Kaknüs Yayınları

  • Psikolojinin Üçüncü Boyutu Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili (Ciltsiz)

    Kısa sürede geniş okuyucu kitlelerinin ilgi ve beğenisine mazhar olan Dokuz Yüz Katlı İnsan kitabının yazarı Dr. Mustafa Merter, yeni kitabı Psikolojinin Üçüncü Boyutu: Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili’nde sizlere tasavvuftan hareket ederek modern psikolojiye paralel giden bir diğer insan psikolojisi sunuyor.

    Öncelikle nefsi anlamak için Sigmund Freud, Carl GustavJung ve diğer bazı Batılı araştırmacıların görüşlerine temas edeceğiz. Modern Batı psikolojisi bize iki boyutlu insanı anlatırken (bilinç ve bilinçdışı) nefs psikolojisi bizleri çok heyecan verici bir üçüncü boyuta götürecek: üst bilinçdışı veya âlem-i misal. Bu alanda, yeni bir kıtayı keşfeder gibi modern psikolojinin bilmediği hikmetlerle karşılaşacağız. İkinci bölümde kaygı, depresyon, nöroz gibi rahatsızlıkların üç boyutlu nefs yapısına göre ne manaya geliyor, anlamaya çalışacağız. Psikopatolojiye değişik bir zaviyeden bakışın, tedaviye de yeni imkânlar sunacağı kanaatindeyiz. Üçüncü bölümde derinliğine araştıran psikoterapiyi irdeleyeceğiz. İnsanın hiçbir zaman, düştüğü en derin kuyularda bile yalnız bırakılmadığını göreceğiz. Kapakta sizlere sunduğumuz resimdeki gibi, hayat okyanusunun engin sularında en karanlık gecelerde bile, mucizevi bir şekilde bir ışığın bizi hayat veren adaya yönlendirdiğini fark edeceğiz. Son bölümde örnekler vererek rüyaların dilini anlamaya gayret edeceğiz, sanki bir yıldızlar kapısından geçerek âlem-i misale temkinle adım atacağız. Psikolojik açıdan nefs ilmi daha başlangıcında gibi görünüyor, bizlerin sizlere sunduğu şu mütevazı çalışmanın genç araştırmacılar için yeni fikirlere vesile olacağını ümit ediyoruz.

    gizle

    15,90
  • Dokuz Yüz Katlı İnsan

    Her yükseliş ve bir üst kata çıkış, terk edilen kattaki alt kişiliğimizin ölümünü temsil eder.O zaman usulca o kata inip o rolü oynayan oyuncunun kulağına sevgi, anlayış ve muhabbetle “Evet sen bensin ama ben sadece sen değilim!” diyerek hayatımızda o rolün hükmüne son verebiliriz. Hem onu aslında nefret ettiği bir varoluş tarzından kurtarmış hem de kendimize bir yükseliş imkânı sunmuş oluruz! Rolün yani alt kişiliğin terk edilmesindeki en büyük engel, bir üst katın varlığını bilememek, yani rol giderse boşluğa düşerim kaygısıdır. Hâlihazırda öğretilen psikoloji, içimizde var olan potansiyele işaret etmediği için, ne yazık ki bizler rollere ve hâllere kilitlenip kalırız. Bir üst katın varlığından habersiz olan modern psikoloji bilimi, bir bakıma bu kaygıyı tasdik etmiş olur.

    Hiç şüphe yok ki, içimizde bir yerlerde bilge bir sanatkâr gizli ve bu sanatkâr her gece bizlere birbirinden değişik oyunlar sunuyor. Amacı, içinde bulunduğumuz hayat sahnesinin sadece bir oyundan ibaret olduğunu ve bu sahnede bizi temsil
    eden kişilerin sadece birer oyuncu olduğunu bizlere göstermek.

    10,90