Gösterilen 2021–2040 arası toplam: 3473

  • Mısır’a Sultanı Kuyudan Gelir Yusuf Suresi Tefsiri

    Kur’an kıssaları soyut ve yüksek hakikatlerin ete kemiğe bürünmesi, elle tutulur, gözle görülür hale gelmesidir. Özelde Yusuf kıssası genelde de Kur’ân kıssalarının tamamı bize tarihin akışının Allah’ın irade ve ilminden bağımsız ve başına buyruk bir gidişatının olmadığını gösterir. Özellikle kıssalar kronolojik olarak tersten okunduğunda tarihin yalnızca insanın eseri değil aynı zamanda Allah’ın mimarisi olduğu açıkça hissedilir. İnsan düşünerek ve kendini vererek Yusuf kıssasını okuduğunda, kıssa ile kendi ruhu arasında bir med-cezir yaşar. Bu kıssa, Allah’ın bir kulunu imkânsızlığın en dibinden imkânın zirvesine nasıl ulaştırabileceğine şahit kılar muhatabını. Hz. Yusuf’u kuyudan Kral’ın sarayına taşıyan olaylar zinciri, onun gördüğü rüyanın müjdesine giden yola döşenmiş taşlar mesabesindedir adeta. Yasin Pişgin, Yusuf suresi tefsiri olarak hazırlanan Mısır’a Sultanı Kuyudan Gelir’de Yusuf kıssasını kendi hayatımıza taşımamızın yollarını aşikar ediyor bize. Çünkü Hz. Yusuf’un kuyudan çıkışı, aynı zamanda bizim de kendi kuy(t)umuzdan ve milyonlar içindeki yalnızlığımızdan kurtulmamızın hikmet yüklü yoludur. Can gözüyle bakan, can kulağıyla dinleyenler için elbette…

    14,90
  • Mızraklar, Mızraklar Tüfekler, Tüfekler

    “Silah sanayinde neden hiç grev olmaz?” Saramago, ömrünün sonlarına doğru kafasını kurcalayan bu soruya yanıt aramak için, tamamlayamadığı bu son romanına başlıyor. Romanın çıkış sorusu son derece yaşamsal ve güncel bir etik anlam taşımaktadır: Silah üreten fabrikaların karanlık geçmişi, her türlü grev girişiminin kanlı bir şekilde bastırıldığını göstermektedir. Silah fabrikalarında hiç durmayan ve zorla sürdürülen bu üretim, aslında dünyada asla bitmeyen savaşları da temsil etmektedir.
    Bir silah fabrikasında çalışan ve ağır silahlar bölümüne terfi etmek dışında bir amacı olmayan Artur, acaba idealist karısı Felícia’nın peşinden gidip, görev aşkıyla çalıştığı fabrikanın İspanya İç Savaşı’nda oynadığı karanlık rolü deşifre edecek midir? Yani Saramago’nun metinlerinde sıkça vurguladığı bir ilkeyi, “çöküş koşullarında bir erdem isyanı başlatmayı” başarabilecek midir?
    Saramago’nun romanı yazma sürecinde aldığı notlar, usta bir yazarın romanını kurgularken aklından geçenlere ışık tutuyor ve kitapta yer alan Saramago üzerine yazılmış diğer metinlerle birlikte, okuru romanı tamamlamaya, sorulan etik soruların peşinden gitmeye davet ediyor.
    devamını oku

    8,90
  • Mızraklı İlmihal

    “Ezan-ı Muhammedi okundukta İsrafil aleyhi’s-selam Sür’u üfüreyor deyü ve abdeste kalkarken kabrimden kalkıyorum deyü, camiye giderken mahşer yerine gidiyorum deyü, müezzin kamet edip cemaat saf saf olurken bu insanlar mahşer yerinde yüz yirmi saf olup seksen safı bizim peygamberimizin ve kırk safı sair peygamberlerin ümmetleri olsa gerektir deyü, imama uyduktan sonra imam Fatiha-yı şerifeyi okurken sağımda Cennet, solumda Cehennem, ensemde Azrail, karşımda Beytullah, önümde kabir, ayağım altında Sırat, acaba benim sualim asan olur mu, ettiğim ibadet ahirette başıma tac ve yanıma yoldaş ve kabrimde çerağ olur mu, yoksa kabul olmayıp eski bez gibi yüzüme vurulur mu deyü tefekkür etmek gerek”.

    9,90
  • Mızraklı İlmihal/Miftahu’l-Cenne (Cep Boy)

    İhlaslı büyük alimlerin, Allah ve Peygamber dostlarının irşad, eğitim ve terbiyeleri ölümlerinden sonra da devam etmektedirler. İşte bu kitap da onlardan birisidir. Herkesçe tanınan bir risale olduğu için mahiyeti hakkında daha fazla bilgi vermemize, hele reklam yapmamıza lüzum yoktur.
    3,90
  • Moby Dick – Beyaz Balina / Renkli Çocuk Klasikleri

    Beyaz balina Moby Dick’in peşinde okyanuslara açıl ve edebiyat tarihinin en ilginç karakterlerinden Kaptan Ahab’ın destansı yolculuğuna katıl.
    Herman Melville’in klasik macera romanı Moby Dick’in ilgi çekici renkli resimlerle hazırlanmış uyarlamasını soluk soluğa okuyacaksın.

    Renkli Çocuk Klasikleri serisinde, en sevilen klasik eserlerin genç okurlar için uyarlamaları yer almaktadır. Edebiyat tarihinin en popüler yazarlarının eserleri, harika resimler ve ilgi çekici bir anlatımla sunulmaktadır.
    devamını oku

    5,90
  • Moda ve Zihniyet

    Otoritesi eleştirilmezlik üzerine kurulu olan moda, güzelin tarifini değiştirdi: “Moda olan güzeldir.” En çok tartışılan ve göze batan zevkler ve renkler bile, modanın şemsiyesi altına girdiğinde “zevkler ve renklerin tartışılmazlığı” payesine yükseldi. Kitle kültürü içinde milyonlarca insan aynı şekilde giyinip aynı şeyleri tüketirken modacılar, modanın “oluşmayan sınır”ını hareket ettirip durdular. Çalışma modanın eleştirilebilirliğine bir kapı aralıyor.

    9,90
  • Modern Çağın İnanç Sorunları

    Günümüz insanını bunalımdan bunalıma sürükleyen pek çok “izm”in, pek çok inanç probleminin önüne geçmek ancak dini vahyî temellerine dayalı olarak yeniden anlamaya çalışmakla ve Kur’an’ın da emrettiği ilmî araştırma ruhunu geliştirmekle mümkün olacaktır

    5,90
  • Modern Dünyanın Bunalımı

    René Guénon, her şeyden önce bu çağın bir tanığıdır. Modern dünya bu çağda bir ölümcül inişe geçti. René Guénon, insanlık çevriminin sonu gelmeden olaylara yorum getirecek, çağdaş yanılsamaların tuzağından insanı kurtaracak yeni bir bulgunun ilk işaretlerini vermiştir.
    Modern dünya, bu ölümcül inişle uçurumun ta dibine mi inecek; yoksa Yunan-Latin uygarlığının çöküşünde olduğu gibi, sürüklendiği uçurumun dibine varmadan önce, yeniden bir diriliş mi gerçekleşecek? Öyle görünüyor ki, yarı yolda duruş artık hiç mümkün değil. Ayrıca, geleneksel öğretilerce verilen bilgilere göre, Kali-Yuga’nın son safhasına, bu “Karanlık Çağ”ın en karanlık dönemine gerçekten girmiş durumdayız. Çünkü, gerekli olan basit bir doğrulma değil, bütünsel bir yenilenmedir. Her alanda bir düzensizlik ve bir bunalım hüküm sürmektedir. Eskiden görülmüş olan bunalımların sınırını aşan bir noktaya gelinmiştir. Şimdiyse Batı’dan başlayarak bütün dünyayı istilâ edecek gibi gözükmektedir. Çok iyi biliyoruz ki onların zaferi ancak geçici ve görünüştedir. Ama öyle bir aşamada, insanlığın güncel çevrim boyunca geçireceği en ciddi bunalım işareti de olabilir.
    Durumun ciddiyeti görmezlikten gelinmemelidir. Hiçbir “iyimserlik” ya da “kötümserliğe” kapılmadan, onu olduğu gibi ele almak uygun olur. Çünkü, daha önce de söylediğimiz gibi, eski dünyanın sonu yeni bir dünyanın başlangıcı olacaktır.
    René Guénon, Modern Dünyanın Bunalımı’nda ileri sürdüğü tezi, Niceliğin  Egemenliği ve Çağın Alâmetleri, İnisiyasyona Toplu Bakışlar, Doğu ve Batı  gibi eserlerinde daha da geliştirmiştir.

    10,90
  • Modern Ortadoğu Tarihi

    Alanının başlıca referans çalışmalarından biri olan “Modern Ortadoğu Tarihi”, yazarının öncelikle öğrencileri ve bu konuda daha önce ayrıntılı bilgi sahibi olmayan genel okurları gözeterek hatırladığı yetkin bir tarih çalışmasıdır. Cleveland bu doğrultuda, okuru 7. yüzyılda İslamiyet’in doğuşuyla gelişen serüveniyle tanıştırdıktan sonra, son iki yüzyılın derin ve genellikle dramatik nitelikteki dönüşümlerine odaklanır. Siyasal tarih ekseninde bir çerçeve oluşturduktan sonra da, geniş bir yelpazede ortaya koyduğu toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri, bütün Ortadoğu hikâyesinde birleştiren tek bir anlatıda yoğunlaştırır. (Ayrıca bu çeviriye esas alınan özgün kitabın üçüncü basımına, 11 Eylül’deki El-Kaide saldırılarıyla ABD’nin Irak işgalinin ilk aşamalarının -uzman bir tarihçi perspektifiyle- eleştirel gözle değerlendirilmesinin yer aldığı bir sonsöz bölümü eklenmiştir.) Dolayısıyla William L. Cleveland’ın tarih disiplininin köşe taşlarından birini oluşturan bu devasa çalışması, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Mısır’da gerçekleştirilen reformlardan Batı emperyalizminin egemenliğine, İran Devrimi’ne ve Körfez Savaşı’na uzanan Ortadoğu’nun modern tarihine kapsamlı bir bakıştır.

    16,90
  • Modern Toplumda Görgü Kuralları

    Her yerin, her meclisin, her makamın kendine göre bir davranış şekli vardır. Gerek söz planında gerekse hâl, hareket ve davranışlarda her yerin hakkını gözetmek oraya ait özellikleri yaşamak ve yapmaktır. Her konuda haddini bilip sınırı aşmamak, insanlara iyi muamelede bulunmak, ölçülü ve dengeli hareket etmek huzurlu bir toplum oluşturmaya katkıda bulunmaktır. Görgü, yaşamayı bilme sanatının özüdür. Kişiyi sevgi, saygı ve anlayışla donanımlı kılar. İnsanları kabalıktan, katılıktan, asık suratlılıktan, çirkin tavırlardan alıkoyar. Görgü kuralları vesilesiyle insanlar birbirlerine karşı samimi davranır, birbirlerini sever ve sevdirirler. Görgü ile ilgili kurallar ihtiyaçlar dâhilinde ortaya çıkar. O hâlde sebepler unutulmamalı ve davranış biçimleri ona göre düzenlenmelidir. Görgü kuralları sadece bir nezaket kuralı değil, medeniyetimizin de göstergesidir. İnsan olmanın gereği, başkalarının hukukuna saygı göstermenin icabıdır. Bu mütevazı eser insan davranışlarının önemini bilenlere ve yaşayışını manalandırmak isteyenlere ışık tutacak, yol gösterecek, boşluğu dolduracak bir çalışmadır.

    9,90
  • Moks Başarıya Giden Yol

    Başarıya ulaşmak için ne yapmalı? Çalışan ve yönetici ilişkileri nasıl olmalı? Şirketinize nasıl daha fazla değer katarsınız? Nasıl daha verimli bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz? Bunlar gibi pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.

    ***
    Her zaman kitapların önemli yerlerinin altını çizerek okurum. MOKS’u okurken fark ettim ki tüm cümlelerin altını çiziyorum. Müthiş bir kitap!

    Onur Kahraman

    MOKS, insanın okurken bazen güldüğü bazen inanamadığı bazen de “İşte olması gereken” dediği çok güzel hazırlanmış bir kitap. Şirket uygulamaları ile ilgili çok faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Emeğinize teşekkürler.

    Seçil Dinçel

    Kitaplarınızı okuduktan, seminerinizi izledikten sonra hayatım değişti. Sizin verdiğiniz örneklere baktım. Neden olmasın dedim. Adım adım ilerleyerek bir kahve evi kurdum. Hakkınızı ödeyemem. Çünkü Ahmet Şerif İzgören’den önce, ekmeğe sürebileceğim yoğurdu alamıyordum. Samimi söylüyorum; haftada 1 yoğurt, 3 ekmek… Bugün ayakta sıkı durabilmem sizin sayenizdedir.

    Melek Yaşar

    Şerif Bey’in tüm kitaplarını bir çırpıda okudum. Yıllardır çözemediğim birçok sorunun cevabını buldum. Ne kadar teşekkür etsem azdır.

    Murat Tunca

    9,90
  • Momo

    Zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. Momo, büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kızdır. Buldukları ya da kendisine hediye edilenler dışında hiçbir şeyi yoktur. Ancak olağanüstü bir yeteneği vardır: Momo, muhteşem bir dinleyicidir ve bunun için oldukça bol zamanı vardır. Bir gün hayaletimsi topluluk “duman adamlar” ortaya çıkar. İnce hesaplı planlar kurup insanların zamanını çalarlar. Onları durduracak tek kişiyse Momo’dur. Momo elinde bir çiçek, koltuğunun altında bir kaplumbağa ve gizemli Hora Usta’nın da yardımıyla koskoca duman adamlar ordusunun karşısında tek başına durur. Acaba Momo, zamanı çalan adamları tek başına alt edebilecek midir? Toplumumuz ve günümüz insanının zaman algısı ve zamanı okuması üzerine bir masal olan Momo’yla Michael Ende, Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne layık görülmüştür. Pek çok kez sinemaya uyarlanan Momo, kırktan fazla dile çevrilmiş, tüm dünyada 7 milyonun üzerinde satılmıştır. “Michael Ende’nin romanları uzun yıllardır ‘kült kitaplar’ arasında.” Stuttgarter Zeitung “Momo, hem çocuklar hem de yetişkinler için bir masal niteliğinde.” Die Welt “Michael Ende’nin hayal gücü ve fantazyalarla dolu bu masal-romanı dünya çapında bir başarıya ulaştı ve klasikleşti.” Buch aktuell

    12,90
  • Mona Lisa’yı Kim Çaldı?

    Yüzünde efsanevi bir gülümseme var ve her yıl milyonlarca insan onu görmeye geliyor. O, dünyanın en çok bilinen ve en çok merak edilen resmi; o, Mona Lisa. Günün birinde, bir sabah müze duvarının bomboş kaldığını görüp paniğe kapılıyor insanlar; Mona Lisa çalınmış olabilir mi? Leonardo’nun fırçasının tuvalin üzerindeki büyülü dokunuşlarına başladığı günlerden yola çıkıp tüm dünyanın hayran kaldığı bu eserin bir sobanın içine tıkıştırıldığı zamanlara kadar uzanan Mona Lisa’yı Kim Çaldı?, sana Mona Lisa’nın hikâyesini anlatacak… Bu sürükleyici kitabın sayfalarını çevirirken hem eğlenceli bir hikâyeye tanıklık edecek hem de bir sürü yeni şey öğreneceksin.

    6,90
  • Montrö / Soru ve Cevaplarla

    Kanallar açmak Montrö’yü deler mi? Montrö’den milyarlarca dolar kazanmak mümkün mü? Boğazlarımızdan geçen gemilerin yükleri arttı mı? Montrö, Türkiye’nin yumuşak karnı mı? Montrö, boğazların tapusu mu? Montrö, boğazların kilidi mi? Montrö kalkarsa ne olur? Boğazlar ve İstanbul elden mi çıkar? Montrö’nün feshi ya da değiştirilmesi sadece Türkiye’nin mi elinde? Gemilerin geçişine izin verip vermemek Türkiye’nin yetkisinde mi? Yunanistan, gemilerin geçişine izin vermeyebilir mi? Yunanistan, Montrö’nün feshini isteyebilir mi? Montrö kalkarsa herkes elini kolunu sallayarak mı geçer? Atatürk, Fatih Sultan Mehmet Han’dan sonra İstanbul’un ikinci Türk fatihidir. Montrö bir denge ve barış unsurudur. Neden Montrö Sözleşmesi’nin feshi gündeme getiriliyor? Türkiye bilinçli olarak mı köşeye sıkıştırılıyor? Montrö kalkarsa ne yapmalıyız? Nasıl bir rejim uygulamalıyız? Savaşın ve barışın büyük ustası olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1930’larda büyük devletler arasında oluşan çıkar uyuşmazlıklarını ve büyük bir savaş ihtimalini çok iyi değerlendirerek, Karadeniz’de kıyıdaş olan ve olmayan devletlerin çıkarları arasında makul ve adil bir denge kuran Montrö Sözleşmesi’nin akdine öncülük etmiş, böylece esasen Türk egemenliğinde bulunan Boğazların gayri askerî statüden de çıkarılmasını sağlamakla kalmayıp, Karadeniz’in muhtemel bir savaşta büyük devletlerin çatışma alanı haline gelmesini de önleyen bir barış ve istikrar rejiminin kurulmasını sağlamıştır. Montrö Sözleşmesi bu yönüyle tüm zamanların meydan okumalarına dayanmış, İkinci Dünya Savaşı’nda, Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve NATO’nun Karadeniz’e sahildar yeni üyelerle genişlemesi gibi yeni risk ve gerilimleri içeren son on yıllar dâhil her dönemde kimsenin bozmaya kalkışamadığı uluslararası bir güvenlik unsuru olmaya devam etmiştir. Osman Paksüt Emekli Büyükelçi ve AYM Eski Başkan vekili

    10,90
  • Möö La La Alışverişe Çıkan İnek

    Pete’nin yemyeşil, güzel bir çiftliği vardı. Çiftlikte Pete ile birlikte pek çok hayvan yaşardı. Bir gün Pete, çiftliğin eksiklerini tamamlamak için alışverişe gitmeye karar veridi Ama küçük bir sorun vardı: İneği Möö-La-La da onunla birlikte alışverişe çıkmak istiyordu! Möö-La-La’nın ısrarlarına dayanamayan Pete, Möö-La-La ile birlikte alışverişe çıkmayı kabul etti ve… Her şeyi, ama her şeyi almak isteyen Möö-La-La’nın eğlenceli hikayesi!

    12,90
  • Mor Mürekkep

    Tiryakilik yapan bir dil ustasından denemeler… Nazan Bekiroğlu’nun denemeleri daha şimdiden genç kuşak tarafından bir klasik olarak kabul ediliyor. Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farkı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı ve Türkçe bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçiren bir birikimle karşılaşacaksınız. Mor Mürekkep’in çağrışımları okkasında duramayacak kadar zengin ve derin.

    9,90
  • Motorlu Kuş (Resimli)

    Cahit Zarifoğlu’nun çocuk klasikleri arasında yer alan Motorlukuş kitabı, 16×24 ölçülerinde olan yeni resimli versiyonuyla raflarda yerini aldı. Bir kırlangıca bazı yaratıklar tarafından bir küçük motor takılır. Kırlangıç çok sevinir buna. Zamanla kırlangıçlığını unutur. Kanatları güdükleşir, bedeni motoru etiyle kavrar. Motorun kuvvet levhasını gagalamaktan dolayı gagası özelliğini kaybeder. Günün birinde kırlangıç ölmesin diye son çare olarak motorun çıkarılmasına karar verilir. Kırlangıça motoru takanlar kimlerdi. Amaçları ne idi? Kırlangıç sonunda kurtulabildi mi? Motorlu Kuş bu serüveni anlatan ilginç bir kitap.

    6,90
  • Mrs. Dalloway

    One day in the life of Clarissa Dalloway, a June day in London, punctuated accurately, impersonally, unfeelingly, by the chimes of Big Ben and a fashionable party to end it, is the complete story of Mrs. Woolf’s new novel, yet she contrives to enmesh all the inflections of Mrs. Dalloway’s personality, and many of the implications of modern civilization, in the account of those twenty-four hours. Mrs. Dalloway in her own home is ”the perfect hostess,” even to her servants, to her daughter, her husband and her rejected suitor of long ago, who cannot free his mind of her. It is almost a perfect being that Mrs. Dalloway enjoys, but there is a resentfulness in her, some paucity of spiritual graces, or rather some positive hideousness. -NY Times

    8,90
  • Mü’minlere Vaazlar (2 Cilt Takım)

    “İmanım var, inancım var.” demekle ne kadar övünür dururuz. Fakat onun işe yarayıp yaramadığına hiç bakmayız. Peygamberimiz’in bize öğrettiği dualardan birisi de; “Yâ Rabbi! Fayda vermeyen ilimden, korkmayan gönülden, kabul olunmayan amelden, dinlenmeyen ve kabul olmayan duadan sana sığınırım.” demesi ne kadar güzeldir.
    Öyle değil mi aziz kardeşim?
    Bu dünyaya her gün bir sürü insanın gelip bir sürü insanın da mezarlara konmakta olduğunu hepimiz görüp bilmekteyiz. Eğer “Öldükten sonra iş bitti.” dersen iman ve İslâm’dan çok uzak olduğunu iyi bil…
    Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in Cenâb-ı Hakk’tan istediği her hayrı biz de isteriz. Onun Hakk’a sığındığı bütün şerlerden, biz de Hakk’a sığınırız. Hakkımızda hayırlar ihsan buyursun. Dünya ve âhiretin bütün şerlerinden muhafaza buyursun. Âmîn.

    11,90