Muallim Naci

Muallim Naci 1850 yılında İstanbul’da doğmuştur. Şair, eleştirmen ve öğretmendir. Tazminat dönemi şairlerindendir. Asıl ismi Ömer’dir. 7 yaşındayken babasını kaybetmiştir. Varna’ya dayısının yanına gönderilen Muallim Naci orada medrese eğitimi almıştır. Fransızca, Farsça ve Arapça öğrenmiş, hat sanatının inceliklerini öğrenerek hat ustası olmuştur. Muallim Naci, Hulusi mahlasıyla yazılar yazmıştır. Varna Rüştiyesi’nde öğretmenlik yapmıştır. Sait Paşa’nın özel katibi oldu Rumeli ve Anadolu’yu karış karış gezdi. İlk şiirlerini Naci mahlası ile yazdı. Çok küçük yaşlarda şiire ilgi duymaya başladı. Muallim Naci dönemin önemli dergisi olan Tercüman-ı Hakikat’a gönderdiği şiir ve yazıları ile edebiyat dünyasına girmiş oldu. Muallim Naci bu dönemde basın alanındaki büyük faaliyetleri ile adını duyurmuş, Ahmet Mithat Efendi’nin tavsiyesi ile edebiyat kısmının yönetmeni olmuştur. Basın yaşamında oldukça başarılı olan Muallim Naci birçok gazete çıkardı. Daha sonra tek başına 58 sayı Mecmua-i Muallim isimli bir dergi çıkarmıştır. Muallim Naci aruz veznini Türkç ’ye kusursuzca uygulamak için çalıştı. dilin yalınlaştırılmasını savundu. Yenileşmeyi savunmuş eski ile bağlarını da koparmamıştır. Edebiyat tarihinde eski şiirin temsilcilerinden sayılmıştır. Dönemin şairlerinden olan Ziya Paşa gibi klasik şiiri iyi bilmesine rağmen buna bağlı kalmamıştır. Edebiyat hayatının ileri dönemlerinde Batı edebiyatını tanımaya başlamış ve bu anlayışı klasik şiiri yenileme çabası içinde kullanmıştır. Mesud-i Harabi takma ismi ile yayınlanmış aruz ölçüsü ile yazılmış gazelleri ile ün yaptı. Divan edebiyatının her türünde aruz ile yazılmış eserler verdiği için eski şiirin temsilcisi sayıldı. Edebiyat tarihi ve sözlük alanındaki çalışmaları ile dikkatleri üzerine çekti. Victor Hugo ve Emile Zola’dan eserleri Türkçe‘ye çevirdi.

  • Ömer’in Çocukluğu

    Muallim Naci, Ömer’in Çocukluğu’nda birçok insanın hatırlamakta güçlük çekeceği erken çocukluk dönemini hatırat şeklinde kaleme alır. Okuyucularını 1800’lü yılların İstanbul sokaklarında dolaştırır. Aile hayatından esnaf ilişkilerine, dönemin eğitim sisteminden dinî ve sosyal hayata kadar birçok konuda derinlikli tahliller yapar.

    3,90
  • Ömer’in Çocukluğu (Günümüz Türkçesiyle)

    Muallim Naci, nam-ı diğer Ömer, sekiz yaşına kadarki çocukluk hatıralarını pek sevimlice, neredeyse o yaşından anlatıyor. Babası, abisi, annesi, kedisi Fındık, Hoca Efendi, mahalledeki komşular… Bir çocuğun çevresindeki herkes var bu anlatıda. Sokakta karşılaştığı köpeğin saldırması üzerine yaşadığı korku, eve alınan oğlakla bahçede geçirdiği keyifli vakitler, oynarken düşüp yaralanması, babasıyla ders çalıştığı saatler, mektepte falakaya yatıran Hoca Efendi’den ve karanlıktan korkusu, bilmediği bir yerde kaybolduğunda duyduğu çaresizlik… Muallim Naci, hepimizin çocukluğundan tanıdığı bu duyguları öyle canlı anlatıyor ki tek başımıza gidemeyeceğimiz bir mazinin içine bizi bırakıveriyor; üstelik eski İstanbul da semtleri ve yaşayışıyla yanımızda olarak.
    Muallim Naci (Ömer) (1850-1893) Muallim Naci, Saraçhanebaşı’nda saraçlık yapan Ali Bey ile Fatma Zehra Hanım’ın oğulları olarak Fatih’te dünyaya geldi. Babasının vefatı üzerine annesi ve kardeşleriyle Varna’ya, dayısının yanına yerleştiler. Fatih Fevziye Mektebi’nde başlayan eğitimine Varna’da devam eden Naci, bir yandan medrese eğitimi görürken bir yandan da özel hocalardan Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Hattatlıktan icazet aldı. Muhayyelat-ı Aziz Efendi romanındaki Naci karakterinden etkilenerek bu adı kendisine mahlas olarak seçti ve ilk şiirlerini de Naci mahlasıyla bu dönemde yazdı. Tercüman-ı Hakikat’e şiirlerini gönderen Naci, Varna’dan İstanbul’a döndüğünde bu gazetenin edebi sütunlarını yönetmeye başladı. Burada yayımladığı eski tarz şiirler eski-yeni tartışmasında bir kutuplaşma yarattı ve gazetenin sahibi Ahmet Mithat’ın tepkisini çekti. Arkadaşlarıyla beraber gazeteden ayrılan Muallim Naci Saadet ve Mürüvvet’te yazılarını yayımladı; Mecmua-i Muallim dergisini yönetti. Mekteb-i Sultani ve Mekteb-i Hukuk’ta edebiyat öğretmenliği yapan Muallim Naci, Tanzimat Dönemi edebiyatımızın meşhur ve önemli simalarındandır. Yeni kültüre sahip, milli değerlere bağlı, edebiyatta eskiyi savunur görünmekle beraber dilin sadeleşmesi ve edebiyatın yenileşmesine hizmet etmiş bir yazardır. Şairliği, sözlük çalışmaları, çevirileri ve yazarlığıyla Tanzimat edebiyatının yine çok yönlü isimlerinden olan Muallim Naci’nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisi’nde yer vermeyi sürdüreceğiz.

    3,90
  • Ömer’in Çocukluğu

    Ömer’in Çocukluğu, Tanzimat Edebiyatının en önemli isimleriden biri olan Muallim Naci’nin (1850-1893), sekiz yaşına kadar yaşadığı günleri anlatan bir hatıra kitabıdır. Naci, çocukluk günlerini anlatırken, içinde yaşadığı toplumun inançları, gelenekleri, hassasiyetleri konusunda pek çok bilgiyi de okuruna aktarır. Çocukluk yıllarına ait, acı tatlı tüm hissiyatını bir çocuk kalbinin samimiyeti ve saflığıyla kelimelere döken Muallim Naci, böyle bir kitabı niçin yazma gereği duyduğunu soranlara ise şöyle der:
    Bu hatıralarımı niçin yazdığımı sorsalar, herhalde hiçbir cevap vermeye gerek görmem. İçimden geldi, yazdım. Diyelim ki, Bu da bir çeşit çocukluktur!
    Edebiyat tarihimizin çocuklara yönelik ilk ve en güzel örneklerinden biri olan Ömer’in Çocukluğu, yayınlanmasından kısa bir süre sonra Almanca, Çekçe ve Rusça’ya çevrilmiştir. Eserin aslı, Sümbüle isimli kitabının sayfaları arasında yer almaktadır.

    3,90