Abdullah Ünalan

Abdullah Ünalan, Araştırma - İnceleme, Diğer, Din & Mitoloji kategorilerinde eserler yazmış bir yazardır. Başlıca kitapları alfabetik sırayla; El-Giyasi İslamda Başkanlık Sistemi, Resulullah’ın Davetinde Psikolojik Boyut, İmamet Teorisinin Hadis Referansları, İmamet Teorisinin Referanslarında Ehl-i Sünnet ve Şia’ya Göre Hadis, Şia'da Hadis Usulü olarak sayılabilir. Abdullah Ünalan kitapları; Elips Kitap, İşrak Yayınları, Kitabi Yayınevi, Mevsimler Kitap aracılığıyla kitapseverlerle buluşmuştur. Abdullah Ünalan tarafından yazılan son kitap "İmamet Teorisinin Hadis Referansları", Mevsimler Kitap tarafından okurların beğenisine sunulmuştur.

  • İmamu’l-Haremeyn Ebu’l-Meali El-Cüveyni El-Giyasi İslamda Başkanlık Sistemi

    İslam tarihi boyunca, İslamî yönetimle ilgili pek çok değerli eser kaleme alınmıştır. Bu eserler arasında İmamü’l-Haremeyn el-Cüveynî (419-478/1025-1085)’nin imamet ve yönetim konusunu ele aldığı Gıyasü’l-Ümem fi İltiyasi’z-Zulem adlı eserinin ayrı bir yeri ve önemi olduğu şüphesizdir. Zira İmamü’l-Haremeyn farklı bakış açıları ve farklı düşüncelerle bu eseri kaleme almış ve her dönemdeki Müslümanlara ufuk açmıştır.
    Eser, esasen bugünkü anlamda başkanlık sistemini ele almakta, işlemekte ve İslam tarihi boyunca uygulanan bu sistemin her dönem için yegane yol olduğunu belirtmekte ve zaruret olmadıkça, İslam dünyasında iki başkanın caiz olmadığının altını çizmektedir.Bu eser her ne kadar başkanlık sistemini detaylı olarak ele alıyorsa da, bugün için metodik bir şekilde müstakil bir eser çalışmasını yapmak ihtiyacı da ortadadır. Umarım Rabbim bunu da nasip eder.”
    Doç.Dr Abdullah ÜNALAN

    6,90
  • Sahabi’nin Muhalefeti

    Sahabe, genel olarak bu ümmetin en mümtaz ve en bilgili neslidir. Vahyin gölgesinde yaşamış ve Hz. Peygamber’in (s) eğitim ve terbiyesinden geçmişlerdir. Dolayısıyla İslam’ın hem kavlî hem fiilî yorum ve uygulamalarını bizzat Hz. Peygamber’de (s) görmüş ve tatbikatını müşahede etmişlerdir. Bununla birlikte, her insanda olduğu gibi Sahabe’nin de muhâlefeti söz konusu olmuştur ki, bu hem İslam’ın öngördüğü hem insan olmanın bir özelliğidir. Dolayısıyla Sahabe birbirlerine ya kavlî (söz) veya fiilî veya farklı fetva vermekle muhâlefet etmişlerdir. Bu da Kur’an ayetlerinin veya Rasûlullah’ın (s) kavlî veya fiilî sünnetinin veya Sahabe icraatının ya aksine veya bunlardan farklı olarak fetva verme veya tercihte bulunma veya yorumlaması şeklinde olmuştur.
    Bu çalışmadan amaç, genel olarak muhâlefeti ele almak veya siyasî muhâlefeti ortaya koymak değildir. İslam’a göre bir beşer olarak Hz. Peygamber’e (s) bile muhâlefetin olabileceğinin, muhâlefet eden bazı Sahabîlerin bulunduğunun ve Hz. Peygamber’in (s) muhâlefetin çerçevesi içinde kalanlara ses çıkarmadığının ve bunun, İslam’ın önemli ilkelerinden biri olduğunun bazı örneklerini sunmaktır.

    Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı Sahabe’nin Rasûlullah’a (s) soru sormaları; anlayamadıkları konuları O’na taşımaları, yeterince kavrayamadıkları olaylarda O’na muhâlefet etmeleri, hatta eleştirmeleri, dinî hassasiyetlerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla birbirlerinin görüşlerine muhâlefet etmeleri, bazı söz ve davranışlarda birbirlerini eleştirmeleri de aynı hassasiyetten kaynaklanmaktadır. Bunu başka türlü algılamak ve yorumlamak “Allah onlardan razı olmuştur.” Kur’ânî hakikatine saygısızlık olacaktır.

    7,90