Kapı Yayınları

  • Hüzün Hastalığı

    Herkesin kesintisiz mutlu olmaya ya da mutluymuş gibi görünmeye şartlandığı bir çağdayız. Keyifsizlik anlarının dahi “minör depresyon” adını aldığı zamanlar. Herkesin “en mutlu, en güzel, en şanslı, en başarılı ve her koşulda pozitif” olmasını öğütleyen Batı menşeli psikoloji anlayışının karşısında, hüznün doya doya yaşanması bile pek mümkün değil artık. Kemal Sayar, böyle mutluluk tariflerinin peşinden koşmaya gerek olmadığını, hiçbir şeye kıymet vermeden sadece kendini değerli bilerek yaşanmayacağını anlatıyor. Çünkü hüzün bize dünyanın faniliğini, şeylerin gelip geçiciliğini öğreten görkemli bir misafirdir. “Hüzün bizi en çıplak varoluşumuzla karşılaştırır, bizi sahte bir dünyada sahici kılar.”

    6,90
  • Şah & Sultan

    Tutku…
    Güzellik…
    Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.

    Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.
    Çaldıran…

    Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.
    Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi?
    Kızılbaşlık!
    Sünnilik!
    İktidar hırsı.
    Aşkın bir çökelti gibi dondurduğu zaman!
    Korku? Ya o?

    Yazar biraz da korkuların üstüne gidendir.
    Tarih ileriye doğru çözüldükçe ağacın kökleri de görülecektir.
    Alevi de Sünni de bağlıdır o köke. Birdir o toprakta.
    Gölgeler büyümüşse ışığı değil korkuyu yenmek gerekir.
    Karanlık ve kör ışığın egemenliği boğmasın artık nesilleri.
    Ve işte bir kez daha aşk!

    Şiir kadar iktidar atında rüzgâra ve ateşe doğru yol alan iki hükümdar.
    Şah ve Sultan…
    Dünya incisi zarif ve asil kadınlar. Yeminlerine bağlı erkekler.
    Masal kadar gerçek.
    Büyüleyici olduğu kadar umut verici.

    Şah & Sultan her cümlesi aşkla okunacak bir kitap. İskender Pala’dan

    9,90