Ray Bradbury

Ray Douglas Bradbury 22 Ağustos 1920 yılında A.B.D Illinois’de dünyaya gelmiştir. Ünlü yazar İsveç göçmeni bir anne ve telefon telleri çeken bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunu Waukegan’da bulunan Carnege kütüphanesinde geçirdi. Kütüphaneleri o kadar çok seviyordu ki gününün çoğunu orada geçiriyordu. Böylelikle ileride yazacağı kitapların temellerini de burada atmış oldu. Ailesi ile ülkeyi gezdiği iki yıl boyunca her mola yerinde Ray’ın yaptığı ilk şey oranın kütüphanesini bulmaktı. Ailesinin Los Angeles’a taşınmasından sonra burada bir liseye kayıt oldu ve okulunu başarı ile bitirdi. Okul yıllarında da çok çalışkan bir öğrenciydi. Başarılı bir öğrenci olmasına rağmen üniversiteye kayıt yaptırmadı ve gazete satmaya başladı. Ray Bradbury 12 yaşında kısa hikayeler yazmaya başlar. Bu hikâyelerinden biri dergide yayınlandığında yaşı 20’li civarlardadır. Lise bittikten sonra sokak köşelerinde kitap satan Ray Bradbury kütüphanelerde verilen küçük not kâğıtlarına yazmaya başlar. Kendisinin ifadesi ile 28 yaşına geldiğinde kütüphaneden çıkar ve 30 yaşına geldiğinde kitabını yazması ve bastırması için yeterli parası yoktur. Kaliforniya Üniversitesi’nde gezerken bir yerlerden daktilo sesini duyar. Kiralık daktilo odası olduğunu öğrenince sevinçten delirmiş halde yazmaya başlar. Ray kitabını yazarken kısa öyküleri de zaman zaman dergilerde yayınlanıyordu. Fahɾenheit 451 bittiğinde yayınlatacak dergi bulamaz. Genç bir editör kitabı satın alır. Bu şekilde Ray Bradbury Fahɾenheit 451 kitabını yayınlatarak dünyanın en iyi distopik eserlerinden birini okuyucusuyla buluşturdu ve tüm dünyanın kendisini tanımasını sağladı. Ray Bradbury 400’den fazla kısa öykü yazmış, 50’den fazla ontoloji kitabında öyküleri yayınlanmıştır. Aynı zamanda 20 kadar tiyatro oyunu, çocuk hikayeleri, tv senaryoları ile çağımızın en üretken yazarlarından biri olmuştur. Hayranları tarafından bilim kurgu yazarı olarak anılsa da kendisi bu durumu kesin bir dille reddetmiş ve şu sözlerle açıklamıştır. Ben bilim kurgu yazmıyorum, yazdığım tek bilim kurgu Fahɾenheit 451’dir. Çünkü gerçeğe dayanılarak yazılmıştır. Bilim kurgu gerçeğin tasviridir, fantezi değil. Fahɾenheit 451 dışında bilimkurgu alanında verdiğim başka eserim yoktur.’ Ray Bradbury eşi ile de bir kütüphanede tanışmış ve bu evliliğinden 4 kız çocuğu olmuştur. Büyük yazar 5 Haziran 2012 yılında 91 yaşında Los Angeles’te yaşama veda etmiştir.

  • Fahrenheit 451

    Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” -Margaret Atwood
    “Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.” -Neil Gaiman
    Hugo En İyi Roman Ödülü
    Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü
    Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.
    Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.
    Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.
    İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?
    Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.
    “Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.”

    7,90