Hasan Ali Toptaş

Hasan Ali Toptaş dili kullanmadaki ustalığı ile eşsiz bir ziyafet sunan post modern edebiyatın en iyi temsilcilerinden biridir. 1958 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. Küçük Anadolu kasabasında sessiz bir çocukluk geçirdi. Bir gün bir şey oldu ve edebiyat perisi ona dokundu. Kendisine harflerden özel bir dünya yarattı. Sessizce köşesinde romanlar yazdı Hasan Ali Toptaş. Kitapları İsviçre’den Güney Kore’ye kadar pek çok ülkede yayınladı. Ve ona Doğunun Kafkası denildi. Hasan Ali Toptaş ilk öykü kitabı olan Bir Gülüşün Kimliği’nde çeşitli dergilerde yayımladığı öykülerini toplamıştır. 1990 yılında ise ikinci öykü kitabı olan Yoklar Fısıltısı yayımlanmıştır. 1992 yılında Çankaya Belediyesi tarafından yapılan yarışmada birinci olmuştur. Ona birinciliği getiren eseri Ölü Zaman Gezginleri’dir. Sonsuzluğa Nokta adlı romanı ise Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanmıştır. Bu romanı sanat hayatının kırılma noktasını oluşturur. 1994 yılında Gölgesizler adlı romanı sayesinde geniş bir halk kitlesi tarafından tanınmıştır. 1999 yılında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü Bin Hüzünlü Haz adlı romanıyla kazanmıştır. 2005 yılında yayınladığı romanı Uykuların Doğuşu 2006 yılında Orhan Kemal Roman Ödülü almıştır. son romanı Kuşlar Yasına Gider ile çok satanlar listesine girmeyi başarmıştır. Kuşlar Yasına Gider kitabında pırıl pırıl türkçesi ile okurlarında eşsiz bir tat bırakmıştır. Şüphesiz ki Türk Edebiyatı’nın çıkardığı en iyi yazarlardan biridir. Sürrealist bir düzlemde, bu hayattan olmayan betimlemeleri ve düşsel ögeleriyle yazdığı her eserde adeta kelimelerle konser veriyor Toptaş. Kafkaesk tarzdaki eserleriyle Hasan Ali Toptaş Türk Edebiyatı’nda Oğuz Atay, Yusuf Atılgan ve Bilge Karasu’yu kendine yakın görmektedir. Dünya edebiyatında ise Kafka ve Kundera’nın roman görüşlerine yakınlık duymuştur. Dili çok önemsemektedir. Dili aracın ötesinde görür. Eserlerinde sözcük duruşlarını ve birbirine kattığı renkleri çok önemsemiştir. Bu nedenle eserlerini büyük bir titizlikle yazmıştır. Yazar eserlerinde çok olan şeyleri daha az kelimelerle anlatmak istemiştir. Sözcüklerin, cümlelerin ve paragrafların birbirleriyle olan renk uyumunu çok önemsemiştir. Hasan Ali Toptaş roman ve hikayelerini şiirsel bir dille yazmıştır. Onun için varlık sözcüklere indirgenmiştir. Hasan Ali Toptaş yazdığı eserlerle edebi hayatına pek çok ödül sığdırmış nadir yazarlardan biridir.

  • Ben Bir Gürgen Dalıyım (Karton Kapak)

    Hasan Ali Toptaş “çocuk aklı”nın hikmet dolu bilincini bir gürgen dalına tercüme ediyor ve insanlığımıza onun gözüyle bakmamızı sağlıyor. Ben Bir Gürgen Dalıyım; yemyeşil umutların, horgörülen ufukların, kaybedilen zamanların, bitmeyen zulüm çarklarının, ama asla sönmeyen bir inancın hikâyesi… “Herhâlde beni tuhaf bir kuşa benzetmişlerdi. Belki de onların gözünde, masallardan çıkıp gelmiştim ben, ne yapacağımı kestiremeden, köyün üstünde öylece, kendi hızımın içinde kaybolmuşçasına uçup duruyordum. Ola ki başka bir masala gidecektim ama, henüz o masal yaratılmamıştı. Bu yüzden, oralarda oyalanıp vakit geçiriyordum. Hiç kuşkusuz, beni anlatacak olan masal söylenir söylenmez uçup gidecektim.”

    5,90
  • Gecenin Gecesi

    Hasan Ali Toptaş’tan yeni öyküler. Her biri “HAT edebiyatı”nı kazan, kazdığı yere yeni sorular bırakan, bıraktığı soruları derinleştiren, derinleştirdikçe daha da karışan, karıştığı ölçüde de billurlaşan öyküler. Kısık sesli, meraklı, ruhu kolaçan eden, arayan metinler…

    Gecenin Gecesi öykünün geldiği yeri yeniden konuşan bir kitap. “Onun atı daha gurbete çıkmadan ürkütülmüştür,” denilmişti Toptaş için. Bu kitapta da gurbete çıkanlar var. Gurbeti külfet, külfeti azap belleyenler var. Ve herkes eve dönüyor sonunda.

    Eve: Edebiyata.

    “Şimdi sen, öyleyse bütün bunları neden yazdın, diyeceksin belki. Doğrusu, neden yazdığımı ben de bilmiyorum. Demek, yorganı omuzlarıma doğru çekip, bu yatak beni öldürecek dedikten sonra yazının içinde uyuyakalmışım.”

    5,90