Gösterilen 1–20 arası toplam: 85

  • Acemi Yetişkinler Güçlü Çocuklar

    “Çocuğum çok huysuz, sürekli hırçın davranıyor.”
    “Evlatlarım beni hiç dinlemiyor, dediklerimi yapmıyor.”
    “Bu kız hiç ders çalışmıyor.”
    “Oğlum ergenlik dönemine girdi, hiç anlaşamıyoruz.”
    “İşten güçten çok bunaldım, neyi önceleyeceğimi bilemiyorum.”
    Bu cümleler size de çok tanıdık geliyor mu? O zaman doğru yerdesiniz! Haydi, bunlara hep birlikte çözümler arayalım mı?
    Kapağı çevirdiğinizde yaşadığınız zorluklar konusunda yalnız olmadığınızı göreceksiniz ve fark edeceksiniz ki bazı sorunların çözümleri ne kadar da kolaymış.
    Derdimiz ne büyüklere gereksiz yükler yüklemek ne de küçükleri fazlaca yüceltmek. Derdimiz insanı, beni, seni ve bizi anlama çabası…
    Aile danışmanı Gonca Anıl’ın uzmanlık taslamayan samimi üslubuyla ele aldığı duyguların renkli, keyifli ve bir o kadar da sarsıcı dünyasına hoş geldiniz.
    devamını oku

    6,90
  • Açık Ufuk İyi, Doğru ve Güzel Düşünmek Üzerine

    “Düşünceler ruh ve zihin dünyamızda cereyan eden soyutlamalardan ibaret değildir. Var olma biçimimizi, benimsediğimiz düşünceler belirler. İyi olmak için iyiyi düşünmek, doğru olmak için doğrunun peşinden gitmek, güzel olmak için de güzeli kavramak gerekir.” diyen İbrahim Kalın, düşünmenin çileli ama kendini bilmek ve bulmak için varoluşsal bir gereklilik olduğunu derinlikli bir şekilde ortaya koyuyor. Düşünmenin değil; iyi, güzel ve doğru düşünmenin erdemini vurguluyor ve düşüncenin ufkunu açık hâle getiriyor. Düşünmek yola çıkmaktır. Herhangi bir yola değil, bizi hakikate götürecek yola koyulmaktır. Düşünmek, Eflatun’un mağarasından çıkmak için ayağa kalkmaktır. Duvara yansıyan gölgelerin hakikatin kendisi değil, sadece gölgesi olduğunun farkına vararak ışığın kaynağına yönelmektir. Düşünmek, ayağa kalktığınızda size müstehzi bir şekilde bakanlara aldırmadan kapıya doğru yürümektir. Ayağınıza vurulmuş zincirlerden kurtulmak için önce zihninize vurulmuş prangalardan kurtulmaktır. “Mağaradan çıkanı vururuz.” diyenlere aldırmadan aklının ve vicdanının sesine kulak vermektir. Düşünmek tehlikeli ve çileli bir iştir. Doğru düşünmek erdemli olmayı garanti altına alır mı? Düşünmek, ahlaklı olmak için yeterli midir? Bilmek, her zaman doğruyu yapmak anlamına gelir mi? Düşünmeyi zihinsel bir faaliyete indirgeyen ekoller bize bu noktada tatmin edici cevaplar veremezler. İyi, güzel ve doğruyu birbirinden ayrıştıran bir zihin yapısı, düşünce ile erdemli davranış arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki kurmaz. Fayda ve kârı artırmak için uygulanan yöntemler kapitalist üretim-tüketim kuralları içinde iyi ve doğru kabul edilir ama akıl ve erdem terazisine konulduğunda sınıfta kalırlar. Düşünmek ile ahlak, tefekkür etmek ile erdemli davranmak arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bir düşünce bizi doğru davranışa götürmüyorsa ya düşündüğümüz şeyde ya da düşünme biçimimizde bir sorun var demektir. Gerçek düşünce, bizi iyi, doğru ve güzel davranışa götürür. Bu yüzden düşünmek, salt zihinsel bir eylem değildir. Sahih mânâda düşünmek, bütün varlığımıza nüfuz eder. Bizi sarıp sarmalar ve dönüştürür. Bir düşünce, tasavvur yahut duyguyu iliklerimizde hissetmeden onun mânâsını tam olarak kavradığımızı söyleyemeyiz. Düşünce ancak varoluşumuzu dönüştürdüğü zaman iyi, güzel ve doğrunun elçisi olur ve hikmet sıfatını kazanmayı hak eder.

    6,90
  • Aile Terapisi & Aşk, İnsanı Şarj Eder

    Bir kadın için duygusal ihtiyaç aslında her şeyden önce gelir. Sevilmeyen kadın hırçındır. Sevilen kadın şımarır, şımaran kadın mutludur. Kadın mutluysa herkes mutludur.

    Kadın sevildiğinde, erkek övüldüğünde ilişki açısından motive olur. Erkek, çocukluğunda annesi, yetişkinliğinde eşi tarafından sevilmek ister. Erkekleri kim ne kadar takdir ederse etsin, sevdiği kadının takdiri esastır. Aslında tüm çabası da bunun içindir.

    İş, erkeğin hem oyuncağı hem de kendini ispat etme refleksidir. Oyuna dalmış ve kendini ispat etme çabasındaki erkek sağlıklı erkektir. Her “iş kolik” erkeği “eş kolik” erkeğe dönüştürmek sizin elinizde.

    İlişki kabiliyetlerini tahsil edememiş bir erkek, kadını anlayamaz. Ve “Galiba bu kadında bir sorun var” diye düşünür. Oysa sorun değil, kabiliyet var. Kabiliyeti anlamak için de kabiliyet gereklidir.

    Erkek ve kadının bilinçaltı sevgisiz cinselliği reddeder. Temel ihtiyaç olan cinsellik aşk ile doyurucudur. Aşksız cinsellik doyumsuz ve yıpratıcıdır.

    Bir erkek ve kadının birbirini yargılaması nükleer saldırı gibidir. Bu saldırı sonucunda Duygusal Boşluk oluşur. Duygusal Boşluk ise Duygusal Kansere neden olur. Duygusal Kanserin bir tek ilacı vardır, o da sevgidir. Çünkü aşk insanı şarj eder.

    7,9010,90
  • Aile Terapisinde Kullanılan Teknikler

    Bu kitapta, aile terapisinde önemli bir yere sahip olan müdahale teknikleri yer almaktadır.

    Kitapta Adler, Davranışçı, Bowen, Yapısal, Satir’in Yaşantısal, Deneyimsel, Stratejik, Çözüm-Odaklı, İmago, Sanat ve Ortak Aile Danışmanlığı teknikleri yer almaktadır. Söz konusu her bir kuram ile ilgili olarak teknikler vaka örnekleri ile birlikte açıklanmıştır.
    Kitapta, aile terapisi alanında kullanılan çok sayıda teknik bulunmaktadır. Bu teknikler, her kuram içinde, tanımlanmış terapötik hedefleri gerçekleştirmeye yönelik bir dizi müdahale içerecek şekilde oluşturulmuştur. Teknikler, bir terapistin becerilerini arttıran güzel araçlardır. Ancak, tekniklerin aile terapisinde bir araç olduğu unutulmamalıdır çünkü teknikler, onları kullanan kişinin becerisi kadar iyidir. Teknikler sadece ailenin kurallarını, motivasyonunu, umutlarını ya da korkularını anlamamızı sağlar (Worden, 2013).

    Bu kitabın ülkemizde ailelerle çalışan ve ailelere danışma hizmeti veren aile terapistleri için çok önemli olan müdahale teknikleri gibi önemli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülmektedir.

    6,90
  • Ara Toplam Yolumu Ararken Öğrendiklerim

    Yeniden başlama imkânı doğada insanın en büyük lüksü. Ne kadar çok düşersen o kadar çok kalkma şansın da var. Sen onu yapacak mısın, yapmayacak mısın? Başarısızlık yan etkilere bağlı olabilir ama ayağa kalkmak sadece sana bağlıdır.” AHMET MÜMTAZ TAYLAN Küçük yaşta evden ayrıldı. Bugün olduğu kişiyi adım adım inşa etti. İki üniversitede okudu; Diyarbakır’dan Almanya’ya, Ankara’dan İstanbul’a sahnenin tozunu yuttu. Yazdı, yönetti, oynadı. Kendi ifadesiyle, “ayağını basmadığı, ekmeğini yemediği, suyunu içmediği, insanıyla konuşmadığı hiçbir yöre” bırakmamacasına Türkiye’yi baştan başa dolaştı. Onunla beraber gülebiliyorsak, beraber ağlayabiliyorsak, beraber isyan edebiliyorsak Ahmet Mümtaz Taylan bizi bu kadar iyi tanıdığı içindir. Elinizdeki kitap, bu tanışıklığın ürünü. Yazar Irmak Zileli, Ahmet Mümtaz Taylan’la kadın-erkek ilişkilerine, anne-baba rollerine, sanat ve sanatçı kavramlarına, eğitime, siyasete, doğayla ve hayvanla kurduğumuz ilişkiye, aşka, yeteneğe, hayata ve ayakta kalmaya dair konuştu. Taylan’ın samimi ve ufuk açan cevaplarında, bir sanatçının geniş tecrübesinden süzdüğü, keskin bakışını kendine de topluma da yönelterek damıttığı düşünceleri bulacaksınız. Kendinize sorduğunuz birçok soruyu; emeğin, vicdanın ve dürüstlüğün pusulasından şaşmayan bir sanatçının nasıl yanıtladığını göreceksiniz. Bu hayatta ne yapmak istiyoruz? Seçimlerimizi neye göre yaparız? Öğrenmek ama nasıl? Yeteneğini keşfetmek ve geliştirmek nasıl mümkün olur? Başarının ölçütleri nelerdir? Bir insan nasıl yetiştirilir? İnsanın yurdu neresidir? Taylan’ın deyimiyle bu kitap bir Ara Toplam. Bir nefes molası. Hayatlarının bir döneminde kendilerini hesaba çekmek için şöyle bir durup düşünmek ve yeniden başlamak isteyenler için… Merakını hiçbir zaman yitirmeyen, soru sormaktan vazgeçmeyen her insanın elbet kendi yolunu çizebileceğini umut edenler için… Bu manada her deneyimin kıymetli olduğunu tekrar tekrar dile getirmek, unutmamak için…

    7,90
  • Arınma Terapisi & Bilinçaltı Temizliği

    “Ruhun şarkı söylerse,
    Hayat seni dansa kaldırır.”

    Bu kitabı elinde tutan güzel insan, merhaba. Arınma Terapisi sohbetine hoş geldin. Haydi gel, birlikte şu hayatı anlamlı bir yaşama dönüştürelim. Coşku dolu bir yolculuğa çıkalım. Haydi gel, yalnızlığımızı paylaşalım, kimsesizliğimize son verelim. Yaşamı el ele, sevgi dolu birlikte deneyimleyelim. Mucizelere inan, güven bana… Haydi tut elimden…

    Kendinizi yalnız, kimsesiz ve sevgisiz hissediyor musunuz? Çok mutsuzum, ağlayamıyorum bile diyor musunuz? Anlamlı bir amacım yok, inancımı kaybettim diyor musunuz? Hiçbir şey yapmak istemiyorum… Hayatımın en dibindeyim, sevdiklerim beni sevgisiz bıraktı, hayat yolumu kaybettim, yaşam pınarım kurudu, mutsuzum diyor musunuz?

    Bu kitap;
    Algı ayarlarınızla oynar. Bir totem temizleyicidir. Yeni bir yaşam aktivasyonudur. Bilinçaltınızın röntgenini çeker, bilinçaltı kodlarınızı tercüme eder. Koruyucu hekimlik içerir.

    Bu kitap ile en kutsal yolculuğunuza çıkacaksınız.

    6,90
  • Aşk ve İş Yaşamı İçin Eş Frekans Yasası & Benzer Benzeri Çeker

    Kadın erkek ilişkisinde “Doyumlu İlişki” ve “Tamamlanmış Aşk” ilk kez bu kitapta anlatılıyor.
    n• Çoğu ilişkide sadece Duygusal Bağ neden işe yaramıyor?
    n• İlişki, Duygusal Bağın ötesine geçebilir mi?
    n• Geçmezse neler olur?
    n• Eğer geçerse, aşk tamamlanmış olur mu?
    nYaşadığımız evrende her şey sadece ve sadece enerjiden ibarettir.
    nAslında sadece benzer enerjiler birbirini çekerler.
    nÖznel enerji frekansından, nesnel enerji frekansına giden yol bu kitapta.
    nYaşamın gizli kalmış bu sırrını çözmek için bu kitap sizinle eş frekansa geçmeyi bekliyor. Hayat böyledir; fırsatlar ayağınıza kadar gelir ama onu kabul edecek olan sizsiniz.
    nKeyifli okumalar…

    5,90
  • Beyin Fırtınası

    Bilmek…
    Sınırsız bir kelime. Tıpkı öğrenmek gibi.
    Ne kadar öğrenirsek öğrenelim, ne kadar bilirsek bilelim, hep bir şeylerin eksik kaldığını hissederiz.
    Hayatın bizlere öğrettikleri, öğrendiklerimiz sadece bir iz sürmek sayılabilir.
    Ve sonradan gelenler bu iz üzerinde bitmeyen, bitmeyecek olan menzile doğru yürürler.
    İşte bu kitap yetkin bir aklın, tecrübeyle yoğrulduğu anlara şahitlik ediyor.
    Aydın, akıcı bir üslupla…

    7,909,90
  • Beyin Sizsiniz

    Kâinat, matematik kaideleri çerçevesinde yaratılmıştır.
    Ölçülemeyen hiçbir şey, bilimin konusu olamaz.
    Her şey ölçülebilirdir.
    Akıl, Zekâ, Zihin ve Şuur bile…
    …ve HAYAL…
    Hayal edebiliyorsak, başarabiliriz.
    Hayal edebildiğimiz müddetçe, beynimizin gücü sonsuzdur.
    Hayal, beynin kabiliyetini gösterir.
    Hayal gücü sonsuz olanın, beyin gücü de sonsuzdur.
    Beynimizin gücü, hayallerimizle sınırlıdır.
    Her şey kendi beyninizde, kendi iradenizde, kendi elinizde…
    Beyin… İnsan beyni!
    Bir donanım olan beyin, insanı insan, âdemi adam yapan veya yapmayan bir organdır. Akıl yazılımı, zekâ ise işletim sistemidir beynin.
    Ruhumuzun, kimliğimizin, şahsiyetimizin, onurumuzun, haysiyetimizin ve biz olmamızın yegâne ve nadide kumaşı, beynimizin sinir iplikçileri ile örülü olarak, kafatasımız içerisinde kullanılmayı beklemektedir.
    Evet… Beyin Sizsiniz!

    7,90
  • Beyin Sizsiniz 2

    Bilim ve teknoloji, günümüzde çok hızlı ve baş döndürücü bir seviyede ilerliyor, yeni kapılar, hayalleri zorlayan ufuklar açıyor önümüze…
    Beyin bir bilgisayar gibi yüklenebilir hâle getirilebilecektir. İstediğimiz bilgiyi, kitapları ve hatta her türlü tecrübeyi bir mikroçipe yerleştirerek beynimize implant etmek mümkün olunca, bütün beyinler her türlü bilgiyi ihtiva edebilecektir. Hatta istediğimiz yabancı lisanı öğrenebileceğiz.
    Daha da ötesi var… Çok yakın bir gelecekte, dünyadaki bütün beyinler birbirleri ile iletişime geçerek gerek bilgi gerek tecrübe paylaşımında bulunabileceklerdir!
    Ya tasarım bebekleri! Ismarlama bebekler…
    Gelişen embriyo teknolojisi, genetik mühendisliği, Nöroteknoloji ve Nörokuantoloji, insanlığı bir başka boyuta taşıyabilir duruma geldi. Bu sayede, ısmarlama bebeklerin ayak seslerini duyar olduk! Genetik düzenlemeler ile anne ve babaların üstün zekâlı, uzun boylu, yeşil gözlü, sarışın, güçlü, kuvvetli, kabiliyetli, hastalıklara dirençli, sanatkâr ruhlu mükemmel bebekler sipariş edebildikleri; suyun altında saatlerce kalan insanların tasarlandığı veya insanların çok daha uzun ömürlü, uzun uzay yolculuğuna dayanıklı ve dirençli, hastalıklardan arındırılmış, sağlıklı hatta ölümsüz “üstün insan ırkı”nın yaşadığı bir dünya gerçekten de var olabilir!
    Lâkin faydalarının yanında, bunun çok korkutucu ve dehşetâmiz birçok yönü vardır. Süper biyonik varlık hâline getirilen beyinler, gelecekte şimdiden tahayyül edemeyeceğimiz boyutlarda sıkıntılara, tehlikelere ve hatta felaketlere de neden olabilir.
    Her şeyin tedbirini şimdiden almak gerek.
    Yoksa, “Bırakın beynimiz ve genlerimiz bize kalsın!” demek için çok geç olabilir!
    Tabii klasik matematik, fizik, zaman ve mekân kavramlarını altüst eden Kuantum… Bu çerçevede; “Konnektom, Laniakea, Epigenetik, Tanrısal Bir Parçacık Beyin, Nörobilim, Nörokuantum, Nöroteknoloji, Nörofilozofi, Yapay Zekâ, Androidler, Atomaltı Âlem, Leptonlar, Kuarklar, Tanrı Parçacığı Bozonlar, Gravitonlar, Sicim Teorileri, Titreşen Evren, İdeler Âlemi, Gölgeler, Kurgulanmış Bilgisayar Oyunundan Farksız Olan bir Kâinat, Holografik Beyin, Holistik Evren, Holistik İnsan, Holistik Mahlûkat, İllüzyonla Geçen Ömür, Ütopya, Bağlantısallık Matematiği, Kutsal Kitaplarla ilgileri, Teolojik Yorumları, Kur’ânî Perspektiften Düşünceleri” ve çok daha fazlası bu kitapta…
    Hepsi sırlanmış ve bu kitabın içine saklanmış, okurlarının düşünce ve hayal boyutu oranında gizlenmiş! Okurlarının ferasetini de heyecanla merak ediyor bu kitap…
    7,90
  • Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum

    Kadın Beyni Erkek Beyni kitabının yazarı Serkan Karaismailoğlu son kitabı Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum ile gene şaşırtıyor bizi. Sadece şaşırmakla da kalmıyoruz, bağırsağın beynin karşısındaki galibiyetini bize o bilindik, esprili üslubuyla anlatırken bir gülümseme yerleşiyor yüzümüze…
    İskenderin Uzun ve Karanlık Yolculuğu
    Eskiden Buralar Dutluktu
    Tükürürüm Böyle Yolculuğun İçine
    Çiğneme; Dil ve Çene Kasının Muhteşem Paso Doblesi

    Karanlıklar Diyarı Bağırsaklar

    Ve daha birçok benzer başlıkla günümüzün popüler konusu mikrobiyotayı anlatıyor bize yazar…

    Vücudumuzun işleyişi hakkında bizi bilgilendirdiği kadar eğlendiren bu kitapla bir kez daha buluşuyor Elma Yayınevi okuyucuyla…

    İyi okumalar dileklerimizle…

    Hayatınızla ilgili verdiğiniz kararların bazıları ya size ait değilse. Mesela şu an ellerinizin arasında tutmakta olduğunuz bu kitabı alıp almamakla ilgili kararınız tümüyle size ve beyninize mi ait? Eğer böyle düşünüyorsanız “mikrobiyota” ile henüz tanışmadınız demektir. Şu an, SİZ, yani yaklaşık 30 trilyon hücreden oluşan canlı, elinizde kitabın arka kapağını okurken, sadece bağırsaklarınızda yaklaşık 40 trilyon mikroorganizmanın yaşadığını biliyor musunuz? Yani sizi SİZ yapan hücrelerin sayısından daha fazla sayıda mikroorganizma içinizde yaşıyor. Üstelik bu mikroorganizmalar sayıca fazla olduğu gibi beyninizi, karakterinizi ve kararlarınızı doğrudan etkileyen kimyasallar üretebilmektedir. Kilo alma probleminden tutun davranışlarınıza kadar, hatta sıkı durun kimi kendinize eş olarak seçeceğinize bile bu mikroorganizmaların karıştığını söylesem herhalde çıldırmış olduğumu düşünürsünüz. Ama akademik olarak beyin çalışan ve sinirbilim doktorası yapmış bir kişiye bağırsaklarla ilgili bir kitap yazdıracak kadar çılgın bir konu mikrobiyota. Bu kitabı okuduktan sonra bağırsaklarınıza ve içindeki canlılara bakışınız çok ama değişecek.

    9,90
  • Beynin Şifresi

    Bu kitapla beyninizin şifresini keşfedeceksiniz
    • Her şey beynin yaratıcı üssü Ar-Ge laboratuvarını hissetmekle başladı.
    • Yaratıcı üs Ar-Ge laboratuvarını hisseden beyin duyduğu uyarılar sayesinde şifrelerle ilişki kurmaya başlıyor.
    • Algıladıklarını ön frontal lobda (beynin ön bölgesi) değerlendirdikten sonra yaratıcı üssü (Ar-Ge) araştırma geliştirme laboratuvarına gönderiyor.
    • Keşif, icat, yenilik, buluş, yaratıcılık gibi tüm işlemler burada başlıyor.
    • Çok yönlü beceriye sahip beynin yaratıcı üssü (Ar-Ge) araştırma geliştirme laboratuvarı keşif icat buluş şifrelerinin refleksiyle farkındalık yaratacak projeler üretiyor, hedef saptıyor, plan yapıyor ve uyguluyor.
    • Beyin bütün bunları gerçekleştirmek için tek duyguya ihtiyaç duyuyor. Bu duygunun adı. Hissetmektir.
    Beynin keşfi neler kazandırır
    * Yaratıcılık
    * Özgüven
    * Aura
    * Empati
    * Hayal gücü
    * Analitik düşünce
    * Kararlılık
    * Hakimiyet
    * Vizyon
    * Karizma

    7,909,90
  • Beynine Format At

    Evet, size gül bahçesi vaat ediyorum!

    Bütün korkularınızdan arınacak, fobilerinizden, sigara bağımlılığından, kilolarınızdan kurtulacak; kronik ağrılarınıza, hayatınızı zorlaştıran yanlış inançlarınıza son vereceksiniz.

    Hem de gayet bilimsel, etkin ve sistematik bir yöntemle. Çoğu durumda dakikalar içinde!

    Tek şartım var! Siz de iyi bir öğrenci olacak, kendi üzerinizde çalışmak için zaman ayıracaksınız.

    “Pozitif düşün, hayallerin gerçek olsun” diyen, etkisi “ara gazı” vermekten öteye gitmeyen kişisel gelişim kitaplarından siz de sıkılmadınız mı zaten? Öyleyse tam yerine geldiniz demektir! Biz şimdi birlikte bambaşka bir şey yapacağız.
    Gerçek bir temizlik operasyonuyla “ilkel” programlarından bir türlü vazgeçmek istemeyen beynimize format atacağız!

    NeuroFormat® yöntemiyle hayatımızı baştan aşağı değiştireceğiz.

    Ne duruyoruz?
    Hadi, başlayalım artık…

    8,90
  • Bilinçaltınızdan Gelen Ebeveyn

    “Anlamsız şeylere öfkelenirken buluyorum kendimi.”
    “Çocuklarıma böyle davranmamın yanlış olduğunu biliyorum ancak kendime engel olamıyorum.”
    “Kendime söz veriyorum ama buna rağmen her gün öfke patlaması yaşıyorum.”
    “Asla annem gibi olmayacağım, derdim ama gittikçe anneme benziyorum.”
    “Bazen bir gülüş, bir bakış, bir el hareketi sinirlenmeme yetiyor.”
    “Anneme ve babama şimdi hak veriyorum.”
    “İyi ki zamanında bana o cezaları vermişler, aksi halde bu konumda olmam mümkün olmazdı.”
    “Çocukluğuma dair pek bir şey hatırlamıyorum.”
    “Çok mutlu bir çocukluk geçirdim, hiç travmam yok.”
    “Ebeveynlerimizin zamanında pedagoji mi vardı?”
    “Aslında ebeveynlerim iyi insanlar ama o dönemde cehalet varmış.”
    “Biliyorum ama uygulayamıyorum.”
    Bu cümleler yaşamınızda ne sıklıkta yer alıyor? Hayatınızda tekrar edip duran döngüler mi var? Her seferinde çocuğunuzla yemek, uyku ya da ödev gibi konularda birbirine benzeyen tartışmalar mı yaşıyorsunuz? İlişkilerinizde hep aynı konularda tartışmaktan bıktınız mı? Tüm bu döngüler bilinçaltınızın “kader” adı altında karşınıza çıkması olabilir mi?
    Kendi içinizde bir yolculuğa çıkmaya, bilinçaltınızın anlatmaya çalıştıklarını duymaya ve bu farkındalıklarla kendi üzerinizde çalışıp hayatınızı dönüştürmeye ne dersiniz?
    devamını oku

    8,90
  • Bir Beyin Cerrahının Anıları

    Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil
    …Dr. Aydın’ı, gerek deneysel ve gerekse Klinik Nöroşirurjide, çok çalışkan, ilgili, gayretli, becerikli ve takdir ettiğim, başarılı ve çok vefakâr bir Cerrah olarak bilirim…
    Edebiyat, Musıkî ve Sanat alanlarındaki muvaffakiyetinin, ismini taşıdığı dedesinin genlerinden aldığı âşikârdır…
    Prof. Dr. Raymond Sawaya, MD
    …Nöroşirurjideki başarılarına, harikulade kariyerine, liderliğine, Bilim Adamlığına ve sanatsal kişiliğine hayran olduğum arkadaşım ve kardeşim İsmail Hakkı’nın takdire şâyân, olağanüstü başarılı hayat hikâyesi, genç nesillere ve dünyaya ışık tutacaktır…

    Prof. Dr. Issam A. Awad, MD, MSc, FACS
    …İsmail Hakkı Aydın, Nöroşirürji sahasında yayınlamış olduğu mükemmel klinik ve temel araştırmaları ile Dünya Bilimine akademik katkıları olan, güçlü bir Uluslararası liderdir.

    Prof. Dr. Richard G. Perrin, MD, MSc, FRCS, FACS
    …Prof. Aydın, Congress of Neurological Surgeons’un (CNS) bayrağını ileriye taşıyan “International Ambassador”ı (Uluslararası Büyükelçisi)dır.

    Prof. Dr. Russell J. Andrews MD
    …Bilimsel potansiyeli ve Konferansları ile her ülkede takdir edilen Profesör Aydın’a, Congress of Neurologica Surgeons’ın (CNS) Uluslararası Beyin Cerrahisindeki gelişen ve büyüyen rolüne katkı ve destekleri için, şahsım, Başkan ve Uluslararası Konsey adına, teşekkür ediyorum…

    Prof. Dr. Tali Ural
    İsmail Hakkı Aydın; büyük doğdu, büyük gidiyor ve geleceğin G. Yaşargil’idir!

    Prof. Dr. Hamad Swideq
    …Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, Türk Şairi ve Dünya Beyin Cerrahisinin Kutuplarından biridir.

    Prof. Dr. Mamdouh Fadel
    …Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın verdiği muhteşem Konferans ve derslerini “Nöroşirurji Hayatımın Yegâne Rehberi” olarak muhafaza edeceğim.

    8,90
  • Bir Gün Anneler de Gider

    Sen yere göğe sığdıramazsın, bir avuç toprağa sığdırır ecel… Ellerinden son bir kez tutmak istersin, Toprak dolar avuçlarına. Canın gider, canının cananı gider, canından gider… Ama sen gidemezsin; Kalakalırsın hüznün mahzenlerinde, mahzun bir halde. Annenle birlikte kalbinin yarısını da toprağa koyarsın. Hiç ağlamadığın gibi ağlarsın, hiç bakmadığın gibi bakarsın. Hiç yanmadığın gibi yanar, hiç olmadığın gibi kanarsın. Dipsiz bir keder kuyusuna düşerken, Bir umut ararsın, bir dayanak. Son anda tutunur ellerin bir ayete. Ve ayet fısıldar kulağına… “Rabbin seni terk etmedi!” (Duha Suresi,3)

    6,90
  • Bırak ve Rahatla

    Bazen öyle anlar olur ki duygularımızı yönetemeyiz…
    Duygularımız bizi yönetir…
    Öfkemizle baş etmekte zorluk çeker; sevdiklerimizi kırar, incitir, sonra pişman oluruz…
    Kaygılarımız yaşamımızı esir alır; adım atmakta zorluk çeker, kararsızlıklar yaşarız…
    Sabah uyandığımızda ‘iyi bir gün geçirmeye’ niyet eder; günü iç daralmaları ile kapatırız…
    İyi düşünmek yetmez; iyi hissetmekte zorluk çekeriz…
    İç seslerimiz bir türlü susmaz; hayata tebessüm edemeyiz…
    Bir telaş, bir acelecilik içinde yaşar; yeryüzünü kendi gözlerimizle seyredemeyiz…
    Ve tüm bunların değişmeyeceğine inanır, kalitesiz bir yaşama kendimizi mahkûm ederiz…
    Halbuki, duyguların zarara uğramış yanlarını onarmak, onarılmış duygularla bir iç genişliği içinde yaşamak mümkündür…
    Değersizlik hislerimizden, yetersizliklerimizden, güvensizliklerimizden ve içimizde yıllar boyunca birikmiş tüm hoşnutsuzluk duygularından arınabilir, ruhsal özgürlüğümüze yeniden kavuşabiliriz…
    Adem Güneş, Bırak ve Rahatla’da kendimizi nasıl onarabileceğimizi anlatıyor… Altı haftalık bir program içerisinde ‘Duygusal Farkındalık Eğitimi’ sunuyor…
    Peki ama nasıl?
    Telaşlı yaşamı bırakıp biyolojik ritmi düzenleyerek ‘sakinliğe’ erişmek…
    Bastırılmış duyguları bırakıp ‘ruhsal özgürlüğü’ hissetmek…
    Kaygılı bedeni bırakıp ‘iç genişliği’ elde etmek…
    Bırak ve Rahatla, geçmişini onarmak ve gerçek kendiliğini bulmak isteyen herkes için…

    7,9010,90
  • Carpe Diem An’ı Yaşa, Esir Olma

    Insan kaybolur öncesiyle sonrası arasında. Bir tarafa anıları bir tarafa hayalleri doldurur, çoğalınca her ikisi mutlu olacakmış gibi.
    Ama sadece kaybolur.
    İnsan yer arar kendine. Dününü de bugününü de satın almak ister zamanlardan. Gider gelir sürekli geçmişten geleceğe.
    Ama sadece yer kiralar. Sahibi değildir düşündüklerinin.
    Ya bitmiştir ya da olmamıştır daha.
    İnsan en çok an’dadır, onu da an’lamaz.
    Bırakın geçmişi ve geleceği, Carpe Diem ile gerçeğin şimdide, an’da olduğunu keşfedin… An’dan uzaklaşıp geçmişe ve geleceğe esir olmaktan kurtulun…
    Aşkım Kapışmak danışmanlık seanslarında kullandığı etkili yöntemleri sizlerle paylaşmakla kalmıyor, zamanı etkin kullanmanın yollarını da anlatıyor.

    6,90
  • Çocuklara Oyunlar Eşliğinde Kur’an-ı Kerim Öğretme Teknikleri

    EĞER SİZ DE;
    “Çocuğuma/ öğrencime Kur’an okumayı öğretmek istiyorum ama nasıl yapacağımı bilemiyorum.”
    “Öğretme işini sevdirerek nasıl yapabilirim?”
    “Kuran öğretimine başladık ama sıkılıyor. Kur’an çalışmaya koşarak gelmesini nasıl
    sağlayabilirim?”
    ‘’Bütün harfleri öğrendik, cezm konusuna gelince takıldık. ‘Cezmi görünce harfleri çarptır.’ diyorum ama yapamıyor. Bu konuyu, başka nasıl öğretebilirim?”
    “Anlatıyorum, anlatıyorum ama anlamıyorlar sanki.”
    ‘’Ben de oyunlarla Kur’an okumayı öğretmek istiyorum ama hiç oyun üretemiyorum.’’
    Diyorsanız, doğru kitabı elinizde tutuyorsunuz demektir.
    Çünkü bu kitapta; harfleri, harekeleri ve daha fazlasını öğretmek için uygulayabileceğiniz birçok teknik ve oyun önerisini bulabileceksiniz.
    Her çocuk öğrenir; yeter ki biz doğru yöntemleri kullanalım ve çocukların GÖNLÜNE GİRMEYİ BAŞARALIM.
    İşte bu kitapta, çocuklara Kur’an okumayı “ÖĞRETMEK”ten önce, onu “SEVDİRMEK” hedeflendi.
    Bunun için de çocuğun gönlüne açılan her kapının anahtarı olan “OYUN” kullanıldı.
    Kur’an öğretimine başlayacak her ebeveyn ve eğitimciye can-ı gönülden tavsiyedir.
    devamını oku

    9,90
  • Değişen Beynim

    Bu kitap bizzat sizinle, bizimle ilgili…

    Anne karnından yaşamımızın sonuna kadar tüm yaşamımızı yönetmek gibi çetin bir işle mükellef o muhteşem et parçasının, yani beyninizin başrolü oynadığı bir macerayı yaşıyoruz hep birlikte.
    Bu maceranın adı ise “hayat”…

    Bir sinirbilimci olarak, beyin hakkında herkesin bilmesi gerektiğini düşündüğüm işe yarar bilgileri, kendi hayatıma geri dönüp baktığımda gördüklerimle birlikte, meraklısıyla paylaşmak en büyük keyfim. Yüzlerce kez anlatmama rağmen, öğrenmeye ve anlatmaya doyamadığım bu muhteşem meseleyi, bu kez de sayfaların ve kelimelerin izin verdiği ölçüde burada sizlerle paylaşmak niyetindeyim.
    [n]Beyin’in bu ilk beyin kitabında inanıyorum ki bizzat kendinizi okuyacak ve bilimsel bilgiden yaşama sevincine açılan nice kapıları keşfetmenin keyfini hissedeceksiniz.

    Fakat unutmayın; hiçbir insanoğlu, beyniniz kadar muhteşem bir kitap yazamayacak. Bu sayfalarla birlikte aslında bizzat onu okumaya, onu anlamaya çalışıyoruz…

    Türkiye’nin en popüler, en eğlenceli bilim insanlarından biri olan Sinan Canan; gündelik hayatın fazlasıyla içinden olan Değişen Be(y)nim’le, beyine dair aklınıza gelebilecek birçok soruyu sinirbilimlerinin ışığında kolay okunup anlaşılacak bir şekilde ele alıyor ve beyni daha verimli kullanmanın yollarını gösterirken insan hayatına dair tecrübeyle sabit temel düsturlarını da okurlarıyla paylaşıyor.

    devamını oku

    10,90