• Maci Kaybettik

    Hayatın içinden konuşan yazar,kimi zaman yaşadığımız günlerin ironik yanlarına temas ediyor kimi zaman da okuru,insan ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyor.Duru bir dilin,sağlam bir kurgunun eseri olan öykülerden oluşan Maçı Kaybettik,yazarın ilk öykü kitabı…

    Yok abi, bunlarla bir daha top oynamam ben.Bundan sonra Metin diye bi’ arkadaşımda yok benim.Siz ne yaparsanız yapın beni ilgilendirmez.Yüzünü bile görmek istemiyorum.Adını da duymak istemiyorum.O densizin ismini ağzınıza almayın benim yanımda.İşim olmaz benim onlarla.Gitsinler ilkokul çocuklarıyla oynasınlar.Madem hep kendi dedikleri olacak.Madem hep yenecekler,yenemediklerinde de kavga edecekler.Gitsinler çoluk çocukla oynasınlar.Hem yenerler hem de döverler.
    -N’oldu lan buna?
    -N’olacak oğlum,maçı kaybettik.

    €5,90
  • Masal Kuyusu

    Evvel zaman içinde kasabanın birinde çok derin bir kuyu varmış.O kadar derinmiş ki hiç kimse inmeye cesaret edemezmiş. Kuyunun da sihirli olduğu da yıllardan beri söylenegelirmiş. “Söz var, icraat yok” gerçeği o zaman bile geçerliymiş. Kasabanın gençlerini bir meraktır sarmış. Ama ne merak? Yatsan yatamaz, kalksan kalkamazsın denecek türden bir merak. Kasabanın yaşlılarının tüm uyarılarına rağmen kuyunun sırrını araştırmaya karar vermişler.

    €5,90
  • Masal Sepeti

    Mahallenin birinde tek başına yaşayan çok yaşlı bir kadın varmış. Ekmeğini mahallenin çocuklarına aldırır ve sepetle yukarı çekermiş. Gel zaman git zaman bu ekmek sepeti masal sepetine dönüşüvermiş. Nasıl mı?
    Şimdi masal okuma zamanı

    €3,90
  • Medeniyet

    Bu kitaptaki makaleler Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçerken medeniyet kavramının içeriğinin civilisation’a ait anlamlarla yüklenmesini eleştirmeye yöneliktir. Kaleme aldığımız makalelerde “medeniyet”i kendi kültür ve inanç evrenimiz içinden yeniden anlamlandırabilme çabası ile hareket ettik. Bu kitapta Türkiye’de “medeniyet” kavramı etrafında düşünce veren çok değerli yazarların fikirlerini tahlil etmeye çalıştık. Batı ve Doğu’da Müslüman olmayan toplum havzalarında ortaya çıkmış teknik biçimlenmeleri ve iktisadî – politik organizasyonları “uygarlık” kavramı ile karşıladık. Müslüman toplumların uygarlığa dönüştükçe “medeniyet” olgusundan kopuşuna işaret ettik. İslâm Medeniyeti’nin doğuşu ancak ahkâmı yaşayan bir İslâm toplumunun ortaya çıkışı ile mümkün olacaktır. Medeniyet İslâm dininin ilkeleri ile yaşamayı seçmiş bir toplumun varlığı ile zuhur edecektir. Bu toplum kendi kültür ve tekniğini üretir ve bunu adalet / imar / iktisadî tesanüd haline getirdiğinde yeryüzünde ahlâk nizamı doğar. Bu manada medeniyetin sürekliliğinden bahsedilemez. Medeniyet, teknik-ilim değil; Müslüman halkların iktisadî, içtimaî dindarlığıdır. Teknikler, eşyalar, yol, köprü, vb. bilimsel gelişmeler, vs. konular ise kültürdür. Her din kendi oluşturduğu toplumun rasyonel düşüncesine göre kültür üretir. Asıl çatışma “uygarlıklar ile medeniyet” arasındadır. Medeniyet biz Müslümanların toplumsal dindarlığımızda tezahür etmektedir. Ev-mahalle-cami-bedesten-vakıf-şehir kuran fıkıh ve hukukun inşa ettiği adil nizamdır. Medeniyet, toplumu cemaatten (aileden) başlatır ve her halkada daha geniş bir cemaatle yapısallaşır. Uygarlıklar ise ya birey modelleridir ya da klan/aşiret sistemleridir. İslâm, hane temelli yapısıyla bu ikisinden de berîdir. Müslüman toplumsallığın yeniden inşası gerçekleşmedikçe bir “medeniyet” kurulamayacağı düşüncesi bu kitabın hareket noktasıdır.”

    €10,90
  • Mem ile Zin

    Yeryüzüne sığmayan gönlüyle, dört duvar arasına hepsedilen Mem, derin bir mutsuzluk kuyusuna düşmüştü.
    Orada günlerce, haftalarca, aylarca umutsuz bir halde kalınca anladı, İbrahim (as) gibi batınca kaybolan sevgiliye gönül vermemek gerektiğini.
    Acısı o denli büyüdü, o denli büyüdü ki artık küçücük bir keder hissetmemeye başladı.
    Samed’in aynası olan Kalb’i gittikçe saflaştı, arındı.
    Ve nihayet Gerçek Sevgili’ye çevirdi yüzünü.
    Sadece Allah’ı zikirle meşgul olmaya başladı…

    €5,90
  • Milli Görüş Hareketi Bibliyografyası

    Bu çalışmada Millî Görüş Hareketi’nin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kitapları, yabancı dillerde yayımlanan kitapları, teknik eserleri, çevirileri, makaleleri, meclis konuşmaları ayrıca MG partilerinin yayınları ve Millî Görüş Hareketiyle ilgili Türkiye’de ve -nispeten- yurt dışında kaleme alınan kitaplar, e-kitaplar, ansiklopedi maddeleri, doktora ve yüksek lisans tezleri, dergiler, akademik ve popüler dergi makaleleri, sempozyumlar ve bildiriler tasnif edilerek bir bibliyografya oluşturulmaya gayret edilmiştir. Yabancı dillerdeki eserler ise ilgili bölümün altına ayrı bir başlıkta sıralanmıştır.
    Eserlerin tespiti için yapılan kütüphane taramalarında ve eserlerin seçiminde, “Necmettin Erbakan”, “Erbakan”, “Milli Görüş”, “Milli Nizam Partisi”, “Milli Selamet Partisi”, “Refah Partisi”, “Fazilet Partisi”, “Saadet Partisi”, “MNP”, “MSP”, “RP”, “FP” ve “SP” ifadelerinin geçtiği eserler, nispeten de Millî Görüş’ün bir veçhesiyle ele alan çalışmalar bibliyografyamıza dâhil edilmiştir. Erbakan’ın kitapları ve MGH ile ilgili yapılan bütün yazılı eserlerin tespit edilmeye gayret edildiği bu araştırma ile Millî Görüş Hareketi üzerine çalışma yapan araştırmacılara katkı sağlama hedeflemiştir. Araştırmanın sonunda toplam olarak 1441 adet çalışmaya ulaşılmıştır.

    €7,90
  • Milli Görüş Hareketi’nin Temel Karakterleri

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından kurulan Millî Görüş Hareketi, 1960’lı yılların sonlarında (1969) Türkiye’de ortaya çıkmış, İslâmî mücadelede parti/siyaset metodunu benimsemiş, yeni bir model olarak “Adil Düzen” tezini ortaya koymuş, hedef olarak “Yaşanabilir Bir Türkiye”, “Yeniden Büyük Türkiye” ve “Yeni Bir Dünya” ideallerini belirlemiş “siyasal ıslahatçı” bir İslâmî harekettir. Bu hareket sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel alanlarda Türkiye ölçeğinde önemli değişimlerin muharrik kuvveti olmuştur. Aynı zamanda dünyadaki İslâmî hareketlerin bazılarına model olmuş, onlara moral, motivasyon ve heyecan anlamında katkıda bulunmuştur. Bu durum, Millî Görüş Hareketi’nin karakterleriyle/yapısal özellikleriyle ilgilidir.

    Tespit edebildiğimiz kadarıyla Millî Görüş Hareketi’nin temel karakterleri şunlardır: İslâmcılık, İslâm birliği ideali, ümmetçilik, tasavvuf menşeli oluş, Ehl-i Sünnet mensubiyeti, mezhepler üstü duruş, millîlik, yerlilik, antiemperyalizm, antisiyonizm, siyasallık, ıslahatçılık, karizmatik lider tipli oluş, kuşatıcılık, aktivizm ve teşkilatçılık. Son tahlilde bu karakterlerin hepsinin şu iki hususta mündemiç olduğu söylenebilir: İslâmî dünya görüşü ve bağımsızlık.

    Millî Görüş Hareketi’nin temel karakterlerinin ele alındığı bu çalışmada yapısal analiz ve tümevarım yöntemiyle hareketin tanımlanması amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde başta “Erbakan Külliyatı” olmak üzere hareketin temel yazılı kaynakları taranmış, metin analizi metodu kullanılarak zihniyet çözümlemesi yapılmaya çalışılmıştır.

    €8,90
  • Milli Görüş İktidarı: Niçin ve Nasıl

    Mili Görüş iktidarı nedir? Milli Görüş iktidarı demek, Milli Görüş zihniyetine dayanan bir devlet düzenin kurulması ve bu düzenin Milli Görüş zihniyetine göre yürütülmesi demektir. Milli Görüş iktidarını ancak Milli Görüş zihniyetine vakıf olarak tanıyabiliriz. Milli Görüş zihniyetinin diğer zihniyetlerden temel farkı, hak anlayışındadır.

    €5,90
  • Minik Kuş

    Mevlana’nın sadece dönemine değil, geleceğe de ışık tutan ölümsüz eseri Mesnevi’den; minik yavrularımızın hoşuna gidecek, küçük şeylerden büyük dersler çıkarmalarına yardımcı olacak bir hikaye… Minik Kuş

    €10,90
  • Minnet Eylemem

    Yağız Gönüler’in ikinci şiir kitabı Minnet Eylemem günümüz dünyasına itirazın en belirgin mısralarını taşıyor.

    €5,90
  • Muhtasar Cinnet Risalesi

    “Ruhu kalabalık bir dünyanın şiirini yazıyor Mehmet Özger. Namazsız evlerde kederleriyle baş başa kalan melekler, süslü kızların tanrıları, morgta kanı çekilmiş cesetlere dönüşen imkânlar, ıslak tütünler, her şey var bu dünyanın içinde. En önemlisi de hurûtatın tecellilerine dönüşen kadim aşklar…
    Bir gök tiyatrosunda kadim hakikate çağrılar, sunaklar hazırlayan bir şair Özger. Onun şiirleri ezelden toprakla nikâhlanmış gibi. Üstü başı toprak kokan, toprağa; yani insana, yani hakikate, yani arayışa adanmış şiirler…”
    Ahmet Edip Başaran

    “Geleneğin şiirde işlenişi konusunda Özger’in şiiri, 2000’ler şiiri için bu işin nasıl yapılması gerektiğini işaret eden önemli ipuçları taşıyor. Aşk’ı aşka yüreklendiren Molla-yı Cünûn gibi onun şiirleri de modern çağın insandan en çok uzaklaştırmaya, kendisinden yoksun bırakarak soysuzlaştırmaya çalıştığı aşka yüreklendiriyor. Tek sığınak budur çünkü. O da elden gittiğinde artık insan da elden gidecektir. Özger, bu serencamı kendi kişisel menkıbesi çerçevesinde ortaya koyuyor. Onun şiirinde yapılacak kazıda mazmunlar, Galib sesleri, Zarifoğlu parlamaları, Sezai Karakoç ışıkları görülecektir. Hepsi de kendi sesi içinde erimiş bir halde.
    Bu şiirlerin ardında derinlemesine bir yaşanmışlık, şiirin kaynaklarına inmek için gösterilen azami çaba; dahası Fuzulî’nin bir şiir için olmazsa olmaz saydığı ilim var. Akademisyen tarafı ozan kişiliğine zarar vermiyor, aksine onu besliyor. Marifetin iltifat görmediği zamanların yıkıcı etkisinden kendisini kurtarmış bir ilk eserle karşı karşıyayız. Şair, uzun süredir dinlendirdiği kanatlarını Türkçenin hür gökleri için açma kudretini bu ilk eserle kendisinde bulacaktır.”
    Said Yavuz

    €5,90
  • Müslüman Lider Nasıl Olmalı?

    Ahlak erozyonunun en büyük müsebbi ülkemizin siyasetçileri ve hatta siyasetin ta kendisidir. Çünkü siyasi güç her yere hâkimdir ve siyaset her şeyin belirleyicisidir. Yani, kralın sistemi siyaset değil, sistemin kralı siyasettir. Çünkü ülkeyi yönetenler siyasetçilerdir. Her şeyi onlar belirliyorlar. bu belirliyecilik ahlak noktasında da geçerlidir. Yöneticiler ne kadar kaliteli ve ahlaklı ise, yetiştirdikleri insanlar da ancak o kadar kaliteli ve ahlaklı olur. Çünkü siyasetçilerin yaptıkları işler, konuştukları konular her yerden, herkes tarafından görülüyor ve örnek alınıyor. Bu sebeple siyasetçilerin ahlakından daha ahlaklı bir toplum hayal edemeyiz.

    €6,90
  • Müstakim Bir Hayat Nedim Urhan

    “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ayetinden mülhem “Müstakim Bir Hayat”ı kendisine yol edinmiş Nedim Urhan Hoca hem manevi yönü, istikameti ve İslami duruşuyla hem de öğrencileri sevmesi, öğrencilerle hemhal olması, babalık yapması yönüyle müstesna bir insandır.
    Dünyayı takmayan, doğru bildiği yolda sebat eden, davasını her şartta taşıyan ve şartlara teslim olmayıp, Allah’a teslim olan bir Dava Adamı olarak tanıdık Nedim Urhan Hoca’yı.
    Allah ve Rasulü’nün yolunda örnek bir hayatın, hepimize örnek olması temennisiyle…

    €5,90
  • Mutlu Bir Ailenin Kriterleri

    Aile, toplumun çekirdeği ve sosyal hayata nefer hazırlayan ilk birim olması hasebiyle, onun temellerinin sağlam atılması ve aile hayatının, Yaratıcının muradına uygun sürdürülmesi gerekmektedir.
    Ailenin temel unsurları olan erkek ve kadının da, yüce Allah’ın (c.c.) rızasını kazanabilmesi ve mutlu bir aile olabilmesi, hak ve hakikat üzere birbirleriyle uyum içinde olmalarıyla mümkündür.
    İşte biz de, bu çalışmamızda hep bunun ehemmiyetine odaklandık, bunu vurgulamaya çalıştık. Bu düşünceyle hazırlanan eserden istifade edileceğini ümit ediyoruz.

    €8,90
  • Mutlu Sinekler İmparatorluğu

    Evvel zaman içinde Umutlu sinekler imparatorluğu adında bir imparatorluk varmış. Tüm sinekler orada huzur içinde yaşarmış. Ancak bir zaman sonra bu diyara yerleşen insanlar,sinekleri bir bir öldürmeye başlamış. Sinekler bir çare bulmak üzere toplanmaya karar vermişler.
    Şimdi masal okuma zamanı

    €3,90
  • Namaz Öyküleri

    Peygamber Efendimiz; “Sizin dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Kadın, güzel koku ve gözümün nûru namaz.” buyurmuşlardır.
    Namaz, sadece ruhumuzu arıtmakla kalmaz; bize, kul olmanın en yüce bağış olduğunu da bildirir.
    Namazda bütün ibadetler gizlenmiş ve toplanmıştır.
    Namaz, yaratılmışların en şereflisi olarak insanın, bütün yaratılmışlar adına Rabbine boyun eğmesidir.

    Namaza ilişkin öykü, anı ve menkıbelerden oluşan bu kitapla, günde en az beş kez yaşadığımız bu güzelliğin sırlarına bir kez daha varacaksınız.

    €7,90
  • Namazın Hayati Özellikleri

    “Bir kim­se için dert olan şe­yi, inan­dı­ğı, gü­ven­di­ği bir kim­se­ye me­se­lâ, ken­di­sini te­dâ­vi eden ruh he­ki­mi­ne söy­ler­se, bü­tün şi­kâ­yet ve dert­le­ri­ni or­ta­ya dö­ker­se ya­vaş ya­vaş nor­mal ruh hâ­li­ne dö­ner ve iyi­leş­miş olur. Bu te­dâ­vi şek­lin­de ger­çek pa­yı var­dır. Dik­kat edi­le­cek olur­sa na­maz­da bu te­dâ­vi me­ka­niz­ma­sı ken­di­li­ğin­den ha­re­ke­te ge­çi­ril­mek­te­dir. Te­dâ­vi­nin te­mel il­ke­si, has­ta­nın inan­dı­ğı, gü­ven­di­ği bir şah­sa içi­ni aç­ma­sı ol­du­ğu­na gö­re na­maz­da Rab­bi­nin hu­zu­run­da el bağ­la­yıp du­ran bir mu­sal­li hâ­liy­le içi­ni Zât-ı Kib­ri­yâ­’ya aç­mak­ta, giz­li âşi­kâr her hâ­li­nin Rah­man ve Ra­him olan Rab­bi ta­ra­fın­dan en giz­li nok­ta­sı­na ka­dar bi­lin­di­ği­nin id­râ­ki­ne er­mek­te­dir.” Süleyman Arif Emre

    €8,90
  • Ölünün Yeri

    “İbrahim Eyibilir, yazının başında dikkat çektiğimiz “sürekli şimdi” halini öyküleri aracılığı ile hissettirir. Malzemesini zamansal olarak genelde “geçmişten” seçse de onun derdi, içinde yaşadığı “hal”dir, yani “şimdi”dir. Bunu da “öykü anlatıcısının şimdisi” olarak öykülerinde kodlar. Dolayısıyla öykülerdeki “anlatıcı”ların bilinç halleri ve zamansal sapmalarından yola çıkan dikkatli okuyucu, yazarın “şimdisi” (hali) konusunda gerekli verileri elde eder. Bütün bu veriler de gelip şuna dayanır: İbrahim Eyibilir, öyküleriyle “ekran çağına” itiraz ediyor; yani bir tür hayatımızdaki bütün “değerleri ters-yüz eden modernizme başkaldırıyor. Bir sanatçı olarak yazarın böyle bir hakkı yok mudur?…”

    €5,90
  • Öncülük Önceliktir

    Hayat,şerefle bitirilmesi gereken bir görev olduğundan,kazanmak yerine kazandırmak önceliğini omuzlarımıza yükler.Ne kazanacağını hesaplamadan ne kazandıracağını düşünen görev adamına ihtiyaç duyulan bir çağda taşıdığımız değer,önceliğimiz değeri kadar olacaktır.

    €8,90