İhsan Süreyya Sırma

İhsan Süreyya Sırma 10 Temmuz 1944 yılında Siirt'te dünyaya geldi. İlokulu Pervari ilçesinde tamamladı. 1962 yılında Siirt lisesini bitirdi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Üniversite okuduğu dönemlerde Batman'da bir süre Türk petrollerinde çalıştı. Daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığında memur olarak görev yaptı. Fakülte bittikten sonra Siirt Lisesine öğretmen olarak atandı. İhsan Süreyya Sırma kazandığı burs ile Fransa'ya gitti ve İslam tarihi alanında doktora eğitimini tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında Arapça Öğrenmek için Tunus Zeytuna Üniversitesinde ders aldı. Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam tarihi alanında öğretim görevlisi olarak çalıştı.Sırası ile Doçent ve Profesör oldu. Sakarya Üniversitesine geçti ve emekli olana kadar burada görev yaptı. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan danışmanı olarak görev aldı. Araştırma ve inceleme, gezi ve çeviri alanında eserleri bulunmaktadır.

  • Tarih Şuuru

    Geçmişin, ya da içinde yaşadığımız zamanın bilgilerini, olayların cereyan tarzı ve yorumlarını, ibret olsun diye aktarılmasına vasıta olan ilme tarih diyorsak; tarihçinin ve özellikle İslam tarihçisinin takınacağı tavır ve takip edeceği usul konusunda, Kur’an çok açık ve kesin hükmünü koymuştur. Başka bir deyişle, Allah, genel manada alimin, özel manada da -bu görevi yüklendiğinden dolayı- tarihçinin, ilahi mesajın getirdiği sorumlulukla hareket etmesini emrediyor.

    7,90
  • İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad

    Cihada, Allah’ın istediği gibi İslam’ın yaşanmasıdır. Dolayısıyla İslimi tebliğ uğruna verilen bütün mücadele Cihad’dır.
    Böyle ele alındığı takdirde görülecektir ki, İslam Devleti’nin tüm faaliyetleri Cihad’ı içermektedir. Biz bu kitapçığımızda cihadın sadece bir yönü olan askeri cihadı incelemeyi hedef tuttuğumuzdan, meseleyi mümkün mertebe özlü aktarmaya çalıştık. Bu küçük çalışmada Devletin yoğun işleri yanında Hz. Peygamber (s.a.v.)’in askeri cihada ne kadar önem verdiği, on senelik Medine hayatının ekserisini Allah yolunda savaşmaya ayırdığı görülecektir.

    7,90
  • İşte Önderimiz Hz. Muhammed

    İşte önderimiz Hz. Muhammed, Allah’ın yaratmış olduğu en güzel insanın hayatını ve mücedelesini anlatmaktadır. Hz. Muhammed, kendisinden önce gelip geçmiş olan bütün peygamberler gibi, insanların, kendileri gibi insan olan varlıklara değil, sadece Allah’ın Kur’an’la bildirdiği ilahi kanunlara bağlanmalarını tebliğ ediyor, ezilmiş insanlara hürriyet mücaadelesini öğretiyordu.

    6,90
  • Peygamberler Tarihi

    Peygamberler tarihi, gün tarihinden ayrılması mümkün olmayan, insanı doğru yola yönelten bir tarih bilgisidir. Bu tarihi bize Kur’an öğretmekte, Hz. Muhammed (s.a.s) de yorumlamaktadır. Bu özelliklere sahip bir tarih kültürü, insanın yaşam rehberidir. Bu nedenle her seviyedeki insan, -ister yöneten ister yönetilen olsun-, bu tarihi iyi bilmelidir ki Allah’tan başkasına kul olmasın! Çünkü kendilerine itaat edilen insanların çoğu, insanı yanlış yola götürür. Bu nedenle bizim rehberimiz başta Peygamberimiz olmak üzere tüm peygamberlerin gösterdiği yol olmalıdır.

    6,90
  • Haçlı Seferleri

    19. yüzyıl Fransız tarihçilerinden Michaud, kaleminin yazmaya bile çekindiği Haçlı mezalimini, bu seferlere katılarak yaşananları günlükler halinde kaydetmiş olan Guillaume de Tyr’den şöyle naklediyor: “Bohemond, yanlarında bulunan esir Türklerden birkaç tanesinin kendisine getirilmesini emretti. Önce yüksek rütbeli subaylar tarafından, yetişkin esirlerin kafaları kesildi; ardından büyük bir ateş yakılarak, parçalar hâline getirilmiş bu cesetler, büyük kazanlarda kaynatıldı. Esir çocuklar ise, kebap yapılacak şekilde, şişlere geçirildi ve ateşte kızartıldı. Bundan sonra da, ele geçirilecek bütün Türkleri bu şekilde yemelerini emretti. Bohemond’un hizmetçileri kendilerine verilen emri aksatmadan yerine getirdiler”
    5,90
  • Müslümanların Tarihi Küçük Boy

    Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdemden günümüze kadar inceleyen Müslümanların Tarihi eserinin, taşıması çok daha kolay olan 12×17 cm boyutlarındaki integral cilt baskısı yayınlandı.

    İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor.

    26,90
  • Ah Endülüs

    Endülüs‘teki müslümanların Endülüs’ü fetihleri, hristiyanlar‘la ilişkileri, kurdukları medeniyet, daha sonraki süreçte yıkılışı ve hristiyanların müslümanlara uyguladıkları mezalim.

    4,90
  • Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri

    Londra Misyoner teşkilatı başkanı şöyle konuştu:

    “Biz İngilizlerin müreffeh ve saadet içinde yaşamamız için, müslümanların arasına nifak tohumlarını ekmemiz lazımdır. Onların içinde ihtilaf kıvılcımlarını tutuşturmalıyız. Biz Osmanlı Devleti’nin her tarafına fitne sokarak, onu yıkacağız. Böyle yapamazsak, İngilizler gibi küçük bir millet, nasıl müreffeh olur? İşte Hempler, bunun içindir ki, İslam dünyasını nifak ve fesat ateşine vermeden onları tefrikaya sokmadan geri gelme!”

    5,90
  • Emeviler Donemi : Hilafetten Saltanata

    “her şey Devlet için” zihniyeti müslümanların kafalarına o denli yerleştirildi ki, “Her şey din için” inancı kayboldu. Ve müslümanlar saltanat ve diktatorya rejimleri uğruna ulu’l-emr’ler zihniyetinin kulları oldular. Ulu’l-emr -nasıl olursa olsun- la yus’el bir hale getirilip kutsallaştırıldı. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanları ezen ulu’l-emr’ler, Yezid zihniyetinin mirasçısı oldular ve kendileri için dokunulmazlık kanunları çıkartarak, saltanatlarını sürdürdüler, sürdürüyorlar.

    7,90
  • 2. Abdulhamid’in İslam Birliği Siyaseti

    Tarihini bilmeyen insanlar sömürülmeye ve güdülmeye mahkumdurlar. Tarih cehaleti, insanı bağımlılaştırıp, aşağılık duygusu altında ezer, ezdirir. Bu kompleksten kurtulmanın bir tek yolu var: Allah´ın istediği tarihi bağımsızlık… Ne kadar hatalı da olsa, otuz üç sene Osmanlı Devletini yönetmiş ve kendisine Kızıl Sultan dedirtecek bir harekette bulunmamış olan Sultan Abdulhamid´e, bir-iki Ermeni veya Yahudiyi sevindirmek için neden Kızıl Sultan diyelim?…

    5,90