Erkam Yayınları

  • İslam İman İbadet

    Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey’den İslam’ın temel umdelerinin manevi pencereden izahı İslam, iman, ibadet. İnsanı Rahman’ın huzuruna taşıyan üç önemli basamak: İslam Allah’a teslim oluşun adı. Teslimiyet imanla taçlanınca gerçek manasını bulan ruh hali… İman nuru, ibadet kandilinin fitili yandıkça etrafına ışık veriyor. Bu kitabın gayesi; İslamın izzetini temsil edecek bilinçli kuşaklar yetişmesine katkıda bulunmaktır. Dinin temel umdelerine ihlasla sahiplenmenin gerekliliğini ortaya koymaktır. İbadetlerin sevgisini nakış nakış gönüllere işlemektir. Mesela namazı, Allah dostlarının namazına imrenerek kılmak. Hac yollarına kavurucu bir aşk kuşanarak çıkmak. Zekatı gerçek manada arınma iradesiyle vermek. Orucu haslar hasının sakındığı gibi tutmak. Bütün bunları kutlu birer hedef bilmek… İbadetlere ulvi gayelerle sarılmak. Her birine aşkla, muhabbetle kıyam etmek. Kendimi yenilemeliyim, heyecanımı tazelemeliyim diyorsanız; okuma saatindeki ilk randevunuz gönlünüzü doyurmalı. Kur’ân ve Sünnet İkliminde İslam, İman ve İbadet adlı eserin bunu temin edeceğine emin olabilirsiniz.

    6,90
  • Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) Cilt 1 / Mekke Devri

    Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey’in kaleminden bütün peygamberlerin ve insanlığın edebî nûru olarak cihânı şereflendiren O Sonsuz Güneş’in Mekke Devri… Yüz yirmi dört bir peygamber ve onlardaki sayasız zuhurat ve ilahi tecelli akışları, sanki bereketli nisan bulutları gib azami derecede işba (doymuşluk) haline geldikten sonra beşeriyetin gönül toprağına mecburi bir surette boşaldı. Ve bereketli bir hidayet şeraresi halirdeki nebiler silsilesi, alemlere rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammed Mustafa -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in zuhura gelmesinin adeta birer ikbal ve bahar müjdesi oldu… Böylece bütün peygamberlerin ve insanlığın ebedi nuru olarak cihanı şereflendiren o sonsuz güneşin Mekke Devri, şirkle kirlenmiş gönülleri tevhid-i İlahi çerçevesinde yüce itikad ile temizlemek, küfürle kurumuş dalları iman ve hakikat pınarıyla yeşertmek, nefsaniyet ve zulümleri dolayısıyla ham meyve haline gelmiş beşeriyeti, ruhaniyet ve Nur-i Muhammedi ile olgunlaştırmak faaliyetiyle geçti. O’nun zahiri terbiyesi ve batıni tesiri gönüllere öyle bir iksir oldu ki, daha evvel yarı vahşi, çoğu insanlıktan bile habersiz bir cahiliye toplumunu, insanlık tarihinin hala gıpta ettiği “sahabe” hüviyetiyle hayal edilmez bir mertebeye ulaştırdı. Onları, dünya tarihinde “fazilette zirve insanlar” haline getirdi. Dolayısıyla adalet, merhamet, muhabbet ve iman dolu bir insanlık hususunda modern bir cahiliye devri yaşayan şu ahir zamanın, yegane kurtuluş yolu da, edebiyet güneşinin Nur-i Muhammedi’sinde tecelli eden ulvi sırlardan nasiplenebilmektir… Şefaat yâ Rasûlallâh!..

    11,90
  • Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) Cilt 2 / Medine Devri

    Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey’in kaleminden bütün peygamberlerin ve insanlığın edebî nûru olarak cihânı şereflendiren O Sonsuz Güneş’in Medine Devri… Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Hak katındaki kadri o kadar yücedir ki; Cenâb-ı Hak, Habîbi’ne itaati, kendine itaat saymış; O’na karşı yapılacak en küçük hürmetsizliği, amellerin boşa çıkmasına sebep kılmış ve O’na tazimi, gönüllerin takva imtihanı eylemiştir. Rasulü’ne uygunsuz hitapta bulunmayı büyük bir cehalet eseri olarak kabul etmiştir. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e çokça salat ü selam getirerek O’nu hiçbir zaman gönlümüzden ve hatırımızdan çıkarmamamız gerektiğini beyan etmiştir. Hatta namaz kılarken her Tahiyyat’ta Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e selam vermemizi namazın vacip bir rüknü kılmıştır. Bu derece kadri yüce olan Peygamber Sultanı’nın Medine Devri, Allah’ın dinini ikame ile geçmiştir. Gönülleri Cennet’e döndüren yüce esasları, sarsılmaz temeller üzerinde muhteşem saraylar misali inşa etmiştir. O güller gülü, Medine’de oluşturduğu münevver iklimde, hayatının sonuna kadar güzelliğin ve doğruluğu rehberi olmuş ve şerefli hayatı; her türlü yanlış, kötülük, terör ve zulme karşı mücadele içinde geçmiştir. Böylece ardında, insanlığa sonsuz kurtuluş ve vuslatın yegane yolu olan bir din, bir sırat-ı müstakim ve insanlık semasının yıldızları olan örnek bir nesil bırakmıştır. Ne mutlu dünyada, Allah Rasulü’nün izini takip ederek o sırat-ı müstakim’den, yani dosdoğru yoldan yürüyüp de ahiretteki kıldan ince sıratı geçecek olanlara!.. Acizane böyle bir saadete vesile olabilmek maksadıyla kaleme alınan bu eserde, Nebiler Nebisi’nin bütün beşeriyete numune-i imtisal ışığında ilahi tecelli akışlarıyla dolu kıssalarını bulacaksınız. Esasen O’nu tasvirde lisanlar mutlak bir acziyet içindeyken, bizim lisanımızdaki ifadesi de okyanustan bir katre misali idrakimize damlayan şebnemler mesabesindedir. Dahîlek yâ Rasûlallâh!..

    11,90
  • Eşsiz Mucize Kur’an

    “Eşsiz Mucize Kur’an”, Kur’an’ın ne bir şair, ne bir mecnun ne de bir sihirbaz sözü değil, aksine Yüce Kudret’in, kulu ve resulü Muhammed (s.a.v.)’a indirdiği ilahi bir vahiy olduğunu anlatıyor.
    “Eşsiz Mucize Kur’an” bir çeviri …. Yoğun, yorucu, teori ve mantıksal anlatımın ötesinde, dikkatleri insan tavırlarına pratik hayatta çeken rahat bir uslup O yüce kelamı, eşsiz mucizeye, hayatın içinden, tatlı, hoş ve saf, “su gibi” bir dokunuş…
    Yorulmadan, zevkle okuyacağınız bir eser.
    “Araştırın! İnanırsınız… Tabi kalbiniz hale oradaysa…” Grayy Miller
    3,90
  • Riyazüs Salihin (8 CİLT TAKIM)

    Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlileri Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail L. Çakan ve Doç Dr. Raşit Küçük’ün 6 yıllık emeğinin sonucu meydana gelen, İmam-ı Nevevi’nin meşhur eseri Riyazü’s-Salihin’e yaptıkları tafsilatlı şerh çalışması.
    Türkiye’de bir çığır açmak.Var olan bir güzel yolu genişletmek. Sâlihler Bahçesine varan güzergahın kullanılırlığını arttırmak… Bu sözler Erkam Yayınevi’nin yeniden şerh ve tercüme ettirip yayınladığı Riyazü’s-Sâlihîn hakkında söylenirse, bir gerçeğin teslimi olur. Yayınevimizin ricası üzerine Prof. M. Yaşar Kandemir, Prof İ. Lütfi Çakan ve Prof. Raşit Küçük beyler, Huzûr-ı Risâletpenâhîye sunulacak kıvamda bir esere omuz verdiler. İnsanımızın severek okuduğu Riyazü’s-Sâlihîn’i büyük bir titizlikle yeniden tercüme ettiler. Hemen herkesin azami derece istifade edebileceği bir üslupla konuları açıkladılar. Bu eser hazırlanırken her yönüyle en iyisi, en güzeli olsun arzu edildi. Hoca efendiler, talebeler belli başlı konulardaki hadis-i şerifleri ve açıklamalarını, güvenilir bir tercüme ve şerhte kolayca bulabilsinler diye düşünüldü. Dost meclislerinde, evlerde okunup istifade edilsin istendi. Hadis-i şerifler, ilgili ayet-i kerimelerle ve diğer hadislerle izah edildi. Her hadis-i şeriften sonra; hadisten alınan dersler maddeler halinde sıralandı. Bu ümmet hadis-i şeriflerin sahibidir. Bu millet Riyâzü’s-Sâlihîn’e sahip çıkmıştır. Camilerde, okullarda, kütüphanelerde, evlerde onu baş tacı etmiştir. Okumak, dinlemek ve anladığı ile amel etmek üzere onu benimsemiştir. Ümmetin ittifakla sahiplendiği şeyde hayır vardır. Riyâzü’s-Sâlihîn okumalar sünnete sarılmanın canlı örnekleridir. Bu sofrada sizin de nasibiniz olsun.

    69,90