İsmail Hakkı Bursevi

İsmail Hakkı Bursevî, 14 Eylül 1652 tarihinde, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Rumeli iline bağlı Aydos’ta dünyaya geldi. 1725 yılında Bursa’da vefat etmiştir. Mezarı, İsmail Hakkı Bursevi Camisinin bahçesindedir. Bursa’da yaşayan İsmail Hakkı Bursevi, din alimlerinden din ilimlerini öğrenmiş, fıkıh ve kelam dersleri almıştır. Zeyrek camisinde doksan gün halvette kalan İsmail Hakkı Bursevi, dervişlere hizmet vermesi için görevlendirildi. İsmail Hakkı Bursevi, Araştırma, inceleme dalında birçok eser vermiş, popüler yazarlardan biridir. Genellikle dini bilgiler içeren Tasavvuf konularında eserler vermiştir.

  • Esmaü’l Hüsna Şerhi

    Bu kitap İsmail Hakkı Bursevî’nin kaleminden farklı bir esmaü’l-hüsna şerhi sunuyor okurlara. Bursevî eserinde Hayy, Alîm, Mürîd, Kadîr, Evvel ve Âhir, Zâhir ve Bâtın, Rahmân ve Rahîm, Müdebbir ve Mufassıl isimlerini şerh eder. İsm-i azamı, isimlerin şehir ve mekânlarla irtibatını, eşya ve kâinattaki varlık silsilesi içinde kazandıkları anlamları, amelî karşılıklarını, kişinin bu isimlerden faydalanabilmesi için yapması gerekenleri ve daha birçok konuyu inceler. Bahse konu olan isimlerle ilgili ayet ve hadisleri şerhine dahil eden Bursevî, eserinde zaman zaman büyük velilerin söz ve menkıbelerine de yer verir. Metni şiirleriyle zenginleştirerek tasavvufî birikimini edebî bir üslûpla süsler. İsmail Hakkı Bursevînin Esmaü’l-Hüsna Şerhi Allah’ın isimlerini yeni bir tatla okumak ve farklı yönleriyle öğrenmek isteyenleri engin bir mana denizine çağırıyor… “İmdi, yüzyılların geçmesiyle eskimeyecek olan bu kitapta, kabiliyet sahibi insanların bulunduğu memleketler için defnedilmiş bir mecmua vardır. Esası, hakikî ilimler ve zevkî melekelerdir.” “İster aba olsun ister kaftan, her biri bir surettir, maksat ise manaya ulaşmaktır.”

    6,90
  • Kelimeler Arasındaki Farklar

    Elinizdeki eser, 17. ve 18. yüzyıl Osmanlı düşünce hayatının önemli simalarından Rûhu’l-Beyân tefsiriyle meşhur İsmail Hakkı Bursevî’nin Kitâbu’l-Furûq isimli eserinin çevirisidir. Eser, Arap dilinde anlaşılması zor olan çeşitli müfred kelime ve kavramlar ile yakın anlamlı kelimeler arasındaki farkları ele almaktadır. Bu açıdan eser, Arap diliyle ilgilenenlerin ve klasik Arapça eserleri okuyanların bigâne kalamayacakları bir çalışmadır. Müellif, titiz bir araştırmaya dayanan bu eserini dört bölüme ayırmıştır:
    Birinci bölümde Arap yazısı [hattı] hakkında bilgiler sunmaktadır. İkinci bölümde, anlaşılmasında güçlük çekilen Arapça müfred kelimeler alfabetik sıraya dizilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, sarf ve nahiv ile ilgili bazı faydalı bilgiler verilmiştir. Esere ismini veren dördüncü bölümde ise, Arap dilinde yakın anlamlı kelimeler arasındaki farklar kısa ve net bir şekilde açıklanmıştır

    10,90