-
Dünya Dedikleri
€9,90.Müslüman bir entelektüel sorumluluğu içinde, gezme imkânı bulduğum ülkelerin sosyal ve siyasal yapılarına, insan davranışlarına ve alışkanlıklarına, eşyaya, çevreye ve tabiata bakış açılarına kısaca medeniyet tasavvurlarına dair ipuçları yakalamaya çalıştım. Kâh imrendim, kâh isyan ettim, kâh ağladım, kâh eleştirdim. Ama genelde, kendi yetiştiğim iklimle gezdiğim farklı iklimleri hep kıyasladım. Ancak vardığım sonuç bundan tam 150 yıl önce Tanzimat’ın meşhur şairi Ziya Paşa’nın gezilerinin sonunda vardığı sonuçtan farklı değildi. Anlaşılan 150 yıldır bu topraklarda pek de bir şey değişmemişti:
“Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm,
Dolaştım mülk-i İslamı bütün virâneler gördüm.” -
Dünyanın Sonu 1
€10,90Hiçbir şey tesadüfi değildir.
Artık yaşanan olaylara farklı bir gözle bakma zamanı geldi…
Bütün dünya ve onun dışında ne varsa her şeyin bir denge üzerine kurulduğuna ve yürüdüğüne şahit olacaksınız. Evet, sizi farklı bir dünya bekliyor. Hayatınızın olumlu yönde değiştiğini, bildiklerinizi unutacak ve hatta onlara yeniden şekil verdiğinizi hissedeceksiniz. Çünkü ezberinizi bozacak olayları peş peşe okuyunca, o harika sonuçların zihninizde yerini aldığını görecek ve çok güzel düşüncelere sahip olacaksınız.
Dünya meşakkatinin ağır yükleri altında zaman ayıramadığınız ve yarım bıraktığınız bilgiler yeniden filizlenecek. Dünyaya, bir de şu üç bölümden oluşan kitapları okuduktan sonra bakın! -
Entella
€7,90Peki, sen, ey arkadaşım, sen!
Benim derdim seninle.
Senin özgürlüğün nereye kadar?
Sen ne zaman özgür olacaksın.
Ne zaman kurtulacaksın, seni kendine köle yapan sistemden?
Ne zaman kurtulacaksın, ömrünü kemiren boş işlerden?
Ne zaman isyan edeceksin, seni dünyaya her geçen gün daha fazla bağlayan hedeflere.
Biriktirmek, biriktirmek ve hiç paylaşmamak; zevke dalıp ümmeti unutmak nereye kadar?
Elbette biz, arkadaşım, biz. Bizim bu gidişimiz nereye kadar?
Fe eyne tezhebuun? Nereye bu gidiş? Nereye bu gidişimiz? -
Ergenus Cumhuriyeti
€5,90‘-Heeeyyy burası benim Cumhuriyetim. Evet, buraların tek sorumlusu benim artık. (işaret parmağımla çocukları küçümsüyordum)
Hey siz zavallı halkım. Sadece benim için çalışacaksınız. İyi haber, artık okul yok! Kötü haber; ben varım hahahhhahha!
Çocuklar gülüyordu. Hasan; pek kıymetli efendimiz. Size Trabzon’dan en nadide çayları getireyim’ Dedikten sonra; in aşağıya hamsi kafa. Düşüp biyerunu kıracaksun.
Nadim: hey kardeşim dikkat et! Cumhutiyetini ilan ettiğin gün devrilme de aman!
Tuğberk ne dese beğenirsiniz! ya gelsene daha anlatacaklarım vaarr!
Uzaya kaçsam bağırır uzay mekiğinin arkasından. Anlatacaklarım bitmedi gel buraya!
Cihad her zamanki gibi tepkisiz dinledi dinledi çaktırmadan güldü sanki biraz.
-İn aşağıya in! Sen kursan kursan Ergenus Cumhuriyetini kurarsın! Demişti. Çok sevmiştim bunu. Baya güldük.
Ergenus Cumhuriyeti !
Hiç tuhaf değil. -
Evini Yıkan Derviş
€6,90-Sor evlat, hiç usanmadan, sadece sor Cevabın varlığı soruya muhtaçtır. Sormasını bilmezsen cevabı bulamazsın, aramazsan bulamazsın! Evini yıkan derviş kitabı ne kuru bir biyografi eğitimi, ne de tamamen hayal ürünü olan öyküler derlemesidir. Bu kitap daha çok okurun Zerdüşt ve Mahbe’deki ortak paye olan “aramak kavramının alev alev kavurucu yangınında daralıp, Selman’ın bulduğu vahada ferahlayabileceği ve bir solukta okuyabileceği bir eserdir. Günümüzden yüzyıllar evvel yaşanmış bu kıymetli olayların, bugünün inanç eksenli problemlerine ilk günkü sıcaklığıyla birtakım mesajlar verebileceğini düşündüğümüzden, kıymetini de tarihselliğinden ziyade manalarında görüyoruz. Bu açıdan Evini Yıkan Derviş kitabı okunmaktan çok düşündürmeyi amaçlamaktadır
-
Evlerimizi Kaybediyoruz
€13,90Yerlilik kavramlaştırması, insanın “halifetü’l arz olarak yaradılışının neticesine bağlıdır. Herkes yerli olabilir mi? Bizim anlattığımız yerli’nin “Amerikan yerlisinden farklı olmasını sağlayan bir hususiyet var. Bir toprakta üç bin yıldan beri yaşamak sizi yerli kılmayabilir. Yerlilik, “halifetü’l arz olan insanın dünyadaki yürüyüşüdür. Bizi yeryüzünde, yer-li yapan şey, Âdem’in yer’e indirilişinden sonraki eylemlerini hatırlamamızı icbar etmektedir. Âdem (as)’in yeryüzüne indiğinde tesis ettiği üç kurumsal tavır, bütün nebilerce yeniden rücu edilen başlangıç noktası sayılmıştır: Mescid’in inşası, toplumsal akitler, maişetin ve pazarın tanzimi. Bizi yer-li kılan hakikat, inancımızın aramızdaki hukuka, helal lokmanın kaynağı olan üretimin – alım satımın zahir olduğu pazarın teşkiline, toplumsal değerlerimizin ibadetgâhlarımızın çevresinde inşasına yönelmiştir. Kitaptaki makale ve yazılar yer-lilik kavramından yola çıkan insanın ilk durağını yani “aile/ev/mahalle”yi ele almak gereğinden hareket ediyor. Özelde İslâmcı kadına ama umumiyetle yeryüzünün tüm kadınlarına “evsizliğini hatırlatan bu makaleler ile yer-li (“halifetü’l arz) olmanın gereğini işaret ettik. Müslüman erkek – kadına, “evine dön – kendine dön demek istedik. Modern dünyaya Müslümanca bir cevabımız var. “Halifetü’l arz biziz; Yer-li biziz.
-
Fetö’nün Kumpası Bylock Zokası
€12,90Mağdurların yaşadıkları sanıyorum ki bu kitabın tarihe kalacak en önemli bölümüdür. O nedenle biz, mağdurlardan gelen metinleri hiç değiştirmeden vermeyi istedik. Mağdurların bize gönderdikleri metinler sadece bunlardan ibaret değil. Çok sayıda metin var ve hepsini yayınlamak bu kitabın hacmini aşardı. Belki ileride müstakil bir kitap haline getirilebilir.
Hatta getirilmelidir de. Bunları okuyan bir kamu görevlisi “Bir daha asla böyle hatalara yol açmamalıyız.” demelidir. Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisi bu hikâyeleri okuduktan sonra “İleride hâkim veya savcı olursam kimseden korkmadan hukuku uygulamalıyım ki bir daha böyle acılar yaşanmasın!” diyebilmelidir.
Umarım yayınlayabildiklerimiz tarihten ders almamıza imkân verir.
Mağdurların yaşadıklarını yayınlamaktaki amacımızı açıklarken İlber Ortaylı’nın güzel bir sözünü buraya aktarmamız lazım: “Tarihi bilelim ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kavramak için.” diyor yazar. -
Fitneler Devrinde Mi Yaşıyoruz?
€9,90İnançlı” olarak adlandırdığımız insanların, zamanla Allah’ın ayetleri ile hükmetmek yerine sekülerleşmesi sonucu bozulan ve yozlaşan bir toplum ile karşı karşıyayız. Her yaptığımız işin bir karşılığı olduğu bu dünyada, bu bozulma ve yozlaşmanın da elbette bir karşılığı olacaktır.
“Ey o bütün iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse duysun: Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki Allah onları sever, onlar Allah’ı severler, müminlere karşı boyunları aşağıda, kâfirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda mücahede ederler, dil uzatanın levminden korkmazlar, işte o Allah’ın fazlıdır, onu dilediğine verir ve Allah vasi’dir, alîmdir.” (Maide 54)
Bu ayet de bunu apaçık ortaya koymaktadır.
Ekrem Doğanay Hoca’nın makalelerinden yola çıkarak hazırlanan bu eser dönemimizin fitnelerini bilmek bunlardan kaçınmak, herhangi bir fitneye sebebiyet vermemek ve yukarıda yazılı olan ayette -yanlışlıkla da olsa- “dininden dönen” kimselerden olmamak için çok önemli bir kaynak.
İşte bu noktada bize bir mihenk taşı, bir ışık olacağına inandığımız bu eserin siz değerli okuyucularımız ve en kıymetlimiz olan ailelerimiz için de bir yol gösterici olacağı düşüncesindeyiz.
Allah (c.c) hepimizi “fitne”ye bulaşmadan sınavını verenlerden eylesin. -
Gayrıresmi Hayatlar
€5,90Ortadoğuda yaşanan çileli hayatlar üzerine kurulan insan pazarı. Mülteci kamplarında ölüme terk edilen çocuklar;
hastalık, açlık, sefalet..
Mülteci olmak…
Yaşamları sınırlandırılmış hayatlar ve sınırlar arasına sıkıştırılmış dramatik hayat hikayeleri. -
Gençler İçin Sosyal Medya İlmihali
€6,90“Genç kardeşim! Günümüzde Müslümanlık kalitesi namaz, oruç, hac gibi ibadetlerin yanında internetle baş başa kaldığımız zaman gösterdiğimiz tavırla da yakından ilişkilidir. İnternet ve sosyal medya platformlarında sergilediğimiz davranışlarımız, beğenilerimiz, paylaşımlarımız ve arkadaşlıklarımız da İslami yaşantımızın bir parçasıdır. Namazlarına özen gösteren bir Müslüman genç olabiliriz, tesettürüne dikkat eden bir Müslüman hanımefendi olabiliriz ancak unutmayalım ki, namazımıza ve tesettürümüze bakacak olan Rabbimiz, internetle baş başa kaldığımız andaki tavırlarımıza da bakacaktır. Eğer imtihan bekliyorsak bilmeliyiz ki, modern dünyada en büyük imtihanlardan birini internet ve sosyal medya üzerinden yaşayacağız.” Abdülaziz Kıranşal
-
Gizemli Mektup
€5,90Kimden ve nereden geldiği belli olmayan bir mektup…
Mektubun gizemini çözmeye çalışan 2 arkadaş…
Acaba neydi önemli olan?
ÇOCUKLAR!
Düşündüren, heyecanlandıran, meraklandıran ve gülümseten bir kitap okumaya hazır mısınız?
DİKKAT EDİN!
Kendinizi bir an da kitabın sayfaları arasında Emir’e mektubun yerini söylerken bulabilirsiniz.
Acaba sizi duyacak mı? -
Gönüllerin Fethi
€8,90Önümdeki zatın boynunun kenarından göz ucuyla bakayım derken bir an göz göze geldik. Kalemi elinden bıraktığı gibi üzerime doğru yürüdü. Önümde bulunanları yararak geçti ve boynumdan sıkıca tutarak diğer elinde bulunan dikenli, budaklı ağaç dalını yüzüme çarptı. Zincir vurulmuş ellerimi ızdırap ile yüzüme doğru götürdüğümde ortaya çıkan sesler, çadırın içinde yankılandı. Zincirin uçları da vücuduma çarparak ayrı bir acı oluşturdu. Ama en büyük acıyı babamın bu kaba hareketinden dolayı hissetmiştim.
Beni şiddetle ortaya çekti ve Allah’ın Resulü ile yüzyüze geldik. Olaylar çok hızlı gelişmiş, şaşkınlıktan kimse müdahale edecek fırsat bulamamıştı.
“İşte Ey Muhammed! Üzerinde seninle anlaştığım antlaşma gereğince bana geri çevireceğin kişilerin ilki!” diye bağırdı babam.
Ben ve çevremdeki herkes, Allah’ın Resulü’nün ne yapacağını merakla bekledik. Çok zor durumda olduğunu yüzündeki her mimik ele veriyordu.
“Biz, barış ve antlaşma yazısını daha imzalamadık!” dedi, ama babam gibi kurnaz ve akıllı bir kişiyi bu söylemle ikna edip beni yanında alıkoyabileceğine muhtemelen kendi de inanmıyordu. -
Gözün Kalır Geride
€8,90Okurlar meraklıdır.
Sorarlar: Bunları yaşayarak mı yazdın?
Her yazdığın şeyi birebir yaşama olanağı yoktur. Olamaz. Bir cinayeti yazman için cani olman gerekmez.
Hem sonra birebir yaşadıklarını yazsan n’olacak?
Romanda, öyküde birebir yaşadıkların bile kurmacadır; artık birebir yaşadıkların değildir.
Kendimi yazdım desem -ki bir öyküde kendimi yazdım diyorum- kendimi değil ama kendimden bir şeyleri yazmışımdır.
Olayın kahramanının bir kadın, bir çocuk, bir kötürüm, sekeratta bir hasta olması hiç fark etmiyor. O kahramanın yaşadığı duygu nedir? Pişmanlık mı, keşkeler mi, özlem mi, korku mu, uyuşukluk mu? Kimin ağzından olursa olsun, bu duyguları taa iliklerime kadar hissederek yazmışımdır.
Hani derler ya işin hilesi dürüstlük diye, öykülerde bir yaşanmışlık tadı, bir sahicilik varsa, işin hilesi olayların değil ama duyguların yaşanmasında yatmaktadır.
Neyse, işin sırrını çok da faş etmek istemem. Ki, büyüsü kaçmasın. -
Güvercin Uykusu
€6,90Derler ki, güvercinler uyumazmış. Yorulduklarında, her an uyanacakmış gibi hafif bir uykuya dalarlarmış. Hatta bir gözü uyurken, diğer gözü nöbet tutarmış tehlikelere karşı. Bu yüzden çok kısa sürermiş uykuları.
İnsanoğlu, bir güvercin uykusu kadar kısa, hatta ebedi sonsuzluk karşısında güvercin uykusunun ta kendisi olan dünya hayatını tanımalı ve hesap verme vakti gelene kadar geçen kısa sürede aşkı arayıp aşk ile yaşamayı bilmeli.
Derviş’in de dediği gibi;
“Uyanmak lazım evlat! İnsanın gördüğü düşler hep bir güvercin uykusudur. Çok uzun sürmez. Anlıktır, bir nefes misali… Haydi, evlat uyan şimdi! Güneşi yarensiz bırakma… Yola çık, ölümsüz sevdalar için.
Bu hikâye, güvercin uykusundaki bir gencin ve onu uyandırmaya çalışan bir dervişin hikâyesidir. -
Hacı Hasan Efendi ve Tasavvuf Anlayışı
€5,90Hz. Peygamber’in yolunu bilinçle ve ibadet anlayışıyla takip eden, Allah-u teala’nın velayetini tüm velayetlerin üzerinde gören ve bunun bir göstergesi olarak Resulullah’a ittiba eden, kâfirlere ve zalimlere en ufak bir sempati dahî göstermeyen, gök ehlinin sevgisini kazandığı için yeryüzü müminlerince de sevilen veliler, insaniyet makamının en büyük temsilcilerindendirler. İnançları, ibadetleri, ahlakları ve içtimai davranışlarıyla sünneti günümüze taşıyan, İslam’ın hayalî bir dünya görüşü olmadığını ispatlayan, Hz. Peygamberin yolunun canlılığını ve her zaman yaşanabilirliğini bizlere gösteren kutlu insanlardır.
-
Hakka Sahip Çıkmak
€3,90Günümüzde hakka sahip çıkmak ancak Milli Görüşle olabilir. Milli Görüş herhangi bir zihniyet, herhangi bir hareket değildir. Öyleyse Milli Görüş nedir?
Milli Görüş, insanlığın aşırı derecede bunaldığı, zulümler içerisinde yaşadığı bir dönemde, bu zulüm dünyasından kurtularak yeniden saadet dünyasına geçiş hareketidir. Onun için çok mühimdir, çok değerlidir. Milli Görüş ”Yeni Bir Dünya”nın kurulma hareketidir.
-
Hikayeden Hayatlar
€10,90Gölge gibi takip ediyordu; fark edilmediğinden emindi. Kâh kalabalıklara dalmışlar, kâh tenha ara sokaklara sapmışlardı. O önde, kendisi arkada dur durak bilmeden yürüyorlardı.
Hiçbir yere uğramadı; hiçbir yere uğramadılar. Ne kalabalıklardaki insan simaları dikkatlerini çekmişti, ne mağaza vitrinleri. Acele yürüyordu; acele yürüyorlardı. Belli ki, işi vardı; belki bir randevusu, belki bir Programı… Amaçsız, avare gezmiyordu, besbelli. Öyleyken, nasıl olmuştu da dikkatini çekmişti; kendisi de anlayabilmiş değildi.
Selami Güder
-
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Kur’an Anlayışı
€12,90Hz. Muhammed (s.)’in tilaveti, öğretim faaliyetleri, yaşamaya verdiği önem, hıfzı teşvik etmesi ve işi ehline vermede Kur’an-ı Kerim bilenleri öncelemesi ve Hz. Peygamber’in tefsir metodu kitabın ele aldığı konulardandır. Bu konuların büyük bir kısmı sünnetin tebyin, temsil ve teşri alanlarıyla ilgilidir. Konuyu mecrasından uzaklaştırmamak için işin bu tarafına girmedik ama şu tespiti de yapmadan geçemedik: Kur’an-ı Kerim’i dosdoğru anlamanın iki anahtarı vardır. Bunlar; Hz. Muhammed dönemi Arapçasını tüm yönleriyle -söz sanatları dâhil- bilmek, diğeri de Resulullahın sünnetine ve Kur’an’ın içerisinde nazil olduğu tarihe tamamıyla vakıf olmaktır. Bu iki önemli anahtar Kur’an-ı Kerim’i ehliyetsiz ve kötü niyetli insanların elinde oyuncak olmaktan koruyacaktır. Keyfî ve ön kabullü yaklaşımlardan muhafaza edecektir. Bu nedenle İslam dinini ana kaynaklarından en kuşatıcı şekliyle öğrenmek gerekir. Bu öğretimde dil bilmek de vardır; tefsir, hadis, fıkıh, kelam, İslam tarihi, ahlak/tasavvuf öğrenmek de vardır. Yaprağı bile öğrenmeden orman ve içeriği hakkında konuşmak sıhhatli bir yaklaşım değildir.
-
İçindeki Seni Harekete Geçir
€7,90Bir toplantı salonunda yüksek başarılar elde eden bir kişiyi alkışlıyoruz.İçinizden aynı başarıyı elde etmek geçiyor.O coşkuyu hissetmek istiyorsunuz ancak nasıl ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz.Aslında o alkışlanan kişinin yerinde veya yanında olabilirdiniz.Eğer görmek için ilgi, anlamak için bilgi, gerçekleştirmek için sevgi, sonuç için sabır, bunların tamamı içinse emek ve yüksek coşkuya sahipseniz siz de başarabilirsiniz.
-
İkinci Yalta
€8,90Tarih şeridi gözden geçirildiğinde görülüyor ki dünyada bazen hakkı üstün tutan medeniyetler hâkimiyet kurmuş, adaleti sağlamış, hükmettikleri coğrafyaya barış ve huzur getirmişler; bazen de bâtılı üstün tutan medeniyetler hâkimiyeti ele geçirmiş ve ne yazık ki, dünyada zulüm, kan, gözyaşı ve ardı arkası kesilmeyen vahşetler işlemişlerdir.
Bugün itibariyle bakıldığında görülen o ki bâtılı ilke edinmiş medeniyet anlayışı, maalesef insanlığa acı ve ıstırap dolu günler yaşatıp duruyor.
Milattan sonraki üçüncü binli yılların, bilim ve teknolojideki bunca gelişmişliği karşısında insanlığın aslında mutlu bir hayat sürmesi mümkün iken, Ortaçağ karanlığının bir takım bağnazlıklarına ram edilmesi utanç verici bir durum değil de nedir?
Yaşanan bu zulüm düzeni insanlığı canından usandırmıştır. Artık temeldeki bu yanlışların yapılmayacağı, yeryüzünde huzur, barış ve adaletin tesisi için yeni bir yola girilmesi ve de doğrulara dönülmesi zorunluluğu apaçık ortadadır. İnsanlığın huzur ve rahata çıkabilmesi için ‘Yeni bir Dünya’ kurulması elzemdir ve bunu gerçekleştirmek vicdan sahibi her inanın üzerine önemli bir vazifedir.




















