-
Acı Deniz
€10,90“Gidişleri özleyen bir Gülsun yaşıyor hâlâ içimde. Gurbet iklimlerinde üşümüş Gülsun’a inat yaşayan. Bu şehirden kimin için gidilirdi? Kime gidilirdi? Kime kaçılırdı? Lüks otellerin çay salonlarında, uzak diyarların iklimini kadehlerine karıştırıp yudumlayanlara dalıp gitmiş bir Gülsun. Kazanılan bir burs. Uzak diyarların iklimini koklatan… O kokunun karşısına annenin gözyaşları çıkar. Babanın dudağı hayır demek için bile aralanmaz. Kız başına, tek başına gâvur memleketlerine gitmek…” Fatma Barbarosoğlu gidemeyenleri, ne geldiği ne gittiği yere ait olamayanları, yarım kalmış aşkları, başkasının hikâyesinde acı bir hatıra olarak zapt edilmiş hayatları anlatıyor…
-
Aile İçinde
€10,90Evlerimizde bir arada ama yalnızız. Birbirimizin dertleri karşısında sağır, hakikat karşısında körüz. Aile olmayı unutmuşuz. Dünya ve ahiret saadetinin kaynağı olabilecek yuvalarımızdan çatırtılar geliyor fakat dönüp bakmıyoruz yaranın, hasarın nerede olduğuna. Modern çağın uğultusu bastırıyor tüm sesleri. Aile ocağımızı ihmal edip lüzumsuz pek çok şeyin peşinde vakit ve nakit harcıyoruz. Her şeyin fiyatını öğreniyoruz da değerini pek bilmiyoruz sanki. Oysa en değerli şeyler para ile ölçülemeyenlerdir; huzur, ahlak, mutluluk, sevgi ve aile ortamı gibi. Gelin, biraz düşünelim, Aile İçinde hep beraber. Nefsimize mağlup olup kaybetmeyelim en kıymetlilerimizi. Tam aksine onların değerini idrak edelim. Başka kimimiz var ki?
-
Allah Cümlemizi Korusun
€10,90“Yazar değilim ben. Bir şeyler yazmakla yazar olunamayacağını iyi biliyorum. Heybemde öyle süslü kelimelerim yok… Ne kimsenin derdine derman olabilirim, Ne de yol olabilirim yolunu kaybetmişlere… Merhem de olamam kanayan yaranıza mesela… Derdinize derman olamam belki ama dermanın kimde olduğunu söyleyebilirim… Yol olamam belki size ama doğru yolu gösterebilirim… Çare olamam belki ama çarenin kimde olduğundan haberdarım.” Bekir Develi hayatımızda her an karşılaştığımız ve bir parçamız olan kavramlar üzerinden bir insan tasavvuru ortaya koyuyor. Çevremizdeki sıradan kahramanların öykülerini, kıyısına gelenlerin ikramsız kalmadığı bir su kaynağına benzetip, insanın ahlakla, gelenekle, modern dünyayla ilişkisine dair eleştirilerini içten bir duyarlılıkla paylaşıyor. Uzak coğrafyalardan yakın tanıklıklara uzanan ve okuyucusuyla dertleşmek isteyen bu metinler, bir yandan tefekkür kapısını aralarken bir yandan da şu duaya hep birlikte “Âmin” demeye davet ediyor: Allah cümlemizi korusun: Cümle’mizi ve cümlemizi!
-
Ausgewaehlte Abschnitte Aus Kutadgu Bilig
€3,90Erledige deine Aufgaben gerecht, bemühe dich darum und sei niemals grausam, diene Allah und folge seinem Weg.
Ein grausamer Mann wird niemals lange Zeit die Regentschaft innehaben. Die Grausamkeit des Grausamen dauert niemals lange Zeit an.
-
Aylak Adam
€9,90Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı, yayınlandığı günden bu yana edebiyatımızın en sevilen, üzerinde en çok tartışılan romanlarından biri oldu. Roman, 60’lı yılların başında bizimle birlikte tüm dünyada da konuşulmaya başlanan kentli aylak aydın bireyi konu alıyordu. Bugün artık çağdaş klasiklerimiz arasında yer alan Aylak Adam’ın dikkat çektiği entelektüel sorunlar güncelliğini koruyor. Yeni kuşaklar için, yeni baskısıyla Can Yayınları’nda.
-
Bana Bir Masal Anlat
€16,90BANA BİR MASAL ANLLAT ANNECİĞİM ! Senin tatlı sesini dinlerken Uyuyayım . Hayal yolculuğunda , yeni Arkadaşlar edineyim . BANA BİR MASAL ANLAT BABACIĞIM ! Cömerliği Keloğlan’dan , Cesareti Aslan’dan , Öğüdü Güvercin’den dinleyeyim . BANA BİR MASAL ANLATIN ! Aldatmanın kötülüğünü , İnadın anlamsızlığını , Kıskançlığın zararını öğreneyim . BANA BİR MASAL ANLATIN …
-
Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
€9,90Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri.
Şehrin ötekileri yani.
Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs.
Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey.
Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani.
Tarık Tufan, “Bir Adam Girdi Şehre Koşarak” kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.
devamını oku -
Delilim Yok Kalbimden Başka
€9,90Bir sarı çiçek bulmalı şimdi.Oturup başına bir türkü söylemeli : ‘’Ben bağrımı toprak sandım taş imiş / Meğer taşa tohum ekilmez imiş .‘’ Bir sarı çiçek olmalı şimdi.Başında türkü söyleyen adama dönüp bir şiir okumalı : ‘’Taş taş değildir bağrındır taş senin / Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin.’’ Adam çiçek kokmalı o an, çiçek türkü yakmalı.Adamın yüzü sararmalı mahcubiyetten, Çiçeğin yüzü ağarmalı aşktan . Çiçek yüzünü adama dönmeli, adamın yüzü çiçeğe dönmeli. Adamla çiçek bir olmalı. Erimeli çiçek adam. Bir kalp kalmalı ondan geriye. Yokladıkça Allah, kokladıkça ah diyen bir kalp… ‘’ Elif lâm ra ‘’ İşte bütün hikaye …
-
Düşerken
€12,90“Bir sabah kimselere bir şey söylemeden, göç vaktini kaçırmış, suskun, yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı. Biraz daha bekleseydi kanatlarında o dermanı bulamayacaktı. Umut niyetine sırtında taşıdığı bir çift kanat, zaman geçtikçe zayıflayacak, gitgide çürüyecek ve ruhunu zehirleyen bir belaya dönüşecekti.”
Düşerken, başka dünyalardan bir kadınla bir erkeğin zamansız karşılaşmasını ve giderek karmaşıklaşan yol hikâyesini anlatıyor.
“Nereye?” diye düşünmeden gitmek isteyenlerin varabilecekleri tek yer geçmişleridir.
Tarık Tufan’ın çok katmanlı kurgusu ve ustalıklı anlatımıyla gün yüzüne çıkan Düşerken, uyumsuzluğun, arayışın, kapanmamış yaraların ve bir dizi keskin hesaplaşmanın romanı…
-
Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi
€9,90Fatma Barbarosoğlu Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi kitabında edebiyat, kültür ve eleştiri tarihimizde kendine özgü bir dil, tarz ve üslup geliştiren isimlerle eleştirinin temel çerçevesini çiziyor. Tarık Buğra, Memet Fuat, Fethi Naci, Tahsin Yücel, Gürsel Aytaç, Ayşe Şasa ve Mustafa Kutlu eleştirinin tüm yönlerini ortaya koyarken eleştirimizin yakın/uzak tarihini de yeniden düşünme imkânı sunuyor. Türk edebiyatındaki, dolayısıyla kültür dünyamızdaki süreklilik ve kopuşları kapsamlı bir şekilde kavrama fırsatı veren çalışma okura, edebiyat ortamından eleştiri geleneğine, iz bırakan dergilerden anlama ufuklarına değin geniş bir alanda rehberlik ediyor. Eleştiriyi anlamak, bilmek, keşfetmek odaklı söyleşiler 1990’ların edebî kamusunun bugüne kıyasla pek de kırılgan olmayan yapısına dair ipuçları verdiği gibi soruyu soranın bireysel tarihine dair işaretler de taşıyor. Sorular aşağı yukarı aynı frekansa sahip iken cevaplayanların meşreplerini ve mizaçlarını ortaya koyan “farklı frekanslar” okuyucunun dikkatinden kaçmayacak nitelikte. Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi, sadece eleştiri yordamlarıyla değil; kültürle, düşünce tarihiyle, sosyoloji ve sinemayla ilgilenenlerin de dikkatini çekecek derinlikte tartışmalar barındırıyor.
-
En Güzel Hediye
€9,90’ Birden kendimi ıssız bir adada tek başına kalmış da uzakta bir gemi görmüş gibi hissettim .
– Hadi ne olur, ipuçlarını söyle ! diye yalvardım .
– Sana üç tane ipucu vereceğim, fakat zamanı gelene kadar bir daha hediye hakkında asla soru sormayacaksın !
– Tamam, diyerek çaresizce kabul ettim .
– Dikkatle dinle, bir daha tekrar etmeyeceğim !
Birinci ipucu, ondan çok çok faydalanacaksın .
İkinci ipucu, onunla olduğunda zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın, sana iyi bir arkadaş olacak .
Üçüncü ipucu, istediğin zaman yanında taşıyabileceğin büyüklükte bir hediye olacak.’’
Genç Okurlarımız ! Birbirinden güzel, eğitici ve eğlenceli hikayelerden oluşan bu kitapta kendinizden çok şeyler bulacaksınız .
Haydi Gençler ! Sizi her hikayede farklı dünyalara açılmaya davet ediyoruz . -
Eşim Aşkım Olsun
€10,90Ne güzel demiş Sadi: “Cennet, sevmeyi bilenlerindir.” Seviyorum diyen çok da sevmeyi bilen o kadar az ki… Sevdiğini kendi canı istediği gibi değil, onun hoşlandığı gibi sevenler, sevgi bahçesinin gülü-bülbülü olabilirler. “Eşim aşkımdır…” diyenler, “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.” atasözünü bilirler. Sevgi emek ister. Karpuz değil ki tarlada kendi başına büyüsün. Sevgi bir bebek gibidir; ilgi ister, bakım ister, fedakârlık ister. Bazen “Eşim baksın, büyütsün…” diye bırakırız, sevgimiz açlıktan ölür. Bazen çabuk büyüsün diye çok doyururuz, o zaman da çatlar ölür. Birtakım büyük hataları doğru hareket zannederek işleriz ve sevgimizi kendi elimizle yok ederiz çoğu zaman. Ve doğru davranışın ne olduğunu bilemeyiz bazen. Kadın ve erkeğin yaradılış farklılıkları göz önüne alınarak yazılmış hikâyelerle dolu bu kitapta, sevginizi yaşatmak ve büyütmek için ipuçları bulacaksınız. Bu kitap sevgi bakım kitabı… Mutluluğunuz artsın, Eşiniz Aşkınız Olsun, diye…
-
Eşimin Eşi Yok
€10,90Bugüne kadar evlilik üstüne çok şey yazılıp çizildi. Kimi mukaddestir diye evliliği göklere çıkardı, kimi aşkı öldürüyor diye yerden yere vurdu, kimi de bol bol öğüt verdi. Ben de hikâyesini yazmak istedim. “Neden hikâye?” derseniz, şöyle açıklayabilirim: Ben hikâyelerin gücüne çok inanırım. Hikâyeler duyguları elle tutulur, akılda kalır bir hâle getirir. Yaşanmış olaylardan yola çıkarak yazdığım hikâyelerde pek çok kişinin kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yazdıklarım; dertleriyle çareleriyle evlilikte mutluluk sanatına katkıda bulunacak hikâyeler olsun diye uğraştım. Bu kitaptaki hikâyelerde maddî sıkıntılar, fedakârlıklar, büyük olaylar yok. Yangının değil, yangına sebep olan kıvılcımın hikâyesini yazdım. Gülün değil, gülü yeşerten suyun hikâyesini yazdım. Dilerim beğenirsiniz… Hikâyeleri yazarken pek çok kişiyle görüştüm. Bütün samimiyetleriyle duygularını ve yaşadıklarını benimle paylaşan, hikâyelerin gizli kahramanlarına teşekkür ederim.
-
Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz
€9,90Bugün ‘’Eşinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz ? ‘’ adlı bir televizyon programına davetlisiniz. Sizi dürüstlük koltuğuna oturtacaklar. Tereddüt etmeden katılabilir misiniz ? Aynı evi ve aynı yatağı paylaştığınız kişiyi ne kadar tanıyor sunuz ? Sizinle yaşamak , onun damağında nasıl bir tat bırakıyor ? Tatlı , tuzlu acı , ekşi , kekremsi … Hangisi , biliyor musunuz ? Kadınlar ve erkekler , birbirinden çok farklıdırlar. Bu farkların keyfini mi çıkartıyorsunuz ? Yoksa eşinizin canını mı çıkartıyorsunuz ? Farklılıkların keyfini çıkartmak isteyenler için … Işte size İPUCU HİKAYELERİ …
-
Evlendikten Sonra da Muhabbet Olsun
€10,90Sevgi emek ister, sevgili muhabbet etmek ister. Muhabbete de hizmet gerek. Muhabbeti istiyorsun sevdiğine adım adım yaklaş, onun adımlarını saymadan ve beklemeden. Ona hizmet et. Elinle, ayağınla, dilinle, gözünle, kulağınla, aklınla ve tabiî ki gönlünle. Muhabbet yolundaki taşlara dikkat et. Sevgi gönülden doğar, akılla beslenir büyür. Akıl sevgiyi beslemezse o sevgi kısa zamanda ölür gider. Evlilikte gönül ve akıl işbirliği çok önemlidir. Gönül ve akıl el ele verirse sevginiz hiç azalmaz, gün geçtikçe artar. Sevdiğin neden hoşlanır, nasıl mutlu olur, neye kızar, niçin kırılır, onun için ne yapman lazım. Nerde hata yapıyorsun? Sor soruları, bul cevabı, yap hizmeti, bakalım sevgi ölüyor mu? Yuvasında muhabbet isteyenler için işte size adım adım muhabbet. “Eşimle muhabbet edemiyoruz” diyenlere rehber bir kitap. Muhabbetiniz bol olsun diye…
-
Fabrika Ayarı
€9,90Biz sohbetin gücüne ve bereketine inanıyoruz. Zira sohbet bir hâl aktarımıdır. Sohbet gönlün dile gelmesidir. Sohbet kalbin içindekinin bütün yalınlığıyla dışa vurmasıdır. Sohbet ile söz âdeta can bulur, can olur, can verir. Evet, bir sohbetin, muhabbetin sonucunda ortaya çıkan bu kitabın temel amacı bir yerlerde aksini bulmak, bir gönülden yankılanmaktır. Bir başlangıca vesile olmak, bir umudu diriltmektir. Bütün meselemiz, bir insanın kalbine dokunabilmektir. Sadece bir kardeşimizin fabrika ayarıyla, yani fıtratıyla yüzleşmesine aracı olsa, bu kitap görevini fazlasıyla yapmış olacaktır. Umudumuz, belki de kurtuluşumuza sebep olacak o bir kişidir. Duamız, o bir kişiye ulaşabilmek, dokunabilmektir. Niyazımız, o bir kişinin yarasına merhem olabilmektir. Ötesi değil, fazlası da değil: Sadece o bir kişi. Âmin.
-
Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde
€17,90Gerçek Tıp –Yitik Şifanın İzinde, günümüzde benzerine rastlanmayan özel bir eserdir. İslam Tıbbı’nın üstadı Aidin Salih Hanımefendi’nin ilmini ve 40 yıllık birikimini cömertçe paylaştığı bu eşsiz kitap 2007’deki ilk baskısından bu yana onbinlerce kişiye ulaştı. Zamanımızın temel İslam Tıbbı eseri haline geldi. Bu kitap, okuyucularının sağlık hakkında görüşlerini temelden değiştiriyor. Takipçilerinin aklında ve kalbinde yeni kapılar açıyor. Günümüz insanının sağlıkla ilgili çaresizliğine sade ve hikmet dolu çözümler sunuyor. Çok satanlar listesine giren birçok kitabın referans noktası oluyor. Birçok doktor, sağlık hizmetlerine Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde kitabının önerilerini ekliyor. Baştan sona sarsılmayan bir mantıkla kaleme alınan bu eser eskimeyen hikmetin, iki cihan saadetine vesile olan iyileşmenin formülünü açık bir dille sizlerin takdirine sunuyor. Çünkü gerçeğe götüren yol açıktır…
-
Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?
€9,90Kadınlara “güç” altın tabakta öyle bir sunuluyor ki “güçlü olmak eşittir mutlu olmak” gibi algılanıyor. Oysa çoğu zaman öyle olmuyor. Güçlü kadınlar yalnızlıktan ve mutsuzluktan şikâyetçiler. Hem mutlu hem güçlü olmak nasıl mümkün olur? Güç, kadın ve erkek için ne anlam ifade ediyor? Problem güçlü olmakta mı yoksa gücü yanlış kullanmakta mı? “Derdini bilen dermanını çabuk bulur,” derler. O halde hep birlikte, kadınlar ve erkekler olarak, gücün ve mutluluğun izini sürelim.
-
Gün Akşamsızdır
€10,90Çelebi kim bilir hangi duygularla, “Gün akşamlıdır devletlüm; dün doğduk, yarın öleceğiz,” der. Günün akşamlı olduğunu bilmek, sükût ve sükûn içindeki bir akışın temposunu ayarlar. Gün akşamlıdır ve her gecenin bir sabahı vardır. Günün ayarı, güneşin elinden alınıp mesai saatlerinin hizmetine verildiğindendir belki, şimdi bütün günler akşamsızdır. Fatma Barbarosoğlu bu kitabında, bitimsiz bir biçimde şimdiki zamanı yaşayanların serüvenlerini anlatıyor.
-
Güzellik Uykusu
€8,90İbrahim bey bu gece eve gelmedin Kaç kez açıldı senin için kimdir o penceresi Farkında mısın bilmem Düşmansız yaşamak köreltiyor adamı İnsanı yoruyor başkasının şarkısı İşte bundan dolayı düşmanı püskürtmekten Vazgeçip susuyorum ve tüfeği alnıma Kaş diye çatıyorum. A benim Oğulotu bitmeyen topraklarda Şaşırıp kalan kalbim Senin Türkçen yok mu, anlatıyorum işte Bir kuş musun ki ürkmek için bahane Arayıp duruyorsun. Bize dönecek oysa o güzel ölüm Yatacağız beraber güzellik uykusuna Her gün bahar olacak ve onun temizliği Yeni yıkanmış tül perde ne ki Benzetecek bizi dağların doruğuna…




















