Sehe 41–60 zwischen insgesmt: 134

  • Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları

    Karşınızdaki çocuk; bir yaban mersini, papatya, gündüzsefası, cennetkuşu çiçeği, gelincik, gök sarmaşığı ya da yeşil kanatlı yabani orkide olabilir. Hepsinin farklı ihtiyaçları, farklı hassasiyetleri vardır. Onlardan rengârenk tarhlar yerine, kasvetli çiçek mezarlıkları yaratmak istemiyorsanız başkasının çizdiği otoyolları, sizi gitmenizi istedikleri yerlere doğru yönlendiren işaretleri, politize olmuş düşünce kalıplarını, karmakarışık çizgilerle dolu haritaları ve bilindik yollardan gitme konforunu terk edin. Çocukların kendi yollarını çizmelerine ve kendi ruhlarını bulmalarına izin verin. Gölgesinde nefesleneceğiniz bir ulu çınar, bir yönder, bir bilge bulun. Birbirinizle yaptığınız iyi şeylerin ve güzelliklerin mayalarını paylaşın, emanetler alın ve emanetler verin. Ezilmemiş otlarla örtülü yeşil bayırlara tırmanın, taşları kaldırıp altlarına bakın. Mısır, pancar ya da pamuk tarlalarında başıboş dolaşın. Karşılaştığınız ıssız kulübelerin kapılarını tıklatın. Sükûtu sevin ve yüceltin. Sol yanınızda hiç durmadan atıp duran ve sesini size duyurmaya çalışan o ritmi dinleyin.

    devamını oku

    9,09
  • Çocuklara Söz Geçirme Sanatı

    Sınırlar, çocuklara korundukları, güvende oldukları ve değer verildikleri duygusu kazandırır. Aile içi kurallara uymalarını, işbirliği yapmalarını, otoriteye saygı duymalarını sağlar. Sorumluluk kazandırır. Bu kitap çocuklara nasıl doğru sınırlar koyacağınızı, bağırmadan, sinirlenmeden, ceza vermeden nasıl söz geçireceğinizi anlatmaya çalışacaktır.

    9,09
  • Çocuklarımız Mutsuz ve Başarısız Olmasın

    Hiçbir işimiz annelik ve babalık sorumluluğundan daha önemli olamaz. İşler bekleyebilir, çocuk eğitimi beklemez. Eksik kalan bir işimizi sonradan tamamlayabiliriz, ancak kalan çocuk eğitimi sonradan tamamlamak mümkün değildir.

    Çocuğa yapılan yatırımdan daha karlı bir yatırım yoktur. Bu zevkli yatırımda size yardımcı olmak için Zafer Dergisi’nde çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında yayımlanan makaleleri bir kitapta toplamaya karar verdik. Bu kararda okuyucularımızın ısrarlı talepleri etkili olmuştur. Sizlerden gelen e-mail’ler bize güç veriyor. İhtiyaç duyduğunuz konuları ve bu kitapta cevabını bulamadığımız sorularınızı bekliyoruz.
    devamını oku

    7,94
  • Çocuklarla Başbaşa (Cep Boy)

    Çocuklarla Başbaşa, Merhum Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi’nin Gülçocuk dergisinde kaleme aldığı yazıların tamamından oluşmaktadır.
    Hocaefendi’ye göre, ihmal edilmemesi gereken en önemli kesim çocuklardır. Çünkü onlar dünyanın en güçlü insanlarıdır. En kalabalık nüfus onlarındır. Onlar başımızın tacı, gözümüzün bebeği, gönül bahçemizin tatlı meyvesi, geleceğimizin güzel umudu, yarınlarımızın sahipleri ve bekçileridir. Bu yüzden asla ihmal edilmemelidirler.
    Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi, çocukları ideal şekilde eğitebilmek için anaokulları, özel ilk, orta ve yüksek eğitim müesseseleri kurulmasını teşvik etmiş, önayak olmuş ve bu amaçla çok sayıda eğitim kurumu hayata geçmiştir. Bu amaçla bir başka hizmet tarzına daha öncülük ederek 1987 yılının Mayıs ayında aylık Gülçocuk dergisini çıkartmış, derginin başmakalelerini de bizzat kendisi kaleme almıştır.
    Bugünün büyükleri, çocukluğunun tatlı günlerini onunla yaşadı. Gülçocuklar büyüdü, hayırlı birer anne-baba oldular. Şimdi sıra sizin çocuklarınızda…
    Cennet güllerine nasihat ve tavsiyelerin yer aldığı bu değerli eseri çocuklarınız büyük bir keyifle okuyacak.

    5,64
  • Çocukluk Sırrı

    Her çocuğun özünde, o çocuğun nasıl bir yetişkin olacağının şifrelerini barındıran ‘çocukluk sırrı’ vardır. Bu sır, çocuğun içinde ‘buyurucu bir iç kılavuz’ olarak, mütevazı bir sabırla, adım adım o çocuğun kişilik ve karakterini oluşturma mücadelesi verir. Yetişkinler ise, çocuğun özünde gerçekleşen bu ince yapılanmayı hesaba katmadan, kendilerince bir zoraki kişilik oluşturma gayreti içine girdikleri için, çocuk eğitiminde sorunlar yaşanıyor. Bu kitapta, çocuğun benliğini zarara uğratmadan, kişilik ve karakterini bozmadan, onlara nasıl rehberlik yapılacağını bulacaksınız… Başka bir deyişle, bu kitapta, Mevlana’ların, Hacı Bektaş’ların, Yunus’ların, Fatih’lerin nasıl yetiştiğinin sırlarını barındıran Anadolu Pedagojisi’ni bulacaksınız…

    12,54
  • Dengi Dengine Evlilikler

    Evlilik bir “yaşam birliğine” imza atmak demektir. Yaşam birliğinin temelinde ise paylaşım vardır. Evlilik iki hayatı bir çatı altında toplayıp, o çatının altında sevinci, hüznü, mutluluğu, derdi  ve umudu bölüşmektir. İşte bu, evlilik bilincidir. Sırf yalnız yaşlanmamak, kendini maddi ya da manevi güvence altına almak ya da sadece çocuk sahibi olmak için evlenmek, evlilik bilincinden uzak yaklaşımlardır. Bu saydıklarım zaten her evlilikte olan istekler fakat bunlar, evliliğin nedeni olarak değil sonucu olarak kıymetli ve anlamlıdır.
    Evliliğin en temel yapı taşı ‘DENKLİK’ nedir ve neden önemlidir?
    Evlilik birliğini anlamlı kılacak birçok güzelliği nasıl ve neden kaçırıyoruz?
    Eş seçiminde nelere dikkat edilmelidir?
    Mantık evliliği mi aşk evliliği mi? Peki ya ikisi birden mümkün değil mi?
    Evlenmek isteyip de evlenecek insan bulamadığını söyleyenlerin gözden kaçırdığı şey ne olabilir?
    Evlilikte eşler neden birbirinden uzaklaşır?
    Evliliği sürdüren aşk mı yoksa anlayış mıdır?
    Eşlerin evliliklerde yaptığı en yaygın yanlışlar nelerdir?
    Bu kitabı modern zamanın kıskacında can çekişen evliliklere merhem olmak, evlenecek gençlere naçizane rehberlik etmek, evliliğin  psikolojisini ve patolojisini değerlendirmek, bununla beraber evlilikte unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlatmak amacıyla yazdım. Hayatınıza, algı ve duygu dünyanıza dokunmak niyetiyle…

    7,94
  • Dijital Dünyada E-Beveyn Olmak

    “Dijital dünyada e-beveyn olmak” derken ne kastediyoruz? İnternet artık hepimizin hayatının vazgeçilmez bir parçası. Bir yanıyla çok zengin bir fırsatlar dünyası, bir yanıyla da önü alınmazsa büyük risklere gebe bir mayın tarlası. Hadi biz yetişkinler bu mayın tarlasında bir şekilde güvenle yol alabiliyoruz. Peki çocuklarımız? Onların bu dünyada var olmalarının önüne geçmek ne mümkün ne de gerçekçi. O halde zaman zaman kendimizi çocuklarımızdan daha acemi hissettiğimiz bu dünyada onları nasıl koruyacağız? Adeta herkesin “orada” olduğu bu fırsatlar ve riskler evreninde tek çözüm, çocuğunuzun elinden tutup caddenin güvenli tarafında birlikte gezmek… El tutma yaşını geçtiyse, en azından onun birkaç adım arkasından yürümek… Takip mesafesini doğru ayarlamak… Eğitimci Salih Uyan, işte bu evrende çocuklarının güvenliğini sağlamak isteyen anne babalara sesleniyor. Dijital dünyanın kendine has özellikleri, bizi bu dünyayla bağlantılı hale getiren akıllı telefonlar, oyunlar, sosyal medya…. Medya üzerinden üretilen sanal gerçeklik, siber zorbalık ve bütün bunların çocuklarımızın kişilik gelişimine, sosyal uyumuna, dil gelişimine etkileri gibi konuları masaya yatırıyor. Hem bir eğitimci hem de bir “dijital dünya göçmeni” olarak, bizleri dijital dünyanın yerlileri olan, doğdukları andan itibaren kendilerini bu âlemde bulan çocuklarımıza nasıl rehberlik edebileceğimiz üzerine birlikte kafa yormaya davet ediyor. Kimi zaman esprili, kimi zaman bizi bize gösteren ince dokunuşlarla ve çözüm önerileri getiren bir bakışla…

    9,09
  • Duygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek

    Hepimiz duygusal olarak sağlıklı çocuklar yetiştirmek isteriz. Güvensiz, mutsuz, yapayalnız bir çocuk yetiştirmek isteyen bir tek anne baba yoktur. Önemli olansa şudur: Bunu nasıl yapacağız?
    Duygular, özellikle de öfke, hayal kırıklığı, kıskançlık, reddedilme gibi kuvvetli ve zorlu duygular çoğu çocuk için baş edilmesi güç şeylerdir. Bir arkadaşına öfkelenen çocuğunuzun önünde bir sürü seçim olabilir; kaba güç kullanmayı seçebilir, sinip kalabilir ya da tüm duygularını ifade ederek sözle direnebilir. Bu seçimlerin her biri çocuğun duygusal hayatında farklı bir patika çizecektir.
    Seçimlerimizin toplamından oluşan hayatı güzelleştirmek için yapılması gereken belki de çok basittir: Durmak, sakinleşmek ve iyi bir seçim yapmak.
    Dünya çapında binlerce çocuğun duygusal sağlık kazanma yolculuğuna rehberlik eden Maureen Healy daha mutlu ve daha sağlıklı çocuklar yetiştirmenin ipuçlarını sunuyor.

    9,09
  • Emile “Bir Çocuk Büyüyor”

    …. Yaşadığımız süre boyunca insanlar tarafından eğitiliyoruz ve bizi etkileyen olaylardan edindiğimiz tecrübeyle olgunlaşıyoruz. Bize eğitim veren insanların bizim için çizdiği yol ile yaratılışımıza uygun olan yol zıt yönleri işaret ettiğinde ise ruhsal karşılıklar yaşıyoruz. Yürümemizi istedikleri yolun sonu bize mutluluk getirmeyecek, ancak diğer yolda yürümemiz için de teşvik edilmiyoruz. Bütün hayatımız boyunca böyle çarpıştığımız ve dalgalandığımız için kendi kendimizle uyuşamadan, ne kendimiz için ne de başkaları için iyi şeyler yapamadan hayatımızı tamamlıyoruz. Çocukları, yeteneklerini ortaya çıkarmaları ve olmak istedikleri şeyi olmaları için özgür bırakmalıyız. Biz onlara hakim, asker ya da din adamı olmalarını değil yaşamayı öğretebiliriz ve onlar bir meslek sahibi olmadan önce insan olmalılar. Çünkü, bir insan ne olmak istiyorsa ya da ne olması gerekiyorsa onu olabilir, sonra vazgeçip başka bir şey olabilir; ama o daima kendisi olarak kalacaktır.

    9,09
  • En Güzel Hediye

    ’ Birden kendimi ıssız bir adada tek başına kalmış da uzakta bir gemi görmüş gibi hissettim .
    – Hadi ne olur, ipuçlarını söyle ! diye yalvardım .
    – Sana üç tane ipucu vereceğim, fakat zamanı gelene kadar bir daha hediye hakkında asla soru sormayacaksın !
    – Tamam, diyerek çaresizce kabul ettim .
    – Dikkatle dinle, bir daha tekrar etmeyeceğim !
    Birinci ipucu, ondan çok çok faydalanacaksın .
    İkinci ipucu, onunla olduğunda zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın, sana iyi bir arkadaş olacak .
    Üçüncü ipucu, istediğin zaman yanında taşıyabileceğin büyüklükte bir hediye olacak.’’
    Genç Okurlarımız ! Birbirinden güzel, eğitici ve eğlenceli hikayelerden oluşan bu kitapta kendinizden çok şeyler bulacaksınız .
    Haydi Gençler ! Sizi her hikayede farklı dünyalara açılmaya davet ediyoruz .

    7,94
  • Ergenlik Döneminde 100 Temel Kural

    Eskilerin “Bizim zamanımızda ergenlik mi vardı!” deyip kabullenmediği; yenilerin “Bizimki yine ergen takılıyor!” diye abarttığı ergenlik döneminin özellikleri nelerdir? Ergenlik, gerçekten problemli bir dönem midir, yoksa geçmiş yıllarda biriken problemlerin dışa vurulduğu bir ruhsal arınma dönemi mi? Ergenin aşırılıkları baskı ve yasaklarla mı, duygusal bağların kuvvetlendirilmesiyle mi çözüme kavuşur? Hepsi bir yana, kimdir ergen… Yetişkin midir, çocuk mu? Ergen; yetişkin bedeninde çocuksu ruha sahip bireydir. Yetişkinlere düşen, bu zor dönemde, elde olmadan sergilediği aşırılıkları, kabalıkları ve taşkınlıkları nasıl yönetebileceği konusunda ona yardımcı olmaktır. Uzman Pedagog Dr. Adem Güneş, yetişkinlerin dünyaya bir ergen gözüyle bakabilmesinin ipuçlarını ve ergenlerle iletişim kurma yöntemlerini tek bir kitapta topladı. Ergenlik Döneminde 100 Temel Kural, bu döneme dair bir farkındalık kitabı…

    7,94
  • Eşim Aşkım Olsun

    Ne güzel demiş Sadi: “Cennet, sevmeyi bilenlerindir.” Seviyorum diyen çok da sevmeyi bilen o kadar az ki… Sevdiğini kendi canı istediği gibi değil, onun hoşlandığı gibi sevenler, sevgi bahçesinin gülü-bülbülü olabilirler. “Eşim aşkımdır…” diyenler, “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.” atasözünü bilirler. Sevgi emek ister. Karpuz değil ki tarlada kendi başına büyüsün. Sevgi bir bebek gibidir; ilgi ister, bakım ister, fedakârlık ister. Bazen “Eşim baksın, büyütsün…” diye bırakırız, sevgimiz açlıktan ölür. Bazen çabuk büyüsün diye çok doyururuz, o zaman da çatlar ölür. Birtakım büyük hataları doğru hareket zannederek işleriz ve sevgimizi kendi elimizle yok ederiz çoğu zaman. Ve doğru davranışın ne olduğunu bilemeyiz bazen. Kadın ve erkeğin yaradılış farklılıkları göz önüne alınarak yazılmış hikâyelerle dolu bu kitapta, sevginizi yaşatmak ve büyütmek için ipuçları bulacaksınız. Bu kitap sevgi bakım kitabı… Mutluluğunuz artsın, Eşiniz Aşkınız Olsun, diye…

    9,09
  • Eşimi Anlamak İstiyorum / Aile İçi İletişimin Temelleri 1

    Konusunda uzman, aile danışmanı Saliha Erdim tarafından kaleme alınan bu kitap, eşler arasındaki sorunlara cevap niteliğindeki terapi yaklaşımından ziyade, olaylara yeni bir bakış açısı geliştirmek ve bulunduğunuz durumdan daha iyi durumda olunabileceğini örneklemek için yazıldı. Yani, “Daha iyi olmamanın mazereti yoktur” anlayışının bir açılımı mahiyetinde. Piyasada örneği olmayan bir bütünlük ihtiva eden bu kitapta; her birimizin aklına geliveren, bizi uygulamaya sevk eden düşünce ve inançların dışında da farklı yaklaşımlar olabileceğini göreceksiniz. Birinci bölümde; eşler arasındaki sorunların birbirlerine doğru aktarılabilmesi için gerekli temel açıklamalar yer almaktadır. İkinci bölüm, tamamen eşler arasında gerçek hayatta yaşanmış sorunları, bu sorunların tespitini ve çözüme yönelik terapileri anlatmaktadır. Yapılan terapilerin nasıl olumlu sonuçlar verdiğine ve aileleri dağılmaktan kurtardığına şahit olacaksınız.

    9,90
  • Eşimin Eşi Yok

    Bugüne kadar evlilik üstüne çok şey yazılıp çizildi. Kimi mukaddestir diye evliliği göklere çıkardı, kimi aşkı öldürüyor diye yerden yere vurdu, kimi de bol bol öğüt verdi. Ben de hikâyesini yazmak istedim. “Neden hikâye?” derseniz, şöyle açıklayabilirim: Ben hikâyelerin gücüne çok inanırım. Hikâyeler duyguları elle tutulur, akılda kalır bir hâle getirir. Yaşanmış olaylardan yola çıkarak yazdığım hikâyelerde pek çok kişinin kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yazdıklarım; dertleriyle çareleriyle evlilikte mutluluk sanatına katkıda bulunacak hikâyeler olsun diye uğraştım. Bu kitaptaki hikâyelerde maddî sıkıntılar, fedakârlıklar, büyük olaylar yok. Yangının değil, yangına sebep olan kıvılcımın hikâyesini yazdım. Gülün değil, gülü yeşerten suyun hikâyesini yazdım. Dilerim beğenirsiniz… Hikâyeleri yazarken pek çok kişiyle görüştüm. Bütün samimiyetleriyle duygularını ve yaşadıklarını benimle paylaşan, hikâyelerin gizli kahramanlarına teşekkür ederim.

    9,09
  • Eve Kardeş Geldi

    Ayşe beş yaşındaydı ve ailenin tek çocuğuydu. Ama bu çok uzun sürmeyecekti. Çünkü Ayşe’nin yakında bir kardeşi olacaktı.
    “Benim kardeşim doğduğunda, onu çok seveceğim; giç kıskanmayacağım” diyordu.
    Ayşe’nin bu sözleri babasının hoşuna gitti.
    “Demek kardeşin doğduğunda onu hiç kıskanmayacaksın, öyle mi?”.
    “Kıskanmam yabi’ hiç kardeş kıskanılır mı?”
    “Kardeşin doğmadan bunu bilemezsin. Her çocuk, az veya çok kardeşini kıskanır…”
    Babasının bu sözü üzerine, Ayşe düşünmeye başladı.
    “Kıskanmak ne demekti?
    Çocuklar kardeşini neden kıskanırdı? O da kardeşini kıskanacak mıydı? Peki kıskanmak çok kötü bir şey miyidi?”
    Ayşe, aklına takılan soruları ve duygularını anne babasıyla çekinmeden paylaşabilen şanslı çocuklardandı!
    “Babacığım, dedi. “Kıskanmak ne demek? Kıskanmak kötü bir şey mi? Çocuklar neden kardeşini kıskanır?”
    Arka arkaya gelen bu sorular karşısında Mehmet bey hülmeye başladı. Nuray Hanım da gülüyordu. Ayşe, anne ve babasının gülmelerine bir anlam veremedi.
    “Neden gülüyorusnuz, sorduğum şeyler çok mu komik?” dedi.
    “Hayır, komik değil, düşündürücü…” dedi baba. “Böyle düşündürücü sorular soran bir kızımız olduğu için çok şanslıyız..”
    devamını oku

    7,94
  • Evimiz Cennetimiz Olsun

    Kim evinin cennet gibi olmasını istemez? Eşlerin muhabbetle kenetlendiği, hayatın zorluklarına karşı birbirlerine destek oldukları, çocukların saygı ve sevgi çerçevesinde ilgi ve şefkatle büyüdüğü bir aile ortamı herkesin hayalidir. Maalesef günümüzde yaşanan aile içi sorunlar TV ekranlarında pervasızca konuşuluyor, çözüm odaklı olmak yerine yaşanan problemler daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriliyor, sorunlar büyütülüyor, kadına şiddet körükleniyor, boşanma oranları her geçen yıl artmaya devam ediyor. Evimiz Cennetimiz Olsun, bu gidişe “dur” demek için aile içerisinde yaşanan sorunları teşhis edip psikolojik ve manevi boyutlarıyla enine boyuna ele alarak eşlere Kur’an ve Sünnet perspektifinden yuvalarını cennet edecek çözümler sunuyor, özlenen sağlıklı bir aile ve toplum yapısına ulaşmanın yollarını gösteriyor.

    8,90
  • Evlendikten Sonra da Muhabbet Olsun

    Sevgi emek ister, sevgili muhabbet etmek ister. Muhabbete de hizmet gerek.

    Muhabbeti istiyorsun sevdiğine adım adım yaklaş, onun adımlarını saymadan ve beklemeden.

    Ona hizmet et. Elinle, ayağınla, dilinle, gözünle, kulağınla, aklınla ve tabiî ki gönlünle.

    Muhabbet yolundaki taşlara dikkat et.

    Sevgi gönülden doğar, akılla beslenir büyür.

    Akıl sevgiyi beslemezse o sevgi kısa zamanda ölür gider.

    Evlilikte gönül ve akıl işbirliği çok önemlidir. Gönül ve akıl el ele verirse sevginiz hiç azalmaz, gün geçtikçe artar.
    Sevdiğin neden hoşlanır, nasıl mutlu olur, neye kızar, niçin kırılır, onun için ne yapman lazım. Nerde hata yapıyorsun? Sor soruları, bul cevabı, yap hizmeti, bakalım sevgi ölüyor mu?

    Yuvasında muhabbet isteyenler için işte size adım adım muhabbet.
    “Eşimle muhabbet edemiyoruz” diyenlere rehber bir kitap.

    Muhabbetiniz bol olsun diye…

    9,09
  • Evlendikten Sonra da Muhabbet Olsun

    Sevgi emek ister, sevgili muhabbet etmek ister. Muhabbete de hizmet gerek. Muhabbeti istiyorsun sevdiğine adım adım yaklaş, onun adımlarını saymadan ve beklemeden. Ona hizmet et. Elinle, ayağınla, dilinle, gözünle, kulağınla, aklınla ve tabiî ki gönlünle. Muhabbet yolundaki taşlara dikkat et. Sevgi gönülden doğar, akılla beslenir büyür. Akıl sevgiyi beslemezse o sevgi kısa zamanda ölür gider. Evlilikte gönül ve akıl işbirliği çok önemlidir. Gönül ve akıl el ele verirse sevginiz hiç azalmaz, gün geçtikçe artar. Sevdiğin neden hoşlanır, nasıl mutlu olur, neye kızar, niçin kırılır, onun için ne yapman lazım. Nerde hata yapıyorsun? Sor soruları, bul cevabı, yap hizmeti, bakalım sevgi ölüyor mu? Yuvasında muhabbet isteyenler için işte size adım adım muhabbet. “Eşimle muhabbet edemiyoruz” diyenlere rehber bir kitap. Muhabbetiniz bol olsun diye…

    9,09
  • Evlenmeden Önce

    Evlilik, bir çiçekçi dükkânı gibi farklı olanaklar sunar; çiçeklerden nasıl bir buket yaratacağınız size kalmış… Bir kadının ve erkeğin iki farklı öyküsü evlilikte bir araya gelir. Evlenmeden önce aralarındaki ilişkiyi önemseyen, üstüne konuşan, sohbet eden, zaman ve emek veren çiftler, evliliklerinde kendi farklı öykülerinden ‘bizim öykümüz’ dedikleri yeni bir öykü oluşturmayı başarırlar. Evlendiğinizde, hayatının en önemli, en güçlü tanığını seçmiş olursunuz. Bunun bilincinde olmak, önemli bir olgunluk adımıdır. Evlilik öncesinde, müstakbel eşinizle paylaştığınız değerlerin farkında olmak önceliğiniz olmalıdır. Birlikte, ‘birbirinizi yaşamak’ için evleniyorsunuz ve bu evlilikte ikiniz de kendiniz olarak var olmayı yani BİZ olmayı önemsiyorsanız, değerlerinizin uyum içinde olması gerekir. Evlilik yolculuğuna başlarken biricik sermayeniz olan sevgi, küçülüp yok olabilecek ya da büyüyüp gelişebilecek bir şey. Evet, o hem çok kudretli hem de bir o kadar zarif ve kırılgan. Kurduğunuz ilişkiler ve üstlendiğiniz rollerin farkında olarak onu hakkıyla yaşamanız, yaşatmanız gerekiyor.

    7,94
  • Evliliğe İlk Adım

    İki ayrı gönül, ayrı ömür nikahla bir araya gelir. Kadın ve erkek evlilik yoluyla sükun ve mutluluğa kavuşur. Allah evlilik yoluyla eşler arasında sevgi, şefkat, merhamet, kaynaşma ve yakınlaşma duygularını yaratır. Bu o’nun varlığının delillerindendir. Evlilik, insanoğlunun ruhuna sükunet aşılayan bir nimettir. Kalabalıklar içinde yalnız kalmış bir gönlü, bir eş gibi kim şad edebilir?

    4,49