Gösterilen 1–20 arası toplam: 101

  • Aile Okulu ve Evlilik

    Toplumun en küçük birimi olan aile, bizim yaşadığımız coğrafyada bir kat daha önemlidir. Aile birliğinin kurulması kadar, bu kurumun sürdürülmesi ve yaşatılması da toplumsal beraberliğin bir anahtarıdır. Dolayısıyla, ailede ortaya çıkan kimi sorunları aşmak ve onları çözüme kavuşturmak için her zaman makul bir yolun varlığı aşikârdır.

    Aile içinde sağlıklı ilişkiler kurabilmenin yolunu karşılıklı anlayış ve sevgi-saygı-güven bağında gören Tarhan, mutlu bir yuvanın ipuçlarını veriyor. Aile Okulu ve Evlilik, çocuklara özgüven kazandırmanın yollarından saygı eğitimine, ergenlik dönemi sorunlarından eşler arasındaki kıskançlıklara ve eşlerin birbirini tanımasının öneminden gelin-kayınvalide çatışmalarına kadar pek çok konuya ve soruna ışık tutan önerileri bir araya getiriyor.

    Aile Okulu ve Evlilik, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kaleminden, mutlu aileler için rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.

    7,90
  • Aile Olmak

    Korunması gereken pek çok değerimiz arasında aile, en ön sıralarda yer almaktadır. Aile, toplumun temel birimidir, ancak aynı zamanda İslami mücadelenin ve sivil toplum çalışmalarının sürekliliği ve başarısının da temel zeminidir.
    Aileye dayanmayan yapılar lokal alanlarda geçici başarılar sergileyebilirler ancak bunlar saman alevi gibi çabucak sönecektir. Yapılan herhangi bir işteki hayır, çok olmasından değil, sürekliliğinden kaynaklanır. Toplumsal hareketlerde sürekliliği sağlayacak olan da aile kurumudur.
    Ailenin bu kadar önemli olması, bu kurumda ortaya çıkan aksaklık ve sorunları da toplumun en önemli gündem maddelerinden biri haline getirmektedir. Bugün aile kurumu pek çok yönüyle tartışılır hale gelmiş ve bu kurumun işlevselliği üzerinde ciddi kuşkular oluşmaya başlamıştır.
    Bu çalışmanın hazırlanmasının nedeni, aile ile ilgili sorunları ele almak, bunlara çözüm aramak, böylece salih ve sahih bir geleceğin yollarını ortaya koymaktır. Kendi değerlerimizle uyumlu bir aile tasavvuru için gerekli kavramsal çerçeveyi belirleyerek İslam dünyasındaki aile ile ilgili sorunların çözüm imkânını sorgulamaktır.
    devamını oku

    7,90
  • Aile Terapisi & Aşk, İnsanı Şarj Eder

    Bir kadın için duygusal ihtiyaç aslında her şeyden önce gelir. Sevilmeyen kadın hırçındır. Sevilen kadın şımarır, şımaran kadın mutludur. Kadın mutluysa herkes mutludur.

    Kadın sevildiğinde, erkek övüldüğünde ilişki açısından motive olur. Erkek, çocukluğunda annesi, yetişkinliğinde eşi tarafından sevilmek ister. Erkekleri kim ne kadar takdir ederse etsin, sevdiği kadının takdiri esastır. Aslında tüm çabası da bunun içindir.

    İş, erkeğin hem oyuncağı hem de kendini ispat etme refleksidir. Oyuna dalmış ve kendini ispat etme çabasındaki erkek sağlıklı erkektir. Her “iş kolik” erkeği “eş kolik” erkeğe dönüştürmek sizin elinizde.

    İlişki kabiliyetlerini tahsil edememiş bir erkek, kadını anlayamaz. Ve “Galiba bu kadında bir sorun var” diye düşünür. Oysa sorun değil, kabiliyet var. Kabiliyeti anlamak için de kabiliyet gereklidir.

    Erkek ve kadının bilinçaltı sevgisiz cinselliği reddeder. Temel ihtiyaç olan cinsellik aşk ile doyurucudur. Aşksız cinsellik doyumsuz ve yıpratıcıdır.

    Bir erkek ve kadının birbirini yargılaması nükleer saldırı gibidir. Bu saldırı sonucunda Duygusal Boşluk oluşur. Duygusal Boşluk ise Duygusal Kansere neden olur. Duygusal Kanserin bir tek ilacı vardır, o da sevgidir. Çünkü aşk insanı şarj eder.

    7,9010,90
  • Aile Terapisinde Kullanılan Teknikler

    Bu kitapta, aile terapisinde önemli bir yere sahip olan müdahale teknikleri yer almaktadır.

    Kitapta Adler, Davranışçı, Bowen, Yapısal, Satir’in Yaşantısal, Deneyimsel, Stratejik, Çözüm-Odaklı, İmago, Sanat ve Ortak Aile Danışmanlığı teknikleri yer almaktadır. Söz konusu her bir kuram ile ilgili olarak teknikler vaka örnekleri ile birlikte açıklanmıştır.
    Kitapta, aile terapisi alanında kullanılan çok sayıda teknik bulunmaktadır. Bu teknikler, her kuram içinde, tanımlanmış terapötik hedefleri gerçekleştirmeye yönelik bir dizi müdahale içerecek şekilde oluşturulmuştur. Teknikler, bir terapistin becerilerini arttıran güzel araçlardır. Ancak, tekniklerin aile terapisinde bir araç olduğu unutulmamalıdır çünkü teknikler, onları kullanan kişinin becerisi kadar iyidir. Teknikler sadece ailenin kurallarını, motivasyonunu, umutlarını ya da korkularını anlamamızı sağlar (Worden, 2013).

    Bu kitabın ülkemizde ailelerle çalışan ve ailelere danışma hizmeti veren aile terapistleri için çok önemli olan müdahale teknikleri gibi önemli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülmektedir.

    6,90
  • Akıl ve Erdem Türkiye’nin Toplumsal Muhayyilesi

    Bir tarafta sağlam ve derin kökleri olan ve böylece dünyada bir var-olma noktası (“merkezi”) bulunan, diğer tarafta açık ufuk perspektifiyle dünyaya bakan ve yeni imkanlara kapı aralayan bir özne olmak mümkün müdür? Bu soru, elinizdeki çalışmanın temel sorunsallarından birini oluşturuyor.

    Bir yanda dünyayla entegre olmak ve modernleşmek adına kendi varlığına sırtını dönmek, öte yanda kendi olmak adına her şeyi ötekileştirmek ve küçük milliyetçiliklere hapsolmak, Türk modernleşmesinin ürettiği sonuçlardan biri. Küreselleşme ve çoğul-modernite çağında Türkiye bu yüklerinden kurtulmaya çabalıyor.

    Akıl ve Erdem, modernitenin ve aydınlanmanın temel iddialarını sorgularken, bunların Türkiye tecrübesinde tekabül ettiği yeri tespit etmeye çalışıyor ve mevcut ikilemlerin yerine “biz ve onlar” gibi yeni dikotomiler inşa etmektense, moderniteyi de aşan bir varolma ve düşünüş biçiminin imkanlarını araştırıyor.

    8,90
  • Anne Darbe Ne Demek? Darbe Psikolojisi

    15 Temmuz gecesi Türkiye şok edici bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. 1980 sonrası kuşaklar fiili bir darbe ile hiç tanışmamıştı. Önceki kuşaklar belki darbelere aşinaydı ama bu defa başka bir şey oluyordu. “Ancak filmlerde olur,” denilebilecek cinsten bir çılgınlık yaşanıyor; bir milletin uçakları aynı milletin Meclis’ine bomba yağdırıyor, sokaktaki insanlara kurşun sıkıyordu.
    Her şeye rağmen halk sokaklara indi ve dünya siyasi literatürüne geçecek bir inisiyatifle bu darbe girişimini, daha doğru tabirle bu çılgınlık halini engelledi. Yaşananlar kadar bu çılgınlığın faili de şaşırtıcıydı. Olayın arkasında bir süredir devlete kafa tutmakta olan FETÖ yapılanması mensuplarının olduğu anlaşıldı. Türkiye kamuoyunun daha birkaç yıl öncesine kadar bir dinsel hareket olarak gördüğü oluşum, bir terör örgütüne dönüşmüştü. Nasıl olmuştu da kendi halindeki saf inananlar adeta gizemli bir tarikatın neferleri haline getirilmişti?
    Psikiyatrinin bütün bu olanları nasıl açıkladığını görmek için belki de çocukların o saf sorusuna dönmek gerekiyordu: “Anne, darbe ne demek?”
    Prof. Dr. Nevzat Tarhan ülkeyi 15 Temmuz darbe girişimine götüren sürece olabildiğince etraflı bir biçimde bakarak bir tür toplumsal özeleştiri ile sadece FETÖ yapılanmasını değil, böyle bir yapının genişleyip büyümesine yol açan toplumsal dinamikleri de ele alıyor.
    Birey ve toplum psikolojisi açısından bu ülkenin vatandaşlarına nasıl bir “oyun” oynandığını deşifre ediyor.
    Darbe girişimi sonrasında birçok şey yazıldı çizildi, bu konuda birçok kitap yayımlandı, ama meselenin psikolojik boyutu üzerinde pek durulmadı.
    Kendi halinde, saf, inanan insanlar nasıl kitlesel bir hezeyanın parçası haline getirildi?
    Ve bir daha böyle acı bir olayın yaşanmaması için toplum olarak ne yapabiliriz?
    Bütün bu soruların cevapları bu kitapta..

    8,90
  • Aşk Terapi

    Aşk imiş her ne var âlemde İlim bir kıyl ü kāl imiş ancak Aşk nedir? Tanımını yapmak çok zor. Çünkü o sevene göre, sevilene göre, zamana, koşullara göre değişiyor. Ama değişmeyen bir şey var. Aşk müthiş bir bağlanma enerjisidir. İçinde uçarcasına mutluluğu, hüznü, kaybetme korkusunu, melankoliyi, tutkuyu, öfkeyi, kendinden vazgeçme halini barındıran bir duygular çeşnisidir. Âşıklık hali kolay mıdır? Büyük ihtimalle hiçbirimiz buna “kolaydır” diyemeyiz. Ama hiçbirimiz de ondan kaçamayız. Çünkü onsuz olamayız. Üstelik aşk tüm zorluğuna rağmen insanı çoğaltan, olgunlaştıran, incelten, sadece sevdiğiyle değil, kâinatla bütünleştiren bir tecrübe değil midir? Hz. Mevlana diyor ya: Aşksız olma ki ölü olmayasın Aşkla öl ki diri kalasın Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu kez bizleri aşk üzerine düşünmeye, aşkın gerçekte ne olduğunu anlamaya, zorluklarıyla birlikte oldurucu, olgunlaştırıcı yönlerini keşfetmeye davet ediyor. Başta Hz. Mevlana’nın Mesnevi’si olmak üzere Doğu’nun bilgeliğini taşıyan eserlerden, isimlerden aktardığı hikâyelerle, hikmetlerle başa geldiyse büyük bir lütuf olan aşkı sağlam bir ilişkiye dönüştürmeye yönelik tavsiyelerde bulunuyor. Leyla ile Mecnun bugün yaşasalardı neler olurdu bilmiyoruz ama bugünün Leyla ile Mecnunları bu kitapta kendilerinden çok şey bulacak.

    7,90
  • Aşkın Psikolojisi

    Dört makaleden oluşan Aşkın Psikolojisi’nin ilk makalesinde Freud çocuğun cinselliğin ne olduğunu tam anlamasa da içinde bazı duyguların, özellikle erotik kökenli duyguların etkisini hissetmeye başladığını, özellikle erkek çocuğun annesine karşı olan aşırı sevgisi ve bağlılığının zaman içinde özellikle cinsel organını fark edince cinsel bir eğilime de dönüşebildiğini ve bunun sonucunda da babaya karşı düşmanca duyguların ortaya çıkabildiği söylüyor. İkinci makalede Freud, anneyle fahişe arasındaki bölümlemeyi daha kapsamlı olarak yani hem kadın hem de erkek açısından tekrar ele alıyor. Ancak bu kez libidonun içindeki iki duygu akımı, şefkat ve cinselliğin karşıtlığını betimliyor. “Erkekler sevdiklerinde arzulamazlar, arzuladıklarında ise sevmezler,” diyor. “Bekâret Tabusu” başlıkla üçüncü makalede Freud, kadın ile erkek arasındaki cinsel ilişkiye değiniyor. Kitaptaki son makale Freud’un kadınların ruhsal gelişimine ilişkin görüşlerindeki yeniden değerlendirmelerinin ve konuya ilişkin sonraki çalışmasının tohumlarını içeren bir makalesidir.

    3,90
  • Babam ve Ben Çocuk Babanın Sırrıdır

    Hiç aklınıza geldi mi, acaba danışanların derdine derman olan, ruhlarına dokunan, yüreklerdeki sökükleri diken ve ailelere yön gösteren ruh sağlığı uzmanlarının kendi babalarıyla ilişkileri nasıldı? Nasıl bir çocukluk geçirmişlerdi? Kendilerini yetersiz hissettiklerinde nelere sarıldılar? Özgüven eksikliği yaşadılar mı, kalpleri kırıldı mı, onların da canları acıdı mı?
    Onlar da babalarına benziyorlar mıydı? Babalarından aldıkları davranış kalıplarını kendi çocuklarına yansıttılar mı? Yaşanan sorunların ne kadarı geçmişten, ne kadarı bugünden kaynaklanıyordu?

    Sevilay Acar, Babam ve Ben’de Prof. Dr. Özcan Köknel, Prof. Dr. Kemal Sayar, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Pedagog Ali Çankırılı’yla yaptığı sohbetlerle onları çocukluk yıllarına götürüyor. Bugün her biri psikiyatri ve pedagoji alanında uzman olan isimler çocukluk yıllarına dair içten paylaşımlarda bulunuyor, sadece kendi tecrübe ve hikâyelerini paylaşmıyor, adeta “yalnız değilsiniz” diyerek okurları da bu yolculukta cesaretlendiriyorlar.
    Böylece geçmişi pek çok yönüyle ele alırken bugünün “baba figürü”ne ve baba-çocuk ilişkinin hassas noktalarına temas ediyorlar ve ortaya hem onların çocukluk yıllarının hem de günümüzün toplumsal yapısıyla ilgili bir tablo çıkıyor.
    Babam ve Ben, sevgisini göstermek isteyen, ilgi bekleyen, duygusal çatışma yaşayan, belki de sadece yaşadıklarını tebessümle hatırlayan bütün okurlar için…
    Baba, Türkiye’nin geleneksel doğasıdır, oğul modern tecrübe. Emniyet ve risk. Onay ve özgürlük. Kalmak ve gitmek. Oğul gider, ama tam gidemez, bir yönüyle kalır. Tıpkı acılı yurdumuz Türkiye gibi. Orada ama burada. Modern ama geleneksel. Batı’ya yüzünü dönmüş, ama Doğulu. Babaların ve oğulların hikâyesi Türkiye’nin iki yüz yıllık tarihidir. Üstelik, baba ve oğul arasında çatışma varsa, orada bir galip bulmak zordur.

    gizle

    8,90
  • Bağımlılık Sanal veya Gerçek

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Uzman Dr. Serdar Nurmedov’dan çağımızın en mühim problemlerinden biri olan bağımlılık konusunda en yeni bilimsel gelişmeler ışığında hazırlanmış bir kitap.

    Bağımlılığı “tedavisi olan bir beyin hastalığı” olarak niteleyen Tarhan, konuyu sebepleri, koruyucu faktörleri ve her geçen gün gelişen tedavi yöntemleriyle etraflı bir biçimde inceliyor. Nurmedov’un katkısıyla sadece alkol ve madde bağımlılığı değil, gerçek veya sanal her türden bağımlılığın gelişim seyri ve tedavi aşaması detaylı olarak ele alınıyor. Kitabın sonuna eklenen anket ve ölçekler okuyucunun “bağımlılık”la kendisi arasındaki mesafe konusunda içgörü kazanmasını sağlıyor.

    Bugün neredeyse hepimizin hayatının bir parçası haline gelen bilgisayar oyunları ve sanal paylaşım sitelerinin yanı sıra, alışveriş ve istifleme çılgınlığı ve kumar bağımlılığı da kitabın esaslı uyarılarda bulunduğu konular arasında yer alıyor.
    gizle

    8,90
  • Bir Psikiyatristin Gizli Defteri En Sıradışı Vakalar

    Haftalarca çok satanlar listesinde yer alan Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, okurlarıyla yeniden buluşuyor !

    Hep onlar mı bizi dinleyecek? Bu sefer geçmişini anlatan bir psikiyatristin ta kendisi. Koltuğa oturun ve kulak kabartın. Dr. Gary Small’un, Boston’un kalabalık acil servis koridorlarından Los Angeles’ın golf sahalarına uzanan hikâyesinde karşılaştığı vakalar kimi zaman tuhaf, kimi zaman da gizemli, ama hepsi gerçek.

    Akıl hastalıklarının ilginç dünyasına kapı aralayan Bir Psikiyatristin Gizli Defteri sizi çok şaşırtacak…
    devamını oku

    8,90
  • Bırak ve Rahatla

    Bazen öyle anlar olur ki duygularımızı yönetemeyiz…
    Duygularımız bizi yönetir…
    Öfkemizle baş etmekte zorluk çeker; sevdiklerimizi kırar, incitir, sonra pişman oluruz…
    Kaygılarımız yaşamımızı esir alır; adım atmakta zorluk çeker, kararsızlıklar yaşarız…
    Sabah uyandığımızda ‘iyi bir gün geçirmeye’ niyet eder; günü iç daralmaları ile kapatırız…
    İyi düşünmek yetmez; iyi hissetmekte zorluk çekeriz…
    İç seslerimiz bir türlü susmaz; hayata tebessüm edemeyiz…
    Bir telaş, bir acelecilik içinde yaşar; yeryüzünü kendi gözlerimizle seyredemeyiz…
    Ve tüm bunların değişmeyeceğine inanır, kalitesiz bir yaşama kendimizi mahkûm ederiz…
    Halbuki, duyguların zarara uğramış yanlarını onarmak, onarılmış duygularla bir iç genişliği içinde yaşamak mümkündür…
    Değersizlik hislerimizden, yetersizliklerimizden, güvensizliklerimizden ve içimizde yıllar boyunca birikmiş tüm hoşnutsuzluk duygularından arınabilir, ruhsal özgürlüğümüze yeniden kavuşabiliriz…
    Adem Güneş, Bırak ve Rahatla’da kendimizi nasıl onarabileceğimizi anlatıyor… Altı haftalık bir program içerisinde ‘Duygusal Farkındalık Eğitimi’ sunuyor…
    Peki ama nasıl?
    Telaşlı yaşamı bırakıp biyolojik ritmi düzenleyerek ‘sakinliğe’ erişmek…
    Bastırılmış duyguları bırakıp ‘ruhsal özgürlüğü’ hissetmek…
    Kaygılı bedeni bırakıp ‘iç genişliği’ elde etmek…
    Bırak ve Rahatla, geçmişini onarmak ve gerçek kendiliğini bulmak isteyen herkes için…

    7,9010,90
  • Boş Ayna

    Narsist Annelerinin Kızları İçin En Etkili İyileşme Rehberi Kendimiz dediğimiz şeyi büyük oranda yine kendimizin inşa ettiğini, başımıza gelenleri bildiğimizi sanırız. Kendimizi sevmediğimizde sevilmeye layık olmadığımızı düşünürüz; kendimizi onaylamadığımızda bunu yine kendimiz yapıyoruz zannederiz. Zorunda olduklarımızı, kaçındıklarımızı, korktuklarımızı, boyun eğdiklerimizi, uyum sağladıklarımızı, seçimlerimizi hatta kendimizi görmezden gelişimizi bile kendimizden biliriz. İçimizde çalan siren seslerini gerçekten içimizden geliyor sayar; aynamızın bize bizi gösterdiğini düşünürüz. Oysa bireysel tarihimizin kendimizi yazdığı dönemde çoğu zaman kalem bizim elimizde değildir. Dahası, birçoğumuz bize bizi gösteren ve bize bizi sevdirecek o değerli aynadan mahrum bırakılmışızdır. Üstelik bu ağır mahrumiyetimizi ifade etmemiz, hatta hissetmemiz bile yasaklıdır. Kendimizden başka kimseyi suçlamaya hakkımız yoktur. Boş aynamızın yerine bu kitabı koyabilirsek, şifaya giden yola çıkacağımıza eminim. Elinizdeki kitabın bizzat tanımadığım yazarı Dr. Karyl McBride’a derin bir şükranla… — Cem Mumcu

    9,90
  • Çocuklar Neden Farklı & Ennegram – Dokuz Mizaç Modeline Göre Kişilik Gelişimi

    Ben mizaç tipi “1” olan bir anneyim.kızımın mizaç tipi”2”.Kızımın duygusallığını çoğu zaman anlamakta zorlanmışımdır.Yanlış yaptığı zaman eleştirdiğimde “biliyorum anne beni seviyorsun!”demesi benim garibime gitmişti.Halbuki ben onun hatalarını düzeltmek istiyordum.Ama kızım “2” mizacında bir çocuk olarak bu eleştirimi o nun sevemediğim şeklinde yorumluyordu.Bu yapısını anladığımda benim için önemli bir ufuk oldu ve kendi mizacıma odaklanmadan o nun ihtiyaçlarına daha duyarlı olmaya gayret ettim.onu eleştirmeden önce onu sevdiğimi ve benim için çok değerli olduğunu hissettirerek eleştirilerimi yumuşak bir şekilde ifade etmeye gayret ettim.”

    7,90
  • Çocuklarda 20 Psikolojik Problem ve Çözümü

    Onlar, tam anlamıyla ‘zamane’ çocukları. Onlarınki anne babalarının çocukluklarına benzemiyor. Onların dünyası cep telefonlarının, bilgisayarların hâkim olduğu bir dünya. Onlar düşe kalka büyümüyorlar, tozu toprağı bilmiyorlar. Başları hiperaktiviteyle fena halde dertte, fobileri var, narsisizmden mustaripler, daha yalnız büyüyorlar, okula gitmek, arkadaş edinmek onlar için daha zor. Onlar, çoğunlukla ‘problemli’ çocuklar. Anne babaları ise daha çok şey biliyorlar ama geleneğin bilgeliğinden kopuyorlar. ‘Biz görmedik onlar görsün’ derken ölçüyü kaçırıyorlar. Uzman Klinik Psikolog Fazilet Seyitoğlu, uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerini aktardığı bu kitabında, ‘zamane’ çocuklarının ve anne babaların problemlerini teşhis ediyor, anne babalara, davranışa yönelik çok temel yaklaşımlarla çözüm önerileri sunuyor. Hayatın ve tedavinin içinden yaşayan örneklerle…

    6,90
  • Davet Yolunda Bir Siyah Bir Beyaz

    Sıra dışı iki insan…
    Bir siyah… Bir beyaz…
    Bir erkek… Bir kadın…
    Bir engelsiz… Bir engelli…
    Biri motosikletli… Diğeri tekerlekli sandalyede…
    Biri mühtedi… Diğeri bildiğimiz Müslüman…
    Biri Afrika’da… Diğeri Avrupa’da…
    İki şahit… İki davetçi… İki dertli… İki dava delisi… İki adanmış… İki seferi… İki süvari…
    Nevi şahsına münhasır iki şahsiyet…
    Her birimizin zihnini uyaracak, kalbini titretecek, ruhunu diriltecek; iki nurlu sima, iki Rabbani öykü…
    Modern dönemlerin iki duru ve diri davetçisinden bahsediyorum. Yalın ve yalnız ama yılmaz ve yorulmak nedir bilmez iki yüreğin yürüyüşünü paylaşmak istiyorum.
    Maskesiz, makyajsız… İmaj ve prestij derdi olmayan… Safvetin ve samimiyetin simgesi olan iki isim… Bu iki isim aslında birer kişi değil adeta birer simge…
    Yabancılaşmaya direnen, temsil ve tebliğ gücü yüksek iki yürek…
    Musa Bangura ve Gülseren Gümüş…

    4,90
  • Dengi Dengine Evlilikler

    Evlilik bir “yaşam birliğine” imza atmak demektir. Yaşam birliğinin temelinde ise paylaşım vardır. Evlilik iki hayatı bir çatı altında toplayıp, o çatının altında sevinci, hüznü, mutluluğu, derdi  ve umudu bölüşmektir. İşte bu, evlilik bilincidir. Sırf yalnız yaşlanmamak, kendini maddi ya da manevi güvence altına almak ya da sadece çocuk sahibi olmak için evlenmek, evlilik bilincinden uzak yaklaşımlardır. Bu saydıklarım zaten her evlilikte olan istekler fakat bunlar, evliliğin nedeni olarak değil sonucu olarak kıymetli ve anlamlıdır.
    Evliliğin en temel yapı taşı ‘DENKLİK’ nedir ve neden önemlidir?
    Evlilik birliğini anlamlı kılacak birçok güzelliği nasıl ve neden kaçırıyoruz?
    Eş seçiminde nelere dikkat edilmelidir?
    Mantık evliliği mi aşk evliliği mi? Peki ya ikisi birden mümkün değil mi?
    Evlenmek isteyip de evlenecek insan bulamadığını söyleyenlerin gözden kaçırdığı şey ne olabilir?
    Evlilikte eşler neden birbirinden uzaklaşır?
    Evliliği sürdüren aşk mı yoksa anlayış mıdır?
    Eşlerin evliliklerde yaptığı en yaygın yanlışlar nelerdir?
    Bu kitabı modern zamanın kıskacında can çekişen evliliklere merhem olmak, evlenecek gençlere naçizane rehberlik etmek, evliliğin  psikolojisini ve patolojisini değerlendirmek, bununla beraber evlilikte unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlatmak amacıyla yazdım. Hayatınıza, algı ve duygu dünyanıza dokunmak niyetiyle…

    6,90
  • Dijital Psikolojik Devrim

    Dijital Göçmenler Kimler?
    Dijital Sağırlık
    Değişen Suç Tanımı!
    Dijital Kölelik
    Gerçeklik İlkesinin Yitimi
    Dijital Zombilik
    Yapay Zeka ve Aile
    Katil Robotları Durdurun!
    Dijital Ekonominin Vergi Ödemeyen Kralları!

    İletişim tasarımcısı Murat Dağıtmaç ve Nöropsikolog Şehadet Ekmen dijital dünyanın geçmişi, şimdisi, geleceği; insanlığa getirileri, insanlıktan çaldıkları ve insan psikolojisine etkilerini her yönüyle ele alan bir kitap yayımladı. “Dijital Psikolojik Devrim” adıyla Motto Yayınları tarafından satışa sunulan kitap; hem dijital devrime yetişebilmek hem de olumsuz etkilerinden korunabilmek adına önemli tavsiyeler içeriyor.
    “Başıma İcad Çıkar!”
    Kitabın önsözünde, tüketirken tükenen bir toplum olmamak için bazı ihtarlar yer almakla beraber çocuklarımıza sıklıkla kullandığımız “Başıma icat çıkarma!” sözünü “İcat çıkar!” sözüyle değiştirmemiz gerektiği de vurgulanıyor.
    Türkiye’deki Gençlerin Tüm Davranış Şekilleri Kayıt Altında
    Dünyada en çok kullanılan mesajlaşma uygulamalarının da haritalandırıldığı kitapta; sosyal ağ kullanımıyla, ülkemizdeki 16-24 yaş arasındaki gençlerin tüm davranış şekillerinin hem sosyolojik olarak hem de psikolojik olarak çıkartılmış olduğu iddiası yer alıyor.
    Sanal Alemde “Online” Olan Ölüler: Dijital Zombiler
    Ölen kişilerin sosyal medyasını aktif hale getirerek onların hâlâ hayatta olduğu ve yaşamlarına devam ettiği algısı yaratan bu çalışmalar ilk kez 2007 yılında ortaya çıkıyor. Amerika’da bir okulda ölen öğrencilerin arkadaşları ve aileleri onların Facebook’ta “yaşıyor” olarak görünmelerini talep ediyor.
    Amerika’da bulunan Eternime ve LifeNaut adlı şirketler bu alanda çalışmalarını sürdürüyor. Kişiye ait tüm bilgiler ve geçmişindeki tüm dijital hareketler veri olarak alınıyor, yapay zeka algoritması kullanılarak ölenlerin sanal alemde online olacağı yeni bir ‘SİZ’ avatarı meydana getiriliyor. Microsoft araştırma merkezinin siber ya da dijital olarak nitelediği bu yeni “siz”lerin öğrenmeye ve evrimleşmeye devam edeceğini söylüyor.
    Dijital Din / Yapay Zekânın Görünmeyen Güçlerle Ruhani Bağlantısı
    Yapay zekânın tüm iş kollarında aktif hale gelip insanları işsiz bırakacağı söylemi, kitapta daha önce üzerinde fazla durulmamış bir konunun başlığa taşınmasına sebep olmuş. “Dijitalleşen Din” adında açılan başlığın altında ilk olarak “Sosyal Medya Dindarlığı” ele alınmış. Aynı ana başlık altında ele alınan bir diğer konu ise “Dijital Dünyada Olmayan Din!”
    Yazarlar bu noktada şu soruyu yöneltiyor: “Yapay zekâlı bir robot imam olabilir mi? İmamın âkıl-bâliğ olması şartı, erkek olması şartı vb. kurallar göz önüne alındığında bu robotun arkasında namaz kılmak caiz mi?”.

    6,90
  • Düşünce Gücüyle Tedavi

    Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü?
    Louise Hay “Düşünce Gücüyle Tedavi” adı altında kaleme aldığı kitabında bu düşünceden yola çıkarak yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Bu öyle bir dünya ki sevginin ve özgüvenin temelleri üzerine kurulu. Ve sevgiyle özgüvenin başaramayacağı hiçbir şey yok. Kitabı okumaya başladığınız anda, gerçekten bir şeylerin değişmesi gerektiğini farkediyor ve olumlu bir değişim içine girdiğinizi hissediyorsunuz. Bu bir tür düşünce tedavisidir. İyi, olumlu ve gerçek. Bugüne kadar başınıza gelen tüm olumsuzlukların ve hastalıkların, kendi kendinize ürettiğiniz olumsuz düşüncelerden kaynaklandığını söylüyor. Hay. Bundan sonra yaşayacaklarınızın sizi memnun etmesini mi istiyorsunuz? Bu kitabı okuyarak bir başlangıç yapabilirsiniz. Kendinizi bu dünyaya çile çekmeye ve mutsuz olmaya gelmiş bir zavallı insancık olarak değil; seven, sevilen ve mutlu olmaya layık bir canlı olduğunuz için görderilmiş bir pozitif enerji olarak düşünün.

    7,90
  • Ergen Beyin Rehberi

    New York Times Bestseller
    n
    n“Bu kitap, bütün aile için hayat kurtarıcı olacaktır.”
    nDr. Deepak Chopra
    n
    nBütün-Beyinli Çocuk kitabıyla ebeveyn-çocuk ilişkisine yeni bir bakış getiren ünlü nöropsikiyatrist yazar Dr. Daniel J. Siegel, bu kez ebeveynlere, çocuklarının hayatındaki en zorlu gelişim dönemlerinden olan ergenliği bir kazanım haline nasıl getirebileceklerini gösteriyor.
    n
    nErgenliğin özü nedir?
    nErgenlikte beyin nasıl çalışır?
    nErgenlik zorluk mudur, yoksa fırsat mıdır?
    nBu süreç boyunca kullanılabilecek pratik tavsiyeler nelerdir?
    n
    nErgenlik, zorlu olduğu kadar şaşırtıcı da bir dönemdir. Çünkü beyin, 12-24 yaşlar arasında büyük ve önemli bir değişim geçirir. Bu beyin gelişimi de gençlerin davranışlarını ve ilişkilerini etkiler. Haliyle birçok ebeveyn, ergenliğe korku ve endişeyle yaklaşır. Halbuki ergenlik, çözülmesi gereken bir problem yahut katlanılması gereken bir zorluklar dönemi değil; aslında bir cesaret ve yaratıcılık kaynağıdır.
    n
    nDr. Siegel bu kitapta, kişilerarası nörobiyoloji alanındaki önemli araştırmalara dayanarak, genç beyin fonksiyonlarını anlamanın ebeveynlere çocuklarının hayatında inanılmaz derecede önemli bir büyüme, değişim ve deneyim dönemi olan ergenlikte nasıl yardımcı olabileceğinin heyecan verici yollarını araştırıyor.
    n
    nHadi, çocuğunuzun en değerli gelişim dönemlerinden olan ergenliği hayatı için bir fırsat haline getirelim!
    n

    7,90