ALFA Yayınları

  • Psikolojik Danışma Kuramları

    Freud ve psikanaliz
    * Carl Gustav Jung ve analitik psikoloji
    * Alfred Adler ve bireysel psikoloji
    * Karen Horney ve bütüncül yaklaşım
    * Harry Stack Sullivan ve ilişkiler
    * Otto Rank
    * Psikoloik danışma anlayışı
    * Psikolojik danışma anlayışı
    * Gerileme karşı geliştirilen çözüm yolları
    * Kişiliğin işleyiş biçimi
    * Kişilik gelişimi
    * İnsanın özellikleri
    * Terapi koşulları
    * Yaratıcı olmayan kişilik tipleri
    * Kurama yöneltilen eleştiriler
    * İnsan görüşü
    * Terapik süreci
    * Kuramın anahtarları ve insan anlayışı
    * Kurama yöneltilen eleştiriler
    * Gerçeklik terapisi
    * Davranışçı kuramlar
    * Varoluşçu psikolojik yaklaşım
    * Psikolojik danışma alanındaki son gelişmeler ve e-terapi

    8,90
  • Batı’ya Yön Veren Metinler III Aydınlanma /Burjuva Yüzyılı / Bilim Çağının Zaferi (1650-1800)

    Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme sancıları çektiği on sekizinci yüzyılın ilk çeyreği ile on dokuzuncu yüzyılın başlarında Avrupa medeniyeti derin ve karmaşık bir kriz atlatır. “Fransız İhtilali ve Napolyon Çağı” olarak adlandırılması âdet olmuş bu krizin kökenleri, on yedinci yüzyılın İngiliz siyasi devrimlerine uzanmakta, on sekizinci yüzyıl Avrupa’sının toplumsal yapısı, politik koşulları ve çok sayıdaki güncel tartışmalarından beslenmektedir.

    Batı’ya Yön Veren Metinler’in üçüncü cildinde yer alan seçkiler, 1789 Fransız İhtilali’ni Kuzey Amerika’daki İngiliz kolonilerinin 1775’teki başkaldırılarının yüreklendirdiğini ileri sürerler. Bu çerçevede, Fransız İhtilali ile sonuçlanan çağ, “Demokratik Devrim Çağı” olarak adlandırılır.

    Devrim dalgasına eşlik eden nasyonalizmin “insan toplumunun kumaşını paramparça etmiş, gerçek dini yolundan çıkarmış, uluslararası ahlakın bütün uygar kurallarıyla alay etmiş” olduğunu savunanlar olmakla birlikte, genel kabul, on sekizinci yüzyıl Aydınlanmasını hızlandıran buhranın geçmişten felaket niteliğinde bir kopuş anlamına gelmediği şeklindedir. Rönesans ve Rönesansın mantıki sonucu olan bilimsel devrimden evrilen Aydınlanma, entelektüellerin büyük bir kısmının “din ve ilahiyat ağırlıklı düşünce biçimlerinden şikâyetçi olduklarının farkına vardıkları bir dönem” olarak görülmektedir. “On sekizinci yüzyıl Paris’inin ve Fransız taşrasının salonlarında, loca ve kahvehanelerinde konuşulanlar, makineler ve toplum mühendisliği, doğa yasaları ve eğitim gibi konulardır. Her şeyin filozofların istediği gibi gerçekleşmediği muhakkaktır. Eski inançları savunanlar çetin artçı-muharebeler verirlerken, Romantikler kısıtlı da olsa Aydınlanma karşıtı saldırılar düzenlenmeyi başarır. Bunlara rağmen, filozoflar geleceği temsil etmektedir ve Batı’nın Bilim Çağı’na kesin olarak girmesi, onların sayesinde gerçekleşir. Voltaire, Diderot, Ansiklopediciler ve Baron d’Holbach gibi gurbetçiler, yeni bir tür entelektüel sınıf oluşturur. Bu insanlar, teknik ve akademik anlamda filozof olmadıkları gibi, ne bir akademisyen, ne bir uzman, ne bir nedim, ne de birer “efendi”diydi. Kesinlikle fildişi kulesi tipleri değil, Kilise ve üniversitenin yerleşik dünyasına karşı çağrılarını, yeni yeni uyanmaya başlamış olan halka doğrudan duyurmayı seçen edipler, halka-indirmeciler ve propagandacılardı… Ayrıca Marksist anlamda da dar bir sınıf bilincine sahip değillerdi. Bununla beraber, eski rejime saldırılarında, son yüzyılda dünyaya açılan ‘bir şeyler olmaya’ istekli sınıfları desteklemekten geri durmadılar. Okurun, yüzyıllar öncesinden seslenenlerin keyfini çıkarmasını dileriz.

    9,90
  • Seyahatname

    Venedikli Marco Polo’nun XIII. yüzyılda yaptığı doğu yolculuklarına dair verdiği ayrıcalıklı ve ayrıntılı bilgiler batı dünyası için bir kılavuz niteliğindedir. İpek Yolu’nu izleyerek İran, Irak, Hindistan ve Çin’e gider ve izlenimlerini muhteşem tasvirleriyle aktarır. Seyahatname zamanının çok ötesinde bir öneme sahiptir. Seyahatnamesinde gördüğü yerlerin coğrafi, idari ve ekonomik özelliklerini anlatır. Günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bilgiler, Polo’nun anlatımıyla okuyucuları unutulmaz bir yolculuğa çıkarır.

    10,90
  • Nomisma Bağımsız ve Milli Para Sistemi Geleceğin Para Düzeni

    Piyasada gerek nakdi olarak kullandığımız gerekse elektronik ortamda banka hesaplarında tuttuğumuz paranın tamamı Merkez Bankaları tarafından tedavüle çıkarılmamış, yani üretilmemiştir. Bu gerçeğe inanabiliyor musunuz?
    – Cüzdanımızda veya banka elektronik hesaplarımızda tuttuğumuz paramızın neredeyse %85-90’ının, kâr amacı güden ticari bankalar tarafından üretilip tedavüle çıkarıldığını, yani varsayıldığı gibi, Merkez Bankaları tarafından üretilip tedavüle çıkarılmadığını, biliyor musunuz?
    – Ticari bankaların para üretmeye yönelik bu ayrıcalıklı ve imtiyazlı statüsünün birçok ülkede yasalarla net bir şekilde düzenlenmemiş olduğunu biliyor musunuz?
    – Para sisteminde yapılabilecek birkaç düzeltmeyle birlikte, bankalar batsa dahi, bankalarda yatan paralarınızın batmayacağı bir para ve bankacılık sistemi istemez misiniz?
    – Banka iflaslarıyla ve mali krizlerle sarsılmayan bir para ve bankacılık sistemi olmasını ister misiniz?
    – Günümüz para sisteminde yapılabilecek birkaç düzeltmeyle birkaç yıl içerisinde devlet ve kamu borçlarının %80 oranında geri ödenebileceğini ve böylelikle devletlerin vergilerde dahi indirime gidebileceklerini ve halkın zenginleşebileceğini biliyor musunuz?
    İşte tüm bu ve benzeri avantajları BAĞIMSIZ ve MİLLİ PARA SİSTEMİ sunmaktadır.

    8,90