Gösterilen 1–20 arası toplam: 136

  • 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

    21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. İngiltere ve ABD’yle eşzamanlı olarak yayımlayacağımız 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

    Tanrı geri mi dönüyor?
    Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?
    Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?
    Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?
    Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?
    Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?
    Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?
    Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

    Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?
    Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

    9,90
  • Adnan Menderes’in Günlüğü

    Görünüşte herkese açık hayatlar vardır. Göz önünde duran, göze batan, sürekli takip ettiğimiz, sürekli yargılayıp, kefen biçtiğimiz hayatlar. Tıpkı penceresi geniş bir eve benzer böyle hayatlar. Ama dışarıdan göremediğimiz alacakaranlıkta kalmış yerleri de anlatmasını isteriz: Kendi içinden hayatın nasıl gözüktüğünü, yalnızken neler hissettiğini, herkesten saklayıp da vermediği cevapları, kalp çarpıntılarını…

    Günlükleri bizin için değerli kılan, bu tür soruların cevabını verecek bir belge niletiğinde olmasıdır. Bir toplumun çıkardığı zirveden aşağılara yuvarlanmış insanların, o eziyet dolu düşüş mevsiminde neler hissettiklerini ancak bıraktıkları günlüklerden öğrenebiliriz. Günlük bazen, parmağı adaletsizlikle kesilmiş bir insanın, akan kanını temize çıkaracak içli bir tutanağa dönüşür.

    7,90
  • Ahmet Cevdet Paşa ve Mecelle

    Ahmed Cevdet Paşa Tanzimat devrinin en önemli devlet ve ilim adamlarından biri… İlber Ortaylı’nın tabiriyle “Medresenin son güneşi”… Şeyhülislamlığın eşiğine kadar yükselmiş, her ilimde alim, her fende mahir, tarihimizin son medar-ı iftaharlarından… Hayatını ve emsalsiz eseri Mecelle’yi anlatan bu eseri okurken; aynı zamnda devrin medrese hayatını ve ilmi seviyesini; Tanzimat’ın Osmanlı Devleti’ne getirdiği ikilik ve çatışmaları; ıslahatın milli bünyeye uygun cereyan etmesi için Cevdet Paşa’nın verdiği çetin mücadeleyi; ve ilim alimlerine kazandırdığı ölümsüz eserleri bulacaksınız. İşte Mecelle’nin ilk yüz maddesinin de hoş bir üslupla açıklandığı bu kitapta her yönüyle AHMED CEVDET PAŞA… Ne demişler; Adem oldur ki ayağın çekicek dünyadan, Zikü bi’l hayr içre güzel adı kala.

    4,90
  • Allah Adına Yönetmek

    Maide Suresi’nin;

    “Kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir.” (Maide:44)

    “Kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Maide: 45) “Kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse işte onlar fasıkların ta kendileridir.” (Maide: 47) ayetleri; açık ve net bir şekilde ‘Kamusal alanın’ da Allah’a ait olduğunu bildiriyor.

    Kuran-Kerim; kısaca ‘HÜKÜM ALLAH’INDIR’ diyor. Bir Müslüman için “Hüküm’ tabii ki Allah’ındır. Bunda kuşku duyulacak ve tartışılacak bir durum yok

    Ancak bu kabulden sonra cevaplandırmamız gereken çok önemli sorular var: Her türlü şekil ve mekandan münezzeh olan Allah; haşa yeryüzüne inerek yöneticilik yapmayacağına göre, Allah adına yeryüzünde kimler yönetici (Emir, halife, sultan, padişah, cumhurbaşkanı…) olacak ve bu yöneticiler nasıl hükmedecektir? Bir başka ifade ile Allah’ın yetkilerini kimler kullanacak ve nasıl uygulayacaktır? Müslümanlarla, Müslüman olmayanlar bir arada ve barış içinde nasıl yaşayacaklardır.?

    7,90
  • Arap Dünyası’nın Son Yüzyılı

    Arap Dünyası’nda 2. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan devletlerin, her ne kadar Türkiye, İran ve Mısır eksenli devletleri rol alarak hareket ettiğini dile getirsekte savaştan sonra ortaya çıkan devletlerin, özelikle Büyük Britanya ve Fransa’nın çizmiş olduğu politik hamlelerinin günümüze kadar devam ettiği etkiyi görmezlikten gelemeyiz. Bölgede, Britanya ve Fransa etkisine ek olarak ABD ve Rus etkilerini de Soğuk Savaş dönemiyle birlikte görmeye başlamaktayız. Bölgede Mısır öncülüğünde “Bağımsızlar Hareketi” ortaya çıkmış olsa da uluslararası konjonktür gereği Doğu ve Batı bloğu ile ilişkiler kurduğunu görmekteyiz.

    Arap Dünyası’nda baş gösteren değişimin İran ve Mısır eksenli olduğu kaçınılmaz bir coğrafi gerçekliktir. Her iki ülke, Türkiye Cumhuriyeti 54. Hükümeti dönemin- de “ŞAHSİYETLİ DIŞ POLİTİKA” hamlesi ile ortaya çıkan “D8” ile sıcak ilişkiler içerisine girse de 1997 yılında 8 ül- kenin liderlerin anlaşma sonrası çeşitli siyasi olaylar sonucu görevlerinden uzaklaşması ya da uluslararası alanda baskı görmesi ile gelişememiştir. Daha önceden bölgede arap dünyası’nın son yüzyılı gerçekleşen 1. ve 2. Körfez Krizi de bölgenin siyasi olarak kendi içinde farklı siyasi hamleler içerisine girmesine sebep teşkil etmiştir.
    devamını oku

    5,90
  • Başkanın Gözleri: CIA

    Gizli servisler, ajanlar, casuslar…

    Karşılaştığımızda zihnimizde kıvılcımlar çaktıran ve komplo çarklarını döndürmeye başlayan bu üç kavram edebiyat, sinema ve popüler kültürün yanı sıra tarihin de baş aktörü oldu. Persler tarafından “Kralın gözleri ve kulakları” olarak adlandırılan ve iktidar için tehdit olabilecek olası tehlikelere karşı gözlerini dört açan görevlilerden bu yana istihbarat, yaşamın önemli bir parçasına dönüştü.

    Çinli bilge Sun Tzu, MÖ 5. yüzyılda “Düşmanını bilen, kendini bilir.” diyerek istihbaratın fikir babalığına soyunmuş olsa da gizli bilgi toplama işi, 19. yüzyıla kadar amatörler tarafından ve acemice yürütüldü. Birinci Dünya Savaşı’nda saha kenarında ufak ufak ısınmaya başlayan istihbaratçılar, İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte tam kadro sahaya indi ve onu izleyen Soğuk Savaş’tan itibaren de şampiyonluk için kıyasıya bir mücadeleye giriştiler. 20. yüzyılda istihbarat savaşlarına damgasını vuran CIA, bitmek tükenmek bilmeyen bu mücadelenin en önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

    Ali Çimen’in Başkanın Gözleri / CIA adını verdiği bu çalışmasıyla CIA’in önce hangi şartlarda ve niçin kurulduğunu görecek, kurucu aktörlerini tanıyacak ve emekleme aşamasına şahit olacaksınız. Akabinde Soğuk Savaş’la birlikte nasıl hızla serpildiğini izleyecek, kendisine “insan hakları ve demokrasiyi savunmak ve yaygınlaştırmak” gibi bir misyon biçen ABD adına Güney Amerika’dan Himalayalar’a, Ortadoğu’dan Uzak Doğu’ya yayılan bir coğrafyada şekillenen heyecan verici hikayesini okuyacaksınız.

    9,9014,90
  • Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor

    Yeşil Gladio’nun dinci tetikçileri…
    FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar…
    CIA’nin kefil olduğu dinci cemaat liderleri…
    ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları…
    Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalan makineleri…
    Kendini peygamber sanan Amerikalı şeyhe bağlı dinci milletvekili…
    “Yahudi malları almayın” deyip Yahudilerle ticaret yapan dinci gazete…
    Soros’un vakıfları, gazetecileri ve politikacıları…
    İsim isim… Olay olay…
    Ergenekon tipi komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu?
    “Psikolojik harp”in merkezi neresiydi?
    Türkiye’de hangi gazetelere, nerelerden para akıtıldı?
    Fethullah Gülen ABD’de nasıl Yeşil Kart sahibi oldu?
    TSK neden hedefteydi?
    “Solcu liberaller”in New York’taki akıl hocaları kimlerdi?
    Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’de nasıl yazar devşirdi?
    İsim isim… Olay olay…
    Tehlike, tehlikeyi göze almadan yok edilemez.
    7,90
  • Büyük İslam İlmihali Cep Boy

    Ülkemizin seçkin din alimlerinden ve Diyanet İşleri eski başkanlarından merhum Ömer Nasuhi Bilmen hocanın meşhur eseri. Yıllardır içerdiği bilgilerle insanımızın dini konularda aydınlanmasını sağlayan bu eser, yeniden gözden geçirildi. Dipnotlarla desteklendi. Teknik tasarımına özen gösterildi. Dili günümüz insanının anlayacağı titizlikle hazırlandı.

    7,90
  • Büyük Yalanlar

    Adolf Hitler’in sağ kolu, propaganda bakanı, yakın dostu… En önemlisi 1933’te iktidara geldikleri günden sonra “Halkın Führer’ini” yaratan adam… Dünya tarihinde kara propagandayı en iyi şekilde kullanıp kitleleri bu kadar uzun süre ve sebatla peşinden sürükleyen sayılı insan olmuştur. Göreve geldiği ilk günden beri halkı istediği her şeye inandırabilen Büyük Yalanların Ustası Goebbels’in en çarpıcı konuşmalarından ve oluşan Büyük Yalanlar’da, propaganda dediğimiz siyasi eylemle tek bir insanın, kitlelere neler yapabileceğini ve yaptırabileceğini göreceksiniz.

    9,90
  • Çağdaş İngiliz-Yahudi Küresel Medeniyeti

    “Tarihte topyekûn insanlığa hükmetmiş bir ‘Büyük Birâder’ şekliyle hiç karşılaşmadık. Peki, bu ‘Büyük Birâder’ insanlığı, yeni Orwell gibi, İngiliz olan Aldous Leonhard Huxley’in, son derece iç karartıcı ve kötümserlik aşılayan 1932 baskısı ‘Yiğit Yeni Dünya’ uçurumuna mı sürüklemektedir? Günümüzdeki şartların da bunların sebep oldukları dev sorunların da müellifi İngiliz-Yahudî medeniyeti olduğuna göre, bunun tasvîrini sunup onu teşrih masasına yatıracak olan da İngiliz – ve/ya Yahudî – düşünürü olmalıdır. İşte, gerek George Orwell ile Aldous Huxley’de gerekse Karl Marx’da bu çalışmada nedenleriyle birlikte sergilemeğe çaba harcamış olduğumuz, bugün dünyayı ve insanlığı sarmış dev sorunların halledilmesi için elzem gözüken ‘Çağdaş İngiliz-Yahudî medeniyetine seçenek oluşturabilecek yeni bir medeniyet biçimini ortaya çıkarmanın zihnî ile maddî zemini var mıdır?’ sorusunun cevabını kimden bekleyeceğiz?”

    8,90
  • Çapraz İlişkiler

    Bu kitap bir araştırmanın, incelemenin sonuçlarını ortaya koyma iddiasını taşımıyor. Buradaki yazılar, dış politika konusunda bazı gözlemlerimizi ve fikirlerimizi yansıtan bir deneme niteliğindedir. Kişisel değerlendirmelerimize göre, dış politika olaylarının temel çizgisini ve yönünü belirtmeye çalıştık. Belirtilen görüşler doğrultusunda dış politika olaylarına bakmayı deneyen okuyucunun, dünyamızda, çevremizde olup bitenler hakkında kendi yorumunu getirebileceğini umuyoruz. Kitap dış politika konusunda bir bakış açısı kazandırabilirse amacını yerine getirmiş sayılmalıdır.

    6,90
  • Che Guevara

    Guevara Öldü… Yaşasın Guevara!

    Che Guevara, “Bize anlamlı gelen tek sosyalizm tanımı var.” demişti, “O da bir insanın bir başka insan üzerindeki sömürüsünün ortadan kalkması ya da bir ülkenin bir başka ülke üzerindeki sömürüsünün.”
    Batı, Oliver Twist’ler diyarında ve Guevara da sınır tanımadı. Çünkü sömürgenler Atina’da, Jakarta’da, Saygon’da, Kongo’da ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlardı.

    O da kolay çıkaran madencilere dinamit atmayı, dağ Kızılderililerine savaş tuzağı kurmayı öğretti. Doktor karabinaya sarılmıştı. (O ana kadar Küba’nın gerilla gruplarından uzakta, iki tarafın yaralılarını tedavi ediyordu.)

    Guevara gibileri, bizim daktilolarımız ve yumuşak ellerimiz için fazla büyük ve öfkeli, Camiri’deki duruşma salonu için fazla yüce, partilerinin gerillalara ihanet etmesini buyuran, devrimlerini kalın perdelerle, kadifelerle sürdüren Kremlin’deki şişman adamlar için de fazla dürüsttürler. Ve ciddiyetleri yüzünden orta yaşa kadar sağ kalamazlar…

    6,90
  • Değişen Ortadoğu’da Kürtler

    Tunus’ta alevlenen; Mısır, Yemen, Libya, Bahreyn ve Cezayir’i de saran değişim yangınının tüm bölgeye sirayet etmesi kaçınılmaz.
    Bugün tartışılan, değişimin olup olmayacağı değil, nasıl ve ne şekilde olacağı, değişim sonrası kimlerin iktidara geleceği ve ne şekilde bir düzen kurulacağı.
    Yeni Ortadoğu Federasyonu start almıştır.
    Ortadoğu’da İstanbul-Kahire-Şam-Bağdat-Diyarbakır-Erbil eksenli entegrasyon hızlanacak, ekonomik ve kültürel cazibe merkezi İstanbul olan Ortadoğu Federasyonu gerçekleşecektir.
    Türkiye, Ortadoğu başta olmak üzere tüm İslam dünyasını etkilemekte, bir başka yönden de mevcut gelişmelerden kendisi de etkilenmektedir.
    Ancak Türkiye’nin en büyük açmazı Kürt sorunudur.
    Kürtlerle birlikteliği ve Kürtlerin desteğini sağlayamayan bir Türkiye’nin değil Adriyatik’ten Çin Seddi’ne, Habur’dan öteye gitmeye bile gücü, mecali ve takati kalmayacaktır.
    Kürtler coğrafi, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak bu entegrasyonun kavşak noktasındadır. Merkezdeki bir rahatsızlık tüm entegrasyonu allak bullak edecek, riske sokacaktır.
    Kürtlerin Türklerle bin yıldır olduğu gibi yine birlikte yaşamak istedikleri Kürtler tarafından hemen her fırsatta dile getirilmektedir.
    Ancak Kürtler, bundan sonra artık kimliksiz ve statüsüz yaşamak istemediklerini de hemen her fırsatta dile getirmektedirler.

    6,90
  • Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım

    Erdoğan Siirt seçimlerinin yenilenmesi karşılığında Baykal’a
    ne söz verdi?
    Erdoğan ve Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesindeki büyük sır ne? İkili kimin cumhurbaşkanı olmasında anlaştı? O kişi neden aday bile olamadı? Büyükanıt tutulmayan söze rağmen neden hep sustu?
    Emine Erdoğan – Hayrunnisa Gül kavgasının perde arkası…
    AKP’yi kapatma davasında Pentagon nasıl bir rol oynadı?
    Önder Sav’ın Baykal’a operasyonda yer almasını kimler,
    nasıl sağladı?
    İstihbarat Başkanı’nın açıkladığı o cinayetler…
    Komando kamplarının arkasındaki CIA ile bağlantılı o isim kimdi?
    O AKP’li milletvekiline “Ben MİT Müsteşarlığı değil, CIA şube müdürlüğü yaptım” diyen kimdi?
    Muhsin Yazıcıoğlu’nun işaret ettiği Alparslan Türkeş – Kasım Gülek ilişkisinin sırları…
    Muhsin Yazıcıoğlu telefonda Fethullah Gülen’e en son ne söyledi?
    Erdoğan ile Perinçek arasındaki esrarengiz ilişkinin perde arkası…

    5,90
  • Devlet

    M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşamış olan Eflatun düşlediği en iyi devleti, Sokrates’le birlikte, bu kitapta anlatır.
    Devlet’te iki düşüncenin çatışmasına tanık oluruz:
    1) İnsanlar doğuştan iyi ve eşittirler; toplumun kötü düzeni onları bozuyor, güçlüler güçsüzleri eziyor. Kanunlar güçlülerin elinde güçsüzlere karşı silah okuyor.
    2) İnsanlar doğuştan ne iyi ne de eşittirler. Yalnızca güçlü ve güçsüzler vardır. Güçlünün güçsüzü yönetmesi, doğa gereğidir ve doğrudur. İnsan haklı olmaya değil, güçlü olmaya bakmalıdır.
    Buradan yola çıkarak Devlet’in, bugün “insan değerler” başlığında ele aldığımız birikimin kaynaklarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    5,906,90
  • Dört Akım Dört Siyaset

    Sosyalizmin çöküşünden sonra ideolojilerin de sonu büyük ölçüde geldi. Daha önce birbirine karşı konumlanan, birbiriyle ölesiye mücadele eden ideolojiler, siyasi düşünceler ve akımlar etrafındaki katı barikatlar ve duvarlar bir bir yıkıldı; farklı siyasi kamplarda toplanmış gruplar ve partiler yan yana gelmeye; aynı değerler etrafında toplanmaya başladı. Artık dünyanın birçok ülkesinde bir sağ parti ile bir sol parti arasındaki fay hattı ortadan kalkmış durumdadır. Birçok partinin veya grubun sağda mı yoksa solda mı olduğu anlaşılmaz hale gelmiştir. Sadece kendi ülkemizde değil, Avrupa dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde eski ideolojiler, akımlar ve siyaset tarzları yerine giderek iki ana siyasi tutum belirginleşmekte, yükselmektedir: Merkeziyetçi yerelcilikle, adem-i merkeziyetçi kürselcilik. Birinci kampta toplananlar dünyaya kapalı bir toplumu, devletçiliği, milliyetçiliği, yabancı düşmanlığını benimserken; ikinci kutupta toplananlar sınırlı devleti, insan haklarını, özgürlükleri, dünyayla bütünleşmeyi, şeffaflığı, iç ve dış barışı bir değer olarak benimsemektedir.

    5,90
  • Efendi 2 Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı

    Kimdir, “Beyaz Müslümanlar”?..
    Soner Yalçın bu kez okurlarını, tarikat şeyhi Harun Hoca’nın (Aaron Kandiyoti) peşinden, tarikatlara, dergâhlara, müritlere, siyaset ve ticaret dünyasına, ilginç akrabalık bağlarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor…
    İslamcı çevrelerin içindeki Sabetayistler…
    Tarikatlara, tekkelere, müritlere, iş dünyasına, siyasete ve ilginç akrabalık bağlantılarına uzanan ilişkiler ağı… İsimler… İsimler…
    Said-i Nursî’nin, mezarından kaçırılan cesedi
    yıllardır neden bulunamıyor?..
    Sabetay Sevi’nin sağ kolu Osman Çelebi,
    hangi ünlü Mevlevî’nin büyükdedesiydi?..
    Nâzım Hikmet’in Nakşibendî Gümüşhaneli Dergâhı’yla
    akrabalık bağları neydi?..
    Türkiye’nin sayılı zenginlerinden, tarikatçı bir ailenin
    sosyetik gelinleri kimler?..
    Yahudi Alyans Okulu mezunu ünlü şeyh kimdi?..

    9,90
  • Efendi Beyaz Türklerin Büyük Sırrı

    Sizin hiç idam edilmiş akrabanız var mı? Onların var! Hem de üç kişi!
    Sizin akıl hastası akrabanız var mı? Peki intihar eden akrabanız? Onların var! Hem de sayıları şaşırtacak kadar çok!
    Sizin başbakanlık yapmış akrabanız var mı? Onların var, hem de on yıl!
    Milletvekilliği, belediye başkanlığı yapmış siyaset adamı akrabalarınız var mı? Onların var, sayıları yirmiye yakın!
    Avrupa güzeli, futbolcu, şarkıcı, yazar, diplomat akrabalarınız var mı? Onların var!
    Sizin, büyük amcası Gazi Osman Paşa için yazılan kahramanlık marşıyla, yüz yıl sonra darağacına gönderilen dışişleri bakanı akrabanız var mı? Onların var!
    Sizin Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerine başkanlık etmiş akrabalarınız var mı? Onların var!
    Sizin Mustafa Kemal’in huzurunda evlenen akrabanız var mı ya da Osmanlı Sarayı’na damat olan akrabanız? Onların var!
    Adı, İzmir Suikastı’na karıştığı için idam edilen akrabanız var mı? Onların var!..
    Onlar yüz yıl hep göz önünde oldular. Ama bir sırlarını hep saklı tuttular…
    İZMİRLİ EVLİYAZADE AİLESİ’NİN SIRRI NEYDİ?

    9,90
  • Ele Geçirilemeyen Toprak Kuzey Kafkasya

    Elinizdeki bu çalışma bir yanıyla, benzeri görülmemiş bir değişiklik döneminde yaşayan, devletlerin oluşturduğu resmi tarihten dışlanan “ötekilere” ilişkin bir sözlü tarih çalışması. Onlara ötekileri belirtecek anlamda “esmerler” deniyor. Esmerler; çünkü sarışın Slav ırkının yüzyıllarca süren hegemonyası altında yaşamış ötekiler onlar ve aslında, kendileri de sarışın olmakla birlikte Sovyet imparatorluğundaki diğer Müslüman halklarla birlikte esmerler olarak tanımlanmışlar. Onlar Kafkasya’nın en savaşçı en mücadeleci halklarından biri. Uzun savaş dönemleri arasında kısacık molalar vermek durumunda kalmışlar zaman zaman. Soykırımlar ve sürgünler kendilerini fiziksel olarak bütünüyle yok edemesin diye. Nüfus görece toparlanıp, fiziksel yok olma eşiği aşılır aşılmaz kaldıkları yerden devam etmişler özgürlük mücadelelerine. Kısaca son beş yüz yılı savaşarak geçirdikleri söylenebilir. Bu sarışın esmerler: “Çeçenler” Ancak Çeçenlere ilişkin bu öykü başka halkların kaderine de karışmış durumda bugün. Dağıstanlı mücahitlerle, İslâm Dünyası’nın dürt bir yanından gelen “yabacı mücahitlerin” öykülerini. Kısaca bizim seslerine kulak vermek istediğimiz ötekiler, son on yılı kapsayan Çeçen cihadının doğrudan parçası olmuş kişiler. Rus resmi tarihinin “terörist” olarak adlandırıp dışladığı ötekiler.

    8,90