İmam Burhaneddin Ez-Zernuci

Tam adı ve hayatına dair fazla bilgi yoktur; Burhâneddin ve Burhânülislâm lakaplarıyla anılır. Hediyyetü’l-ʿârifîn’de (I, 13) İbrâhim ez-Zernûcî ismi verilse de bu bilginin doğruluğu kuşkuludur. Doğum yeri olduğu sanılan ve I-XV. yüzyıllarda mevcut olduğu bilinen Zernûc (Zernuk/Zürnuk), bugünkü Kazakistan’ın güneyinde Kızılkum ilçesinin Mayakum köyünden kuzeye doğru 5 km. uzaklıkta bulunmaktaydı. Zernûcî’nin milliyeti hakkında da farklı görüşler vardır. M. Plessner, Encyclopedie de l’Islam’ın birinci edisyonunda (IV, 1287-1288) onu bir Arap filozofu diye tanıtsa da bu bilgiyi hangi kaynağa dayandırdığını bildirmez. Aynı ansiklopedinin ikinci edisyonundaki maddede (EI2 [Fr.], XI, 501) yine kaynak gösterilmeden Zernûcî’nin muhtemelen Doğu İran asıllı olduğu ileri sürülmüştür. Batılı araştırmacıların eserlerini Arapça yazan müslüman âlimlere Arap deme alışkanlıkları dikkate alındığında bu yöndeki bilgiyi ihtiyatla karşılamak gerekir. O devirlerde İslâm ülkelerinin eğitim dili genellikle Arapça idi ve Zernûcî’nin bu dili iyi bilmesi, bu dilde eser yazması onun Arap olduğunu göstermez. Yaşadığı bölgenin Türk yurdu olması ve o dönemde Türk hâkimiyeti altında bulunması hesaba katıldığında onun Türk asıllı bir âlim olma ihtimali göz ardı edilmemelidir.

  • Talim’ül Müteallim Medrese Usulü Kelime Manalı

    Kitabın İçeriğinde:
    Tercümesi ve Arapça Metni bulunmaktadır.
    Halife Harun Reşid oğlunu Asmaî’ye, ondan ilim ve edep öğrenmesi için gönderdi. (Asmaî Harun Reşidin oğulları Emin ve Me’mun’un Arap edebiyatında hocalarıydı. Kendisi Arap edebiyatında zamanının en büyük âlimlerindendi. Özellikle lügat ve şiirde dâhiydi) Hayli zaman sonra bir gün halife Asmaî’nin abdest aldığını ve ayaklarını yıkadığını gördü. Kendi oğlu da onun ayaklarına su döküyordu. Bundan dolayı Asmaî’yi;
    – “Ben sana oğlumu ilim ve edep öğretesin diye göndermiştim. Neden sen ona bir eliyle su dökmesini diğeriyle de ayaklarını yıkamasını emretmedin!” diye ikaz etti. (Buradan anlaşıldı ki ilim ve edep sahibi olmak vezir olmaktan daha yücedir.)
    “Bir şeyi bin defa dinleyen kimsenin daha sonra aynı şeyi ilk defa dinlediği (halindeki) gibi tazim ve hürmet göstermezse ilim ehlinden olamaz.”

    9,90