-
Sair Zaman Güncesi
€10,90Kelimeler bir vücudun beyni ise kavramlarda kalbidir. Düşünmek için, hayatı anlamlandırmak için kelimelere ihtiyaç duyarız. Peki kullandığımız kelimelerin manasına sen kadar hakimiz? Eğer hayatımızda yanlışlar büyüyorsa, kalabalıklar bir sözün aslından çok şekline hayran olmaya başlamışsa, gerçekler gücünü kaybediyor, yalan olan geçer akçe olmaya devam ediyorsa; durmak gerekmez mi? Bir karar hareket halinde alınamaz der eskiler. Durmalısın. Nerede olduğuna dikkat etmeli, etrafını izlemelisin. Hız ve haz çağı diyorlar bu çağ için. Hızlı olmanın iyi olduğunu söylüyorlar ya. Yalan söylüyorlar? İhtiyacımız olan şey yavaşlamak aslında. Hamasetten uzak, gerçeklerin yakıcı etkisiyle tanışmak, kim olduğunuzu hatırlamak, durduğunuz yerin konumunu güncellemek için bir fırsat bu. İçine hapsolduğumuz zindanlardan kaçmanın en anlamlı yolu düşünmektir. Düşünmeyi bıraktığınızda gardiyanların sultan olabileceklerine ikna olmanız kolaylaşır. Gerçeklere güvenin. Gerçeklerin ortaya çıkmaya huyunu sevin, barışın onunla. İnsanca yaşamak o zaman mümkün olabilir… Bilali Yıldırım’ın Habeşli Bilal mahlasıyla yazdığı denemelerden oluşuyor bu kitap. Yavaşlamanın cazibesine, kelimelerin gücüne, kavramların hükümranlığına davet ediyor okuyucusunu. Sizde eğer yorulduysanız, nefes almak istiyorsanız bu kitap tam size göre…
-
Sait Faik Seçme Hikayeler
€5,90Bu kitapta Sait Faik’in deniz kokusuyla, çocuk sesleriyle, balıkçı sohbetleriyle, martılarla, türlü türlü balıklarla donattığı sıcacık hikâyeleri bir araya getirildi.
Seçme Hikâyeler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim öğrencileri için belirlediği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.
-
Saklı Seçilmişler Siz Onları Değil, Onlar Sizi Seçti
€13,90Bir film düşün.
İlk sahne sıradan bir olayla başlar.
Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın.
Dehşete kapılırsın.
Film biter. Etkisinden kurtulamazsın.
Korkarsın.
Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.
İlk sahne:
Altı yıl önceydi.
Medyaya her cümlesi yalan olan bir haber sızdırıldı.
Peşine düştüm.. -
Salyangoz Avcıları / Şehir Günlükleri 1
€10,90Fesleğen Köyü’ne hoş geldiniz! Bu köyde inekler çikolatalı süt veriyor, insanlar tuzlu-kremalı çaylar içiyor ve tereyağında demlenmiş salyangoz dolması yemeye bayılıyor! Balina kemiğinden yapılmış evlerde her gün bambaşka maceralara atılan çocukların ise tek bir günü bile sıradan geçmiyor! Günün ilk ışıklarıyla büyülü bir kayığa binerek binlerce yıl öncesine giden çocukların bu masalsı yolculuğuna eşlik etmek ister misiniz?
-
-
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
€15,90İçine doğduğu dünyanın kurumlarıyla bağdaşmayı öğrenemeyen, iletişimsizliğin karanlığında yaşayan on altı yaşındaki bir genç kızın öyküsü…
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, deliliğin, resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsü: Deborah kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlemi ve mizah duygusuyla yarattığı kendi düşsel dünyasına sığınmıştır. İki dünyanın çatışmaya başlaması, Deborah’ın akıl hastanesine “düşme”sine neden olur. Bundan sonra hastaneleri, doktorları vb. kurumlarıyla toplumun “kurtarma operasyonu” başlar.
Greenberg’in kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı bu kitap, “akıl hastalarının gizleri” üzerine pek çok ipucu taşırken, toplumun yerleşik değer yargılarına çarpıcı bir eleştiri de getiriyor, böylece normal kavramını sorgulamaya götürüyor bizi. -
Sarayda Bir Yıl
€9,90Mehlika, İzmir’deki tarihî evlerinin arka bahçesindeki şeftali ağacının dibine gömüşmüş asırlık fırçalar ve boyalar bulur. Daha sonra karşısına çıkan mektupların, henüz on beş yaşındayken Topkapı Sarayı’na eğitim alması için gönderilen bir ressama ait olduğunu keşfeder. Bu gizemli mektuplar, bizi ihtişamlı Osmanlı saray günlerine götürür. Mehlika ressama ait figürlerin sırrını arkadaşlarıyla birlikte çözmeye çalışır, fakat bu yolculukta yalnız değillerdir.
Yüzyıllar sonra, ressamın esrarengiz hikâyesi aydınlatılabilecek mi? -
Saraydaki Casus/ Gizli Belgelerle Abdülhamid Devri ve İngiliz Ajanı Yahudi: Vambery
€9,90Hayatı macera filmleri kadar fantezi ve serüven dolu Yahudi profesörün ilgi çekici hikayesidir. Takma adı Raşit Efendi olan sahte derviş Vambery, Abdülhamid’in en yakınına kadar sokulur. Saraydaki bütün gelişmeleri anında İngilizlere rapor eder. Yahudilerin Filistin’e yerleşmeleri için girişimlerde bulunur. Jöntürklere akıl hocalığı yapar. Yakın tarihimizin uzman ismi Prof. Dr. Mim Kemal Öke, İngiliz, İsrail ve Türk arşivlerinin karanlık raflarındaki belgeleri günışığına çıkardı.
-
Sarayın Kutsalları & Asr-ı Saadet’ten Osmanlı’ya
€9,90Saray arşivlerinde bugün binlerce eşya, tanınmayı ve fark edilmeyi bekliyor. Çünkü hepsinin bize anlatacağı bir hikâye var. Bazıları binlerce yıl öncesini gördü, bazıları ise sadece birkaç yüz yıllık bir geçmişe sahip. Bazılarına bir peygamber dokundu, bazılarına on binlerce insan, bazıları uğruna savaşlar verildi, bazıları barışın simgesi oldu. Kimisi herkesin gözü önünde günümüze ulaştı, kimisi de herkesten gizlenerek…
-
Sarı Mikrofon Türkiye’nin En Çok Takip Edilen Mikrofonu
€8,90Heyecan, merak, kurgu, hırs, azim. Bu sözcükler yan yana geldiğinde aklınıza ilk ne gelir? Evet, biraz daha düşünelim. Hatta yanına şunları da ekleyelim: gülmek, eğlenmek, sorgulamak, hüzünlenmek, inanmak, hissetmek… Kısa sürede Türkiye Sarı Mikrofon’u tam da bu etmenlerden kaynaklı sevdi, içselleştirdi, samimi buldu. O sormadan herkes “bugünün sorusu nedir?” diye sordu. Bizim her gün gördüğümüz insanlardan fenomenler yarattı. Şimdi biz de soralım mı? Sarı Mikrofon kimdir?
İnanılmaz bir özveriyle örülmüş, her saniyesi emekle kurgulanmış bu başarı hikâyesi sizin sokağınızda, sizin evinizde, sizinle birlikte gerçekleşti.
Sarı Mikrofon, sizden başkası değil!
-
Sarılalım
€10,90“Kirpi çok mutsuzdu. Bir kirpi ne kadar mutsuz olabilirse o kadar mutsuzdu. O kadar mutsuzdu ki sadece tek bir şey onu mutlu edebilirdi.” “Kaplumbağa çok mutsuzdu. Bir kaplumbağa ne kadar mutsuz olabilirse o kadar mutsuzdu. O kadar mutsuzdu ki sadece tek bir şey onu mutlu edebilirdi.” Bir kirpi ve bir kaplumbağa sarılacakları birilerini arıyordur. Birbirlerinden habersiz, karşılaştıkları diğer hayvanlardan kendilerine sarılmalarını isterler; fakat hepsinin çeşitli bahaneleri vardır… Sarılalım, hassas ve duyguları harekete geçiren hikâyesi ve çizimleriyle benzersiz ve etkileyici bir kitap.
-
Şarkiyatçılık
€11,90On sekizinci yüzyıldan bu yana Batı kültürünün kendi gücünü ve iktidarnı sağlamlaştırmak için Şark fikrini ve dolayısıyla Şarkı kendi karanlık gizemli ötekisi olarak nasıl mülkedinmeye çalıştığını anlatan Şarkiyatçılık kültürel araştırmalar alnında öyle bir etki yapmıştır ki yirmi yıl önce yayımlanan kitap hala tartışılmaktadır, üzerine onlarca kitap yazılmış, pek çok lisansüstü ve doktora tezine konu alınmıştır. Batının hala hazmetmeye çalıştığı ve ülkemize ne yazık ki hayli yanlı ve eksik çevirilerle aktırılmış olan bu kitap, şimdi Edward saidin isteği üzerine Berna Ülnerin tertemiz çevirisiyle ilk defa tam ve doğru metniyle yayımlanıyor.
gizle -
Sarmaşık Gezegeni
€9,90Hani kapakta gördüğünüz o acayip ninenin acayip pardösüsü var ya… Hah işte, o pardösünün pek çok cebi var. Hepsi de dolu. Kırmızı cebinde pergel takımı, sarı cebinde çiçek tohumları, mor cebindeyse karnı ağrıdığında yemek için hazırladığı macun bulunuyor. Ahududu reçelinin tarifi, geometri çizimleri, ördüğü bir çorap, kimya formülleri ve kuş yemi gibi şeyler de başka başka ceplerinde. Bunlar ne ki? Siz bir de zeytinyağı ile çalışan uzay gemisini görün!
-
Sarsıntı 2 / Yüz Yüze
€10,90HER ŞEY SANA AKLIMDA BİR ODA VERMEMLE BAŞLADI.”
Arda Erel ilk psikolojik romanı Sarsıntı’nın ardından devam romanı Yüz Yüze ile gözlerini bu kez topluma çevirirken, görünenle yaşananın ayrımını mahremiyet düzleminde inceliyor. Kitleleri, toplumsal bakış açılarını, ötekileştirilenleri, tarih boyunca değişmeyen ailedeki iktidar zeminini ve toplumun statüsel yaklaşımlarını kadınlar ve erkekler üzerinden sorguluyor.
Aşk, hiçbir zaman ne öylesineymiş ne de boş yere.
Acıysa, ne geçmişteymiş ne de gelecekte.
O halde aşkı acıdan özgürleştirmek için, herkes birbiriyle
yüz yüze gelmeli nihayetinde.Yüz Yüze, hayattaki düğümlerini çözüp kendi yolculuğuna yürüyenlere dair bir roman.
-
Satır Arası Hikayeler
€8,90Bu kitapta, yüzyıllardır anlatılan, her anlatılışta yeniden canlanan ve bir hikmete, bir inceliğe can katan hikayelerimizden bir demet bulacaksınız. Bu hikayeler önemli, Çünkü vezir olmanın adam olmaya yetmediğini onlardan öğrendik. Kimsenin yaptığının yanına kar kalmayacağını, bir böceğin bile sebepsiz yaratılmadığını, her işte bir hayır olduğunu, sevmeyi, sevilmeyi, cömertliği, kahramanlığı, saygıyı, adam olmayı, incitmemeyi, hatta kulluğu o hikayelerden öğrendik. Bu miras yarınlara taşınmalıydı. Kimi kalın ciltli kitapların sayfaları arasında saklanmış, kimi dilden dile asırlardır dolaşagelen bu hikayeler asla unutulmamalıydı. Bu muhteşem mirastan mahrum kalmamalıydık.
-
Satranç
€5,90Stefan Zweig, en çok okunan eserlerinden olan Satranç’ta, bir geminin seçkin yolcuları üzerinden toplumsal düzenin karmaşasını, bugünün geçmişin izlerini nasıl silinemez şekilde içinde sakladığını ve acımasız siyasi otoritenin yarattığı travmaların beklenmedik sonuçlarını, aklın sınırlarını zorlayan bir dönemin gerçekliği içinde anlatıyor. Satranç şampiyonu Czentovic’te, cehaletin içindeki gizli dehayı; Doktor B.’nin aklının soyut düzleminde oynadığı satrancında ise sessizce katlanılan bir acizliği görüyoruz.
-
Satranç Oynayan Derviş
€8,90Satranç oynayan şah mı, derviş mi belli değil. Dokunduğu anda piyonları vezire çevirdiğine bakılırsa şah. Şahla göz göze geldiğinde tepeden tırnağa ürperdiğine bakılırsa derviş. Kiminle mi oynuyor? O da pek belli değil.
-
Savanadaki Hayvanlar / Sevimli Dostlarımıza Sorular
€5,90Yaşayan en büyük hayvan kim?
Peki ya en hızlı koşanı hangisi?
Çiftlik hayvanları nasıl sesler çıkarır?
Onların yavrularına nasıl seslenmeliyiz?Sevimli Dostlarımıza Sorular’da hayvanlar, çocukların merak ettiği soruları yanıtlıyor.
Renkli resimler, eğlenceli sorular ve şaşırtıcı cevaplarıyla 2 yaşından itibaren bütün çocuklar için!
-
Savaş Günlükleri
€8,90Ama bizim gibi insanların, durumu sözde uzmanlardan daha iyi anlamasının sebebinin, belirli olayları öngörmekten çok, ne tür bir dünyada yaşadığımızı kavramak olduğunu düşünüyorum. Ne olursa olsun, gelecekte bizi bir felaketin beklediğini yaklaşık 1931’den beri biliyorum. Avrupa’da Hitler rejiminin yükselişiyle İkinci Dünya Savaşı kaçınılmaz bir gerçekliğe dönüşüyor, her gün yeni bir işgal ve ittifak haberi çıkıyor, dünyanın dört bir yanında çatışmalar ve olaylar patlak veriyordu. 20. yüzyılın siyasi düşüncesini şekillendiren Orwell tam bu yıllarda tuttuğu günlüklerinde, kendisini bir anda savaşın ortasında bulan bir halkın psikolojisine ve savaşın hayatın her alanını nasıl etkilediğine dair gözlemlerini aktarıyor. Savaşın medeni insanları nasıl bir düşman denizaltısının battığını duymaktan mutluluk duyan, şehirlere bombalar yağarken normal hayatlarına devam eden kişilere dönüştürdüğünün izini sürerken, savaş psikolojisine dair paha biçilemez bir anlatı sunuyor. Savaş Günlükleri, savaşın Orwell’in kendi yazın hayatındaki etkilerini ve yıllar sonra kurmaca eserlerinde işleyeceği fikirlerin nasıl bir ortamda şekillendiğini gözler önüne seren bir yapıt, Orwell’in külliyatının önemli bir parçası. #günlük #ikincidünyasavaşı #nazizm #ideoloji #sivilhalk #yoksulluk #londra
-
Savaşçı
€13,90Anlamlı ve Coşkulu Bir Yaşam İçin Savaşçı kitabında böyle bir savaştan söz ediyoruz. Söz ediyorum değil, söz ediyoz; çünkü kitabı Arif Bey’le beraber oluşturduk. Arif Bey kimdir? Arif Bey, bu kitapta benimle konuşan bir sınıf öğretmeni. O beni bulmadı, aslında ben onu buldum. Uzun zamandır öğretmenlere ulaşmak, onlarla bir diyalog başlatmak gereksinmesi duyuyordum. Arif Bey’i böyle bir arayışın sonucunda buldum. Arif Bey’in yüreğinde sıkıntı var. Çabalıyor. Anlamak istiyor, yapmak istiyor. Destek bulamıyor. Ve yalnız!… (Doğan Cüceloğlu)




















