-
Hz. Peygamberi Yeniden Düşünmek
€13,90Hz. Peygamber’e uymak; zerreden küreye, tepeden tırnağa, iğneden ipliğe bütün eşyayı kuşatan derin bir nazar, merhamet, marifet, muhabbet ve gayret yüklü bir aksiyondur. Bugün Efendimiz’i (sav) anlamak, somut ve spesifik birtakım sünnetleri hayatımıza tatbik etme ile başlayan ama burada kalmaması gereken, Efendimiz’in (sav) nazarıyla, hassasiyetiyle, derdiyle, değerleriyle insana, topluma, havadaki kuşa, denizdeki balığa, saksıdaki çiçeğe, sokaktaki köpeğe, kediye hasılı iğneden ipliğe her şeye Onun ümmeti olduğumuzun şuuru ve nazarıyla bakmak demektir. Hz. Peygamber aşk ile özdeştir. Onun sünnetine uyarak Onu sevmeyen, Onun sevgisiyle içini ısıtmayan, hiç kimseyle ünsiyet kuramaz; hakikatte kendi nefsinden başka hiç kimseyi de sevemez. Onun sünneti ümmet duvarının her bir tuğlasını birbirine bağlayan harçtır. Onun sünnetine uymadan Ona ümmet olunamaz. O halde şimdi Hz. Peygamber’i “Yeniden” Düşünmek, şimdi ümmet olmak zamanıdır…
-
Hz. Safiyye Bint Huyey / Peygamber Evinin Hanımları 9
€7,90“Safiyye bir peygamberin (Harun’un) kızıdır, amcası (Mûsâ) da peygamberdir, hâlen kocası da bir peygamberdir.” [Hz. Muhammed (sas)] Hz. Safiyye (ra), Hz. Peygamber’in (sas) azılı düşmanlarından Yahudilerin lideri Huyey b. Ahtab’ın kızıdır. Zarif ve çok güzel bir kadın olan Hz. Safiyye (ra), Hayber’in fethinde esir edilmiş; Hz. Peygamber (sas), onu İslâm’ı seçip seçmeme konusunda serbest bırakmıştır. İslâm’ı seçen Hz. Safiyye (ra), Hz. Peygamber’in (sas) evlenme teklifini de kabul ederek “Müminlerin Annesi” vasfını kazanmıştır. Hz. Peygamber’i (sas) çok seven Hz. Safiyye (ra), Resûl-i Ekrem’in (sas) son hastalığı sırasında “Keşke senin yerinde yatan ben olsaydım.” demek suretiyle üzüntüsünü dile getirmiş, diğer hanımlarının birbirine işaret ettiğini gören Resûlullah (sas) onları uyarmış ve Safiyye’nin (ra) sözünde samimi olduğunu belirtmiştir. Hz. Safiyye (ra), çalışmamızda konu edindiğimiz özellikleri ve Resûlullah’a (sas) ileri derecedeki sevgisi sebebiyle İslâm tarihindeki yerini almıştır.
-
Hz. Sevde Bint Zem’a Hz. Zeyneb Bint Hüzeyme Hz. Meymume Bint Haris / Peygamber Evinin Hanımları 4
€8,90Müminlerin Anneleri’nden Hz. Sevde’nin (ra), fedakâr ve vefakâr kişiliği, gerek İslâm’ı kabulünden sonra yaşadığı sıkıntılarda gerekse Hz. Peygamber’le (sas) evli bulunduğu dönemde dikkatimizi çeker. Bununla birlikte bir peygamber eşi olarak, Hz. Peygamber’in (sas) diğer bazı eşlerinde görüldüğü kadar kendisini ön plana çıkaracak aktif bir rol üstlenmemiştir. Hz. Zeyneb bint Huzeyme (ra), yoksullara sadaka ve infak faaliyetlerinden dolayı “Yoksulların Anası” unvanını almıştır. İyilik ve ihsan sahibi annemiz selamet içinde yaşadığı gibi selamet içinde ebedi istirahatgâhına çekilmiştir. Bu dünyadan çekilirken “Son Peygamber’in Eşi” ve “Müminlerin Annesi” olma şerefiyle ödüllendirilmiştir. Hz. Meymûne (ra), ise kendisini Resûlullah’a (sas) hibe etmesi ilim, takva, sadakat, sünnete ittiba, vefası ve takvasıyla temayüz etmiştir. Nitekim Hz. Âişe (ra), onun hakkında “Meymûne, en muttakimiz ve sıla-i rahimi en çok gözetenimizdi.” demiştir.
-
Hz. Şuayb Namaz-Ticaret-Adalet
€6,90Tarihin derinliklerinde kalmış olan Medyen ve Eyke’deki egemen sosyo-ekonomik düzenle çağımıza hakim olan küresel sistem arasındaki benzerlikler bir hayli şaşırtıcıdır. Kur’an’ın beyanından öğreniyoruz ki, Medyen ve Eyke’nin yönetici elitleri, çeşitli ticari hile ve sahtekarlık yöntemleriyle aşırı kâr sağlamayı, insanların mallarını gasp ederek haksız kazanç elde etmeyi bir alışkanlık haline getirmişlerdi. İnsan haklarını açıkça çiğnemeleri, soygun ve yağmacılığı meşru kabul etmeleri nedeniyle ticaret hayatının güvenliği kalmamış, sosyo-ekonomik düzen tamamıyla bozulmuştu. Refah ve bolluktan şımaran mutlu azınlık, ekonomik ve siyasal güçlerine güvenerek kendilerinden daha zayıf gördükleri mümin insanlara işkence baskı yapmakta, onları zorla kendi batıl sistemlerine entegre etmeye çalışmaktaydılar. Bugün de bu soygun ve vurgunlar son derece ince ve akıl almaz yöntemlerle yapılmakta; müminleri ve mustaz’afları baskı altında tutmak için de aynı Şeytani sinsi yöntemler kullanılmaktadır. Dolayısıyla Medyen-Eykelileri bekleyen akibet, bu çağın fesatçılarını da beklemektedir.
-
Hz. Ümmü Habibe / Peygamber Evinin Hanımları 6
€8,90Hz. Ümmü Habîbe (ra), Mekke liderlerinden Ebû Süfyân’ın kızı olması ve Habeşistan’a hicret ettikten sonra kocası irtidat eden bir kadın olarak İslâm’da sebat göstermesi, o dönemde birçok insanın kaçındığı bir davranış olması yönüyle Hz. Ümmü Habîbe’nin (ra) az rastlanan cesur bir seçimde bulunduğunu göstermektedir. İslâm kardeşliğinin, akrabalık bağları ve dünyevî menfaatlerin önüne geçtiğinin en güzel örneğini sergileyen Hz. Ümmü Habîbe’nin (ra) müşrik babası Ebû Süfyân’a karşı Resûlullah’ı (sas) tercih etmesi onun imanının kavîliğini gösterir. Adeta “İbrahim babasının Allah düşmanı olduğunu anlayınca ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim, gerçekten çok duyarlı ve yumuşak huylu biriydi.” (et-Tevbe, 9/114) ayeti onun hayatının bir emsali olmuştur. Onun hayat hikayesinin, İslâm kardeşliğinin en büyük değer olduğunu hatırlatması umuduyla…
-
Hz. Ümmü Seleme / Peygamber Evinin Hanımları 5
€8,90Hz. Ümmü Seleme (ra), kabile bağlarının çok güçlü olduğu bir toplumda Hz. Peygamber’e (sas) en fazla düşmanlık yapan kabilelerden birinin kızı olarak, erken dönemde Müslüman olmuş yürekli bir kadındır. O dönemin ulaşım şartlarının zorluğuna rağmen iki defa Habeşistan’a hicret etmiş ve Medine’ye kocası ile hicretine engel olunmuştu. Aradan bir yıl geçtikten sonra, akrabalarından izin çıkınca, yalnız başına hicret etmek üzere, yanına çocuğunu da alarak yola çıktı. Şayet Ten‘im’de Osman b. Talha’ya (ra) rastlamasaydı, tek başına Mekke’den Medine’ye yolculuğu göze alacak kadar cesur bir kadındır. Peygamber hanımı olmanın yanında, Hudeybiye’deki tutumu ile de İslâm tarihinde özel bir yer edinmiştir. Kısacası Hz. Ümmü Seleme (ra), döneminin ve yaşadığı coğrafyanın kadınlarına benzemeyen, güçlü kişiliği, yüksek özgüveni ve yaptıkları ile nev’i şahsına münhasır bir kadındır.
-
Hz. Yusuf (a.s) / Peygamberler Tarihi
€8,90“Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır.” (Yusuf 111)
Allah Teâlâ Kur’an’ı; biz kulları için öğüt almak, onu tefekkür ederek tane tane okumak, tevhid ve kulluk şuurunu kazanmak, kıssalar yoluyla iyi ve kötünün modellerini ortaya koyarak iyiliğe teşvik edip, kötülüklerden sakındırmak ve karanlıklardan aydınlığa çıkmak için gönderdiğini bildirmektedir.
Bizler vahyi, hayatımıza rehber kılmak, bütün davranışlarımızı ona göre şekillendirmek durumundayız. -
Hz. Yusuf ve Züleyha
€6,90Yusuf Aleyhisselam’ın güzelliği karşısında ellerini kesen Mısır kadınları… Ve güzellik sebebiyle gönlünü param parça eden Züleyhâ… Züleyhâ’nın mecâzi aşkının hakiki aşka tebdili ve ilâhi devlete ermesi…Aşk nedir? Cevabını bu eserde bulacaksınız…
-
Hz. Zeyneb Bint Cahş / Peygamber Evinin Hanımları 7
€7,90Hz. Peygamber’in (sas) zevcelerinden her birinin hayatı gerek iffet ve hayâları gerek örnek ahlâkları gerekse de o dönemin sosyal ve kültürel hayatında üstlenmiş oldukları roller açısından incelenmeye değerdir. Hz. Zeyneb bint Cahş (ra), ilahi irade doğrultusunda gerçekleştirdiği evlilikleriyle hukuki, sosyal, siyasi ve insani birçok esası bünyesinde barındırarak tarihe adını yazdıran bir şahsiyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Gençliği, güzelliği, soyu ve Allah Resûlü’nün (sas) halasının kızı olması, nikâhının yedi kat göklerde Allah tarafından kıyılmış olması, Resûlullah’ın (sas) hanımlarının en cömerdi oluşu onu özel yapan hususiyetlerdendir. Hz. Zeyneb (ra) takvası, dindarlığı, dosdoğru oluşu ve samimiyetiyle İfk Vakası’nda Hz. Âişe (ra) hakkında iyi bir şehâdette bulunarak Peygamber eşine yaraşır bir tavır ve davranışta bulunarak Efendimiz’in (sas) aile hayatında müstesna yerini almıştır.
-
Hz. Zeynep
€6,90Elinizdeki kitap salt tarihi bir olayı anlatmakta kalmıyor. Siz, buna tarihin öğündüğü ve insanoğlu var oldukça da öğüneceği bir hanımın yaşam öyküsü gözüyle bakabilirsiniz. O, kısacık ömrünü acıyla, çileyle öfke ve eylemle yoğurmuştur. Konumu, İslam Tarihi ve insanlık açısından oldukça önemli biri; ismi Hz. Zeyneb….
-
I Wonder About Allah 1
€9,90Since the first day it was published, the “I Am Wondering Series” has reached thousands of young readers around Turkey.
It is a series that bravely answers the most important questions children have asked about believing in Allah, angels, books, prophets, resurrection after death, and fate…
-
I Wonder About Allah 2
€9,90Since the first day it was published, the “I Am Wondering Series” has reached thousands of young readers around Turkey.
It is a series that bravely answers the most important questions children have asked about believing in Allah, angels, books, prophets, resurrection after death, and fate…
-
I Wonder About My Prophet
€9,90Since the first day it was published, the “I Am Wondering Series” has reached thousands of young readers around Turkey.
It is a series that bravely answers the most important questions children have asked about believing in Allah, angels, books, prophets, resurrection after death, and fate…
-
İbadetin Beyni Dua
€9,90PEYGAMBERİMİZ’İN (A.S.)TAİFTEKİ DUASI :”Allah’ım; güçsüzlüğümü ve çaresizliğimi, insanların nazarında düştüğüm hor ve hakir durumumu ancak sana arz ve şikayet ediyorum. Ey Merhametlilerin en merhametlisi! Sen zor ve sıkıntılı durumlarda olanların, zulüm altında zayıf düşürülmüş olanların Rabbİ’sin. Benim de Rabbim ancak sensin. Beni kimlerin eline bırakıyorsun? Sen benî; zalim bir düşman eline düşürmeyecek, onları bana hüküm geçirtecek bir konuma getirmeyeceksin. Ey Rabbirn! Benim üzerime çöken bu musibet ve eziyetler, eğer senin bana karşı bir kızgınlığından ve öfkenden dolayı değil ise; çektiğim bunca sıkıntıya hiç aldırış etmem ve hepsine tahammül ederim. Yine de senden bana gelecek bir sığınmaya çok ihtiyacım var. Hem bu dünyada, hem de ahirette, senin o karanlıkları aydınlığa çevirecek nuruna sığınıyorum. Ey Rabbim! Sen, hoşnut oluncaya kadar senden af diler, tevbe ve istiğfarda bulunurum. Biliyorum ki; güç ve kuvvet ancak sendedir.{İbn Hişam, Sire, 280 )
-
İbadetin Beyni Dua (Ciltli)
€9,90PEYGAMBERİMİZ’İN (A.S.)TAİFTEKİ DUASI :”Allah’ım; güçsüzlüğümü ve çaresizliğimi, insanların nazarında düştüğüm hor ve hakir durumumu ancak sana arz ve şikayet ediyorum.
Ey Merhametlilerin en merhametlisi! Sen zor ve sıkıntılı durumlarda olanların, zulüm altında zayıf düşürülmüş olanların Rabbİ’sin. Benim de Rabbim ancak sensin. Beni kimlerin eline bırakıyorsun? Sen benî; zalim bir düşman eline düşürmeyecek, onları bana hüküm geçirtecek bir konuma getirmeyeceksin.
Ey Rabbirn! Benim üzerime çöken bu musibet ve eziyetler, eğer senin bana karşı bir kızgınlığından ve öfkenden dolayı değil ise; çektiğim bunca sıkıntıya hiç aldırış etmem ve hepsine tahammül ederim. Yine de senden bana gelecek bir sığınmaya çok ihtiyacım var. Hem bu dünyada, hem de ahirette, senin o karanlıkları aydınlığa çevirecek nuruna sığınıyorum.
Ey Rabbim! Sen, hoşnut oluncaya kadar senden af diler, tevbe ve istiğfarda bulunurum. Biliyorum ki; güç ve kuvvet ancak sendedir.
-
İbn Arabi Müdafaası Yavuz Sultan Selim’in Emriyle Hazırlanan
€13,90İslâm medeniyeti ve irfan tarihimizde hiçbir sîmânın fikirleri ve şahsiyeti İbn Arabî’ninki kadar tartışılmış değildir. Eserleri, fikir ve talebeleriyle medeniyet tarihimize kolay silinemeyecek derin izler bırakan Şeyh-i Ekber, aynı zamanda kendisinden sonra gelen
düşünürleri de keskin bir çizgiyle ikiye ayırmıştır.İbn Arabî, başta Fusûsu’l-hikem ve Fütûhât-ı Mekkiyye olmak üzere muazzam bir hacme sahip külliyatında bulunan fikir ve ifadelerinden dolayı yüzyıllar boyunca zâhir ulemâsının tenkidinden kendisini kurtaramamıştır. Anlaşılamamak, taassup ve art niyetten kaynaklanan bütün iftira ve karalamalara rağmen yaşadığı dönemden itibaren kendisini seven, anlayan ve müdafaa eden kimseler de hep var olagelmiştir.
Bu kitap, bir İbn Arabî hayranı olan büyük Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in emriyle onu müdafaa etmek için yazılmıştır. Sultan Selim’in İran Seferi dönüşünde yanında getirdiği âlimlerden olan Şeyh Mekkî tarafından Farsça kaleme alınan bu eserde, İbn Arabî’ye yöneltilen tenkit ve eleştiriler tek tek ele alınıp çözüme kavuşturulmaktadır. Osmanlı Devleti’nde yöneticilik görevlerinde bulunmuş önemli bir edîb ve âlim olan Mirzâzâde Ahmed Neylî tarafından Türkçeye tercüme edilen bu kitap, İbn
Arabî literatürüne önemli bir katkı sağlamanın yanında bu büyük ârif hakkındaki eleştirilere verilen cevapları görme, eserlerindeki tenkide açık fikir ve ifadeleri anlayıp değerlendirme hususunda bir hazırlık işlevi görecektir. -
İbn Battuta / Kaşifler
€8,90İbn Battuta Fas’ın Tanca şehrinde 1304 yılında doğdu. Gerçek adı Şerafettin Ebu Abdullah Muhammed İbn Battuta olan, tüccar ve zengin bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi ve iyi bir eğitim gördü. İbn Battuta, birçok İslam ülkesinde kadı olarak görev yaptı. 21 yaşına geldiğinde Hacca gitmeye karar veren İbn Battuta, dönemin şartları nedeniyle oldukça uzun bir yolculuk yapmak zorunda kalmıştır. Bu yolculuk boyunca Tunus, İskenderiye, Kahire, Şam ve Kudüs gibi şehirlerden geçerek Mekke’ye ulaşan İbn Battuta’nın yolculuğu yaklaşık bir buçuk yıl sürmüştür. Ancak İbn Battuta, bu uzun yolculuk boyunca geçirdiği deneyimlerden ve gördüğü yerlerden o kadar etkilenmiştir ki, seyahat etmek onda adeta bir tutku haline gelmiştir. Bu nedenle Fas’a geri dönmeyerek seyahatine devam etden İbn Battuta’nın bu seyahati yaklaşık 28 yıl sürmüştür. İbn Battuta, Avrupalılarca çok az bilinen Afrika, Ortadoğu ve Uzak Doğu’ya cesur yolculuklar yaptı. Ülkemizde de bulunan İbn Battuta, Anadolu’nun “Türk ülkesi’’ ve bu ülkenin insanlarına “Türkler, Türkmenler’’ diye adlandırıldığını yazmıştır.
-
İbn Battuta Seyahatnamesi
€13,90XIV. yüzyıl İslâm âlemi ile birlikte Türk dünyasını canlı levhalar halinde aksettiren önemli kaynaklardan biri de İbn Battuta’nın Tuhfetu’n-Nuzzâr fî Garâibi’l-emsâr ve Acâibi’l-esfâr adlı seyahatnamesidir. 1325 yılında, 22 yaşında iken hac maksadıyla memleketinden ayrılan, Avrupa hariç neredeyse eski dünyanın tamamını gezen İbn Battuta, Marko Polo ile birlikte Ortaçağ’ın en büyük iki seyyahından biridir. Seyahatname; yeme, içme, giyim, aletler ve âdetlerle ilgili etnoloji ve folklor malzemesinden başka, İslâm âleminin iktisadi hayatını ve sanatını inceleyenler için bir hazine değerindedir. Eser o zamanki İslâm dünyasının etnik vaziyeti hakkında da bilgi vermektedir. Devrin büyük şeyhleri, velileri yanında Sünnîlik, Şiîlik ve şubeleri hakkında fikir edinmek de mümkündür. Eserde Anadolu’nun o günkü durumu hakkında ayrıntılı bilgi vardır ve beyliklerin iç ihtilâfları, Umur Bey’e karşı düzenlenen Haçlı saldırısı, Germiyanoğulları’na karşı duyulan güvensizlik, Eretna Devleti’nin refah seviyesi, Sinop’un stratejik değeri, Erzurum ve Erzincan’da birbirleriyle çarpışan Türkmen kabileleri, İlhanlılar’ın Anadolu siyaseti, Çobanoğulları vb. hakkında birinci el kaynaklardandır. Bu eser hazırlanırken Şerif Paşa tercümesi esas alınmakla beraber Defrémery tercümesinden de istifade edilmiştir. Eserin mukaddime kısmı hariç, diğer bölümleri mümkün olduğu kadar sade bir dille verilmeye çalışılmıştır. Bu baskıda araştırmacıların istifadesi için eser sonuna bir “Dizin” ilave edilmiştir. Oldukça akıcı bir dile sahip olan Seyahatnamenin okurların beğenisini kazanacağını umuyoruz.
-
İbn Fâris – Siret-i Nebi Evcezu’s-Siyer Li Hayri’l-Beşer
€8,90Siyer sadece bir insanın hayatını değil, insanlığın nasıl hayat bulduğunu ve bulacağını anlatır. Dolayısıyla siyere göre şekillenmemiş bir hayat, ızdıraba mahkûmdur. Allah’a [celle celâluhu] itaat O’nu sevmekten, O’nu sevmek Resûlullah’a [sallallâhu aleyhi ve sellem] itaatten, Resûlullah’a itaat onu sevmekten, onu sevmek de onu tanımaktan geçer. Elinizdeki bu kitap işte bu ilk adımı atmaya yardımcı olur. Erken dönemin en büyük dilcisi sayılan İbn Fâris (v. 395/1004) tarafından kaleme alınan bu eser, Resûlullah’ın [sallallâhu aleyhi ve sellem] mübarek siyerini anlatan en kısa ve özlü eserlerden biridir.
-
İbn Tufeyl ile Akıl Adasında Bir Başına
€8,90Bir zamanlar Gırnata, geceleri zeytinyağı kandilleri ile aydınlatılırdı. Şehrin, tepelerden aşağılara doğru uzanan daracık sokakları vardı. Eğer yaratılmasaydı, hiçbirimizin, “Orada serin şavkı ile parıldayıp duran bir semavî cisim olsaydı; uyuyanların uykularını bölmeden, usul usul ağaçların, uzak tepelerin, evlerin, el-Hamra’nın arkasından yükselip, karanlığı aydınlatsaydı. Ne güzel olurdu!” diyemeyeceği Ay’ın ışığı altında, erimiş gümüş ırmakları gibi parıldayan bu sokaklar, portakal çiçeği kokardı. İbn Tufeyl, Ay’a baktı. Ve onu, aranan bir cevap kadar güzel gördü. İçinden, bu portakal çiçeği kokulu geceye bir şiir bırakmak arzusu geldiyse de, “Şimdi şiirin sırası değil!” dedi. “Bugün yaşadıklarım, beynimin orta yerinde, içi ateş karıncaları ile dolu bir küpün ağzını açtı sanki…” ••• Bu kitapta okuyacaklarınız, İbn Tufeyl’in, Hayy b. Yakzan kitabını yazmadan önce aklından ve kalbinden geçenlere dair kurgusal bir hikâyedir. Onu böyle bir eser yazmaya götüren yolculuk acaba nasıl başlamıştı? Yolculuk süresince aklından neler geçmiş olabilirdi? Bu kitapta hayalimizi, aklımızı ve kalbimizi yanımıza alarak İbn Tufeyl’in düşüncelerinin ayak izlerini bulmaya çalışacağız. Elbette bu hayali bir yolculuk ama kim gerçek olamayacağını söyleyebilir ki…




















