• İlk Ev, İlk Mabed, İlk Mescid

    Hz. Ebû Zer bir gün Resûlullah’a, yeryüzünde kurulan ilk mescidin hangisi olduğunu sorar,
    Efendimiz (sas): “Mescid-i Haram’dır” der,
    Ebû Zer: “Sonra hangisidir?” diye sorar,
    Efendimiz: “Mescid-i Aksa’dır” der. Bunun üzerine Hz. Ebû Zer: “İkisi arasında ne kadar zamanlık bir süre vardır?” diye sorar,
    Efendimiz: “Kırk yıl!” der.
    Görüldüğü gibi Mescid-i Haram, yeryüzünün ilk mescididir, nasıl ki Mekke kendinden sonra tüm şehirlere analık yapmışsa, Kâbe’de, kendinden sonraki tüm mabetlere analık yapmıştır.

    €4,90
  • İman Esaslarımız

    İmam-ı Âzam (r.aleyh) Hazretleri’nin yazmış olduğu “Fıkhu’l Ekber” İman Esaslarımız hususunda bize ışık tutacak bir kitaptır. Ebu’l Münteha Hazretleri bu kitabı madde madde tahlil, tahkik ve tetkikten sonra eserin önemine binaen en güzel şerhini meydana getirmiştir. Yusuf Yiğitalp, Ebu’l Münteha Şerhi’ni günümüz Türkçesi ile daha anlaşılabilir bir dil kullanarak okuyucularla buluşturmuştur. İslâm dininin, itikat esaslarından başlayarak geniş çapta temel bilgilere cevap vermiş, birçok ana meseleleri aydınlığa kavuşturmuştur. Tevfik sadece ve sadece Allah’tandır (c.c).

    €16,90
  • Iman ve Cihad

    Bu kitapta mezhep-fırka tartışmaları yoktur. Gayemiz Ehlisünnet vel-Cemaat’in Kur’an ve Sünnet ışığında hangi yolu seçtiğini ve hangi konuda ne düşündüğünü izahtan ibarettir. Amacımız ise “Ben Müslümanım” diyen insanın itikat konularında Ehlisünnet vel-Cemaat’in görüşü budur diyebilmesini sağlamaktır.

    €16,90
  • İslam Birliği

    “Dış politikada doğru hak anlayışını temel alan D-8 çekirdekli, İslam Birliği çekirdekli ‘Yeni Bir Dünya’nın kurulması temel esastır. Gidip Batı’nın kapısına boynundaki zincirle bağlanmak diğer görüşlerin özellikleridir. Dış politikada ‘doğru hak anlayışı’nı temel alarak D-8’i çekirdek alarak ‘Yeni Bir Dünya’nın kurulması Milli Görüş’ü diğerlerinden ayıran bariz farklardan birisidir.”

    Bu cümlelerle, İslam coğrafyasındaki Müslümanlar arasındaki siyasi ve ekonomik birlikteliğin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Necmettin Erbakan; kurtuluşun da ancak yine bu coğrafyada Milli Görüş eli ile olacağını dile getiriyor.

    Batı’nın, Siyonizm’in ve Emperyalizm’in batıl hak anlayışı ile; İslam coğrafyası içerisindeki Müslümanları(!) teşaron örgütleri kullanarak birbirine kırdırmak suretiyle hem buralardaki siyasi ve ekonomik birliği baltaladıkları hem de buraların yer altı ve yer üstü kaynaklarına, enerji nakil yollarına el koydukları gün gibi ortadadır.

    Biz “doğru hak anlayışı”nı esas alan Müslüman’lar olarak bu durum karşısında ne yapmalı, nasıl davranmalıyız?

    €9,90
  • İslam Medeniyeti Söylemi

    “XVII. asır olarak kabul edilen Osmanlı Devleti’nin “gerileme ”süreci aynı zamanda modernleşme süreci olarak, Avrupa’da ortaya çıkan “ilerleme” söyleminin etkisi altında devam etti. Bu dönemde askerî ve ekonomik gücün yitirilmesi ve yaşanan toprak kayıplarıyla siyasî açmazlar dünya görüşlerinin yeniden biçimlenmesinde etkili olmuş ve Avrupa-merkezli bakış açılarının ağırlığı gözlemlenmeye başlanmıştı. Batılılaşma süreci olarak adlandırılan süreçte Osmanlı Devleti’ndeki kurumlar, Avrupa’dakilere benzer biçimde yeniden yapılandırılırken bilginin oluşturulması ve kullanımı açısından önemli bir yer tutan eğitim kurumu da Avrupa’daki örneklere bakılarak yenilenmeye çalışılıyordu. Medeniyet kavramı da bu dönemde tartışılmaya başlanmıştır.
    Medeniyet ile karşılıanan ve Avrupa’da kullanılan “civilisation” kavramı, Osmanlı münevveri için “ilerleme”nin yönünü gösterir şekilde kavranıyordu. Bu durum, emperyalizm ve kapitalizm ile Avrupa devletlerinin ekonomik, askerî ve siyasî hegemonyasının uzantısı olarak değerlendirilebilecek modern bilginin ve ondan beslenilerek inşâ edilen uygarlık söylemine yaslanarak kurulmuş sosyal gerçekliğin Osmanlı münevveri açısından da kabul edilmişliğinin göstergesi olmaktadır. Bu sebeple medeniyet kelimesinin Osmanlı aydınları tarafından ilk olarak Tanzimat döneminde kullanılmaya başlanması tesadüf değildir: Medeniyet sözcüğünün dolaşıma ilk girdiğindeki anlamı Tanzimat ideolojisinin genel çizgisine paralel biçimde bilgi ve referans sistemi olarak Avrupa’yı esas alan bir anlamdadır ki bu anlam, modernleşme eğilimiyle de bütünleşiktir.
    Geleneksel İslâm toplumsallığından yola çıkan bu çalışma; medeniyet yanı sıra medine, temeddün, umran gibi kavramlar dolayımında İslâm Medeniyeti kavramının tarihsel boyutunu ve modernleşmeyle ilişkisini göstermeyi amaçlamaktadır.”

    €10,90
  • Kalbim Yenilgi Saatleri

    Telaşla koşarken bir şeyi unuttuğunu fark etti. Eliyle göğüs kafesini yokladı. Yanılmamıştı. Kalbiydi unuttuğu.
    Sonra tüm ziller çaldı, tüm fabrikalar dumanlarını savurdu, koptu zembereği saatlerin.
    Unuttu bunca telaşın içinde kalbini nerede bıraktığını.
    Bulsa tamamlanacaktı hikayesi. Ufka baktığında gördü onu ve şöyle mırıldandı:
    -Kalbim. Yenilgi saati.

    €5,90
  • Kalbime Takılan Uçurtma

    Çocukluk, kalbimizdeki bir uçurtma gibi salınıp duruyor hayatımızın ortasında. Büyük şehirlerin beton gölgeleri arasında kendini bulmaya çalışıyor çocuklar. Birimiz hepimiz için diyerek el ele tutuşup kaybettikleri oyunlarını arıyorlar. Dostluk, kardeşlik, komşuluk gibi içimizde büyüttüğümüz ne kadar güzellik varsa çocukların kalbinde yer buluyor kendine. Bu hikâyelerde ailenin sıcaklığını, tarihin görkeminde büyümenin mutluluğunu, çocukların ışıldayan gözlerini bulacaksınız. çocuklar, kalbimize takılan en renkli uçurtmalar. Çocukluk denen cenneti yaşamak için çocukların sesine kulak verin, yeter.

    €5,90
  • Kardeşliğe Adanmış Bir Ömür

    Hangi renkten ve ırktan olursa olsun bütün insanlar peygamber torunudur, bir anne ve babanın çocuklarıdır. Öte yandan renkleri, ırkları, konuştukları dil farklı da olsa bütün Müslümanlar tek bir millettir: İslam milleti. İslam, her insanın yaşama hakkını, mülkiyet hakkını, akıl ve nesil emniyetini, inanç ve düşünce özgürlüğünü kutsal saymıştır. Müslüman, kendisi için istediğini kardeşi için de isteyen adamdır / kadındır. Müslüman, kendisi için istemediğini kardeşi için de istemeyen adamdır / kadındır. İslam, âlemlerin Rabbinin insanlara bir teklifidir. Müslüman bu teklife riayet edendir. Bu riayetin gereği insanlara inanç dayatmak çabası değil, bilakis hangi inanç ve düşünceden olursa olsun insanların haklarını koruma gayretidir. Bu gayret aynı zamanda ırkçılık, bölgecilik ve mezhepçilik eksenli anlayışlardan uzak olmaktır.

    Hacı Kazım Ozan, gülümsemenin Türkçesinin de Kürtçesinin de Farsçasının da güzel olduğunu bilen bir yüreğe sahipti. Aynı şekilde ölümün Türkçesinin de Kürtçesinin de Farsçasının da hüzünlü olduğunu biliyordu. “Kardeşliğe Adanmış Bir Ömür” Arakan’dan, Orta Afrika Cumhuriyeti’ne kadar kaosun kol gezdiği bir coğrafyada en çok ihtiyaç olunan yitiğimizdir.

    €9,90
  • Karınca Nefesi

    Nedir bu telaşın, böyle nefes nefese nereye?
    Ateş büyük, çok büyük, yayılmış her yöreye
    Neyin ateşi bu söylesene?
    Zulmün ateşi, bâtılın dinmek bilmeyen ateşi!
    Zulmün en şiddetli anında, herkesin güçlüden yana olduğu bir zamanda, mazluma can üflemek de­mektir karınca nefesi.
    Bütün zenginlikleri elinin tersiyle itip, Hak uğruna bir kırıntı ekmeğe muhtaç Mus’ab olabilmektir. Doğruluktan şaşmama uğrunda, yapayalnız ölmeyi göze alan Ebu Zer olabilmektir.
    Sümeyye olabilmektir, işkenceler karşısında “Allah!” diye haykıran. Uhud’ta şehit oğlunu, babasını ve eşini gösterdiklerinde; “Bana Allah Rasûlü’nden haber verin, o sağ mıdır?” diye bağıran Sümeyra olabilmektir.
    Cesaret ister, özveri ister, sadakat ister karınca nefesi. Çile demektir, hüzün demektir, acı demektir karınca nefesi.

    €5,90
  • Katre-i Rumi

    Kitabımız, Hz. Mevlâna’nın meşhur eseri Mesnevî’den seçme hikayeler içermektedir.

    €8,90
  • Kayıp Ülke

    Eyyüp Akyüz; bu soruyu şair, yazar, gazeteci, karikatürist ve entelektüellere sordu ve tam üç yüz on kişiden cevap aldı. Böylece ortaya, gençler için baş ucu kitabı olacak nitelikte bir eser çıktı. Yazarlara geçmiş muhasebesi yaptıran ve aynı zamanda mini bir otobiyografi özelliği taşıyan kitap; “keşke”ler, “iyi ki”ler ekseninde yazarları daha yakından tanımak isteyenlere de kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.

    “Enfes bir kitap. Geleceğe bırakılmış bir şişe gibi.”

    €8,90
  • Kedi Operasyonu

    Duymadıysan haydi al bu kitabı eline ve karıştır sayfalarını. Sana bir kediye en iyi operasyon nasıl yapılır anlatsın inceliklerini.Taha, Emre ve Efruz. Üç sıkı dost. Çok akıllı, çok güvenilir, çok komik, çok mantı, çok çikolata, çok kolonya, çok çok… Ne kadar çok ararsan bu kitapta. Üç kafadarın gerçekleştirdikleri operasyonu okurken heyecanlanacak, gülecek ve öğreneceksin. Hazırım diyorsan başlasın operasyon.

    €6,90
  • Kelile ve Dimne

    Sultan Debşelîm, filozof Beydebâ’ya

    “Birbirini seven iki dostun arasını açan yalancının bunu nasıl başardığına ve akıbetinin nasıl olduğuna dair hikayeyi senden dinledim. Şimdi de senden eğer uygun görürsen samimi dostların dostluklarının nasıl başladığına ve bu samimi dostların birbirlerinden nasıl istifade ettiklerine dair bir hikaye anlatmanı istiyorum” dedi.

    Filozof Beydebâ:

    “Akıllı kişi dostu hiçbir şeye değişmez. Zira dostlar hayrın işlenmesinde ve şerrin ortadan kaldırılmasında birbirleriyle yardımlaşırlar. Tasmalı güvercin, fareler, ceylan ve karga arasındaki dostluğun hikayesi bunun tipik bir örneğidir” dedi.

    Debşelîm:

    “Nasıldı o hikaye?” diye sordu.

    Beydebâ anlatmaya başladı…

    €8,90
  • Kenti Durduran Şehir

    Kenti durdurmak istiyoruz.Bu kitabın temel hedefi bu topraklarda yaşayan insanları ”kentleşmenin” bize ait olmadığı fikrine döndürmektir.
    Kentleşme ”kapitalist birey” felsefesinin bir neticesidir.Kentleri küçültmek / pazarları üreticiye açmak / mahalleler halinde yeniden örgütlenmek / çalışma kavramını yeniden tanımlamak (her hane sahibini istihdam etmek) insanı kaybettiği şeylere: cemaat, merhamet, inanç / emniyet kavramlarına kavuşmak istiyoruz.

    €10,90
  • Kerem ile Aslı

    Hayır hayır, olamaz! Gerçekten daha gerçekti gördüğü.
    Güneş gibi apaşikar, ay gibi pırıl pırıldı.
    Eşiğine fırlattı bedenini.
    “Ey yazgımın gülü! Ey alnımın ak yazısı!” diye bağırdı, “Söyle bana, hangi bağın gülüsün sen?”
    Peri dile gelerek, seslerin en güzeliyle,
    “Ey yüreğimin sancısı!” dedi, “Keşiş dağının gülü, İriskin bağının sümbülüyüm ben. Sen de söyle bana, hangi rüzgâr attı seni buralara?”
    Şehzade, anka kuşunun kanatlarına binmişti sanki,
    “Ey nergis bakışlım! Ey hilal nakışlım! Gönlümün rüzgârı getirdi beni buralara…”
    Elif ile lam gibi birbirlerine öyle bir sarıldılar ki… Ne gözler görmüş ne kulaklar işitmiş böyle bir kavuşmayı.

    €8,90
  • Kirazlıdere Tutukevi Penceresinden 12 Eylül

    Yayın Tarihi 2017-03-01
    ISBN 6055000912
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 422
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    €13,90
  • Köleliğin Alfabesi

    Türkçe karşılığı “el bombası” anlamına gelen “kumbara” yı çocuklarımızın eline küçükken verip yememeyi, dağıtmamayı, para biriktirmeyi, para şıngırtsını dinlemeyi öğreterek yetiştirirsek;büyüyünce paradan başka kavgası verilecek birşeyin olmadığını, para sesinden daha güzel bir sesin bulunmadığını iddia eden ve para için herşeyi yapmaya hazır, köle ruhlu bir nesil yetiştiririz.
    ilk okuldan üniversite sonuna kadar, on beş senelik tahsil koşusunun sonunda ödül olarak hep ekmek gösterilirse;yetişen genç, maaş veya makama mahkum olmuş köledir.

    €3,90
  • Köy Hazinesi

    Kendisini ve çevresini tanımaya çalışan bir çocuk…
    Şehir hayatının dumanlı havasından toprak kokan köy hayatına bir yolculuk…
    Bitmesini istemediği bir yaz tatili; ayrılmak istemediği aile büyükleri, arkadaşları, dostlar ve hayvanlar…

    Bu kitapta sıcak, samimi, heyecan dolu bir hikâye okuyacak, kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Belki de bu, kendi hikâyenizdir.

    €6,90
  • Küçük Prens

    ‘-Elveda, dedi.

    – Elveda, dedi tilki. İşte sana sırrımı açıklıyorum. Gayet basit bir sır: Yalnızca kalbi ile bakan gerçeği görebilir.Aslolan asla gözle görülmez.Küçük Prens unutmak için ‘’ Aslolan asla gözle görülmez.’’ diye tekrarladı.

    -Gülünü senin için önemli kılan onun için harcadığın zamandır. Küçük Prens unutmak için ‘’ Uğruna harcadığın zamandır.’’ diye tekrarladı.

    -İnsanlar bu gerçeği unuttu. Ama sen unutmamalısın.Evcilleştirdiğin şeyin sorumlusu her zaman sensin.Gülünden sen sorumlusun. Küçük Prens unutmamak için ‘’ Gülümden ben sorumluyum.’’ Diye tekrarladı.

    €6,90
  • Kuyudan Da Mümkündür

    “Şuna inanmalıyız ki, şartlar ne kadar ağır olsada; bir imkân her zaman için vardır. Kuyunun derinliğine bakıp yese kapılmamalıyız. Kuyuya atılan Yusuf’u Mısır’a kral yapan irade, çağın Yusuflarını da kuyudan elbet çıkaracaktır. Şu bir gerçektir ki Allah (cc) isterse kuyundan da mümkündür.”

    €9,90