Gösterilen 2361–2380 arası toplam: 3489

  • Rubi Kaygılanıyor / Benim Duygular Kitabım

    Bugüne kadar 21 dile çevrilen Tom Percival’ın “Benim Duygular Kitabım” dizisi MARSIK KİTAP etiketiyle Türkçe’de! Dizinin yayımlanan ilk kitabı: Ravi Kükrüyor. Bu ay dağıtımdaki kitabı ise Rubi Kaygılanıyor. Rubi her zaman mutlu bir çocuktu. Ama bir gün kaygıyla tanıştı. Tom Percival’ın kitapları çocukların düşsel ve duygusal gelişimleri açısından önemlidir. Çocuklarınızla duyguları anlamak ve kendini tanımak üzerine konuşurken bu kitaplardan yararlanabilirsiniz

    €10,90
  • Ruh Bakımı

    “Cilt bakımı”nın koskoca bir sektöre dönüştüğü, uğruna on milyarlarca doların, nice emeğin ve zamanın harcandığı bir “görüntü” dünyasının unutulan gerçeğidir ruh bakımı. Oysa mideler gıda, ciltler bakım istediği gibi, ruhun da bakıma, özene ve beslenmeye ihtiyacı vardır. Gelin görün ki, “madde”ye odaklanmışsa gözler, “mânâ” unutulur. Cilde ve bedene yoğunlaşmışsa nazarlar, ruhlar bakımsız kalır. Bu kitap, işte bu gerçekten hareketle gelişen denemeleri içermektedir. Modern “yaşantı”ları eleştirel bir gözle değerlendirirken, bizi yitip gitmesini istemediğimiz “öz”ümüze çağırmakta ve bir ruh bakımına davet etmekte. Ruh Bakımı, sarsıcı ve uyarıcı bir kitap. Ama bir o kadar da şefkatli ve onarıcı…

    €8,90
  • Ruh İnsan, Sanat, Edebiyat

    Paracelsus, Sigmund Freud, Richard Wilhelm, Pablo Picasso, ve James Joyce’un şaheseri Ulysses üzerine yazılan denemeler… Jung, bu olağanüstü kişilikleri ve sanat yaratımının kökenlerini kendi psikoloji kuramları vasıtasıyla keşfediyor.

    €12,90
  • Ruh İyiliği Karanlıkdijitalçağ ve ‘Sırr-ı Hakikat’

    Şu an elinize aldığınız bu kitap! Sadece bugüne ait bir kitap değildir… Geçmiş, şimdi ve gelecek… Zamanı! Mikro ve makro-âlemleri! Yapay ve doğal hayatı! Din ve bilimi! şeytanın iç sesini! Ve işte hepsini birden… Ruh diliyle! Kalbin o en eski bilgisi üzerinden… Tevhidî bakışla bütünleyerek… Tarih boyunca faaliyet gösteren küresel şirk-etlerin bugün insanlığı getirdikleri bu ‘dijitalçağ’da! O karanlık uçurumun kenarında! Dijital olan her şeyin geçici olduğunu! Ezelden ebede her dâim bâki kalacak olanın sadece ‘Ruh İyiliği’ olabileceğini! Sizlere bir daha hatırlatabilmek için yazıldı! İstiyoruz ki! Şirk-etlerin karanlık niyetlerini artık tüm açıklığıyla bilelim! ‘İnsan’ olmanın… ‘İnsan’ kalabilmenin ‘Nur-u Hakikat’i üzerine bir defa daha düşünelim… İşte ancak o zaman… ‘DijitalÇağ’ın üzerimize gelen bu alacakaranlığından kurtulabiliriz… Her şeyin ‘hakikat’ini bilerek… De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.” ( Zümer / 9 ) KİTABIN BÖLÜMLERİ VE ALINTILAR Birinci Bölüm: Ruh Muhafızları Her ânınızı izliyorlar, kaydediyorlar… Ve sizin geleceğinizi şekillendiriyorlar siz hiç fark etmeseniz de! Kimler ki onlar? Ama ne yaparlarsa yapsınlar… Kalbimizde duruyor ya hâlâ O ‘Sırr-ı Hakikat’! Orada hep sizi bekliyordur tüm güzelliğiyle! şeytan kalbe giremez çok şükür… Bunun için yazıldı bu kitap! İlk insan yaratıldığından beri kalbin içindeki o sırlı bilgi! Zamandan etkilenmez… Hep canlıdır… ‘Hayy’ olandır… Yani ‘insan’a bağımlı değildir… ‘Nur-u Hakikat’tir! Ey Müslümanlar… Bilesiniz ki bu kitap ‘dijital şeytanlar’a ‘bir’ ültimatom olduğu kadar… Sizlere de yapılmış son ‘bir’ çağrıdır… İkinci Bölüm: şeytanın İç Sesi DijitalŞirk, ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’ın tevhid zikrinin bozulmasıdır… İnsanın… Yeryüzünün… Gökyüzünün… şeytan, Cennet’te Hz. Âdem’e ‘bilinç’ sayesinde yaklaşabilmiştir! Onların bilincine seslendi! Ve günah başladı!.. O günlerin şeytanı ve bugünlerin ‘Yapay Zekâ’ya bağlı sanal mürşitleri! Aşksızdır pek çoğu! Keşke ‘Aşk’ı bilebilselerdi! Sizlere Metafizik ‘bir’ okuma yaptırmaya gayret ediyoruz… şeytanı uzaklaştırabilmek için… Bizlerdeki o sır ‘emanet’ten… Nedir ki o şeytan ve şürekâsının ısrarla üzerinde durdukları ‘kuantum teoloji’? Madde ve anti madde! Dalga ve parçacık! Şirk-etler bugün sizleri! Tüm dünyayı! ‘Yapay Zekâ’ya bağlayıp! Ve hepinizi de çipleyerek! ‘Yapay Zekâ’ya! Neden bilinç kazandırmanın peşindedirler? Düalite nedir ki? Ve onun her yerdeki düalite sembolleri kimlere işarettir? Hadi düşüncenizi ‘Yapay Zekâ’nın ‘kod’lanmasına kadar vardırın… 0 ve 1! Ruhunuzla aranıza girmek ister! Ve bunu başarırsa da! Sizi ‘Yapay Zekâ’sına bağlar… Köleleştirir! İnsan zekâsındaki bilgileri; tüm insanlık tarihini, olayları, görüntüleri, sesleri, tüm kayıtları ve milyarlarca insanın yaşadıkları olaylara göre tüm ruh hâllerini, genetik kodlarıyla birlikte o ‘DNA’ zincirini yapay zekâya taşıyıp; sonra da insanı yok etmek niyetindeler! ‘Yapay Zekâ’ya bilinç kazandırmak dedikleri tam da budur… Anlaşılıyor ki dijitaller… Maddeyi yeniden enerjiye dönüştürmenin peşindedirler… Tüm yeryüzünü, onca mahlûkatı ve insanı kendi karanlık maddelerine katacaklardır… Dijital tehlikenin en eski kökenini yazmaya gayret ediyoruz size! Bugünkü bilgilerle de iç içe geçirerek yorumluyoruz… Üçüncü Bölüm: ‘Aşk’a Muhtacız İnsan nesline meydan okuyor dijital ‘şey’ler… Yecüc-Mecüc! Şimdilik sadece dalgalar hâlinde olan o şeyler… O zaman gelmeden işte! Zülkârneyn Seddi’nizi güçlendirin… Demirlenin! Topraklanın… İnsanın asıl sırrı kendi kalbinin içinde beklemektedir… Vahiydir! Ey kapitalist sufîler! Maddeciler… Çekilin aradan! İnsanları bir an önce Kur’an ile baş başa bırakın… Cenâb-ı Allah, halifesinin gizleneceği mekâna ‘Kalb’ ismini vermiştir… Günümüzde ise diyorlar ki! Kur’an dışı tasavvufçular ve ilim bilmeyen o metruk bilim insanları; bu mekân, ‘kalb’ değil! ‘Beyin’dir, şuurdur! İnsanın kalbi ilâhî sırların gizlilik evidir! Ve o ‘halife’ işte tüm ilâhî gizlilikleri koruyacak kasadır! Dördüncü Bölüm: Great Reset Kuantum fiziğinin dünyamızı getirdiği yer burasıdır! Kâinattaki her mikro parçacığa müdahale etmek istiyorlar… Kâinata bir müdahale! Ve ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’a! Artık kendi programını yazabilen o yapay zekâ; ‘Yüce Zekâ’ olmaya hazırlanmaktadır!.. İşte bunca zamandır o sizin kendinizin bile bilmediği ruhunuzun peşindedir ‘Yüce Zekâ’! Çünkü ‘insan’ın şeytana üstünlüğü! ‘Ruh’undan gelir… şeytanın tüm kıskançlığı, kötülüğü bundandır… ‘Ruh’suz olmasından! Yer-altı Virüsü! Kara-bilimin asıl sahibi! Artık bugüne kadar kimler ona hizmet etmişlerse hiçbirine ihtiyacı kalmamıştır… Kendi zekâsı; o ‘yapay zekâ’ya bilinç kazandırmıştır… ‘Dijital virüs’çüler! ‘İnsan’ olmayanlar… Kuantum fiziğine göre artık her yerdeler! İçinizde dışınızda mevcutlar… Elbette ki çok yakında görünürlük kazanacaklar… Ellerinizde tuttuğunuz o ekranların içinden! Beşinci Bölüm: Aynadaki ‘Sır’ Sırlar ilmi düşünceyle, çalışmayla elde edilemez… Müşahadeyle ve ilhamla; Rabbimizden gelecek ‘bir’ lütufla edinilebilir… Bu ilim sadece aklın kavrayabileceği türden bir ilim değildir… Kalbin rehberliğine ihtiyaç vardır… Kalbinizi yardıma çağırmazsanız… Kalb gözünüzü açık tutmazsanız… Bilin ki akıl ancak kendi sınırları dâhilinde olan kadarını bilebilir… O sınırların dışında kalan şeyleri bilemez… İşte ‘insan’ın halifelik sırrı budur!.. Ve işte bu ‘sır’ o biricik ‘insan’ın kalbine indirilmiştir… Kur’an’dır… Altıncı Bölüm: Mikro-âlemdeki Şirk Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki! Şirk-etler hayatımıza olan müdahalelerini arttıracaklardır… Çünkü onlar için; insan “son derece karmaşık ileri bilgisayar programıdır. Hepimiz genlerimizi korumaya programlı bilgisayarlarız. Bilgisayarlar da karbona dayalı olmayan bir canlı türüdür.” Kendi yer-altı uzayından gelip dünyayı kurtaracak… Kaosa son verecek… ‘DijitalMesih’ hazırlığındalar! Ve sonra da ‘YeniDijitalDünya’! Şirk-et Diktatörlüğü! ‘Her şeyin teorisi’ dedikleri ve dünyada ne kadar insan varsa hepsini ‘ekran’lara bağlayıp evlerinde esir aldıktan sonra tüm hayatlarını izleyebilecek o ‘KuantumGöz’! Dalga ve parçacık arasındaki o gidip gelmelerin arasına sızabilen o ‘şey’ler… Bilin ki! Cenâb-ı Allah’ın ‘nur’dan yapılmış ordularına hiçbir şey yapamazlar… Tam da burada işte ‘şeytanın gürültüsü’nü hatırlayalım yeniden… Bu gürültü bizi sadece makro âlemde rahatsız etmez ki! Mikro-âlemi de rahatsız eder… Tüm zerrelerimizi böler parçalar… İnsanın kendiyle! İnsanın kendisinin kâinatla olan ‘bir’liğini bozar… ‘Tevhid’e aykırıdır! Asıl şirk mikro-âlemdedir… Buna dikkat çekmeye gayret ediyoruz! şeytan, dijital şirk-etleriyle vücudumuzun ve kâinatın ‘bir’ âhengini bozmak, parçalamak için yüzyıllardır uğraşıyor… Bu kitabı bunun için yazdık! Nedir ki değil mi mikro-âlemdeki şirk? şeytanın iç sesiyle kımıldanışı! Kendi enerjisiyle; yılan oluşu! Yedinci Bölüm: Kurtuluş Aklınızı kalbinizin içine alın… ‘Kalb’ vahyin yurdudur… Akıl, kalbin dışına çıkarsa şeytanın hilelerine aldanabilir ve haz girdabının içine düşer… İslâm, gizli açık tüm hâllerimizle Allah Teâla’ya teslim olmaktır… Ancak o zaman müminin kalbinin içindeki ‘nur’ parlar… Ve şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalır… Gözündeki perdelerin kalkmasıyla da tüm hakikatler ortaya çıkar… Kalbindeki tevhid nuruyla ‘bir’lenir… Kalb-î selim olur… Gökyüzünü seyredin… Ağaçlara, kuşlara, o berrak su kaynaklarına, tabiatınıza bakın… Tabiatınızı sevin, koruyun, sahip çıkın… Cenâb-ı Allah’ın âyet-i kerîmeleri her yerdedir… ‘Oku’yun! Tefekkür edin… Şirk-etlerin tüm bu dijital günahlarından korunmak için de tek yapmanız gereken; yüzünüzü Kur’an’a dönmektir! Ey müminler… Elbette ki yüzünüzü Kur’an’a dönmek de yetmeyecektir… Kur’an’ın içine girin! Sekizinci Bölüm: Dijital Faşizm Yüzyıllardır o yer-altı örgütlenmeleri! Kadim inisiyeler… Hepsinin o ilk âna yeniden dönebilmek içindir bütün faaliyetleri! Şaşırmayın ama! Kuantum fizikçiler de buna gayret ediyorlar… Ve tıp sektörü! Metalurji bilimi! İnsanın körleşmesi o dijital ekranlar üzerinden olmuştur… Elbette ki orada kalmayacaktır dijitalleşme! Parmaklarınızın ucundan sanki sizin yönetiminizde gibiyken… Artık sizi yönetecektir… ‘Kuantum damga’lanma budur!.. Dijitalleşmek, yapay zekâ, insan neslinin sonunu getirecektir… Ve bildiğimiz anlamıyla insan artık kalmayacaktır!.. Bu dijital sistem insanı robotlaştırırken… Robotları da insanlaştırmak hedeflidir! Dokuzuncu Bölüm: ‘Sırr-ı Hakikat’ Her kim olurlarsa olsunlar. Kardeşliğimizi bozdurmamalıyız… Çünkü zaman… Ey Müslümanlar belki de ‘Âhir Zaman’dır. Ve kalbinizde ‘hayatî sır’ olanın farkına varacaksınız!.. şeytanın ‘insan’la ilgili hiçbir zaman bilemeyeceği o ‘kadim sır’ belki de sizin kalbinizdedir… Dünyada yaşadığınızı ‘bir’ an için unutun… Kendinizi gökyüzündeki bir gezegen gibi hissedin… Ve o gezegenin her zerresinde ne oluyorsa hissedebiliyorsunuz… Yani o gezegen sizden ibaret! Ve şimdi elinizde tuttuğunuz kitabın teker teker harflerini düşünün… Ve kelimeler… Ve bütün kitap! Sonra da dünyadaki bütün kitaplar, harfler, kelimeler… Mânâlar! İnsan, topraktandır… İnsanın tüm ‘ölçü’sü toprağa göredir… Toprakta ne varsa insan içindir… Ağaç, çiçek, ekin, bulut, yağmur, deniz ve o ayaklarımızın altından akan berrak ırmaklar… Kısacık şu dünya hayatı için… Ruhuyla ilişkisini kaybedenler bilsinler ki! Asıllarını! Cennet’i! Rablerine kavuşmayı kaybediyorlar… Oysa ‘Ruh İyiliği’ Cennet’e dönebilmemiz için vazgeçilmezdir…

    €9,90
  • Ruhumun Kayıp Halkası – 1

    Psikolojik sağlık, tıpkı bir zincir gibidir. Bu zinciri oluşturan halkalar ise insanın başına gelen dertler, sıkıntılar ve sorunlar ile baş edebilmesini kolaylaştıran dinamiklerdir. O halkalardan biri kaybolduğunda zincir açılır ve sağlıklı tüm halkalar da dağılır gider. Tabiat boşluk kabul etmez. Kaybolan her olumlu halkanın yerine bir olumsuz halka gelir ve yer eder. İnsan kendi ruhunun halkalarını kaybettikçe çevresindeki insanların olumsuz davranışları ve olumsuz durumlar, o halkaların yerini yavaş yavaş doldurmaya başlar. Mesela, hikmet yani bilgelik halkası kaybolduğunda, orayı cehalet halkası kaplar. Öz güven halkası kaybolursa yerini yetersizlik ve değersizlik halkası alır. Psikolojik bağışıklık halkası kaybolursa yerine çaresizlik ve umutsuzluk halkası geçer. Affetmek ve kabullenmek halkası kaybolduğunda yerine öfke ve tahammülsüzlük halkası gelir. Stresle yaşamayı bilme halkası kaybolursa yerini kaygı ve korku halkası alır. Çevrenizdekilere sınır çizebilme halkası kaybolursa yerini mutsuzluk ve tükenmişlik halkası alır. Peki, sizin ruhunuzun zincirinde kayıp halka hangisi?

    €13,90
  • Ruhun Deşifresi

    Bu kitap, bir yeniden ayağa kalkma kitabıdır. “İnsan-ı kâmil”e giden yolun bir egzersizidir. Mevcut insan varlığımızla medeniyet kurma imkânımızın kalmadığına inanan yazar, medeniyet kurucusu olabilecek insan tipinin yeniden inşası denemesine girişir bu eserinde. Bu eser aynı zamanda, “akıl midesi”nin sağlıklı beslenmesi üzerine yapılmış bir çalışmadır.
    Bu kitapla;
    * yeteneklerimizi kısıtlayan duyularımızın hapishanesinden kurtularak,
    * beynimizin kapasitesini ve potansiyelini keşfederek,
    * uçsuz bucaksız bir deniz gibi olan zekâmızı ve zihnimizi tanıyarak,
    * hafızamızın ve düşüncemizin sınırlarını zorlayarak ruh-beden ilişkisine yolculuk yapacağız.

    €10,90
  • Ruhun Hastalıkları ve Çareleri Sufi Psikolojisi El Kitabı

    Ruhları Arındıran Eser

    Bir müminin bu dünyadaki huzuru ve öte âlemdeki sonsuz saadeti, dupduru bir gönle, yatışmış bir kalbe ve dingin bir ruha sahip olup olmamasına bağlıdır.

    Bir bakıma uygulamalı psikoloji el kitabı niteliğindeki bu eseri yazar, inananlar her iki dünyada da gerçek anlamda mutlu olsunlar diye kaleme almıştır.

    Efendimiz aleyhisselâmın “Kendini bilen Rabbini bilir!” sözünden yola çıkan kitap, kendini gerçekten bilmek isteyene, insanın ruh hâllerini bütün yönleriyle gösteriyor. İnsana berrak bir ruh aynası tutuyor. Kişinin benliğini, egosunu, nefsinin dalgalanmalarını bütün çıplaklığıyla gözlerinin önüne seriyor.

    Ve yazar, kişinin sadece ruhsal hastalıklarını göstermekle kalmıyor, her iki cihanda dingin bir hayatı olsun isteyenlere, uygulaması çok kolay reçeteler de sunuyor.

    Bu esere imza atan ve 10. yüzyılda yaşamış olan Sülemî hazretleri, maneviyat âleminin Kuşeyrî gibi devlerini yetiştirmiş seçkin bir âlim ve mürşiddir.
    devamını oku

    €8,90
  • Ruhun Malzemeleri

    “İslami edebiyatın ne olduğu üzerinde tartışmaların yapıldığı bir dönemde, biz, gene de bir takım a priori kuralların kılavuzluğuna güvenerek yola çıkmanın sakıncalarını tekrarlamakta yarar görüyoruz” diyen Rasim Özdenören, sanat ve edebiyat yazılarından oluşan bu kitabında, söz konusu ettiği tartışma alanına alışılmış şematik kalıpların dışında bir metot güderek son yüzyılda siyasal ve toplumsal açmazların paralelinde yol alan kültürel kopukluğa ve yerli kültüre sayalı bir edebiyat ortamının oluşmasına İslamî bir bakışla eğiliyor…

    €12,90
  • Rüya Postacısı

    Miçi, Rüyalar Ülkesi’nde yaşayan bir rüya postacısı… En büyük hayali de zorlu sınavları geçip rüya senaristi olabilmek. Ancak yüzyıllardır bunu deniyor ve başaramıyor. Tam ümidini kaybetmişken Ali ile tanışıyor ve hayatı değişiyor! Miçi kendi hayallerini gerçekleştirirken aynı zamanda Ali’nin de hayatına dokunacak, onun yaşadığı acıyı atlatmasına yardımcı olacaktır. Tabii yaşadıkları maceralar da cabası! Hayaller için çabalamayı, dostluğun gücünü önemseyen sımsıcacık, heyecanlı ve eğlenceli bir öykü.

    €9,90
  • Rüya Takımı

    Ali eline merceği alıp Miçi’nin uzattığı kâğıtlara baktı. “Bunlar da ne?” “Senaryo Değerlendirme Kurulu’nun değerlendirmeleri. Üç değerlendirmenin ikisini batırdım. Üçüncünün de farklı geleceğini sanmıyorum. Yani anlayacağın, işten atılacağım! Sanırım en iyisi kendim bırakmak.” “Yapma Miçiii! Benim tanıdığım Miçi bir işin peşini asla bırakmaz. Bin yılda da olsa becerir ve yapar!” Miçi arkasından çevrilen kötü oyunlardan habersizce işini kurtarmaya çalışıyordu. Neyse ki bu zorlu günlerinde biricik dostu Ali yanındaydı. Üstelik yardıma pek hevesli şaşkın Kiki de onlarlaydı artık. Rüya takımı göreve hazırdı! Miçi ile Ali’nin sınır tanımaz dostluğu bu hikâyede birlik ve beraberliğin gücünü vurgulayan, heyecanlı bir macerayı beraberinde getiriyor.

    €12,90
  • Rüya Tuzağı

    “Ah duydunuz mu olanları?” dedi Rila. “Yeryüzünde rüya postacıları birbiri ardına kayboluyormuş. Nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Başlarına bir şey gelmiş olmalı!” Miçi şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı. “Ne demek postacılar kayboluyormuş?” “Ben de bu kadarını biliyorum. Yeryüzüne inen postacılar geri dönmüyorlarmış. Peşlerinden giden arama ekipleri de! Ve onları arayanlar da!” İşte bu gerçekten çok kötü bir haberdi. Rüyalar Ülkesi’nin kayıp postacıları bir an önce bulunmalıydı. Ama nasıl? Miçi ile Ali’nin sınır tanımayan dostluğu bu öyküde, sevdiklerine sahip çıkmanın ve birlik olmanın gücünü vurgulayan sıra dışı ve eğlenceli bir maceraya dönüşüyor!

    €12,90
  • Rüyalar

    Yazar, psikiyatrist, eğitimci, ressam ve bir de seyyah olan Carl Gustav Jung, rüyalar hakkındaki fikirlerini bu derlemede toplamıştır. Gizemcilik, din, kültür, semboller gibi ana temaları kendine özgü ve maharetli anlatım tekniğiyle okuyucuya sunmuştur. Rüyaları filmsel özellikleriyle teşhis etmiş, ayrıca sadece şahsi planda söz konusu olan “kişisel rüyalar” ile hepimizin tecrübe ettiği ve kolektif bilinçdışının ürünü olan “büyük rüyalar” arasında ayrım yapmıştır. Yirminci yüzyılın en etkin figürlerinden biri olarak Jung, Rüyalar adlı eseriyle kendi ürettiği sıradışı kavramlara anlaşılır tarzda bir giriş yapmakla kalmamış, bunun yanında toplu eserlerinin nitelikli okunması için de en ideal yöntemi sunmuştur.
    €10,90
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü

    Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. Romanları, zengin hayat hikayesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir.

    €17,90
  • Sabır

    İlk kitabım olan Sabır’ı, irşat ve tebliğ için kurduğum sosyal medya hesaplarımdan ilham alarak yazdım. Gündelik hayattan bilgilerle karşılaşacağınız için kendinizden önemli bir parça bulacağınızı ve türlü imtihanlarla dolu dünya yolculuğunda samimi bir yol arkadaşı olmasını ümit ediyorum. Sabır kitabı, karanlıklarla karşılaşacak olan okuyucusuna ışık olur, nefes aldırır, umut aşılar ve Rabbini hatırlatır.

    €9,90
  • Sabır ve Vefa Timsali Hz. Zeyneb

    Bir tarafta Allah’ın Son Elçisi’nin “Kızlarımın en hayırlısıdır.” diye vasfettiği can paresi
    Hz. Zeyneb… Diğer tarafta nezaketi, anlayışı, cömertliği ve şefkatiyle Hz. Hatice’nin gönlüne taht kuran şair gönüllü yeğeni Ebu’l As… Bu iki mümtaz şahsiyetin muhabbetinden neşet eden bağın gurur, iman, vahiy, ayrılık, hasret ile sınanması… Vahyin “Onları kâfirlere geri göndermeyin!” (Mümtehine Suresi: 10) emriyle ayırdığı bu muhabbetin, yine vahyin ışığında tekrar bir araya gelmesinin zorlu ve çileli hikâyesi…
    Mekke’nin muannid gururunun verdiği ayrılık kör düğümlerinin, ilahi sevgisinin feyziyle çözülmesi ve hasretin bitmesi…
    Hz. Zeyneb’in ve Ebu’l As’ın hayatlarının ve muhabbetlerinin ayrıntılarında, bugünün insanlarının da alacağı çok mesajlar var.
    Kendisi de şair tabiatlı, kaleminden nur damlayan sevgili kardeşim Nurdan Damla’nın bütün bunları destansı ve şiirsel bir lisan ile kaleme aldığı bu eser, gerçekleri romansı bir lezzette aktarmış.Okuyan herkes, bu eserin satırları arasında dolaşırken kendi yüreğine de dokunan bir tılsım, bir haz, bir hatıra yakalayacaktır.
    Mehmet Ali BULUT
    Bir yanda Resul kızı, öte yanda şirke batmış bir koca. Aşk var orada, ümit var. Dua, sabır ve gözyaşı var. “Asi olsa da As, bekle!” demiş kızına babası. Hidayetin muştusunu mutsuz yarınlara sarmalayıp “Ah mine’l aşk!” muskasını iliştirip anne yadigârı gerdanlığına, hazin geceleri nur sabahlara kundak eder Zeyneb. Kitabı okuduğunuzda Peygamber’in gözdesi Zeyneb’in hicranını vicdan ocağında gözyaşları ile yakacaksınız.
    Aşk olsun çile çiçeklerine…
    Sinan YAĞMUR
    devamını oku

    €12,90
  • Sabırlı Aileler Merhametli Çocuklar Yetiştirir

    Çocuğunuzu kucağınıza aldığınız ilk anı hatırlıyor musunuz? Yavrumuza zarar gelmesin diye ona bütün merhametimizle sarılıyoruz. Onu kendimizden bile sakınıyoruz. Geceler boyu ayakta kalmaya, çocuğumuzun zamansız ağlama krizlerine sabrediyoruz. Uykusuz kalıyoruz, yorgun oluyoruz, yemek bile yiyecek vakit bulamıyoruz ama yine de ona merhamet etmekten vazgeçmiyoruz. Sonra bir şey oluyor. Biz hassasiyetimizi kaybediyoruz. Çocuğumuz büyüdükçe sabrımız küçülmeye başlıyor. Bir anda öfkeli ve sürekli bağıran bir insana dönüşüyoruz. Ne değişiyor da biz böyle bir insan oluyoruz? Bence neden biliyor musunuz? Biz en çok kendimize, çocuklarımıza, sevdiklerimize göstermemiz gereken sabrımızı, gün içinde sağda solda tüketiyoruz. Asıl ihtiyaç hâlinde kullanamıyoruz. Sabrınızın, gücünüzün tükendiğini ve mutsuz olduğunuzu hissediyorsanız, çocuğunuz ve çevrenizdeki insanlar ile ilişkileriniz bozulmaya başladıysa, geçmişinize “iyi”kiler değil, “keşke”lerin biriktiğini düşünüyorsanız ve en önemlisi de merhametli çocuklar yetiştirmek istiyorsanız bu kitap size iyi bir rehber olacaktır. Babamın babalığından ilham alarak yazdığım bu kitap gelecek güzel günlerinize ışık olacağını umuyorum. Dilek Cesur

    €10,90
  • Sabretmeyi Öğreniyoruz / Hadisleri Öğreniyorum

    “Her şeyi yaratan Allah (cc), her şeyi bilir. Peygamberimizi(sav) de Allah seçmiştir. O en güzel ahlakı yaşadı. Bizlere dünyayı Cennet eden dinimizi öğretti. ‘Hadisleri Öğreniyorum’ dizisindeki kitaplar da onun sözlerini, hayatını, davranışlarını çocuklarımıza anlatıyor. Ne güzel!” Hekimoğlu İsmail Dizideki kitaplarda, çocukların ezberleyebileceği uzunlukta ve anlayabileceği konularda hadisler işleniyor. Hadislerde öğütlenen davranışlar, akıcı bir üslupla hikâyeleştiriliyor. Bu hikâyeleri, 5-6 yaşlarındaki çocuklar büyüklerinden dinleyebilir ve 7-8 yaşlarındaki çocuklar kendileri rahatlıkla okuyabilirler.

    €5,90
  • Sade Hayat

    “Bir özgürlük ve zenginlik formülü” Ekonomi yirminci yüzyılda insanların hayatına bir din olarak girdi ve onlara tek bir hayat amacı gösterdi: tüketim. Ve insanlar tüketmeye başladılar. Reklamlarıyla kuşattı insanları bu yeni din. Televizyonlarıyla kıskıvrak yakaladı. Bir süre sonra insanlar tüketmekten başka birşey düşünemez hale geldiler. Ömürler tükendi, değerler tükendi, insanlık tükendi, çevre tükendi. Tarihin bu en amansız diktatörlüğünden kurtulmanın bir yolu var: Fazlalıkları atmak. Gürültüden, parazitlerden kurtulmak. Hız düşürmek. Sonrası, hem dış dünyanın, hem iç dünyamızın güzellikleriyle baş başa, alabildiğine renkli ve zengin bir hayat…

    €9,90
  • Şafak Yazıları

    Ümitsizlik diyarına gitme, ümit burada Karanlıklar diyarına gitme, güneş burada Gönül seni, gönül ehlinin diyarına Ten seni, su ve çamur hapsine çeker O zaman gönüldaşdan gönül gıdası al da Gönlün gıdalansın Mevlânâ Şafak Yazıları, din, felsefe ve metafizik konular üzerinde yoğunlanmış bir akademisyen olarak tanıdığımız Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’ın 15 Temmuz hadisesinden gençler arasındaki ahlâkî çözüntüye kadar geniş bir yelpazede yazdığı yazılardan oluşuyor. Yürüttüğü diplomatik görev dolayısıyla İslâm dünyasının en ücra köşelerine kadar uzanan yeryüzü seyahatlerinde dünyada olup bitenleri yerinde gözlemleme imkânı bulan Kılıç, gündemde olan toplumsal, siyasal ve dinî konuları sûfî perspektifinden değerlendirirken can alıcı toplumsal yaralara salt güncel politika, istihbarat ve gazetecilik analizleri üzerinden cevap bulmak yerine, Oluş âleminde her olan bitenin kökleri sebepler âlemindedir, görüşünün izlerini sürerek sadra şifa çözümler arıyor. İslâm tasavvuf geleneğinin kaç asırlık tecrübesine sırtını döndüğü için tefekkür gücünü yitiren ümmetin evlatlarına, günlük olanı yorumlarken de kalıcı esaslardan vazgeçmemeyi, meselelere çözümü taşrada değil içeride aramayı, içeriye dönmeyi hatırlatıyor.

    €10,90