Gelenek Yayın Grubu

  • El-Münkız Mine’d-Dalal Dalaletten Hidayete

    “Peygamberler kalp hastalıklarının doktorlarıdır. Aklın yararı ve işlevi de, bize nübüvvet gerçeğini tanıtmak ve nübüvvet gözü ile kavrananı kavramaktan aciz olduğunu kabul ederek,nübüvveti tasdik etmek ve bizi elimizden tutarak, körleri rehberlere ve ne yapacağını bilmeyen hastaları müşfik doktorlara teslim eder gibi, nübüvvete teslim etmektir. Aklın etki alanı ve varıp duracağı son
    nokta burasıdır. Bunun ötesinde, tabibin kendisine vereceği şeyi anlamaya çalışmaktan başka yapacağı bir şey yoktur.” Gazâlî’nin yücelttiği ve kast ettiği akıl işte bu vahye/nübüvvete muhatap olan akıldır.
    Dini ilimleri ve Sünneti ihya, bid’atleri imha eden İmam-ı Gazâlî, bu hakikatleri avam nezdinde dahi tam ma’kes bulacak şekilde tasarlamış ve gerçekte ruhî, kalbî ve aklî olarak Allah’tan bir hayli uzaklaşmış olanları yeniden Hidayete ve Kurtuluşa sevk etmeye çağırmıştır.
    Imam-ı Gazâlî’nin hacimce küçük, fakat tesiri bakımından
    büyük olan El-Munkız-Mine’d-Dalâl eseri ömrünü hakikati aramaya adamış hakikat âşıkları için çok mühim bir kitaptır. Özellikle, Ruh, kalb, fikir hatta hissi selamet ve istikamet arayanlar için bir başucu kitabı da denebilir…
    devamını oku

    5,90
  • Nefis Terbiyesi

    Bir gün Peygamber Efendimiz’in huzurunda kadınlar kalabalık olmuşlar, kavga ediyorlardı, Hazret-i Ömer oraya geldi. Kadınlar onu görünce kaçtılar. Hazret-i Ömer kadınlara şöyle dedi: “Ey kendi nefislerinin düşmanları! Benden utanırsınız da Allahu Teâlâ’nın Resûlünden utanmaz mısınız?” diye sordu. Kadınlar da: Sen O’ndan daha sert huylusun! dediler. O zaman Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz, Hazret-i Ömer’e şöyle buyurdu: “Ey Hattab’ın oğlu! Allah hakkı için -ki benim nefsim O’nun elindedir- sen şeytanla karşılaşmazsın. Çünkü o, senin heybetinden yolunu değiştirir. Senin geldiğin yoldan kaçar, başka yöne gider.”
    devamını oku

    5,90
  • Manevi Eğitimin Yolu ve Edepleri

    Manevi eğitime girmek isteyen müridi bekleyen imtihanlar nelerdir?
    Şeytan ve nefis tasavvuf yolundaki bir müridi kandırmak için hangi hilelere başvurur?
    Kul, Rabbine karşı samimi olursa onu bekleyen mükafatlar nelerdir?
    Azimetle amel etmeyi ve ruhsatları terketmeyi gerektiren kutlu tasavvuf yolunun esasları ve edepleri hakkında bir başucu kitap olan elinizdeki eser, Gönüller Sultanı Abdulkadir Geylani Hazretleri’nin deruni üslubunu, mana yüklü nasihatlerini günümüze taşıması açısından ayrı bir kıymete sahip…

    devamını oku

    5,90
  • Adab-ı Muaşeret

    Bâtınî sefer gönülle yolculuktur ki, yer ve gök âleminde, Allahu Teâlâ’nın acâip sun’unda olur. Din yolunun duraklarında ve konaklarında yolculukta bulunmaktır. Mercilerin, Allah adamlarının yolculuğu, böyle bir bâtmî seferdir. Beden varlıklarıyla evlerinde oturmaktadırlar. Fakat yedi kat gök, yedi kat yerden daha geniş olan cennette gönülleri dolaşır, cevelân eder. Ariflerin cenneti o melekût âlemidir ki, ne yolu kesilebilir, ne sonsuzluğuna varılabilir. Ne ziyâreti yasaklanabilir.
    Hak Sübhânehu ve Teâlâ bu gönül yolculuğuna şu davette bulunur: “Onlar, yer ve gök âlemlerine ve Allahu Teâlâ’nın yarattığı şeylere nazar eylemediler mi?” (Araf: 185)
    Eğer bir kişi bu iç âlemin yolculuğundan âcizse ve ondan uzak kalmışsa, zahirî yolculuk yapmalı, bedenini bir yerden bir yere dolaştırmalı. Her yerden bir fayda, ibret edinmeli. Bu da kendi ayağı ile Kabe’ye giden, zahir Kabe’yi gören ve tavaf eden kişiye benzer.

    6,90