Risale

  • İslam’da Fikir ve Davet Önderleri

    İslâm, yaşayan ve sonsuza dek var olacak, selefimizin bize emanet ettiği bir kültür birikimidir. Bu mirastan saf sünneti, ahlaki yapıyı, en ince ayrıntısına kadar işlenebilir hukuk kaidelerini ve İslâm edebiyatını, kısaca İslâmî kültürü kastediyoruz. Bütün bu değerlerde, her ferdin kapasitesine göre bir katkısı vardır. Bu dine karşı beslenilen güvensizlik duygusunu ortadan kaldırmaya çalışan, yabancı her türlü düşünce ve ideolojilere karşı mücadele eden, dinimizin temel esas ve kaynaklarını her türlü fitneden korumaya çalışan, hadis ve fıkıh üzerinde ümmetin problemlerine çözüm için araştırmalarda bulunan, içinde bulunduğu asrın toplumunun değerlerini İslâmî açıdan hesaba çeken her insanın bu mirasta payı vardır. İnsan aklının donuklaştığı dönemlerde kuvvetli belagat ve edebî üslup ile onları doğruya çağıran herkesin bu muazzam kültür mirasında katkısı mevcuttur. Bu eser, uzun süredir ihtiyaç duyduğumuz bir eksikliği gidermekte ve İslâm tarihi için önemli bir konuyu kapsamaktadır. Eserde, İslâm tarihinin çeşitli dönemlerinde yaşayan Müslümanların siyasî, dinî, ve sosyal yönleri islahatçı bir yaklaşım ile ele alınmış ve özellikle Emeviler döneminden bu yana gelen islahatçı İslâm önderlerinin en önemlilerinin tanıtımları yapılmıştır.

    5,90
  • Fatiha Tefsiri

    Kur’ân-ı Kerîm’in sûrelerinden her biri insanları doğru yola erdiren, belki her âyeti insanları irşada kâfi gelen hayat düsturlarıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Fâtiha’nın lâfızları her namazda tekrar edilmekte, manâsı dikkatlice düşünüldüğünde ibadete devama ve günahı terketmeye sebeb olmaktadır. Bir şeyi ifade etmek için birçok isim verilmesi o şeyin şerefine delâlet ettiğinden, Fâtiha sûresinin de “Fâtihatü’l-kitâb” ve “el-Fâtiha” gibi birçok ismi vardır. İlim ve irfan coğrafyamızda belki de en çok tefsiri yapılan sûrelerden biri Fâtiha’dır. İskilipli Mehmed Âtıf Hoca da Türkçeye vakıf olup da Arapçayı bilmeyen mümin ve muvahhidinin istifade etmeleri için her yönüyle Fâtiha sûresini tefsir ve tercüme etmiştir.

    4,90
  • Batı ile Hesaplaşma

    “Batı ile Hesaplaşma” Müslümanın Batıya bakabileceği yeni bir bakış açısı takdim ediyor. Düşünceyi açık, güçlü, güzel ve tatlı bir dille tasvir edip, davetçilere ve fikir önderlerine yeni bir üslûp takdim ediyor. Yazar, bu kitabında İslâm davetçisinin durumunu inceliyor ve Batıyı korkutup ürkütmeden açıklık ve sadelikle İslâm’a çağırıyor. Onu insanlığın yönetimindeki önemli ve güç görevini yapmaya teşvik ederek; “Batıdaki imkân ve ilimler, inanç ve yüce gayelerle birleştiği zaman; renk, sınıf, millet ve halk ayrılığına rağmen insanlığa gerçek mutluluğu verebilir.” diyor.

    4,90
  • Medine Toplumu

    Eserde Medine toplumunun yapısı, özellikleri, sosyal ve ekonomik hayatı incelenmekte ve gerçekleştirilen ilk uygulamalar üzerinde durulmaktadır. Bu eseri aynı konuyu işleyen diğer eserler ve siyer kitaplarından ayıran özellik ise ilk defa bu eserde konular ele alınırken hadis kritiği metodunun kullanılmasıdır. Böylece İslam tarihinin ilk dönemlerine ilişkin eldeki bilgiler ve rivayetler hadisçilerin ölçütlerine göre yeniden değerlendirilmektedir. Yazar Medine toplumunu çeşitli yönleriyle incelerken ilk döneme ait kaynakları da değerlendirmekte ve İslâm tarihinin hadisçilerin metoduna göre yeniden yazılması ve yorumlanmasına yönelik bir model sunmaktadır.

    6,90
  • İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler

    İnsan zıt, çift tabiatlı (Ambivalence) bir mahlûktur. Hem en üstün mertebeye çıkabilecek güçtedir hem de en alt tabakalara düşecek kabiliyette… Dinin koyduğu külli gerçekler, bilimin verdiği ayrıntılı bilgilerle birleşince hayatın normal akışı sağlanır. Biz Müslümanlar insan psikolojisi üzerinde İslâm’ın görüşünü ortaya koyabildiğimiz zaman, Batının bozuk psikolojik ekolleriyle üzerimize akan nazariyeler seline karşı koyabiliriz. Bunun yanı sıra sürükleyip getirdiği ahlâkî, fikrî, sosyal ve ekonomik bozuklukların hepsinin de önüne geçebiliriz. O zaman da krizler içinde bocalayıp kıvranan beşeriyet âlemine büyük hizmetler götürmeye hak kazanırız. Muhammed Kutub, elinizdeki eser ile ilgili olarak “Bu kitap, bütün bölümleri ve satırlarıyla insanı insanca yorumlamak için yapılmış bir çalışmanın ve harcanmış bir çabanın mahsulüdür. Bir yandan İslâm’ın psikoloji konusundaki görüşünü incelerken diğer yandan bizi konunun derinliklerine götürecek bütün psikolojik ekollerin görüşlerine başvuracağız. Bizi böyle bir sentez yapmaktan alıkoyacak hiçbir sebep yok. Ancak tabii ki ilk ve son görüş kaynağımız ve hareket noktamız yalnız ve yalnız Kur’an-ı Azim’dir.” diyor.

    8,90
  • Düzeltilmesi Gereken Kavramlar

    Muhammed Kutub, bu eserinde, günümüz müslümanının öncelikle yapacağı ilk işin zihinde yer eden kavramların yanlış yorumlardan ayırt edilerek tashih edilmesi, doğru temeller üzerine oturtulması ve berraklaşması olduğunu dile getirmektedir. Bu olmaksızın atılacak diğer adımların başarısızlığa mahkum olacağını belirten M.Kutub, bu gerçekten hareket ederek Kelimei Tevhid, Kaza-Kader, Medeniyet, İbadet kavramları üzerinde durmaktadır.

    5,90
  • İslami Açıdan Tarihe Bakışımız

    İlahî kanunlara uygun olarak gerçekleşen tarihten ibret alınması gerekmektedir. Tarih, sadece olayların aktarılması değil, aynı zamanda da yorumlanması ve değerlendirilmesidir. Yazar, Kur’an’dan hareketle insanın varlığının anlamını, insanın tarihi seyrini ve ilahî kanunların etkisini İslâmî-Batılı yorum şekilleri ölçeğinde inceleyerek Müslümanın tarihe bakışının nasıl olması gerektiği sorusuna cevap aramaktadır.

    6,90
  • Kur’an ve Sünnette İtikad, İbadet ve Güzel Ahlak

    Bu eserde itikat, ibadet ve ahlâk konularında her Müslümanın dikkat etmesi gereken hususlar açık ve net üslup ile anlatılmaktadır. İslâm dünyasının yakından tanıdığı ve günümüz İslâmî tasavvur ve tefekkürünün oluşumunda büyük payı olan Nedvî, itikat, ibadet ve ruh terbiyesi hususlarında bütün Müslümanlara bir rehber kitap olması için yazdığını belirttiği eseri hakkında ‘‘Bu kitapta şimdiye kadar yaptığım çalışmalarımın davet ve terbiye alanındaki tecrübelerimin özü bulunmaktadır’’ diyor. Eser, Müslümanın hayatının bütün cephelerini Kur’an ve sünnet ışığı altında değerlendirirken, İslâm’ın değişmez prensiplerinin Müslümanın hayatına yansıyabilmesinin şartlarını da göstermektedir.

    4,90
  • Kur’an ve Sünnet’e Göre Müslüman Toplumu

    Bu eserde Kur’ân ve sünnetten hareket edilerek müslüman toplumun özellikleri ortaya konulmaktadır. Adalet ve eşitliğin egemen olduğu bu toplumun yüce ahlâkî değerler üzerinde yükseldiği, dayanışma içerisinde sevgi, kardeşlik ve hoşgörüyü benimsediği, sosyal adaletin tam anlamıyla bu toplumda gerçekleştiği anlatılmaktadır.

    6,90
  • Kur’an ve Sünnet’e Göre Müslüman Kadının Şahsiyeti

    Bu eserde müslüman kadının kendisine, ailesine ve toplumuna karşı olan sorumlulukları ele alınmakta, diğer insanlarla ne tür bir ilişkide olması gerektiği ayet ve hadislerle anlatılmaktadır. Eser müslüman kadının hayatın çeşitli alanlarındaki rolünü ortaya koymaktadır. Çocuklarının eğitimi konusunda sorumluluğunu bilen şefkatli bir anne, eşinin yanında onunla birlikte mutluluk dolu bir hayat inşa eden iyi bir eş, anne babasının değerini bilen hayırlı bir evlat, akrabalarıyla, komşularıyla, arkadaşlarıyla iyi ilişki içerisinde olan, bunun yanısıra bilinçli ve kişilik sahibi bir fert olarak toplumun şekillenmesinde rol oynayan müslüman kadının üstlendiği sorumluluklar bu kitabın işlediği konulardır.

    8,90
  • Kuranda Adı Geçen Peygamberlerin Hayatı

    Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerle ilgili pek çok kitap bulunmaktadır. Ancak maalesef bunların çok azı doğru ve güvenilir bilgilere dayanılarak hazırlanmıştır. Ebu’l Hasan en-Nedvi, İslâmî yayınları takip edenlerin yabancı olmadıkları bir isimdir. Kendisi bu kitabı yazma amacını şu şekilde ifade etmektedir: “Peygamber kıssalarından sizlere anlattıklarımız bizim uydurup anlattığımız şeyler değildir. Onların hepsi Yaratan’ın Kur’an-ı Kerim’de anlattığı kıssa ve öykülerdir.” Elinizdeki bu kitap, her yaşta ve seviyedeki insana seslenmekte olup özellikle gençlerin zevkle okuyacağı bir niteliğe sahiptir

    5,90
  • Kuranda Adı Geçen Peygamberlerin Hayatı

    Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerle ilgili pek çok kitap bulunmaktadır. Ancak maalesef bunların çok azı doğru ve güvenilir bilgilere dayanılarak hazırlanmıştır. Ebu’l Hasan en-Nedvi, İslâmî yayınları takip edenlerin yabancı olmadıkları bir isimdir. Kendisi bu kitabı yazma amacını şu şekilde ifade etmektedir: “Peygamber kıssalarından sizlere anlattıklarımız bizim uydurup anlattığımız şeyler değildir. Onların hepsi Yaratan’ın Kur’an-ı Kerim’de anlattığı kıssa ve öykülerdir.” Elinizdeki bu kitap, her yaşta ve seviyedeki insana seslenmekte olup özellikle gençlerin zevkle okuyacağı bir niteliğe sahiptir
    5,90
  • İmam-ı Rabbani

    Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin, İmam-ı Rabbani’nin yetiştiği ve yaşadığı kültür çevresine yakın olduğundan, onu ve onun eserlerini en iyi tarzda tanıma yorumlama imkanına hakkıyla sahiptir. Nedvi’nin, İslâm tarihi ve kültürüne derin vukufiyeti, çeşitli İslâmi konularda neşredilmiş müdakkikâne eserleri, onu güzel ahlak, insaf ve dürüstlüğü ile İslam aleminde haklı bir şöhret kazanmış biri yapmıştır. Ülkemiz münevverleri, böylesine değerli bir ilim adamının aşırılıktan, ifrat ve tefritten uzak salim kalemiyle yazılmış olgun ve ölçülü eserini okuyunca, Hint bölgesi Müslümanların tarihini, orada İslâm’ın karşılaştığı tehlikeleri, sapıklıkları, bunlara karşı kahramanca mücadele veren İmam-ı Rabbani’yi, onun şeriata nasıl şuurla bağlı gerçek bir mürşid ve mücahit olduğunu, tasavvufa ne kadar değerli yorumlar getirip bid’atlardan ne büyük titizlikle bu sahayı temizlediğini, Sünnet-i Seniyye’nin ihyasına ne denli gayret gösterdiğini daha iyi anlamış olacaklardır.

    6,90
  • Namaz / Fert ve Toplum Hayatındaki Etkileri

    Bu eser namazın İslamiyetteki anlamını ve müslümanca yaşayışın ayrılmaz bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır.Namaz,dinin hemen bütün esaslarını kuşatan bir ibadet olarak ele alınmakta,aynı zamanda imanın hayata yansıyan en açık bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.Bu açıdan kitap’’Namaz dinin direğidir.’’hadisinin güncel bir yorumudur.

    4,90
  • Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti

    Bir kitap adı için oldukça ilgi çekici bir isim, bir Müslüman için ise, acı mânâlar içeren bir ifade…

    İslâm dünyasının gerilemesinin en büyük sebeplerinden birinin Batı özentisi olduğu son yıllarda daha da iyi anlaşılmaktadır. Başta Araplar olmak üzere İslâm âleminin, bir tarafta pejmürde, diğer tarafta da şatafatlı ve debdebeli bir hayat sürmeleri bu durumu sarahatle ortaya koymaktadır. Ayrıca Müslümanların 600 küsür yıl hamiliğini yapmış Türklerin de Jön Türklük hareketi ile beraber bu bozulmadaki etkin rolü de unutulmamalıdır.
    ***
    Müslümanların kendi öz değerlerinin bozulmasına sessiz kalmaları yetmiyormuş gibi bir de modernizm adı altında her türlü ahlâkî değeri hiçe sayarak değişikliklere gidilmesi, durumun daha da vahamete dönüşmesinin açıkça delilidir. Yenilik elbette olacak fakat İslâmî kaideleri bozmadan ve Batı’ya boyun eğmeden!.. Zira İslâm’da reform olmaz! İslâm dünyasının bunun bilincinde olarak hareket etmesi ve kendi içinde çatışmadan birlik olması gerekmektedir. Bu bilinç kazanılıp bir İslâm birliği sağlandıktan sonra atılacak adımların daha belirgin olacağı ve hataların asgarî düzeyde kalacağı da muhakkaktır.

    Elinizdeki eser, Müslümanların nerelerde hata yaptıklarını, bundan sonra İslam’ın dünyaya yeniden nasıl hâkim olacağını ve bunun için nelerin yapılmasının gereklerini anlatmaktadır. Materyalizme esir olan Müslüman idarecilerin, modernist olarak ilerlemek isterken, aslında nasıl gerilemeye sebep olduklarını ilmek ilmek anlatmaktadır…

    8,90