsâr da ayrıca gösterilmiştir. Ümid ederiz ki, “Dinî Dersler (Müslümana Büyük ilmihâl)”’ gibi “Ahlâk Dersleri” de gençliğin efkân üzerinde matlûp te’sîri yapacaktır. Her halde tevfik ve hidayet yalnız Cenâb-ı Allah’tandır.

    5,90
  • Ahlak-ı Celali

    Özellikle kelâm, felsefe ve tasavvufta uzmanlaşmış olan İslam âlimi Celâleddîn Devvânî’nin, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın (1423-1478) isteğiyle oğlu Sultan Halil için yazdığı bu kitap, Nasîrüddîn-i Tûsî’nin (1201-1274) meşhur eseri Ahlâk-ı Nâsırî’den sonra Farsça ahlâk kitapları içinde en tanınmış olanıdır.

    İslam Ahlâk düşüncesi ve felsefesi alanında kendi tarzında yazılan en önemli birkaç eserden biri olan Ahlâk-ı Celâlî, bu çeviriyle ilk kez Türkçe olarak yayınlanma imkânı bulmaktadır. Farsça aslından Türkçe’ye kazandırılan kitap, bundan sonra bizzat Farsça metninden yararlanamayan okuyucu ve araştırmacılara doğrudan başvuru kaynağı olma özelliğine kavuşmuş olmaktadır.
    devamını oku

    6,908,90
  • Akaid Risalesi (İki Dil Bir Kitap – Arapça-Türkçe)

    İki Dil Bir Kitap-Arapça Türkçe serisinden yayınlanan bu kitap, Hasan el-Benna tarafından hazırlanan ve Akaid/İnanç konularında temel bilgilerin verildiği bir risalenin tercümesidir. Arapça orijinali ile birlikte yayınlanmıştır.

    4,90
  • Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem) (Ciltli)

    Bugün bir buçuk milyarlık İslam ailesinin kaç ferdi Peygamber Efendimizi tanıyor? Bunun hesabını yapmamız zor ama şunu iyi biliyoruz ki; bu koca ailenin her ferdi O’nu (sas) bilmektedir. O’nu bilenler çoğunlukta ama tanıyanların o çoğunlukta olduğunu ne yazık ki söyleyemiyoruz. O’nu bilenler O’nun ne zaman doğduğunu, ne zaman vefat ettiğini, savaşlarını, çocuklarının isimlerini, hanımlarını, hicretini, miracını ve daha onlarca şeyi biliyorlar. Çok gariptir, bu bilinenlerin çoğunu belki daha fazlasını Mekke’de O’na karşı çıkanlar da biliyorlardı. Herhalde Hz. Muhammed (sas) amcası Ebu Leheb, bizden daha çok Peygamber’in bu özel bilgilerine sahip idi. Ama onlar O yüce ruhu tanıyamadılar, tanıyamadıkları için de tam anlamı ile tâbi olamadılar ve O’na karşı oldular. İşte bilmek yalnız başına yeterli değil, o bilginin marifete yani aşka dönüşüp sahibini tanıdığı o değerler uğruna fedakarlık yapmaya zorlamalıdır.

    6,90
  • Allah Aşkı

    Ünlü bir sûfî bizlere şu müjdeyi verir: “Eğer insanlar, nasıl bir Allah’ın kulu olduklarını bir bilselerdi, sevinçten uçarlardı!”
    Elinizdeki eser, işte o bilgiye ermiş, yani “nasıl bir Allah’ın kulu olduklarının” farkına varmış, seçkin insanların Allah’a olan sonsuz muhabbetlerini, onların tarifsiz Allah aşklarını dillendiriyor.
    Gerçek Sevgili’nin O olduğunu, O’nun ve Elçisi’nin dışındaki sevgililerin geçici, yanıltıcı ve boş olduğunu, bu kitabın sayfaları arasında gezinirken sizler yakinen göreceksiniz.
    Var olan o Allah sevginizi, bu eserde anlatılanlar daha bir perçinleyecek ve daha bir alevlendirecek… Böylece gerçek bir gönül huzuruna ve ruh dinginliğine kavuşacaksınız.
    Kitapta sözü edilen ve Allah aşkıyla yanıp tutuşan o büyük sûfîlerin sözlerinden işte bir örnek:
    “Ben Rabbimi sonsuz bir aşkla seviyorum! Eğer benim cehenneme atılmamı emretse, O’na olan sevgimden dolayı cehennemin alevini hissetmem! Beni cennete koymalarını ferman etse, O’nun sevgisinden dolayı oradan da bir haz almam! Çünkü O’nun sevgisi bende her şeye baskın!”
    Rukıyye Hanım

    5,90
  • Allah’a Dönüş

    Büyük ruhaniyetli âlim Hâris el-Muhâsibî, Hasan-ı Basrî hazretlerinin talebesi Cüneyd-i Bağdadî başta olmak üzere birçok ünlü sûfînin hocasıdır. Abdülkâdir Geylânî ve İmam Gazzâlî gibi maneviyat üstadlarının da ilham aldıkları seçkin bir mutasavvıftır.

    Bütün İslâmî ilimlerde zamanının en bilgili kişisi olarak kabul edilmiş, ayrıca kendisi ilim çevrelerince de âlimlerin ve sûfîlerin kutbu olarak görülmüştür.

    İnsan psikolojisini en iyi bilen, nefsin aldatmacalarını ve ruhun hastalıklarını çok iyi teşhis eden ve nasıl tedavi edileceği konusunda son derece yetkin olan Muhâsibî, bu eserinde insanın Allah ile bağını tekrar nasıl kurabileceğinin ve insanın nasıl kendisiyle barışık hâle gelip ruh huzuruna erebileceğinin yolunu gösteriyor.

    4,90
  • Allah’ın İsimlerinin Sırları

    Allah’ı sevmenin ve O’na giden aydınlık yolda ilerlemenin ipuçlarından biri de, O’nun muhteşem sıfatları ve tüm varlığını kuşatan isimlerini anlamaktır.

    ‘Allah’ın İsimlerinin Sırları’, kendi alanında yazılmış Havas âlimlerinin eserlerindeki seçmelerden oluşurken, Allah’ın güzel isimlerinin anlamlarını, ebced değerlerini, zikir saatlerini, manevi hayatımıza bakan yönlerini ve faydalarını gözler önüne seriyor.

    Esmaü’l Hüsna’yı keşfederken şimdiye kadar görmediğiniz manevi tad ve lezzetlerle tanışacaksınız.

    Bu sonsuz okyanusta yol almaya hazır mısınız?
    devamını oku

    10,90
  • Allah’sız Müslümanlık

    “Sorgulayıp anlamaya çalıştığım, Müslüman insanı –bütün gayretlerine rağmen– geliştirmeye yetmeyen dindarlık türünün iç kıvrımlarıdır. Diliyle sürekli Allah’ı anmasına ve sürekli dini etkinliklerde bulunmasına rağmen, kendisi gibi olmayanlar üzerinde derin bir saygı ve hatta imreniş uyandıramayan Müslümanlık biçiminin, Allah’ın muradıyla örtüşeceğini düşünemiyorum.
    Tabii ki ‘Allah’sız Müslümanlık’ ifadesi, kâfirlik ve inkârcılık suçlaması kastıyla seçilmiş değildir. Bu isim ‘Müslüman kişinin Allah ile iletişimini geliştiremeyen dindarlık’ tanımlamasının kısaltılmışı sayılabilir.
    Peki, böylesi dindarlık nasıl bir şeydir?”
    Yıllardır dillerden düşmeyen şiirleri, senaryoları, romanları ve politik denemeleriyle tanıdığımız Ömer Lütfi Mete’den çağımızın Müslümanlığına dair “içeriden” bir eleştiri… İslam’ı nasıl yaşıyoruz ve nasıl yaşamalıyız? Onu aslında modern hayatın kimi ihtiyaçlarına göre yeniden dizayn mı ediyoruz? İslam en son ve en mükemmel din olduğuna göre, mensupları neden yüzlerce yıldır geriliğin ve ezikliğin girdabından kurtulamıyor?
    Allah’sız Müslümanlık, İslam’ı yaşama sorununa dair güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir ahlaki el kitabı…

    7,90
  • Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 1

    Bu çalışmanın hedef kitlesi her şeyden önce genelde ilimle ve İslâmî ilimlerle, özelde de tarih ve İslâm tarihiyle ilgilenen ve “okuyan” kişilerdir. Ayrıca İslâm tarihi dışındaki dinî ve sosyal bilimlerle meşgul olan okurların siyasî tarihi bilmeden doğru değerlendirmeler yapmaları zordur. Zira ictimaî, ilmî, iktisadî hayatın, siyasî hayattan doğrudan etkilendiği ve bu ilimlerin siyasî hadiselerden bağımsız olarak gelişmedikleri kabul edilen bir gerçektir. Dolayısıyla Tefsir, Kelâm, Fıkıh, Tasavvuf ve Felsefe gibi disiplinlerde okumalar yapanların, inceledikleri dönemlerin siyasî hayatını bilmeleri gerekmektedir.

    7,90
  • Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2

    Unutulmamalıdır ki, Hulefa-i Raşidin dönemi Hz. Peygamber’den (sav) sonraki İslâm tarihi sürecinin en önemli kısmına tekabul etmektedir. Gerek ilk Müslümanlar’ın siyasî, sosyal ve dinî faaliyetleri, gerekse İslâm dininin pek çok kıtada yayılış tarihinin iyi ve doğru anlaşılabilmesi, bu zaman diliminin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasıyla doğrudan ilgilidir. Kanaatimizce bütün bir İslâm tarihi sürecinde olduğu gibi, ilk dönem hadiselerinin de aynı şekilde hiç bir ön yargı taşımadan, samimi gayretle açıklanmaya ihtiyacı vardır.

    6,90
  • Ana Meseleleriyle Kelam ve Felsefe

    Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210) kelâm, felsefe, tefsir ve usûl-i fıkıh alanlarına dair çalışmalarıyla felsefî ve dinî ilimlere yeni bir yön vermiş ve bu nedenle “el-İmâm” olarak tanınmıştır. Bu çalışmada orijinal metniyle birlikte tercümesine yer verilen el-Muhassal Râzî’nin yaşadığı döneme nispetle önceki ve sonraki âlimlerin, filozofların ve kelâmcıların görüşlerinin özetini veren, başka bir ifadeyle kelâm ve felsefenin temel meselelerini karşılaştırmalı inceleyen bir eserdir.

    Râzî eserde farklı düşünce grupları tarafından ileri sürülen iddiaları gerekçelendirme ve açıklama güçleri ile tutarlılıkları açısından incelemekte ve böylece “tahkîk” denilen araştırma tarzının en güzel örneklerini vermektedir. el-Muhassal bu özellikleriyle İslam düşünce tarihinde vazgeçilemeyen “klasik” bir eser olmuş, üzerine birçok âlim tarafından şerh ve haşiyeler kaleme alınmış ve XII. yüzyıldan sonra yazılan kelâm ve felsefe kitaplarının meselelerini büyük ölçüde belirlemiştir.

    el-Muhassal klasik kelâm ve felsefenin temel meselelerini karşılaştırmalı olarak ele almakla birlikte İslam inancının ana meselelerini içermesi bakımından ayrıcalıklı bir öneme sahiptir. Eser, İslam düşüncesindeki bilgi, yöntem, varlık ve fizik dünya tartışmalarını bütünüyle içerdiği gibi Allah’ın zatı, sıfatları ve fiilleri ile nübüvvet, âhiret ve imâmet konularını da ele aldığı için okuyucu bu eserde İslam inancının ana ilkelerinin aklî ve naklî delillerle nasıl temellendirildiğini ayrıntılı bir şekilde görebilecektir.

    10,90