-
Dünyaya Geldim Gitmeye
€9,90Bu toprakların derin bilgeliği, bugünü yeniden inşa etmekte bize nasıl bir yol gösterebilir? Gönül, “Çalab’ın tahtı”dır, ses verir; yeter ki biz onun fısıltısını işitelim. Kalp bağırıp çağırmaz, sadece fısıldar. Sadettin Ökten ve Kemal Sayar’ın bir çağrışımlar denizinde yol alan doğaçlama konuşmalarından oluşan Dünyaya Geldim Gitmeye adlı kitabın duygusal dokusunu, umut ve iyimserlik teşkil ediyor. Etkin bir iyimserlik. Bu satırlarda yılgınlık ve yeise yer yok. İnsan, elindeki imkânları daha soylu bir hayat sürmek için seferber etmek zorundadır: Gönlü mihver alan bir yolculukta, ödev ahlâkı ve sorumluluk bilinciyle yaşamak. Üzerinde yaşadığımız mübarek toprağın ve altında nefes alıp verdiğimiz mübarek gökyüzünün bize yüklediği emanet şuurunun farkında olmak. İnsan, anlamdan boşaltılmış bir kâinatı ancak bu şekilde yeniden ışıklandırabilir, kozmik yalnızlığından kurtularak, “Allah bes, bâkî heves” dediği bir birlik düşüncesine ulaşabilir. Geldik gidiyoruz, bütün mesele “aşk ile ânı seyretmek”.
-
Fincanımda Cola Var
€12,90Kenarında lokumu, nakışlı fincanı, baştan çıkaran kokusu, 40 yıllık hatırı taşıyan lezzetiyle bizi tarif eden en doğru semboldü o… O; dostluktu, komşuluktu, paylaşmaktı, medenilikti… Zaman geçti… Biz değiştik… Kalabalık kentlerde, yüksek apartmanlarda yaşamayı seçtik… Yalnızlaştık… Medeni şehirlilerden, uygar kentlilere dönüşürken; bizliğimiz benliğe doğru yürüdü. Bu kitabın sayfalarında, fincanlarımızda kahve olan dönemler var… Bu kitabın sayfalarında, bugün var… Bu kitabın sayfalarında, Prof. Dr. Sadettin Ökten’in bilge yaklaşımıyla geniş bir medeniyet sohbeti var. Kahvenizi unutmayın!
-
İçimde AVM Var!
€12,90Eskilerde kaldı medeniyet tasavvurumuzu yansıtan şehirler… Önce… Daha huzurlu, daha sakin, daha insânî ve daha güvenliydik. Kul hakkı, hizmet, tevazu, merhamet, iyilik, sevgi, saygı, komşuluk, mahalle kültürü, yardımlaşma, olabildiğince az alıp çok verme gibi değerleri konuşmaya gerek duymaz, yaşardık… Sonra… Bizim olmayan bir medeniyet tasavvuruna özenip onun zihniyetine ait yapılar inşa ettik… AVM’ler… Şehirleri canavarlaştıran… Gökdelen(cik)ler… Bir servet gösterisi sunan… Apartmanlar… Komşuluğu öldüren… Vahşi mekânlar… Ve… İçimizdeki değerlerin yerini de kapitalizmin bize “çağın ihtiyaçları” olarak sunduğu cicili-bicili oyuncaklar, nefsânî-bireysel tüketim, hırs, daha iyi bir hayat ümidi ve daha çok para kazanma arzusu aldı… Halbuki İslam Medeniyeti’nin değerler sistemi bütün insanlık için tek ümit kaynağı! O zaman düşünmemiz lazım: “Yaradan, bize bir kapı açıp yol gösterdi de biz farkında mı değiliz?”Ve bize, “Haydi bakalım! Şimdi inancınızla ve kapitalizmin size sunduğu biçimlerle çözüme ulaşın.” mı diyor?



