Ensar Neşriyat

  • Namazı Yaşamak

    Günümüz Müslümanları ve özellikle de Türkiye Müslümanları, namazın önemini ve güzelliklerini yeterince bilmediği gibi onun olmazsa olmaz bir ibadet olduğunun da bilincinde değiller. İnanıyoruz ki, Müslümanlar, namazın diğer ibadetler dâhil olmak üzere üzerlerine düşen tüm İslâmî vecibelerin uygulanmasına da zemin hazırlayarak din binasını bir bütün halinde inşa eden ve hayatın tüm alanlarını kuşatarak muazzam bir umrâna/medeniyete vücut veren mucizevi dönüştürücü özelliğini keşfedip dosdoğru namazlar kılmayı (ikâme-ı salât) başardıkları zaman tekrar ayağa kalkacaklardır. Bir başka ifade ile Ümmet-i Muhammed’in yeniden tarihin öznesi haline gelmesini sağlayacak olan topyekûn dirilişimiz “namazı yaşamamıza” yani “namazla dirilişimize” bağlıdır.
    devamını oku

    5,90
  • Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 1

    Bu çalışmanın hedef kitlesi her şeyden önce genelde ilimle ve İslâmî ilimlerle, özelde de tarih ve İslâm tarihiyle ilgilenen ve “okuyan” kişilerdir. Ayrıca İslâm tarihi dışındaki dinî ve sosyal bilimlerle meşgul olan okurların siyasî tarihi bilmeden doğru değerlendirmeler yapmaları zordur. Zira ictimaî, ilmî, iktisadî hayatın, siyasî hayattan doğrudan etkilendiği ve bu ilimlerin siyasî hadiselerden bağımsız olarak gelişmedikleri kabul edilen bir gerçektir. Dolayısıyla Tefsir, Kelâm, Fıkıh, Tasavvuf ve Felsefe gibi disiplinlerde okumalar yapanların, inceledikleri dönemlerin siyasî hayatını bilmeleri gerekmektedir.

    7,90
  • Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2

    Unutulmamalıdır ki, Hulefa-i Raşidin dönemi Hz. Peygamber’den (sav) sonraki İslâm tarihi sürecinin en önemli kısmına tekabul etmektedir. Gerek ilk Müslümanlar’ın siyasî, sosyal ve dinî faaliyetleri, gerekse İslâm dininin pek çok kıtada yayılış tarihinin iyi ve doğru anlaşılabilmesi, bu zaman diliminin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasıyla doğrudan ilgilidir. Kanaatimizce bütün bir İslâm tarihi sürecinde olduğu gibi, ilk dönem hadiselerinin de aynı şekilde hiç bir ön yargı taşımadan, samimi gayretle açıklanmaya ihtiyacı vardır.

    6,90
  • İslam Akaidi

    Rasullullah efendimiz (s.a.v), Allah’ın en son ve en mükemmel dinini tebliğ etmiştir. Ancak o, ashabına İslam Dinini, özel bölümler halinde (yani, bugün size namazın vaciblerini anlatacağım, bu hünkü konumuz abdest ile ilgili olacaktır. Abdestin farzları, sünnetleri ve mekruhlarını göstereceğim…şeklinde) takdim etmemiştir. Hıra dağında indirilen ilk beş ayetten itibaren son nefesini verdiği güne kadar, iman, ibadet, ahlak…konularını birbirine girift halde sunmuş, islamı bir bütün halinde vermiş ve sonunda da gerçekanlamıyla ve şüphesiz Yüce Rabb’imizin yardımlarıyla başarılı omuştur. Ashabın islam dinini, kendilerinden sonra gelen insanlara tebliğ ve talimi de öyledir. İhtiyaç oldukça, soruldukça anlatmışlar, Hz. Peygamberin usulünü devam ettirmişlerdir. Ancak daha sonraları müslümanların diğer milletlerle ve çeşitli ilimlerle teması neticesi olarak islam Dinine ait bilgiler bölümler halinde, belli bir program dahilinde verilir olmuştur.

    5,90