Sehe 841–860 zwischen insgesmt: 866

  • Risaleler

    Ey Müslüman Kardeşler ! Sizler, ne bir hayır kurulışu, ne bir siyasi parti ve ne de sınırlı bazı amaçlar için kurulmuş bir heyetsiniz. Sizler, bu ümmetin kalbinde yer alan Kur’an’la insanları selamlayan yeni bir ruh, Allah’ın marifetiyle maddenin karanlık etkisini dağıtan bir nur ve Resululah’ın (s.a.v) davetini haykıran yüksek bir sedasınız. Gerçekte sizler kendinizi; insanların, taşımaktan çekindiği bu davanın yükünü tek başına taşıyan birileri şeklinde hissetmelisiniz. Sizlere, ‘İnsanları neye davet ediyorsunuz?’ şeklinde bir soru yöneltildiğinde söyle cevap verin: -Bizler, Hz. Muhammed’in (s.a.s) getirdiği islam’a davet ediyoruz. İktidar olmak İslam’ın bir gereğidir. Hürriyet ise, onun farzından birisidir. İmam Hasan el-Benna (rh.a)

    €17,90
  • Sahabeden 101 Hatıra

    Sahabiler; Efendimizin talebesi, bizim de hocamızdır. Peygamber Efendimizi kendimize nasıl model alacağımızı ve güzel dinimizi nasıl yaşayacağımızı bize onlar öğrettiler. İyi Müslüman olmak için Allah’ın Resulünü ve onun izinden giden ashab-ı kiramı örnek almak şarttır. Ashab-ı Kiramı daha iyi tanımak ve örnek alabilmek için, elinizdeki eserde, onların davranışlarıyla ilgili, güvenilir hadislerden 101 hatıra derlenmiştir.

    €8,90
  • Sahabenin Kur’an Anlayışı

    Hz. Peygamberin sahâbîleri de vahyi Allah’a haberleşmek olarak algılamışlardır. Resulllah’ın vefatı üzerine çok üzülen ve gözyaşlarını günlerce tutamayan Ümmü Eymen adlı hanım, “Seni peygambere bu kadar ağlatan nedir?” diye sorduklarında o şu cevabı vermiştir. “Ben de biliyorum ki Resulullah ölecektir. Ben, onun irtihaline değil vahyin artık bizden kesilmesine ağlıyorum.” Hz. Peygamberin tüm sahâbileri biliyorlardı ki vahiyle birlikte yaşamak bizzat Allah’la yaşamaktır. Çünkü vahyin tecellisi olan Kur’an, Allah’ın indirilmiş kitabıdır. İnsanın nefsine, kalbine, fikrine ve ruhuna yöneltilmiş kelâmıdır.
    Allah’ın kullarıyla vahiy şeklinde irtibat/ iletişim kurmasından amaç; insanın yaratıcısıyla ve evrenle olan çok yönlü ilişkilerin yüksek şuurunu onda uyandırıp, vicdanını biçimlendirip, kendi nefsine karşı uyanık kılmaktır. Bu izahtan sonra şu tespiti yapabiliriz; Kur’an’ın ilgi merkezi insan ve insanın ıslahıdır. Bu bakımdan Kur’an’ı, felsefî bir materyal, edebiyat, bilimi kıssa ve tarih bilgisi kitabı olarak ele almamak gerekir. Kur’an Yüce Allah’ın bütün varlıklara yaratılış düzenine uygun hareket etme tarzlarını bildirmek için gelmiş bir kitaptır.

    €13,90
  • Sahabi’nin Muhalefeti

    Sahabe, genel olarak bu ümmetin en mümtaz ve en bilgili neslidir. Vahyin gölgesinde yaşamış ve Hz. Peygamber’in (s) eğitim ve terbiyesinden geçmişlerdir. Dolayısıyla İslam’ın hem kavlî hem fiilî yorum ve uygulamalarını bizzat Hz. Peygamber’de (s) görmüş ve tatbikatını müşahede etmişlerdir. Bununla birlikte, her insanda olduğu gibi Sahabe’nin de muhâlefeti söz konusu olmuştur ki, bu hem İslam’ın öngördüğü hem insan olmanın bir özelliğidir. Dolayısıyla Sahabe birbirlerine ya kavlî (söz) veya fiilî veya farklı fetva vermekle muhâlefet etmişlerdir. Bu da Kur’an ayetlerinin veya Rasûlullah’ın (s) kavlî veya fiilî sünnetinin veya Sahabe icraatının ya aksine veya bunlardan farklı olarak fetva verme veya tercihte bulunma veya yorumlaması şeklinde olmuştur.
    Bu çalışmadan amaç, genel olarak muhâlefeti ele almak veya siyasî muhâlefeti ortaya koymak değildir. İslam’a göre bir beşer olarak Hz. Peygamber’e (s) bile muhâlefetin olabileceğinin, muhâlefet eden bazı Sahabîlerin bulunduğunun ve Hz. Peygamber’in (s) muhâlefetin çerçevesi içinde kalanlara ses çıkarmadığının ve bunun, İslam’ın önemli ilkelerinden biri olduğunun bazı örneklerini sunmaktır.

    Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı Sahabe’nin Rasûlullah’a (s) soru sormaları; anlayamadıkları konuları O’na taşımaları, yeterince kavrayamadıkları olaylarda O’na muhâlefet etmeleri, hatta eleştirmeleri, dinî hassasiyetlerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla birbirlerinin görüşlerine muhâlefet etmeleri, bazı söz ve davranışlarda birbirlerini eleştirmeleri de aynı hassasiyetten kaynaklanmaktadır. Bunu başka türlü algılamak ve yorumlamak “Allah onlardan razı olmuştur.” Kur’ânî hakikatine saygısızlık olacaktır.

    €10,90
  • Sahih Dindarlık

    Dindarlık; mübarek gecelerde kandil-sahur-iftar özel programlarıyla ekrana kilitlenmekten, sabaha kadar camide oyalanıp mevlit/kaside dinlemekten, afili cümlelerle şekilli, güzel tebrik mesajları yollamaktan, cennete sokup çıkarıp tekrar cennete sokan bol beğenili vaazlarla cûş u hurûş eylemekten ibaret değildir Kardeşim!
    Dindarlık; kaliteli secdelerle Allah’a yaklaşmaktır. Cehennem ve kabir azabını düşündükçe korkudan tir tir titremektir. Dindarlık; faizden ve her türlü haram kazançtan uzak durmak, sömürmeye ve sömürülmeye karşı çıkmaktır. Ümmeti dert edinmek, İslam Birliği’nin hayalini kurmaktır. Dindarlık; bir yetimin başını okşamak, bir çocuğu sevindirmek, bir hastayı ziyaret etmektir. Dindarlık; mal/mülk/makam/mevki sahibi olmakla gönül sahibi olmak arasında tercih yapması gerektiğinde gönlü tercih etmektir. Ensar olmak, muhacir olmak, mücahit olmak, bir iyilik hareketinde aktif olarak görev almaktır. Hayatı Mevla’nın hakkı ve hatırı için yaşamak, son nefesine kadar esas duruşunu bozmamaktır.
    gizle

    €10,90
  • Şehit Sahabeler / Gökteki Yıldızlar Serisi 5

    Gökteki yıldızlar serisinin bu kitabında Allah yolunda canını feda eden şehit sahabeler;
    İslam’ın İlk Şehitleri: Yasir Ailesi ve Hz. Sümeyye (r.anha) ..
    Şehitlerin Efendisi: Hz. Hamza (r.a)..
    Medine’de Bir Güzel Öğretmen: Hz. Mus’ab Bin Umeyr (r.a)
    Meleklerin Yıkadığı Şehit: Hz. Hanzala Bin Ebu Emir (r.a)
    Hz. Enes Bin Nadr (r.a)….
    Hz.. Abdullah Bin Cahş (r.a)…
    HZ. Abdullah Bin Cübeyr (r.a)…
    Hz. Sa’d Bin Rebi (r.a)..
    Peygamberimizi Anne Babasına Tercih Eden Şehit: Hz. Zeyd Bin Harise (r.a)………103
    Hz. Cafer Bin Ebi Talib (r.a)..
    Peygamber Şairi Hz. Abdullah Bin Revana(r.a)..’nın hayatları çoçuklarımızın anlayabileceği bir dille anlatılmaktadır.

    €8,90
  • Şehzadebaşı Sohbetleri – 2 cilt

    Bunun için Müslüman,hadis kelimesini imanın gereği olarak dinler,’hadismiş’demez, Resulullah’a hicret etmek gibi bir şey’der.Medine’ye gidemeden yüreği medineleşmiş Müslüman bu Müslümandır.Ona o zaman her yer Medine olur.TıpkıResulullah’ı
    görmediği halde Resulullah’ın onu görmek istediği bir adam olmaya hak kazanan Üveysi’l Karni’de olduğu gibi.

    Bu sebeple kardeşlerim ,sünnetdemek,Resullulah’ın hadisi demek,bizim için şu fani dünyaya baktığımız pencere demektir.Ebubekir’in mağarada gördüğünü görmek demektir. Resulullahsallallahu aleyhi ve sellemin yanında kılıç kullanarak şehit olmak için mücadele eden Müslüman gibi bende herhengi bir sünnete sarılırken kendimi Hamza ile buluşacağı
    eylemi gerçekleştiren bir Müslüman? olarak görebiliyorsam ideali büyük bir Müslümanım demektir.

    Bugün Resulullahsallallahu aleyhi ve sellemin mübarek vücudu,peşinden gidilen bir vücut olarak aramızda olmasa da,onun mübarek sünneti bağrımızda olduğu sürece, beğenmek beğenmemek,şartlarınıbelirlemek,sıcak-soğuk gibi bir tercih yapmadan
    buradayım ya Resulullah!’ diyebiliyorsak Ebubekir’in tavrıyla özdeşleşmiş bir tavırda bulunduğumuz için inşallah cennetide on binlerce sahabi ile beraber paylaşacağız.”

    €10,90
  • Siyasal İslam Düşüncesinin Doğuşu ve Devlet

    İslam ve siyaset ilişkisi uzun zamandır gündemi işgal etmektedir.Yerli-yabancı birçok yazar konuya ilişkin eser kaleme almış,belki binlerce makale yazılmıştır.
    Tarihçi-yazar İbrahim Halil ER hocamız bu çalışmasında konuya tarihsel perspektiften bakmakta ve oradan günümüze ışık tutmaktadır:
    “İslam’da Siyasal düşünce ile ilgili tarih boyunca çok önemli kitaplar yazılmıştır. Bunlardan en meşhurları Maverdi’nin Ahkamu Sultaniyesi, Nizamulmülk’ün Siyasetnamesi, İbni Teymiyenin Siyasetüs Şeriyye kitabıdır. Bunların yanında fıkıh ve hadis kitaplarının ahkam bölümleri de bulunmaktadır. Ayrıca, kelam kitapları da bu konudaki tartışmalarla doludur. Yani siyasal mirasımız tahmin edilenden daha zengindir. Fakat bu mirastan gereği gibi yararlanamıyoruz. Bu mirasımızı günümüz toplumların ihtiyaçlarına ve günümüz sosyal yapıya göre yeniden değerlendirebilir ve yeni görüşler ortaya koyabiliriz.

    Bu çalışmayı yapmamızın amacı günümüzde de yoğun bir şekilde tartıştığımız siyaset konusunun İslami temellerini ve o temellerinin oluştuğu ortamı sizlere göstermektir.”

    €12,90
  • Siyer ve İtikad Hz. Peygamberin Hayatına Taalluk Eden İtikadi Meselelere Dair Yazılar

    Hz. Peygamber (s.a.v.)’i tanımak, O’nun sünnet-i seniyyesi ve mekârim-i ahlakını öğrenmek denilince genellikle zihinlerde yerleşik olan kabul; meselenin siyer, megâzî, menâkıb ve şemâil eserleri okumaktan ibaret görülmesidir. Hâlbuki mezkûr alanlarda aktarılmış olan rivayetleri İslam’ın sunduğu peygamber tasavvuruna halel getirmeden anlamamızı sağlayacak olan, Hz. Peygamber (s.a.v.) ile ilgili itikadî kabullerimizin, temelde tereddütsüz ve sahih olarak inşa edilmiş olmasıdır. Bu temeli ihmal ederek İslam tarihini yahud hadisleri parçacı bir okumaya tabi tutmak Allah Resûlü ile ilgili, Müslümanları yanıltıcı neticeler verebilecektir, nitekim vermektedir.Ahir zaman din telakkisinin, modernist akımlar vasıtasıyla hayatımızdan çıkarmaya teşebbüs ettiği Hz. Peygamber (s.a.v.), O’nun sünneti ve nübüvvet konularındaki itikadî esaslar aslında Müslümanları tarihin en ciddi imtihanı ile karşı karşıya getirmektedir. Allah Resulünün getirdiği vahyi, tebliğ edicisini ademe mahkûm ederek anlama ve yaşama garabeti tarihin en trajik vakıasıdır. Müslümanın, ahir zamanın ayak kaydırıcı ve ebedî saadetten mahrum edici hezeyanlar karşısında dik durabilmesi ancak Hz. Peygamber (s.a.v.) hakkında bilmesi gereken itikadî esasları tahkiki olarak kavramasıyla gerçekleşebilecektir.

    Modernist akımların, suistimal ederek tahrip ve tahrif ettikleri noktaları işaretlemeye yönelik bu çalışma Ehl-i sünnetin; ‘Ebeveyn-i Resûl’, ‘Garanik Hadisesi’, ‘İntihar Rivayeti’, ‘İnşikak-ı Kamer’, ‘İsra ve Mi’rac’ gibi konu başlıklarındaki kabullerini ortaya koymaya matuf mütevazı bir gayrettir.

    €9,90
  • Sofra

    “…. sofra, bir bakıma göğe aittir. Yeryüzüne
    serilmektedir, ama semavîdir.
    Gök, insanın ruhu, arz ise bedenidir.
    Yani sofra, ruhtan bedene,
    Rahman’dan nefse lütfedilmiş olandır.”
    “Sofrayı, yer ve gök biçiminde nitelemek
    doğru değildir.
    İster yere isterse göğe ait olsun, bütün sofralar
    gökseldir.
    Sofra, aynı zamanda herkesin çağrıldığı ve
    oturduğu bir nimet şölenidir.
    Mülkiyetin ferdîliği burada iflas eder.
    Burası özgürleşme mahallidir.
    Herkes doyar bu sofrada, her şey davetlidir.
    Güzel, iyi olan ne varsa burada sergilenir.
    Dostun sofrasıdır burası, Hz. İbrahim’in bereketidir.
    Hz. İsa’nın diriltici nefesidir, kardeşlik şölenidir.
    Dinin olgunlaştığı, nimetin tamamlandığı yerdir.
    Rahmaniyyetin, Rahimiyyetin ve
    Ulûhiyyetin tecelligâhıdır, üçler sırrıdır.”

    €9,90
  • Sünnet Müdafaası

    Eserde, ikinci yüzyıl ilim hareketlerini karakteristik bir örneği oluşturularak sünnet, hadis, haberi vahid, kıyas ve icma konularında okuyuculara adeta bir dönemin kodları veriliyor. Büyük İmam’ın meseleye bakış açısı ve muhataplarına verdiği zeki ve bilgece cevaplar, hadis inkarcılığı ve sünnetin vahiy ile ilişkisini red eden çevrelere karşı verilen bir manifesto niteliğindedir. Kitapta ayrıcı İmam Şafii’nin hayatını anlatan kısa bir makale ile bu alanda daha önce yazmış olduğu başka bir eserin konuyla ilgili bölümünün tercümesine de yer veriliyor.

    €5,90
  • Sünnet Neden Garip?

    Sünnet-i Nebeviye İçin Bir Savunma Hattı “Yaşadığımız zamanda kâfirlerin ümmetimize saldırılarına planlamalar yaptığımız gibi, içimizdeki Peygamber kıymeti bilmez cahillerin saldırısına karşı da en ağır tedbirlerimizi kullanıp Peygamber aleyhisselamın şahsını ve hadislerini koruma altına almadığımız sürece onun peygamberliğini de korumuyoruz demektir. Bu artık bir iman meselesidir. Ya Resûlullah’ın emaneti olan sünnetini ve onun yazıya dökülmüş şekli olan hadislerini imanımız kabul edeceğiz ya da Yahudiler ve Hıristiyanlar’ın başına gelen, ‘peygamberlerini bir kenara bıraktıkları hâlde mümin olma’ hastalığı bizim de başımıza gelecektir.”

    €7,90
  • Sünnet Savunması

    Sünnetin korunması bana düşmez. Rasülü (sas)’nü insanlara karşı koruyan Allah (c.c.) Rasülün’ün sünnetinide bugüne kadar korumuş, kıyamete kadarda koruyacaktır.
    Tarihte binlercesi kokar ağızlarıyla Kur’an ve sünneti söndürmek için üflemişler ama Kur’an’ı indiren, Rasülü’nü gönderen Allah (c.c.) olduğundan söndürememişler ve 1400 yıl sonra bize kadar getirmişler.
    Tarihte binlerce insan uydurma hadisler katmaya çalışmışlar ancak sünnet denizi o uydurma sözleri bir leş gibi onu dışına atmış ve hadis denizinin dalgaları sonradan atılan zehirli maddeleri temizlemişler.

    €5,90
  • Sünneti Anlamada Yöntem

    Bu serimde; Fakih olsun, davetçi olsun, daha çok sünneti ele alırken uymamız gereken temel prensipler ile sünneti ‘sahih’ olarak anlayabilmemiz için gerekli esasları ve kuralları açılama üzerinde durdum. Yanlız bunu yaparken; sünnetin zahirine (lafzına) sarıldığı halde özünü ihmal etmek suretiyle harfi (şekilci) hareket eden kimselerin dar yaklaşımlarından uzak kalmaya çalıştım. Yine evlere kapılarından değil de başka yerlerden giren, iyi yapamayacağı işlere burunlarını sokan, Allah ve Resulü (s.a.v.) hakkında bilmedikleri şeyleri söyleyen ve sünneti küçümseyenlerin sulandırmalarından da uzak durmaya çalıştım.

    Kitabımın ilmi ve güvenilir olmasına, her sözü dahibine dayandırmaya ve her iddayı deliliyle desteklemeye, başkalarını eserlerinde karşı çıktığım durumlara kendim düşmeyeyim diye sadece ‘sahih’ veya ‘hasen’ hadisle delil gerirmeye ve nurlarıyla aydınlanmak ve metotlarından yararlanmak için, özellikle Selefi salihin başta olmak üzere ümmetin değerli alimlerine de başvurmaya çalıştım.

    Doğrusu masum olan Nebi (s.a.v.)’den başka herkesin görüşü alınabilir de, terk edilebilir de. Sünneti gerek azgın, düşmanlarından ve gerekse iyi niyet ve ihlaslarına rağmen iyi yaptıklarını zanneden, gerçekte ise ufuklarının darlığı nedeniyle sünnete karşı kötülük yapan sünnet taraftarlarının da yanlış tutumlarına karşı insaflı olmaya çalıştım.

    €17,90
  • Talha b. Ubeydullah (r.a.) Şehidü’l-Hayy / Yaşayan Şehit

    -O, Efendimiz’in kutlu lisanı ile “Şehidü’l-Hayy/Yaşayan Şehit” diye aleme ilan edilendir -O, Talhatü’l-Feyyaz; feyzi ve bereketi sürekli ve çok olandır. -O, Talhatü’l-Hayr; hayrı, insanlara faydası en fazla olandır. -O, Talhatü’l-Cud ve Talhatü’l Cevvad; cömertliği, mertliği, keremi ve ihsanı çok olandır. -O, çok sevdiği dostu Zübeyr ile birlikte iman yolunda yaşamış ve aynı meydanda, aynı akıbetle dünyadan ayrılmış bir yiğittir.

    €8,90
  • Tasavvuf Risalesi

    Babam Muhammed Emin Er Seyda’nın bir kitabını daha kamuoyuna kazandırmaktan onur duyuyoruz.
    Bu eser sıradan bir eser olmadığı gibi, sıradan bir yazarın veya araştırmacının yazdığı bir eser de değildir. Bu eser tasavvuf üzerine bizzat tasavvufun içinde olan aynı zamanda bir meşayih olan alim bir zat tarafından yazılmıştır. Son yüzyılda yetişmiş bütün
    mutasavvuflarla birlikte olan ve tasavvufu bizzat yaşayan bir alimin görüşlerinin toplandığı bu eser, konuya merak ve ilgi duyan herkesin faydalanabileceği bir eser olmuştur.

    Babam, henüz hayatta iken değişik zamanlarda yazdığı makalelerin toplandığı bu eseri derlemek ve düzenlemek bize nasip oldu. İnşallah diğer çalışmalarını da yavaş yavaş siz sevenlerine sunarız.
    İbrahim Halil Er

    €9,90
  • Tecvidli Pratik Elifba

    Adem Kablan
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim Kur’an’ı okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü onun anne ve babasına öyle bir taç giydirilir ki, onun aydınlığı dünyada evlere vuran güneş ışığından daha parlaktır.” (Ebû Davud, Salât, 349)

    €3,90
  • Tekfirde Asirilik

    Hasan El-Benan’ın metodu yumuşaklık ve itidalli olma ile diğerlerinden ayrılıyordu. Bu iki ilkeye göre öğrencilerini ve dava arkadaşlarını eğitmişti. Bu şekilde bir metodu takip etmelerinin sebebi de; Mısır’da İslami hareketlerden bazılarının diğer bazı İslami hareketleri tekfir edecek kadar ileri gitmeleriydi.
    Bunu gören El-Benna Eğitim Risalesine 20 ilkeyi yazma ihtiyacı hissetmiştir. Bu 20 ilke İslami anlayışının sınırlarını tayin ediyordu. Şu açık ifadeleri onun usulünü anlamada bizim için yeterlidir: “Kelimeyi şehadeti ikrar eden ve onun gereğiyle amel eden hiçbir Müslümanı bir görüş veya bir günah sebebiyle tekfir etmeyiz. Ancak zarureti diniyeden olan bir şeyi inkâr eder, Kur’an’ın açık hükmünü tekzip eder veya Arap dilinin kurallarına aykırı bir şekilde Kur’an ayetlerini tefsir eder veya küfürden başka bir ihtimal taşımayan bir amel işlerse bu durum müstesnadır.”

    €5,90
  • Tevhidin Hakikati

    Lâilâhe İllallah
    Peygamberlerin getirdiği ve İslâmın yerleşmesi, pekişmesi ve korunması için özen gösterdiği tevhidin gerçekleşmesi, köklerinin sağlamlaşması ve dallarının uzaması için şu unsurların bulunması gerekir:

    Birinci madde: İhlâsla yalnızca Allaha ibadet etmek

    İkinci madde: Bütün tağutları inkâr etmek ve onlara tapanlardan veya onları dost edinenlerden uzak durmak.

    Üçüncü madde: Şirkin her çeşidinden ve mertebesinden sakınmak ve ona giden yolları kapatmak.

    €6,90