Özgü Yayınları

  • Müslüman Kardeşler Teşkilatı

    Sadece Mısır İslâmî hareketinin değil tüm dünyadaki İslâmî hareketlerin 20. yüzyıl içerisinde en dikkat çekicilerinden birisi de hiç şüphesiz ki İhvan-ı müslimîn hareketidir. Yerel bir hareket olmasına karşın Afrika ve Orta Doğuda ciddi bir karşılık bulan bu hareket Türkiye’deki hareketleri de derinden etkilemiştir.

    Proğramı, proğramının uygulanmasındaki ciddiyeti ve mücadele azmi İslâmî hareketler tarafından örnek alınması gereken bu teşkilat İslâm anlayışındaki saflık ve netlik açısından da dikkate alınmalıdır.

    Bizzat Hasan el-Benna tarafından bir konferans şeklinde; teşkilatın yapısı, eğitim anlayışı, hareket metodu, din anlayışı, diğer gruplara bakış açısı her yönüyle ele alınarak anlatılmıştır.

    İhvan hareketini tanımak-anlamak isteyenler için mutlaka okunması gereken bu kitap en önemli başvuru kaynağı sayılabilir.

    4,90
  • İslamda Cihad

    İnanç hürriyeti, insana ‘insanlk’ vasfını kazandıran ve en başta gelen temek haklardan birisidir. Aynı zamanda inanılan düşünceyi herhangi bir baskı ve şiddete başvurmadan yaymaya çalışmak da bir haktır. Elbetteki bu hakların aynı zamanda bir ödev niteliği arzettiği de dile getirilmelidir. Yani inanan insanlar, inançlarını kendileri yaşadığı gibi başkalarına anlatmakla da yükümlüdürler. Bu sörumluluk ise en anlamlı karşılığını islam inancınd bulmaktadır.

    6,90
  • Batılılaşmayla Hesaplaşma

    Batılılaşma”, Batı ülkeleri dışında kalan toplumların Batı’nın gelişmişlik seviyesine ulaşma çabalarıdır diye tanımlanır. Bize göre “Batılılaşma”, Müslüman birey, toplum ve devletlerin İslam kimlik ve kişiliğinden, idare, hukuk, eğitim, hatta kılık kıyafetten tutun da görgü kurallarına varıncaya kadar bütün hayat tarzından, müessese ve medeniyetinden zorla çıkarılıp, bütün kurum ve kuramlarıyla Batı medeniyetine girdirilme sürecidir.
    İslam dini kamusal alan dahil, hayatın her alanına ait kanunlar, yasalar koymuş ve bunun uygulanmasını emretmiştir. İşte “Batılılaşma”, bu gerçeğin ret ve inkarı ile dinin kamusal alandan ve toplumdan dışlanması, toplumsal rolünün ve etkisinin bitirilmesidir. Bu yüzden “Batılılaşma”, laiklik adına din-devlet ayrılığı ile tarihten bugüne yaşanan geleneksel yapıları alt üst etmiştir.
    Bu durum sonuçta devlet ile milletin birbirine yabancılaşmasına ve çatışmasına sebep olmuştur. Maalesef bu çatışma giderek halk arasına da sirayet etmiştir. Ne yazık ki ortada daha büyük bir felaket vardır. O da yeni nesillerin dini bilmeme yüzünden giderek imanlarını kaybetmesidir. Yani farkında bile olmadan dinden çıkıp kafirleşmesi…
    Bu kitap, “Batılılaşma” macerasının sebeplerini, oluş seyrini, sonuçlarını incelerken, aynı zamanda “Batılılaşma” ile geniş çaplı bir “hesaplaşma” olgusunu da içerir.

    7,90