• Alice Harikalar Diyarında

    Lewis Carroll’ın çocukların hayal gücünü, yetişkinlerinse mantığını besleyen muhteşem öyküsü Alice Harikalar Diyarında, yazıldığı günden bu yana, içgüdülerini dinleyen herkese rehberlik ediyor. Tavşanın peşine düşüp birbirinden harikulade dünyaların kapısını aralayan Alice’in macerası, İngilizce aslından Türkçeye eksiksiz çevrildi.

    €5,90
  • Animal Farm

    In this good-natured satire upon dictatorship, George Orwell makes use of the technique perfected by Swift in The Tale of A Tub. It is the history of a revolution that went wrong- and of the excellent: excuses that were forthcoming at every step for each perversion of the original doctrine. The animals on a farm drive out their master and take over and administer the farm for themselves. The experiment is entirely successful, except for the unfortunate fact that someone has to take the deposed farmer’s place. Leadership devolves almost automatically upon the pigs, who are on a higher intellectual level than the rest of the animals. Unhappily their character is not equal to their intelligence, and out of this fact springs the main development of the story. The last chapter brings a dramatic change, which, as soon as it has happened, is seen to have been inevitable from the start.

    €8,90
  • Ay Işığı Sokağı

    20. yüzyılın en hümanist yazarlarından Stefan Zweig’ın bu eseri üç farklı öyküyü içeriyor: “Ay Işığı Sokağı”, “Kadın ve Manzara” ve “Leporella”. “Ay Işığı Sokağı”, Fransa’nın bir liman kentinde tanımadığı insanların acılı hayatlarına tanıklık etmek durumunda kalan bir seyyahı; “Kadın ve Manzara”, güneşin kasıp kavurduğu bir yaz günü yağmuru ve şefkati arayan çölleşmiş yürekleri; “Leporella” ise uyumsuz ve yabani bir hizmetçinin patronuna gösterdiği takıntılı itaatin dehşet verici sonuçlarını ele alıyor. Zweig bu öykülerde, saplantılı düşünce ve deneyimlerin, bireylerin hayatlarını nasıl kolayca değiştirebileceğini gösteriyor.

    €5,90
  • Ay’a Yolculuk

    Jules Verne’in düş gücünü olanca zenginliğiyle ortaya koyan Ay’a Yolculuk, üç arkadaşın uzay macerasını konu alıyor. İnsanlık Ay’a gitmeden çok önce bu keşfi zihnen gerçekleştiren yazarın ünlü romanı, Fransızca aslından Türkçeye çevrildi: Bazı dar kafalılar, bunlara verecek başka sıfat yoktur. İnsanlık, Popilius çemberinin içine hapsolmuş. Gezegenler arasındaki boşluğa çıkamadan ot gibi yaşamak onların kaderiymiş. Gerçek hiç de öyle değil ama! Bugün nasıl Liverpool’dan New York’a hızlı, kolay ve güvenilir biçimde gidiliyorsa, Ay’a, gezegenlere ve yıldızlara da gidilecek. Ay denizleri de, atmosfer denizleri de aşılacaktır. Uzaklık, görece bir sözcükten başka bir şey değildir. Yakında sıfıra indirgenecektir.

    €5,90
  • Babaya Mektup

    Kafka’nın 1919’da babası Hermann Kafka’ya yazdığı ama yerine ulaşmayan bir metin bu. Dolayısıyla eleştirmenler arasında Babaya Mektup’un gerçekten bir mektup mu yoksa kurgu mu olduğu konusu çok tartışıldı. Almanca aslından Türkçeye çevrilen Babaya Mektup, dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Franz Kafka’nın en mahrem ve duygu dolu düşüncelerini yansıtıyor.

    €5,90
  • Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

    Heyecanla beklenen sıradan bir doğum, ‘küçük’ Benjamin’i Baltimore’daki hastane odasına ölümün hemen eşiğinde bırakır. Doktorların, anne ve babasının onu gördüklerinde yaşadıkları hayreti giderecek hiçbir açıklaması yoktur. Hiç de sıradan olmayan bu yetmişlik koca bebeği ne yapacaklarını ya da çevrelerine nasıl açıklayacaklarını bilemez hâlde hastaneden ayrılırlarken başlar işte Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi. F. Scott Fitzgerald’ın bu kısacık öyküsü, Hollywood stüdyolarında iki saati aşkın keyifli bir filme dönüşürken çok daha geniş kitlelerin de onu tanımasını sağlayacaktır.

    €5,90
  • Beyaz Diş

    Beyaz Diş, soylu ve onurlu bir vahşi kurt-köpek kırmasının zihninden bakılarak hayatın acımasızlığını, sevgi ve şefkat eksikliğinin yol açtığı dramatik olayları konu edinir. En vahşi canlının bile bu yüce duygulara duyduğu ihtiyacı bütün gerçekçiliğiyle dile getiren roman, tematik özellikleri ve Alaska, Kanada gibi karlı coğrafyaların zorlu yaşam koşullarını gözler önüne sermesi bakımından dünya klasiklerinden biri olma özelliğini fazlasıyla hak eder

    €5,90
  • Beyaz Zambaklar Ülkesinde

    Kutsal kitaplarda şöyle bir hikâye geçer: Bir zamanlar güçlü, zalim bir hükümdarın sarayının duvarlarında ateşle yazılmış kelimeler varmış: “Mane tekel fares!” Bu kelimeleri hiç kimse anlayamamış. Hâkim Danyal, kelimeleri şöyle yorumlamış: “Bu ateşten yazılar, ilginç bir olayın geleceğini haber veriyor. Bunların anlamı şudur: Devlet, artık yaşama gücünü yitirmiştir. Kaçınılması imkânsız bir sona, yani yıkılmaya mahkûmdur. Tarih onlar hakkındaki kararını verdi: Mane tekel fares!” Atatürk’ün okullarda okutulmasını tavsiye ettiği Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde bir milletin bütün olumsuz koşullara rağmen nasıl ayağa kalkabileceğini adeta kalplere dokunarak gösteriyor.

    €5,90
  • Bin Dokuz Yüz Seksen Dört – 1984

    Geçmişi kontrol eden, geleceği de kontrol eder: Şimdiyi kontrol eden, geçmişi de kontrol eder. Her şey 1984 yılında geçer. Birbiriyle mütemadiyen savaşan üç büyük gücün elinde bölünmüş bir dünya, mutlak güce sahip bir Parti, kapanması yasak tele-ekranlarla her hareketi denetleyen Düşünce Polisi, her şeyi izleyen Büyük Birader ve diğer tüm düşünce biçimlerini imkânsız hâle getirmek için oluşturulan “Yenidil”. Gerçek Bakanlığı’nın altındaki Arşiv Bölümü’nün gözlerden ırak odalarında, Parti’nin ihtiyaçları-na göre geçmişi yeniden yazan Winston Smith’in oyununda arka plan bu kâbustur işte. Herkesi dilediği gibi kontrol eden bu totaliter dünyaya karşı içinde isyan tohumları büyüyen Winston, hakikat ve özgürlüğe duyduğu özlemin yanında aşka da kayıtsız kalamayacaktır. Yirminci yüzyılın en çok okunan ve en etkili kitaplarının başında gelen George Orwell’in distopik başyapıtı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, dönemler değişse de varlığını sürdüren tota¬liter dünya düzenine tutulmuş bir ayna olmayı sürdürüyor.

    €5,90
  • Bir Delinin Anıları

    ir Delinin Anıları, Flaubert’in çağının ötesinde kaleminin ve edebî derinliğinin habercisi gençlik eserlerinden. Flaubert’in henüz on yedi yaşındayken kaleme aldığı roman, kimilerine göre aşka adanmıştır. Kimileriyse “anomali” hayat tarzının manifestosu olarak görür onun satırlarını. Fransızca aslından çevrilen bu otobiyografik kurgu, onun çalkantılı duygu dünyasının da bir tezahürü: “Daha gençken, yaşlanmıştım. Yüreğim kırışıklıklarla kaplanmıştı. Hâlâ dinç, coşkulu, inançlı ihtiyarlarla karşılaştıkça, böylesine gençken, hayattan, aşktan, utkudan, Tanrı’dan, var olan ve olabilecek her şeyden bu denli düş kırıklığına uğramış birine döndüğüm için kendi hâlime acı acı gülmekteydim… Uçurumun kenarına vardığımdaysa gözlerimi kapadım… İçine düştüm.”
    devamını oku

    €5,90
  • Bir Delinin Hatıra Defteri – Portre

    Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün, en çok okunan hikâyelerinden Bir Delinin Hatıra Defteri ve Portre’nin yer aldığı kitapta Bir Delinin Hatıra Defteri, orta hâlli bir memurun günden güne nasıl delirip kendini İspanya Kralı ilan ettiğini gözler önüne seriyor. İvanov’un trajikomik dönüşümüyle Rus toplumunu ve bürokrasisini de ince bir dille alaya alan Gogol, Portre hikâyesinde ise yoksulluk içinde yaşayan yetenekli ressam Chartkov’un bir dükkândan satın aldığı ürkütücü portreden sonra önünde açılan iki yoldan birini seçerken nasıl bir tereddüt yaşadığını anlatıyor. Chartkov, ya yoksul kalarak sanatını icra edecek ya da dönemin sanat anlayışına ayak uydurarak şöhret ve paraya talip olacaktır. Gogol’ün, üstün mizah anlayışıyla delilik ve ihtirasın herkese dokunabilecek gerçekliğini sunduğu bu iki hikâyesi Rusça aslından çevrildi

    €5,90
  • Böyle Buyurdu Zerdüşt

    Nietzsche’nin, fikir dünyasının zirvesine yerleştirdiği eseri Böyle Buyurdu Zerdüşt, düşünürün olgunluk çağını temsil eder. Anlatmak istediği her şeyi, son kitabı olan bu eserde özetlediğini söyler: “‘İyi olan nedir?’ diye soruyorsunuz. Cesur olmak iyidir. İzin verin küçük kızların konuşmasına. İyi olmak, aynı zamanda güzel ve dokunaklı olmak demektir. Size kalpsiz diyorlar. Ama gerçek, sizin kalbiniz; seviyorum sizin samimi utancınızı. Sizler kendi selinizden utanıyorsunuz, diğerleriyse sularının çekilmesinden.” Nietzsche’nin “herkes ve hiç kimse için” yazdığını söylediği bu başyapıt, Almanca aslından Türkçeye çevrildi.

    €5,90
  • Canavar

    Stephen Crane’in en popüler kitabı Canavar, köleliğin yasalarla resmi olarak kaldırılmasından çok kısa süre sonra, ilk kez 1898’de yayımlanmıştır. Hikâye, Whilomville adlı kasabada yaşayan siyahi bir gencin kendi hayatını hiçe sayarak beyaz ırktan bir çocuğu yangından kurtarması ve ardından gelişen olayları konu alıyor. Yüzü yanan bu genç adama karşı örülen duvarlar, önyargılar ve uygulanan tecrit, onu ten renginin yarattığı sorunların bile çok ötesine itiyor. Beklenmedik bir kıvılcımın nasıl da trajediye dönüştüğünü anlatan Crane, gerçek canavarın kim olduğunu sorgulatıyor.

    €5,90
  • Çocuk Kalbi

    Çocukluk dönemi; kötülüğün, çirkin huy ve davranışların henüz yürekleri bozmadığı, insanın iç güzelliğini zedelemediği yıllardır. Bu nedenle pek çok eğitimci, çocukların sevgi ve saygıya dayalı insan ilişkileri öğretilerek eğitilmesi gerektiği inancındadır. Çocuk Kalbi, Edmondo De Amicis’in (1846-1908) bu anlamda çok güçlü mesajlar veren ve bütün dünyada hayranlıkla okunmaya devam eden klasikleşmiş bir eseridir. Enrico adlı ilkokul öğrencisi, çocuk kalbiyle kaleme aldığı günlüğünde, kendisi gibi taze yüreklere iyiliğin, doğruluğun, erdem ve güzel ahlakın yolunu gösterirken hayatın bu değerlerle anlamlı hâle geleceği mesajını verir

    €5,90
  • Çocukluk

    Tolstoy’un yayımlanan ilk romanı ve yarı otobiyografik üçlemesinin birinci bölümü Çocukluk, onun Yasnaya Polyana’daki evde geçirdiği hayatının erken dönemlerine götürür bizi. 1800’lerin ortalarında zengin bir Rus toprak sahibinin on yaşındaki oğlu Nikolay’ın yaşamı, hayal gücü ve korkuları bütün duygu değişimlerinin olağan karmaşası içinde betimlenirken, çevresinde olup biten her şeyi merak ederek büyüyen bu içli çocuğun dünyayla tanışmasına ortak oluruz.

    €5,90
  • Dava

    Franz Kafka, Dava’da bir sabah hiç bilmediği bir suç yüzünden tutuklanan Josef K.’nın öyküsünü anlatır. Kitap, Josef K.’nın belirsizlikler içerisinde seyreden davasıyla ilgili verdiği mücadeleyi ve masumiyetini ispatlama çabasını takip ederken hukuk düzeni ve adaletle çevrelendiğini düşünen çağımız insanını korkunun egemen olduğu ve hukukun ters yüz edildiği bir evrene sokar. Bu distopik evrende, yazarının deyimiyle asla gerçek bir aklanmışlıktan söz edilemez. Kafka, bu zamansız distopyayla özgürlük ve hukuk kavramı üzerine düşüncelerimizi sorgulatıyor. Kafka’nın absürt bir hikâyeyi anlattığı romanı Almanca aslından Türkçeye çevrildi.

    €5,90
  • Deniz Feneri

    Yirminci yüzyılın usta kalemlerinden Virginia Woolf’un edebiyata armağanı “zihin akışı tekniği”yle Deniz Feneri’nde tanışıyoruz. Abartıdan uzak, sahici roman karakterlerinin gündelik hayatında gezinirken; kuşak çatışması, Viktoryen Dönemi’nin kadın ruhu ve sınıfsal çatışma üzerine düşünüyorsunuz. Benzerine az rastla¬nır bir yalınlıkla insanların iç dünyalarına eğilen Woolf, zıtlıklar, ironiler ve tahlillerle eserini ölümsüz kılıyor.

    €5,90
  • Dorian Gray’in Portresi

    Oscar Wilde’ın, kendisinin roman yazamayacağına dair eleştirilere adeta bir cevap olarak kaleme aldığı Dorian Gray’in Portresi, yazarın en tanınmış eseridir. Bu eserinde Wilde, kendi dünyasını şekillendiren estetizmi en yalın hâliyle kurguya aktarır. Saflığı ve iyiliği temsil eden Dorian Gray’in, bir karşılaşma sonucu bütün hayatı değişir. Ressam Basil Hallward, onun güzelliğinden etkilenerek portresini çizer. Basil’in evinde Lord Henry Wotton ile tanışan Dorian Gray için bir kimlik bunalımı başlar. Lord Henry ona insan için en değerli şeyin haz ve estetik olduğunu söylerken, çok sevdiği Gray’in uğrayacağı değişimi asla tahmin edemez. Sahip olduğu güzelliğin yok olacağına üzülen Gray, kendisinin yerine portresinin yaşlanmasını diler. Ama ebedî güzelliğin bedeli oldukça ağır olacaktır

    €5,90
  • Genç Werther’in Acıları

    Genç Werther’in Acıları, Goethe’nin mektup-roman tarzında kaleme aldığı ilk romanı. Şehrin kalabalığından bunalmış, dingin bir yaşamla yetinmeyi arzulayan bir genç adam Werther. Taşındığı küçük kasabada tam da özlemini çektiği mutluluğa eriştiğini düşünürken, dostu Wilhelm’e yazdığı mektuplarına acı kelimeler damlamaya başlar. Umutsuz bir aşka kapılan Werther, her geçen gün daha fazla acı çekmeye başlar. Genç Werther’in Acıları, yazıldığı ilk günden bu yana dünya edebiyatının en çok okunan eserlerinden biri olmuş ve milyonlarca okurun kalbinde müstesna bir yer edinmiştir. Almanca aslından Türkçeye çevrilen kitap, aşk acısı denince hâlâ akla gelen ilk roman olma özelliğini koruyor.

    €5,90
  • Gençler için Safahat’tan Seçmeler

    Bu kitap, Safahat’ın yedi kitabından seçtiğimiz şiirlerden oluşmaktadır. Seçtiğimiz şiirlerin, kolay anlaşılır ve Âkif’in düşünce dünyasının özeti mahiyetindeki şiirler olmasına özen gösterilmiştir. Şiirlerin anlaşılmasının önünde engel teşkil edebileceğini düşündüğümüz kelimelerin anlamları da sayfa altlarına eklenmiştir. Bu seçki, Âkif’in daha iyi anlaşılması için küçük de olsa bir hizmet görürse amacına ulaşmış sayılacaktır.

    €5,90