Profil Kitap

  • Tarihin Işığında

    Biz hepimiz kendimize göre birer Enver Paşayız. Elimize fırsat geçse nice Enver Paşalıklar yaparız. Onun için birinci harbin komutanlarının aceleciliğini ve hayalciliğini hak vermesek de anlamak lazım.

    -Dünyada hiçbir doğru dürüst devlet yoktur ki dini kontrol etmesin. Bunun demokratik gelişmemişlik düzeyiyle de ilgisi yoktur. Büyük dinlerin yapısı ve ananesi böyledir

    -Fatih doğu ve batı dillerine hakimdi. Kanuni bir kuyumcu, IV. Murad ressam ve müzisyen, II. Abdülhamid usta bir marangozdu. Abdülaziz şark ve garp musikisinde eserler bestelemişti.

    -“Türkiyeli” ismi tercüme edilemez, içeriği bakımından bu kelimeyi teklif edenlerin de amacını zaten karşılamaz. Başka bir kimlik kullanmak isteyenler bunu ifade edebilirler. Ama bunun için ülke yurttaşlığının ve kimliğin adını değiştirmelerine lüzum yoktur, hakları olduğunu da zannetmiyoruz.

    Tarihçi İlber Ortaylı sıra dışı analizlerine ve güçlü yorumlarına devam ediyor. Kendisine has bakış açısıyla geçmişi “Tarihin Işığında” ustaca değerlendiriyor.
    devamını oku

    7,90
  • Güzellik Uykusu

    İbrahim bey bu gece eve gelmedin
    Kaç kez açıldı senin için kimdir o penceresi
    Farkında mısın bilmem
    Düşmansız yaşamak köreltiyor adamı
    İnsanı yoruyor başkasının şarkısı
    İşte bundan dolayı düşmanı püskürtmekten
    Vazgeçip susuyorum ve tüfeği alnıma
    Kaş diye çatıyorum.

    A benim
    Oğulotu bitmeyen topraklarda
    Şaşırıp kalan kalbim
    Senin Türkçen yok mu, anlatıyorum işte
    Bir kuş musun ki ürkmek için bahane
    Arayıp duruyorsun.
    Bize dönecek oysa o güzel ölüm
    Yatacağız beraber güzellik uykusuna
    Her gün bahar olacak ve onun temizliği
    Yeni yıkanmış tül perde ne ki
    Benzetecek bizi dağların doruğuna…

    5,90
  • Yetenekli Çocuğun Dramı

    Deneyimlerimizden ruhsal rahatsızlıklarla mücadele ederken her zaman kullanabileceğimiz çok önemli bir araca sahip olduğumuzu öğrendik. Bu araç tek ve benzersiz olan kendi çocukluk öykümüzün gerçeğini duygusal yönüyle kavrayabilmemiz, duygularımızla ona ulaşabilmemizdir… Fakat yanılsamalardan kendimizi tümüyle kurtarabilir miyiz? Her yaşam yanılsamalarla doludur; bu da, sanıyorum, gerçek bize çoğu zaman dayanılmaz göründüğü içindir. Yine de gerçek bizim için o denli vazgeçilmezdir ki, ona varamamış olmayı ağır rahatsızlıklarla ödüyoruz. Bu nedenle uzun bir süreç sonunda bize yeni bir özgürlük alanının kapılarını açıncaya kadar, acı vereceğini bilerek gerçeği keşfetmeye çalışıyoruz… Ya da buna katlanamayıp yalnızca bilişsel düzeyde bir kavrayışla yetiniyoruz. Fakat böyle yapınca da yanılsamaların alanından kurtulmamız mümkün olmuyor.

    4,90
  • Allah Cümlemizi Korusun

    Yazar değilim ben.
    Bir şeyler yazmakla yazar olunamayacağını iyi biliyorum.
    Heybemde öyle süslü kelimelerim yok…
    Ne kimsenin derdine derman olabilirim,
    Ne de yol olabilirim yolunu kaybetmişlere…
    Merhem de olamam kanayan yaranıza mesela…
    Derdinize derman olamam belki ama dermanın kimde olduğunu söyleyebilirim…
    Yol olamam belki size ama doğru yolu gösterebilirim…
    Çare olamam belki ama çarenin kimde olduğundan haberdarım.”

    Bekir Develi hayatımızda her an karşılaştığımız ve bir parçamız olan kavramlar üzerinden bir insan tasavvuru ortaya koyuyor. Çevremizdeki sıradan kahramanların öykülerini, kıyısına gelenlerin ikramsız kalmadığı bir su kaynağına benzetip, insanın ahlakla, gelenekle, modern dünyayla ilişkisine dair eleştirilerini içten bir duyarlılıkla paylaşıyor. Uzak coğrafyalardan yakın tanıklıklara uzanan ve okuyucusuyla dertleşmek isteyen bu metinler, bir yandan tefekkür kapısını aralarken bir yandan da şu duaya hep birlikte “Âmin” demeye davet ediyor:
    Allah cümlemizi korusun:
    Cümle’mizi ve cümlemizi!

    5,90
  • Okulda Tuzak

    Gençliğe ilk adımlarını atan bir grup öğrencinin arkadaşları ve aileleri arasında geçen bir hikaye.

    Gençlik gibi hem neşeli hem hüzünlü,
    Hem coşkun hem durgun,
    Hem ders veren hem ders alan,
    Hem gerçek hem hayal…

    Meryem ve Yavuz arasındaki mücadele o yıl ikisi için de hayatlarında dönüm noktası oldu.

    Hayaller, rüyalar, tuzaklar…

    Zorluklar güçlendirir mi yoksa yere mi serer, onlar yaşayarak öğrendiler.

    4,90
  • En Güzel Hediye

    ’ Birden kendimi ıssız bir adada tek başına kalmış da uzakta bir gemi görmüş gibi hissettim .
    – Hadi ne olur, ipuçlarını söyle ! diye yalvardım .
    – Sana üç tane ipucu vereceğim, fakat zamanı gelene kadar bir daha hediye hakkında asla soru sormayacaksın !
    – Tamam, diyerek çaresizce kabul ettim .
    – Dikkatle dinle, bir daha tekrar etmeyeceğim !
    Birinci ipucu, ondan çok çok faydalanacaksın .
    İkinci ipucu, onunla olduğunda zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın, sana iyi bir arkadaş olacak .
    Üçüncü ipucu, istediğin zaman yanında taşıyabileceğin büyüklükte bir hediye olacak.’’
    Genç Okurlarımız ! Birbirinden güzel, eğitici ve eğlenceli hikayelerden oluşan bu kitapta kendinizden çok şeyler bulacaksınız .
    Haydi Gençler ! Sizi her hikayede farklı dünyalara açılmaya davet ediyoruz .

    6,90
  • Hakikat İncinmesin

    “İnsan kaderine doğru mu gider yoksa kaderi mi her hâlükârda insanı gelip bulur? Kader kendisine gittiğimiz midir, kendisinden kaçtığımız mı? Gidişlerin ve gelişlerin yolu sandığımız kadar net değil. Bazen gidiş zannettiğimiz şey, kaçmaya çalıştığımız yere hızlı bir dönüş olabiliyor.”

    “Hakikat İncinmesin” dört kadının iç içe geçen hayatlarını; ölüm, mahremiyet, masumiyet, hatıralar, yaşlılık ve gençlik üzerinden başlatılan bir sorgulamaya dönüştürüyor. Fatma Barbarosoğlu bu romanında okuyucusunu yakın tarihin değil, yakan tarihin bellek duraklarında ağırlıyor.

    6,90
  • Fabrika Ayarı

    Biz sohbetin gücüne ve bereketine inanıyoruz. Zira sohbet bir hâl aktarımıdır. Sohbet gönlün dile gelmesidir. Sohbet kalbin içindekinin bütün yalınlığıyla dışa vurmasıdır. Sohbet ile söz âdeta can bulur, can olur, can verir. Evet, bir sohbetin, muhabbetin sonucunda ortaya çıkan bu kitabın temel amacı bir yerlerde aksini bulmak, bir gönülden yankılanmaktır. Bir başlangıca vesile olmak, bir umudu diriltmektir. Bütün meselemiz, bir insanın kalbine dokunabilmektir. Sadece bir kardeşimizin fabrika ayarıyla, yani fıtratıyla yüzleşmesine aracı olsa, bu kitap görevini fazlasıyla yapmış olacaktır.
    Umudumuz, belki de kurtuluşumuza sebep olacak o bir kişidir.
    Duamız, o bir kişiye ulaşabilmek, dokunabilmektir.
    Niyazımız, o bir kişinin yarasına merhem olabilmektir.
    Ötesi değil, fazlası da değil: Sadece o bir kişi.
    Âmin.

    6,90
  • Passages Choısıs De Kutadgu Bilig

    La cruaute est comme un feu qui se consume La loi est comme l’eau si elle coule elle procure des bontes O maitre si tu veux reigner longtemps dans ton pays Utilise la loi correctement et protege le peuple

    2,90
  • Selected Parts Of Kutadgu Bilig

    Atrocity is a burning fire, it burns whoever approaches to it.

    Law is water, if it flows it raises blessings.

    Do not take others’ possessions and do not shed blood; a

    person moans due to these two sins in deathbed.

    2,90
  • Ausgewaehlte Abschnitte Aus Kutadgu Bilig

    Erledige deine Aufgaben gerecht, bemühe dich darum und sei niemals grausam, diene Allah und folge seinem Weg.

    Ein grausamer Mann wird niemals lange Zeit die Regentschaft innehaben. Die Grausamkeit des Grausamen dauert niemals lange Zeit an.

    2,90
  • Haklar ve Vazifeler

    Mehmed Zahid Kotku Hocaefendi’nin (rha.) kaleme almış olduğu elinizdeki kitap daha önce Ana Baba Hakları adıyla yayınlanmıştı. Ancak Osmanlıca el yazması orijinal nüshası incelendiğinde müellifin kitaba herhangi bir isim vermediği anlaşılmıştı.
    Ana Baba Hakları adı müellif tarafından verilmediğinden ve içeriği tam kapsaması açısından kitap için Haklar ve Vazifeler ismi daha uygun bulunmuştur.
    Zira ebeveynin çocukları üzerindeki hakları ağırlıklı olarak işlenmesine rağmen kitapta ana hatlarıyla şu başlıklar bulunmaktadır: Allah’ın kulları üzerindeki hakları, Peygamberimiz’in ümmeti üzerindeki hakları, alimlerin hakları, ana-babanın evlâdı üzerindeki hakları, evlatların ebeveyn üzerindeki hakları, karı-kocanın birbirleri üzerindeki hakları, komşu hakları, akraba hakları, hayvan hakları, devlet, millet ve memleket hakları, kaçınılması gereken günahlar ve nefsin mertebeleri.
    Eserde öncekinden farklı olarak; âyetlerin tercemesi olmayanlarının çevirisi verilmiş, hangi sûrenin hangi âyeti olduğu belirtilmiş, hadislerin kaynakları gösterilmiştir. Kimi kelâm-ı kibâr ve şiirlerin orijinali tespit edilip kaynakları verilmiştir. Metinde geçen ve günümüz insanının anlamakta güçlük çekeceğini düşündüğümüz kimi kelimeler, çok kısmî de olsa sadeleştirme yoluna gidilmiştir. Eserin sonunda bir kaynakça çıkarılmış ve istifadeyi kolaylaştırmak için analitik dizin hazırlanmıştır.
    Eserin müellif nüshası olan aslı, büyük boy, çizgisiz, kalın, beyaz bir deftere Arap harfleriyle Osmanlıca olarak yazılmıştır.
    İstifade edilmesi niyazıyla…

    6,90
  • Hiçbir Zaman Hiçbir Şey

    Yanlış bir şeyler var. Bu yanlışa yokmuş gibi yapmaya devam edersek yanlışın bir parçası olacağız. Doğruyu söylemeden, doğruca eylemeden sadece yanlış var diye bağırırsak vicdanımızı sahte bir teselliyle avutacağız. “Birileri artık bu yanlışları düzeltmeli” deyip kenara çekilirsek yükü omuzlamanın külfetinden eleştirmenin kolaycılığına kaçmış olacağız. “Kendimi düzeltirsem yeryüzü hiç olmazsa bir yanlıştan kurtulacak” şuuru içinde ‘emrolunduğumuz gibi’ dosdoğru olmak derdiyle yaşayabilirsek, işte o zaman gerçekten bir şey yapmış olacağız.

    “İnsan olamadıktan sonra ne olsam ne olur” ve “insan olduktan sonra ne olmasam ne olur” idraki içinde duvarları yıkmak için aşkla yola revân olan divanelere duvarın şeş cihetinden Bizim Yunusça selam olsun.

    “Cümleler doğrudur sen doğru isen
    Doğruluk bulunmaz sen eğri isen”

    4,90
  • Halil İnalcık’ın Merceğinden Osmanlı

    Halil İnalcık’ın Merceğinden Osmanlı kitabı; İnalcık’ın bazı önemli söyleşilerinden, yazılarından, sempozyum ve açılış konuşmalarında dile getirdiklerinden derlenen metinlerin Osmanlı başlığı altında bir araya getirilmesiyle oluştu. Tek yanlı yorumlanmış bu tarihin okumasını doğru yapabilmekte fayda sağlayan bu kitap, Osmanlı’nın istatistik sisteminden yemek kültürüne kadar detaylı bilgiler aktarıyor. Ve İnalcık, tüm bunların kültür tarihi bakımından önemini anlatırken elbette Osmanlı tarihini yorumlayışımıza da büyük katkı sağlıyor.

    6,90
  • Mutlu Evlilik Okulu

    Bekârlar ve evlenmeye hazırlananlar!
    Ve evliler!
    Muhabbetli bir hayat isteyenler…
    Birbirimizi seviyoruz fakat sevginin tadını kaybettik diyenler…
    Kavgalardan yorulduk diye şikâyet edenler…
    Neden mutlu olamadığımızı anlamıyorum, nerde yanlış yapıyoruz diyenler…
    İşte bu kitap tam size göre!
    Sema Maraşlı’nın sade ve samimi anlatımıyla, “evlilik okulu dersleri” size bambaşka bir pencere açacak.
    Sizi çok iyi tanıyan bir yakınınızla sohbet eder gibi…
    Hatalarınızı görecek, yer yer sarsılacak, bazen belki de kızacaksınız. Bazen de gülümseyeceksiniz.
    Evliliğe bakış açınız değişecek. Eğer ister ve emek verirseniz hayatınız da değişecek…
    Öğrenmenin ve öğrenciliğin yaşı yok. Haydi şimdi ders zamanı!

    7,90
  • Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz

    Eşinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz?” adlı bir televizyon programına davetlisiniz. Sizi dürüstlük koltuğuna oturtacaklar.
    Tereddüt etmeden katılabilir misiniz?
    Aynı evi ve aynı yatağı paylaştığınız kişiyi ne kadar tanıyorsunuz?
    Sizinle yaşamak, onun damağında nasıl bir tat bırakıyor?
    Tatlı, tuzlu, acı, ekşi, kekremsi… Hangisi, biliyor musunuz?
    Kadınlar ve erkekler, birbirlerine benzemezler.
    Farklılıkları bilirseniz nimet, bilmezseniz külfet olur.
    Farklılıkların keyfini çıkarmak isteyenler için…
    İşte size İPUCU HİKÂYELERİ…

    6,90
  • Tarih Sohbetleri

    Türkiye tarihinin teknik olarak yazımını, birtakım tezlerin teknik tenkidini yapanlar ecnebiler, yani tarih eğitimlerini, tarihe bakış alışkanlıklarını tamamıyla bu çevrenin dışında edinmiş insanlar. Bu konunun üzerinde durulması gerekiyor.”

    “Türkiye’de, Diyanet İşleri Başkanlığı hükümet bünyesinin dışına çıkarılamaz, bu mümkün değildir; zaten dinen caiz değildir. Dinen caiz olmadığı gibi, pozitivist ve müspet dünya görüşüyle de mümkün değildir.”

    “Eğitimi ve nüfusu gerileyen, sanayileşmesi çözülen, bütçe kısıntılarıyla boğuşan Avrupa 19. yüzyıldaki beşeriyet tarihi alanındaki üstünlüğünü 20. yüzyılda muhafaza edememiştir ve bu yüzyıla da yorgun ve yaşlı girmiştir. Türkiye ise bilhassa yüksek tahsilde kısmen Amerikan yöntemlerini takip etti ve bu yöntemler de yararlı oldu.”

    “Açıkçası bir Cumhuriyet tipi yaratamadık; yani Cumhuriyet kendi adamını yetiştirememiştir. Atatürk bazı örnekler ortaya koydu ama arkadan gelenler bunu sürdüremedi. Kendine Cumhuriyetçi diyenler de dahil olmak üzere Cumhuriyet tipi inşa edilemedi ve elbette bu maarifleşmeyle ilgili bir meseleydi.”

    “Bizim gibi ülkelerde hiçbir zaman ekstrem akımların taraftar bulması ve idareyi ele geçiren insanların bile uç hareketler göstermesi mümkün değil. Konsensüs içinde olmak zorunda. Ayrıca bakmak lazım, bu memleketin fundamentalist insanları İran’daki gibi bir zümre yetiştirmişler mi diye. Cumhuriyet, laik olduğunu söylüyor, tabii İslam dininde kurum olarak laiklik olmaz. Ama koymuş ve bunu tatbik etmiş.”

    “Bir kent kültürümüz var. Mesela İstanbul, müthiş bir atılım yaptı, ama İzmir altyapısı olmasına rağmen o derece eğilim gösteremedi, çünkü iktisaden de gelişemiyor. Ankara, maalesef bütün sübvansiyon ve aşılamalara rağmen aşı tutmadı.”

    8,90
  • Sorularla Bir Cihan Imparatoru Fatih Sultan Mehmed Han

    Çocuk yaştan itibaren payitaht ve cihan hâkimiyeti için kendisini yetiştiren II. Mehmed, 21 yaşında İstanbul’u fethederek Peygamber Efendimiz’in kutlu hadisine mazhar olan âlî bir şahsiyet… İstanbul surlarını yıkan şâhî topları icat eden, gemileri karadan yürüten bir mühendis, bir deha… Cesareti ile İstanbul’u fethederek cihad ve gazayı, güç elde ettiğinde zalimleşmeyerek hoşgörüsü ile insan haklarını Batı âlemine tanıtan bir lider… İstanbul’u dünyanın ilim ve kültür şehri hâline getiren, âlimlere kıymet veren, yedi dil bilen bir entelektüel…

    Bu kıymetli insanın ayrıntılı bir portresinin çizildiği elinizdeki kitapta; Ahmet Anapalı, Türker Akıncı’nın sorularını cevaplayarak okuyucuyu Fatih Sultan Mehmed Han’ı tanıyıp anlamaya ve onun aziz hatırasını yâd etmeye davet ediyor.

    7,90
  • Satır Arası Hikayeler

    Vezir olmanın adam olmaya yetmediğini hikâyelerden öğrendik, kimsenin yaptığının yanına kâr kalmayacağını, bir böceğin bile sebepsiz yaratılmadığını, her işte bir hayır olduğunu, sevmeyi, sevilmeyi, cömertliği, kahramanlığı, saygıyı, adam olmayı, incitmemeyi, hatta ‘insan’ olmayı hikâyelerden öğrendik.

    Bu miras yarınlara taşınmalıydı. Kimi kalın ciltli kitapların sayfaları arasında saklanmış, kimi dilden dile asırlardır dolaşagelen bu hikayeler asla unutulmamalıydı. Yarınların çocukları soba başında ısınmayı bilmeseler de, mısırların çıtırtısını duymayacak olsalar da, en azından bu muhteşem mirastan mahrum kalmamalıydılar…

    6,90
  • Mutluluk Onay Belgesi

    ‘’Bura’’da kimse yok mu !
    Öteki, beriki, biz, siz, onlar, hepimiz ‘’ora’’ dayız.
    Mutluluğunu / öfkesini başkalarına onaylatmaya kalkan herkes, ‘’bura’’ yı terk edip, bir başkası olarak ‘’ora’’ya, sanal aleme iltica ediyor.
    İnsanoğlu, 19.yüzyılın teknolojisine uzuvlarını kaptırdı.21.yüzyılın teknolojisine ise duygularını ve benliğini kaptırıyor.
    Dünya başkalaşıyor, değişiyor.Gündelik hayatın dijital kültüre yaslanan değişimini, öyküler üzerinden idrak etmek isteyenler için:
    Her günü bir ölçek Mutluluk Onay Belgesi.
    Fatma Barbarosoğlu’nun kaleminden ‘’Sanal Cumhuriyet’in yalnız vatandaşlarını okumak, kalbinize, aklınıza, fikrinize iyi gelecek.

    7,90
  • İmaj ve Takva

    Sosyolog Dr. Fatma Barbarosoğlu, İmaj ve Takva’da İslamcıların alternatif kamu arayışlarını; bu arayış esnasında kamusal alanı takvaya uygun olarak dönüştürme girişimlerinden vazgeçişlerini; hakim kamuya eklemlenme ve imaja sığınma süreçlerini yakın plan fotoğraflar eşliğinde tahlil ediyor. Tahliller, ateşin içinden umut çıkarmaya uğraşan bir kalbin, mesuliyet taşıyan bir bakışın ürünü olmaları sebebiyle dikkat çekici ve tarihi bir öneme sahip. Bu önem Barbarasoğlu’nun bir kadın olarak “kadın bakış açısı” içinde hapis olmama dirayetinden de kaynaklanıyor. Meselesine tümüyle vakıf bir kalemin “sözü yormayan” berrak bir ifadesi, İmaj ve Takva. Bu özelliğiyle hem imaj hem takva diyenler kadar, daima takva diyenlerin de vazgeçemeyecekleri bir kitap.

    7,90
  • Ahir Zaman Gülüşleri

    Son peygamber, Yaratıcıdan gelen son kitabı kullara ulaştırdıktan sonra, hangi zamanda yaşarsa yaşasın faniler kendi zamanlarını ahir bildiler. “Ahir zamana kaldık” diye dertlenen şairin yaşadığı devrin üzerinden yüzyıllar gelip geçti. Kendini bilen her fani zamanını ahir bildi. Hüznüne tebessüm, tebessüme hüzün ekti. Ahir Zaman Gülüşleri, “Hikaye merhemdir, usul usul geçer yaraların üstünden” diyen sosyolog-hikayeci Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun dördüncü hikaye kitabı Çağdaş hikayenin önde gelen isimlerinden olan Barbarosoğlu, Ahir Zaman Gülüşleri’nde değişimin hızı karşısında insan olma cevherini koruma çabası gösteren ahir zaman insanının trajik-komik hikayesini usta bir dille sunuyor okuyucularına.

    6,90