Litera Yayıncılık

  • Gençler İçin Zihninden Çık Hayatına Gir

    Korkularınızla Yüzleşin ve İçinizdeki Savaşçıyı Keşfedin Utanç ve korku hissediyor, kendinizi çok fazla aşağılayıp, kendinizden şüphe ediyorsunuz. Bu durumda hayatınız nasıl istediğiniz gibi olabilir ki? Daha fazla riske girip daha fazla hata yapabilirsiniz, ama daha önce olmadığı kadar özgür ve kendinize güvenen birisi olarak yaşayabilirsiniz. Gençler için; Zihninden Çık ve Hayatına Gir uygulamalı bir kendine yardım kitabıdır. Bu kitap size, zor ve hayatı olumsuz etkileyen, acıya yol açan duygularla başetmeniz için hayati beceriler sunmaktadır. Duygular hiçbiryere gitmez, ancak onları nasıl ele alacağınızı bu kitapta bulabileceksiniz. Bu becerileri uygulamaya başladığınızda DAHİ bir savaşçı haline geleceksiniz. DAHİ savaşçı; zorlu duyguları incelik ve asaletle ele alan güçlü bir kişidir ve bu yolda birçok dost ve başarı elde eder. Bu kitapla; Günlük hayatta kendindelik (mindfulness) becerilerinin gücünü kullanabilmeyi Kendinizdeki hataları bulmayı bırakıp, problemlerinizi çözmeye başlayabilmeyi Kendinize daha şefkatli davranarak kendi değerinizi ve güveninizi farkedebilmeyi Hayallerinizdeki hayatı yaşayabilmenize yardımcı olacak değerlerinizi keşfedebilmeyi öğreneceksiniz.

    8,90
  • Filozof ve Sufi Metafizik Üzerine

    Elinizdeki eser İbnü’l Arabî’nin başyapıtı Fütûhât-ı Mekkiyye’nin 8. cildinde bulunan 107-108. kısımlar ve 162-167. bölümleri içermektedir. Bu bölüm Fütuhat-ı Mekkiyye’de kimyâ-i saâdet başlığıyla yer alır. Kimyâ-i saâdet, insanı saadete ve kemâle ulaştıran kimya, yani ahlâk ilmi demektir. Kimyanın popüler isimlendirmesi simyadır. Kimya veya simya madenlerdeki değişimi ve başkalaşmayı inceleyen ilmin adıdır. Bakırın altına dönüşmesi veya kurşunun altına dönüşmesinin imkânını bu ilim inceler. İbnü’l Arabî buradan bir karşılaştırma yaparak tasavvuf-ahlâk ile simya ilmi arasındaki irtibatı gösterir. Tasavvuf insandaki ahlâkın olumlu değerler istikametindeki değişimidir ve bu nedenle hâl, yani değişme ve başkalaşma ilmidir. Ahlâkta kötü özellikler madenler arasındaki değersiz madenlere karşılık gelirken ahlâkın gayesini teşkil eden erdemler altın mesabesindedir. Bütün madenler altın olma potansiyeline(kuvve) sahiptir. Kimya ilmi, potansiyeli harekete geçirerek madeni bilfiil altın yapmanın imkânını araştırır. Tasavvuf, insandaki değersiz huyları erdemlere dönüştürerek insanı altın hâline getirmeyi hedefler. Altın insan, kâmil insan demektir. Kimya veya simya ile tasavvufun irtibatı burada kurulur: İnsanları bir maden şeklinde düşünerek onların altın olmasının imkânlarını bulmak!

    7,90
  • Mantığa Giriş / İbn Sina Felsefe Serisi -3

    Şifa külliyatı İbn Sînâ’nın kendisinden önceki meşşai felsefe okulunun geleneklerini dikkate alarak yazdığı bir eserdir. Bu nedenle Porfiryus tarafından Aristoteles’in Kategoriler kitabına giriş olarak yazılan ve o­ndan sonra gelenek haline gelen İsagoji yazımını devam ettirmiştir. İsagoji Yunanca’da ‘Giriş’ anlamına gelir ve Arapça’ya yine aynı anlama gelen ‘Medhal’ kelimesiyle çevrilmiştir.Porfiryus, Aristoteles’in başta Topika (Cedel) ve Metafizik olmak üzere çeşitli eserlerinde yaptığı açıklamalardan hareketle cins, tür, fasıl, hâssa ve genel arazdan ibaret beş tümeli incelemiş ve böylece beş tümelin müstakil olarak incelendiği bir metin oluşturmuştur. Porfiryus’tan sonra beş tümelin müstakil bir kitapta incelenmesi gelenek haline gelmiş ve Porfiryus’un metni üzerine çeşitli şerhler yazılmıştır.

    İbn Sînâ da Şifa külliyatına ve mantık ilimlerine başlangıç niteliği taşıyan Mantığa Giriş isimli bu eseri söz konusu İsagoji geleneğini dikkate alarak yazmıştır. Her ne kadar İbn Sînâ’dan önce Farabi müstakil bir ‘Medhal’ metni yazmışsa da bu eser çok kısa ve özettir. Porfiryus ve Farabi’nin İsagoji metinleriyle karşılaştırıldığında İbn Sînâ’nın bu eserinin ayırıcı özelliği olarak, o­nun hem hacim hem de içerik bakımından daha kapsamlı oluşu gösterilebilir.

    7,90
  • İşaretler ve Tembihler / İbn Sina Felsefe Serisi -11

    İbn Sînâ felsefesinin özeti olan el-İşârât ve’t-Tenbîhât, bir açıdan onun felsefesine giriş olarak nitelenebilecek bir eserdir. İbn Sînâ, Müslümanların çeviriler vasıtasıyla karşılaştığı felsefî mirası bir kitap külliyat başlığı altında telif ve tasnif eden ilk filozoftur. Bu sebepledir ki felsefî birikim islam toplumunda eğitim ve öğretim yapılabilir bir niteliğe İbn Sînâ’nın eserleriyle kavuşmuş ve el-İşârât kitabı da geniş felsefî koleksiyonun temel disiplinlerini içeren üst düzey bir özetleme tarzında kaleme alınmıştır.
    Bu bağlamda İbn Sînâ eş-Şifâ’yı mantık, doğa bilimleri, matematik ve metafizik gibi dört bölümde yazmışken el-İşârât bunlardan yalnızca mantık, doğa bilimleri ve metafiziği içermektedir. Eserin üst düzey bir özet oluşu, bir anlamda İbn Sînâ’nın külliyatına giriş niteliğini ortaya koymakta diğer yandan da ancak eş-Şifâ’nın yardımıyla anlaşılabilecek bir metin olma durumunu gerekli kılmaktadır. Üzerinde yüzyıllar boyunca farklı düşünürlerin şerhler yazmış olduğu bu eser, felsefe ve düşünce geleneğinde en belirleyici başat eserlerden birisi olma özelliğini taşımaktadır.

    7,90