1819 yılında, kalabalık bir tüccar ailesinin üçüncü çocuğu olarak New York’ta doğdu. Küçük yaşta geçirdiği kızıl hastalığı yüzünden, görme yetisinin önemli bir bölümünü kalıcı olarak kaybetti. New York’ta başladığı ilkokul eğitimine 1930’dan itibaren Albany’de devam etti. Melville on iki yaşındayken, babası önce iflas etti, sonra hayatını kaybetti. Annesi varlıklı akrabalarından aldığı yardımlarla ailenin geçimini sağlamaya çalıştı. Melville okulu bırakarak tarım işçiliği, banka memurluğu, öğretmenlik gibi işlerde çalışmaya başladı. 1838’de New York’ta bulunan Lansingburgh Akademisi’nde mühendislik öğrenimi gördü. Ertesi yıl New York’tan Liverpool’a giden bir ticaret gemisinde çalışmaya başladı. 1841’de bir balina avı gemisiyle sefere çıktı. Yolculuk sırasında gemiyi terk ederek Markiz Adaları’nda üç hafta boyunca Typee yerlileriyle yaşadı. 1843’te ABD donanmasına katıldı ve ertesi yıl Boston’a geldi. 1863’te New York’a taşındı. 1866’dan itibaren on dokuz sene boyunca New York rıhtımında gümrük müfettişi olarak çalıştıktan sonra 1885’te emekli oldu. 1891’de New York’taki evinde kalp krizi sonucu hayatını kaybetti ve New York Bronx’ta bulunan Woodlawn Mezarlığı’na defnedildi.
demiri öğretirler adama, demire su içirmeyi, sen kılıcı seç usta diyecekler inanma her usta yüz çerağ taşır göğsünde
AKLA DAYANAN GEREKÇELERLE
TÜRKİYE İÇİN BİR İNŞA FAALİYETİ…
Her ülkenin problemleri, zorlu zamanları ve süreçleri var. Bu problemlerin bazısı tarihten kaynaklanıp dalga dalga, devir uygun düştükçe yaşanıp ‘başımıza gelen’ oluyor. Bazılarının hayaleti hiç gitmiyor. Hep üstümüzde ve bizleri güdüyor adeta. Bazısının kökü o kadar derinde ki söküp atılamıyor. Sökmeye çalıştıkça kendini yeniden üretiyor. Her seferinde farklı bir mana ile geri dönüyor. Bunlardan kurtulmanın bir yolu yok mu? Ya da bunlardan kurtulmadan ilerlenebilir mi? Hangilerinden sıyrılmak gerekir? Bunları yıkmadan ilerlemek kabil midir?
Bugün ülkemizde birçok vatandaş yoğun gündemden bitap düşmüş halde. Birçok genç veya yetişmiş beyin yurt dışında kendini ve geleceğini arıyor. Yetiştirdiğimiz, yatırım yaptığımız ve yarın hepimizin hayat standartlarını farklı disiplinlerden yürüyerek yükseltmelerini beklediklerimiz, burada bizimle olmayacaklarsa işimiz çok zor demektir. En yeteneklileri çekebilecek, en iyi fikirlerin dillendirilmesini sağlayabilecek ve fikirlerin hayata geçmesini mümkün kılacak bir ülke olmak zorundayız. Gökhan Şen’in elinizdeki kitabı; ekonomiden sanayiye, tarımdan eğitime, bilimden kadın politikaları ve istihdama, tarihten kültür sanata dek güzel bir Türkiye hayaliyle düşünen, sorgulayan, yazan, alanının en entelektüel zihinleriyle konuşan bir çalışma.
Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım? ayak uydurmaya değil; cesur adımlar atmaya, aksaklıkları tamir etmeye, daha güzelini keşfetmeye tutkun herkes için heyecan verici bir kitap.
KATKIDA BULUNANLAR
EKONOMİ POLİTİKALARI
Mahfi Eğilmez, Refet Gürkaynak, Ali Hakan Kara, Hatice Karahan, Murat Üçer, A. Erinç Yeldan
SANAYİ POLİTİKALARI
Hamdi Akın, Erdal Aksoy, Bülent Eczacıbaşı, Abdurrahman Kaan, Steven Young, Murat Yülek
TARIM POLİTİKALARI
İrfan Donat, Durmuş Döven, Recep Konuk, Sencer Solakoğlu, Kubilay Özerkan , Yaşar Uysal, Ali Ekber Yıldırım
EĞİTİM POLİTİKALARI
Ufuk Akçiğit, Elif Özcan Tok, Özgür Bolat, Selçuk Pehlivanoğlu
BİLİME BAKIŞ & BİLİM POLİTİKALARI
Özgür Akın, Orhan Bursalı, Celal Şengör, Umut Yıldız
KADIN POLİTİKALARI & İSTİHDAM
Bekir Ağırdır, Cansen Başaran-Symes, Ümit Boyner, Arzu Çerkezoğlu, Seyfettin Gürsel, Sanem Oktar
TARİH & TARİHE BAKIŞ
Osman Balcıgil, İlber Ortaylı, Emrah Safa Gürkan
KÜLTÜR & SANAT
Uğur Batı, Vedat Milor
