-
Adam
€9,90Kadın’ı okudunuz.
Bu da Adam.
*
Diyebilirsiniz ki…
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.
*
Çünkü, her kadın kadın ama…
Her erkek adam değil.
*
Herifleri yazmamayı tercih ettim!
*
Elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır…
Peki nedir?
Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen, ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır Adam.Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa… İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.
-
Asla Vazgeçme Asla Emekli Bir SAT Komandosunun Olağandışı Hayat Hikayesi
€9,90Hapishanenin köşesinde yanıp sönen trafik lambasının ışığı hücresinin duvarına vurmaktadır, her gece… Bir denizci olan mahkum, güzel günlere giden yolu gösteren bir deniz feneri gibi bakar o ışığa; yaşadığı fırtınalı dönemlerde ayakta durmasını ve yaşadığı tüm zorluklardan kurtulmasını sağlayan umuttur, hücresinin duvarında her gece kendisine göz kırpan. Yapılan aramada evinde bulunan, atmaya kıyamadığı eski bir davetiye delil olmuştur, özgürlüğünün elinden alınmasına… Oysa, üstünde adı yazılı olan o davetiye giden yolda, evlerinde çıkan yangındı karşılaştığı ilk büyük fırtına…Astsubay olan babası ailesinin geçimine katkı sağlamak ve çocuklarını daha iyi şartlarda okutabilmek için, alçı biblolar boyamaya başlamıştı evde… Ne var ki, sobanın yanındaki tiner kutusu devrilir bir gece… Babası gibi denizci olmasına ne yaşadığı bu korkunç olay engel olabilir, ne de astsubay haklarını savunan babasının hapse atılması… O günlerde alçı bibloların yerini dikiş makinesi alır; terzilik yapan annesinin el emeği, göz nuruyla tutunurlar hayata… Berlin’de görev yaparken, tüm konsolosluk çalışanları gibi Atatürkçü Düşünce Derneği’nden bir davetiye gelir, Ali Türkşen’e… Davetiye, 10 Kasım’da Atatürk için yapılacak anma törenine katılması yönündedir. Askeri ateşe olduğu döneme ait olan davetiyeyi atmaya kıyamaz, biriktirdiği anılar hazinesinde saklar… Balyoz kumpasında hapis yatmasına neden olan mahkemede, suç delili olarak karşısına çıkardıkları da işte o davetiyedir! Birbirinden güzel öyküler bekliyor sizi bu kitapta; hayatımıza örülmek istenilen duvarlarda, gecenin karanlığında yanıp sönen umut ışığını görmemizi sağlayan nice öykü… Ali Türkşen, hapishaneden çıkar çıkmaz köşedeki trafik lambasına gider ve direğine sıkıca sarılır. O ışık, elinizdeki bu kitabın her sayfasında… Sunay Akın
-
Baronlar Savaşı: ‘Zindaşti Olayı’nın Perde Arkası
€14,50Bu kitap bir roman ya da kurtlar vadisinde geçen bir dizi senaryosu değil. Her sayfası resmî belgelerdeki iddialara dayanıyor ve yeraltı dünyasının gerçeklerini ortaya koyuyor.
‘Narcos Türkiye’ ile tanışın:
Uyuşturucu baronları…
Devasa malikanelere sığmayan servetler…
Milyarlarca dolarlık zehir piyasası…
Eroin dolu gemiler…
Profesyonel tetikçiler…
Kanlı bir savaş…
İstanbul’dan Dubai’ye, İran’dan Kanada’ya uzanan
suikastlar zinciri…
Diplomat görünümlü ajanlar…
Kirli polisler…
Siyasi bağlantılar…
Büyük rüşvetler…
Ve devlet içinde derin bataklık…
Ve skandallar…
Hiç duyulmamış skandallar… -
Bilinmeyen Adanın Öyküsü
€5,90“Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, Bana bir tekne ver.”
Bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının büyük usta Saramago’nun eşsiz anlatısında edebiyat tarihine geçen yolculukları böyle başlar. Emrah İmre’nin Portekizceden çevirisi ve Birol Bayram’ın desenleriyle okurun minör başyapıtlarından olacaktır Bilinmeyen Adanın Öyküsü. -
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
€15,90Yeşil Gladio’nun dinci tetikçileri… FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar… CIA’nin kefil olduğu dinci cemaat liderleri… ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları… Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalan makineleri… Kendini peygamber sanan Amerikalı şeyhe bağlı dinci milletvekili… “Yahudi malları almayın” deyip Yahudilerle ticaret yapan dinci gazete… Soros’un vakıfları, gazetecileri ve politikacıları… İsim isim… Olay olay… Ergenekon tipi komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu? “Psikolojik harp”in merkezi neresiydi? Türkiye’de hangi gazetelere, nerelerden para akıtıldı? Fethullah Gülen ABD’de nasıl Yeşil Kart sahibi oldu? TSK neden hedefteydi? “Solcu liberaller”in New York’taki akıl hocaları kimlerdi? Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’de nasıl yazar devşirdi? İsim isim… Olay olay… Tehlike, tehlikeyi göze almadan yok edilemez.
-
Bütün İsimler
€10,90Don José, yirmi beş yıldır Nüfus Kayıt Merkez Arşivi’nde çalışmaktadır. Sağların ve ölenlerin kayıtlarının tutulduğu, hiyerarşik bir düzenin uygulandığı Arşiv’de, günlerini doğum, evlilik, boşanma ve ölüm belgeleriyle geçirir. Ancak Don José’nin herkesten sakladığı bir tutkusu vardır: Gazete ve dergilerden kestiği, ünlü kişilerle ilgili kupürleri biriktirmek. Koleksiyonuna eklemek için Arşiv’den gizlice aldığı dosyaların arasına meçhul bir kadının fişinin karışmasıyla Don José’nin sıradan hayatı yön değiştirir. Don José, bu kadının hayatıyla ilgili her şeyi öğrenme isteğiyle yanıp tutuşur. Neredeyse saplantıya dönüşen bu tutkudan çılgına dönen Don José, bilinmezlerle dolu, karanlık bir yola sapar. Araştırmaya devam ettikçe meçhul kadınla ve kendisiyle ilgili sarsıcı şeyler öğrenir.
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago, bu absürd, ürpertici, gerçeküstü ve büyüleyici metinle, okurlarına, insanların yalnızlığını, tesadüflerin gücü ve etkisini, yaşayanlarla ölüler arasındaki o ince çizgiyi özgün bir anlatımla aktarıyor.
“Kışkırtıcı bir roman, değişken ve tedirgin edici, metaforik labirentlerle ve okuru yanıltan ipuçlarıyla dolu.”
The Herald
devamını oku -
Çatıdaki Pencere
€10,90“Ölmek varolmuş olmak ve artık olmamaktır,” derdi José Saramago. O öldü, artık yok, ama Çatıdaki Pencere Portekiz’de ve Brezilya’da, anadilinin vatanlarında basılır basılmaz insanlar yeni kitabı elden ele dolaştırdılar ve yepyeni bir heyecanla okuduklarını, şaşkınlıklarını dile getirdiler. Saramago bir kitap daha yayımlamıştı, duyarlılıklarımıza nüfuz eden, hayret ve hayranlıkla kalakalmamıza neden olan taze ve aydınlık bir kitap; ve anladık, sonunda anladık ki bu artık kesinlikle varolmayan ama paylaşmaya devam etmek isteyen yazarın ardında bıraktığı bir armağandır. Bıktırana kadar şu cümle yinelendi: Bu kitap bir mücevher, Saramago nasıl olup da o yaşında bu bilgeliğe sahipti, insanları böylesine incelikle, kusursuzca ve anlatıyı uzatmadan betimleyebiliyordu? Nasıl olup da sıradan ve önemsiz ama bir o kadar da evrensel durumları dile getirebilecek, bu kadar dingin bir şiddetle köhne değer yargılarına karşı gelecek kapasiteye sahipti?”
Pilar del RioÇatıdaki Pencere, José Saramago’nun yazarlığının erken döneminde yazdığı, ama ölümünden sonra yayımlanan romanı. Eşi Pilar del Rio’nun dediği gibi, Çatıdaki Pencere Saramago’ya giriş kapısıdır ve her okur için bir keşif olacaktır. Sanki mükemmel bir halka tamamlanıyormuş gibi. Sanki ölüm yokmuş gibi.
devamını oku -
Defterler
€10,90“22 Kasım 2007 gecesi, sabahın dördünde ‘öldüm’ ve yalnızca dokuz saat sonra ‘yeniden dirildim.’ Tam bir organik çöküş, beden fonksiyonlarında beni hayatın son eşiğine, o vedalar için çok geç olan yere götüren bir duruş. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pilar oradaydı, yengem María da oradaydı, ikisi de, devinimsiz, tüm güçlerin terk ettiği ve ruhu çekilip gitmiş gibi görünen, yaşıyor olmaktan çok çare bulunamaz bir kadavraya dönmüş bir bedenin önünde. O saatlerin nasıl olduğunu bugün bana anlatanlar onlar. Ana, torunum, sonraki günün akşamı geldi. Baba ve büyükbaba, hâlâ kendi solumasının rüzgârıyla tükenmekle tehdit eden bir mumun alevi gibi solgundu. Sonra bedenimin kitaplarla, şöyle söyleyelim, başka çiçeklerle çevrili halde kütüphaneye konulacağını anladım. Kaçtım. Yavaş, çok yavaş bir kendine geliş yılı, doktorların söyledikleri gibi, bana sağlığımı, enerjimi, düşünce çevikliğini geri verdi, bana aynı zamanda evrensel bir çare olan işi de geri verdi. Ölüme değil, yaşama doğru kendi ‘Fil Yolculuğumu’ yaptım, ve buradayım. Emrinize amade.”
“Saramago’nun Defterler’i hüzünlü bir kitap değil […] öfkeli bir kitap değil, sadece, bir veda.”
Pilar del Río (eşi)
devamını oku -
Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak – İtiraflarım
€8,90Erdoğan Siirt seçimlerinin yenilenmesi karşılığında Baykal’a
ne söz verdi?
Erdoğan ve Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesindeki büyük sır ne? İkili kimin cumhurbaşkanı olmasında anlaştı? O kişi neden aday bile olamadı? Büyükanıt tutulmayan söze rağmen neden hep sustu?
Emine Erdoğan – Hayrunnisa Gül kavgasının perde arkası…
AKP’yi kapatma davasında Pentagon nasıl bir rol oynadı?
Önder Sav’ın Baykal’a operasyonda yer almasını kimler,
nasıl sağladı?
İstihbarat Başkanı’nın açıkladığı o cinayetler…
Komando kamplarının arkasındaki CIA ile bağlantılı o isim kimdi?
O AKP’li milletvekiline “Ben MİT Müsteşarlığı değil, CIA şube müdürlüğü yaptım” diyen kimdi?
Muhsin Yazıcıoğlu’nun işaret ettiği Alparslan Türkeş – Kasım Gülek ilişkisinin sırları…
Muhsin Yazıcıoğlu telefonda Fethullah Gülen’e en son ne söyledi?
Erdoğan ile Perinçek arasındaki esrarengiz ilişkinin perde arkası… -
Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye
€10,90Doğu Akdeniz’de gerginliğin fitili ilk kez, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) sanki coğrafyada Türkiye yokmuş ve Kıbrıs’ın sahibiymiş gibi, Kuzey Kıbrıs Türkiye’nin ve Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) hukuki ve ekonomik haklarını hiçe sayarak adanın etrafındaki denizlerde doğal kaynakları çıkarmak ve işletmek için Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etmesi ve kıyıdaş devletlerle uluslararası firmalarla anlaşmalar yapmasıyla ateşlendi.
GKRY’nin tüm hukuk kural ve paylaşım prensiplerine aykırı olarak sahiplenmeye çalıştığı bu bölgede zengin doğalgaz ve petrol rezervleri olduğu tahmin edilmektedir. Bu bakımdan GKRY’nin hile ve hukuk tanımazlıkla gasp etmeye çalıştığı bu bölge, Türk Milleti’nin gelecek nesillerinin refah ve güvenliği için de hayati bir öneme sahiptir.
Türkiye ve KKTC, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs Adası’nın çevresindeki deniz yetki alanlarının hukuka uygun (orantılılık, coğrafyanın üstünlüğü, kapatmama vs. gibi prensipler çerçevesinde) ve hakça paylaşılması gerektiği yönündeki uyarılarına konunun muhataplarınca yıllar boyu kulak tıkanmıştır.
Doç. Dr. Cihat Yaycı, bu eserinde, devam eden Doğu Akdeniz’in paylaşımı mücadelesinde Türkiye’nin hak ve menfaatleri çerçevesindeki hedeflerini ve bu hedefleri elde etmek üzere izlemesi gereken yolları okuyucusuyla paylaşıyor. -
Doğum Günün Kutlu Olsun! / Tilda Elmaçekirdeği
€8,90Tepelerin Arkasındaki Küçük Köyde Neler Oluyor?
Doğum günü mü?
Hemen kutlamalıyız bunu, nefis bir pasta, fındık-fıstıkla ve en yakın arkadaşımızla elbette. Üstelik faremiz Tilda Elmaçekirdeği
doğum günü çocuğu için harika bir sürpriz hazırlıyor:
Doğum günün kutlu olsun! -
Efendi 2 Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı
€13,90Kimdir, “Beyaz Müslümanlar”?..
Soner Yalçın bu kez okurlarını, tarikat şeyhi Harun Hoca’nın (Aaron Kandiyoti) peşinden, tarikatlara, dergâhlara, müritlere, siyaset ve ticaret dünyasına, ilginç akrabalık bağlarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor…
İslamcı çevrelerin içindeki Sabetayistler…
Tarikatlara, tekkelere, müritlere, iş dünyasına, siyasete ve ilginç akrabalık bağlantılarına uzanan ilişkiler ağı… İsimler… İsimler…
Said-i Nursî’nin, mezarından kaçırılan cesedi
yıllardır neden bulunamıyor?..
Sabetay Sevi’nin sağ kolu Osman Çelebi,
hangi ünlü Mevlevî’nin büyükdedesiydi?..
Nâzım Hikmet’in Nakşibendî Gümüşhaneli Dergâhı’yla
akrabalık bağları neydi?..
Türkiye’nin sayılı zenginlerinden, tarikatçı bir ailenin
sosyetik gelinleri kimler?..
Yahudi Alyans Okulu mezunu ünlü şeyh kimdi?.. -
Erbakan Eziyet Edilerek Yalnızlığa Yükseltilen Bir Siyasal Liderin Portresi
€9,90İnadın ve sabrın adıydı; felaketler onu yıkılmaz yaptı…
Yaşamdaki en yüce ideali gerçekleştirdi; hep kendi olarak kaldı. Siyasi ve ahlaki bağımsızlığını sonuna kadar korudu…
Bir siyasal inanç için acı çekmeyi, o inanç uğruna zulmetmeye yeğledi…
Görüş ve hedefinden emindi; ülkesine ve insanına hep sadık kaldı…
Kuşkusuz her insan gibi yanlışlıklar da yaptı…
Evet:
Tarih bahtsızların bilimidir…
Erbakan hakkındaki kararı kuşkusuz tarihin yüce mahkemesi verecektir…
Bu kitap sadece olgulardan hareket ederek bir Erbakan biyografisi yazmak amacıyla kaleme alındı…SONER YALÇIN
2012 – İstanbul/Silivri Cezaevi -
Filistin Benimdir Ortadoğu’nun Kanlı Tarihi
€12,90İsrail’e karşı direnişe katılan Filistinli bir genç kendisi öldükten sonra annesine verilmek üzere bir mektup yazmış ve arkadaşına vermiş. Mektubu alan annesi hiç ağlamadan okumuş:“Anacağım; bir insanı kendi toprağından söküp atabilirler ama o insanın yüreğinden vatan sevgisini yok edemezler çünkü vatan anadır. Yani sensin. Anacığım; vatanımı kurtarmadan öldüğüm için sakın kızma bana.
Çok yakında babam ve dedemle birlikte mezarlıktaki herkesi örgütleyerek önce toprağın altını sonra yukarı çıkıp üstünü de kurtaracağız. Çok yakında zeytin ağaçlarımız özgür olacak. Yafa portakallarımız çiçek kokacak. Unutma bunları sen söylemiştin bana. Analar yalan söylemez çocuklarına. Sen söyledin ben inandım çünkü sen anasın, çünkü senin adın Filistin. Ben ölmedikçe sen sonsuza dek yaşayacaksın.”
devamını oku -
Görmek
€10,90Saramago, hiciv ile alegoriyi derin bir kavrayış ve keskin bir görüyle harmanladığı, o muazzam dil cambazlığıyla devamlı eşeleyerek zihnimizde karıncalanmadık yer bırakmadığı bu unutulmaz eserinde, hamaset denen düşünce fukaralığının ve onun kovuklarında yuvalanan güç saplantısının ipliğini pazara çıkarıyor. Fars hiç bu kadar trajik anlatılmamıştı.
-
Heykelden Taşa ve Nobel Konuşması
€8,90Heykelden taşa. Saramago’nun yıllar sonra kendi yazını ve zanaatına dönüp baktığında gördüğü seyrin veciz bir eğretilemesi. Saramago severlerin, okudukları kitapları yerli yerine oturtabileceği bir çerçeve ya da bir izlek önerisi de diyebiliriz.
Bu kitap Saramago’nun 1998’de Torino Üniversitesi’nde yaptığı “Heykelden Taşa” adlı konuşmayı yine aynı yıl İsveç Akademisi önünde gerçekleştirdiği Nobel Konuşması ile birleştirirken, eşi Pilar’ın başlığın öyküsünü anlattığı sunuşu, Fernando Gómez Aguilera’nın derinlikli analizi, yazarın kendi eliyle kaleme aldığı otobiyografisi ve en sondaki albümle birlikte dört başı mamur
bir Saramago haritası çıkarıyor.
devamını oku -
Kabil
€6,90José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor.
Âdem ile Havva’nın oğlu, kardeş katili, “sürgün ve gezgin” Kabil’le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit’in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru.
-
Kara Kutu
€15,90Tarih: 5 Ocak 1978.
Yer: Ankara.
Bülent Ecevit yeni hükümeti kurdu.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’ndaki gizli toplantıda “devrim” gibi kararlar alındı.Tarih: 12 Eylül 1978.
Yer: Kazakistan Alma Ata.
Dünya Sağlık Örgütü düzenlediği uluslararası konferansın sonunda
yayımladığı bildiriyle ABD küresel ilaç şirketlerini kızdırdı…Tarih: 26 Mart 1979.
Yer: İtalya Como Gölü sayfiyesi.
Rockefeller sahibi olduğu Bellagio Evi’nde yaptığı NATO güvenlik toplantısında,
yüz yıldır kontrolünde olan “endüstriyel tıp” ile ilgili bir dizi kararlar aldı…Ve:
Tarih: 25 Haziran 1979.
Yer: Manisa…
Cemil Çöllü MHP İl Başkanı idi.
Sahibi olduğu Huzur Eczanesi’nde öldürüldü.
Ertesi gün…
Tarih: 26 Haziran 1979.
Yer: Manisa.
Neşe Gülersoy CHP Kadın Kolları Üyesi idi.
Sahibi olduğu Yeni Afiyet Eczanesi’nde meslektaşı MHP’li Cemil Çöllü’nün katledilmesini protesto eden bildiriyi yazarken öldürüldü.
Yine Manisa…
Yine bir eczane…
Tarih: 19 Aralık 1979.
Mete Erdem CHP İl Başkanı idi.
Eczanesinde içeri giren saldırgan tarafından kurşunlanarak öldürüldü.Bu bir cinayet romanı değil…
Modern tıbbın karanlık yüzü aydınlanıyor…
Rockefeller’ın kozmik odasındaki Türkler kim?
Neyin karşılığı, ne kadar para aldılar?
Tabular yıkılacak… Ezberler bozulacak…
Artık yüzleşme vakti… -
Körlük
€13,90Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi. Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikâyesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.
-
Kozmik Albay Kozmik Oda Operasyonu
€10,90“Arınç’a suikast” tezgahıyla başlayan ve Albay’ın adres yazılı kâğıdı yutmaya çalıştığı yalanıyla süren Kozmik Oda operasyonu, kumpasların en sinsisiydi… Hedefteki Albay Erkan Yılmaz Büyükköprü, Kozmik Oda operasyonunun tüm ayrıntılarını ve perde arkasını yazdı. Bir yanı hep sis perdesinin arkasında kalan bu tarihi olayı ilk defa tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız: Operasyonda kimler, hangi rolleri aldılar? Kozmik Oda’ya ısrarla telefonuyla giren Hâkim’in iletişimini hangi komutan “jammer” getirterek önledi? Hâkim ve Tümgeneral’in haftalar süren sinir harbi ve karşılıklı tutulan tutanaklar… Kozmik Oda’daki gizli bilgileri kimler korudu, kimler daha sonra teslim etti? Kozmik Oda’dan çıkan belgeler ne oldu? Kozmik Oda operasyonunu başlatacak telefon ihbarının yapıldığı yerden, önce hangi asker arandı? O asker, Kozmik Oda belgelerinin tesliminde ve ardından 15 Temmuz darbe girişiminde hangi rolleri aldı?




















