AKLA DAYANAN GEREKÇELERLE
TÜRKİYE İÇİN BİR İNŞA FAALİYETİ…
Her ülkenin problemleri, zorlu zamanları ve süreçleri var. Bu problemlerin bazısı tarihten kaynaklanıp dalga dalga, devir uygun düştükçe yaşanıp ‘başımıza gelen’ oluyor. Bazılarının hayaleti hiç gitmiyor. Hep üstümüzde ve bizleri güdüyor adeta. Bazısının kökü o kadar derinde ki söküp atılamıyor. Sökmeye çalıştıkça kendini yeniden üretiyor. Her seferinde farklı bir mana ile geri dönüyor. Bunlardan kurtulmanın bir yolu yok mu? Ya da bunlardan kurtulmadan ilerlenebilir mi? Hangilerinden sıyrılmak gerekir? Bunları yıkmadan ilerlemek kabil midir?
Bugün ülkemizde birçok vatandaş yoğun gündemden bitap düşmüş halde. Birçok genç veya yetişmiş beyin yurt dışında kendini ve geleceğini arıyor. Yetiştirdiğimiz, yatırım yaptığımız ve yarın hepimizin hayat standartlarını farklı disiplinlerden yürüyerek yükseltmelerini beklediklerimiz, burada bizimle olmayacaklarsa işimiz çok zor demektir. En yeteneklileri çekebilecek, en iyi fikirlerin dillendirilmesini sağlayabilecek ve fikirlerin hayata geçmesini mümkün kılacak bir ülke olmak zorundayız. Gökhan Şen’in elinizdeki kitabı; ekonomiden sanayiye, tarımdan eğitime, bilimden kadın politikaları ve istihdama, tarihten kültür sanata dek güzel bir Türkiye hayaliyle düşünen, sorgulayan, yazan, alanının en entelektüel zihinleriyle konuşan bir çalışma.
Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım? ayak uydurmaya değil; cesur adımlar atmaya, aksaklıkları tamir etmeye, daha güzelini keşfetmeye tutkun herkes için heyecan verici bir kitap.
KATKIDA BULUNANLAR
EKONOMİ POLİTİKALARI
Mahfi Eğilmez, Refet Gürkaynak, Ali Hakan Kara, Hatice Karahan, Murat Üçer, A. Erinç Yeldan
SANAYİ POLİTİKALARI
Hamdi Akın, Erdal Aksoy, Bülent Eczacıbaşı, Abdurrahman Kaan, Steven Young, Murat Yülek
TARIM POLİTİKALARI
İrfan Donat, Durmuş Döven, Recep Konuk, Sencer Solakoğlu, Kubilay Özerkan , Yaşar Uysal, Ali Ekber Yıldırım
EĞİTİM POLİTİKALARI
Ufuk Akçiğit, Elif Özcan Tok, Özgür Bolat, Selçuk Pehlivanoğlu
BİLİME BAKIŞ & BİLİM POLİTİKALARI
Özgür Akın, Orhan Bursalı, Celal Şengör, Umut Yıldız
KADIN POLİTİKALARI & İSTİHDAM
Bekir Ağırdır, Cansen Başaran-Symes, Ümit Boyner, Arzu Çerkezoğlu, Seyfettin Gürsel, Sanem Oktar
TARİH & TARİHE BAKIŞ
Osman Balcıgil, İlber Ortaylı, Emrah Safa Gürkan
KÜLTÜR & SANAT
Uğur Batı, Vedat Milor
Dağın tepesinde yaşayan bilge kurdun sandığı keşfedilmeyi bekliyor. Bu sandık, çocukları bir kahraman kadar cesur, bir kaplan gibi korkusuz yapabilecek sihre sahip. Peki, biri utangaç, diğeri çabuk pes eden, öbürü biraz ürkek üç küçük tilkinin ona ulaşacak cesareti var mı?
Tilki kardeşler çalıların arasında ilginç bir kuyruk görürler. Kimin kuyruğu olduğunu bulmaya çalışırken şu soru da bir kuyruk gibi peşlerine takılır: Arkadaş olmak için birbirimize benzememiz gerekir mi?
Oyuncu Anne’den tüm anne ve babalara iyi öneriler var bu kitapta. Yazar, hemen hemen her çocuğun yaşadığı benzer problemlere alışık olduğumuz o iyimser gözlüklerini takarak bakıyor ve diyor ki…
Geç otur cancağızım, önce rahat bir nefes al. Çocuğu emziği bırakmakta zorlanan, “kakamı yapmıycammm” diye ağlayan, çocuğu yıkarken banyoyu içeride fil yıkanmışa çeviren tek anne sen değilsin. Arkadaşını ısıran, saç çeken, kızınca iki tokat yapıştıran tek çocuk seninki değil… Neredeyse bütün anneler bunları yaşıyor, aynı yollardan geçiyor. Bunlar çocuğun doğal büyüme sürecinde yaşadığı ve yaşattığı deneyimler.
Şermin Çarkacı’nın Elma Yayınevi’nden çıkan bu yeni kitabını okuduğunuzda, tüm anne babaların ortak dertlerine şahit olacaksınız. Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için gerçek hayatta denenmiş tüyoların arkasındaki masallar, çocuklarınızın kötü alışkanlıkları yenmesi için sizlere bir rehber, onlara ise bir örnek olacak…
Panik yok çocuklar büyür…
Her şeyden önce empati
Veeeeeer gazı! Yapabilirsin evet yapabilirsin!
Sen önce kendine bak, düş çocuğun yakasından
Emzik, eee n’oldu; emerken iyiydi! (Ayı Bugu emziği bırakıyor)
Bez yaaaa, bez bağla! (Maymun Zıp Zıp kakasını yapamıyor)
Sümük, maden tetkik arama iş başında (Kurbağa Figo burnunu karıştırıyor)
Sinir, ben çok sinirli bir anneyim
Isırrrr, yerim seni yerim yeriiimmmm (Aslan Kükrek arkadaşını ısırıyor)
İnat, yaaa nooolucak sanki!!!
Banyo, yıkanmıycam beeennnn!!!! (Hippo suya giriyor)
TV, telefon, tablet ve diğer muhteşem şeyler… (Tilki Toli televizyonu kapatıyor)
Yemek, uçak geliyoooorrrr!!! (Geyik Boyni yemek yiyor)
Küfür, pis, kötü, aptal, öküz, kaka anne (Yılan Tosi kötü sözler öğrenmiş…)
“Bir sihirli değnek gelse, dokunsa omzuna. Bütün hayallerin tek tek gerçek olsa. Yapmak istediklerinin hepsi kendiliğinden olsa. Sen “açıl” demeden açılsa bütün kapılar ardına dek, geçip gitsen hedeflerine doğru hiç çaba sarf etmeden.
O sihirli değnek sadece seni değil, hayatındaki diğer insanları, seni üzenleri, kıranları, düşündürenleri, yoranları da değiştirse. Herkes bir anda senin hayalindeki gibi bir kimliğe bürünse. Bir sihirli değnekle bütün yolları açsan, bütün sorunları çözsen, bütün mutluluklar senin olsa…”
Elma Yayınevi, Şermin Çarkacı’nın yeni kitabı Ev Yapımı Sihirli Değnek ile tekrar buluşuyor okuyucusuyla… Yazar kendi deneyimlerinden yola çıkarak mutluluğun tarifini veriyor ve “Kendimizi tanıyıp, kendimize inanıp, kendimiz için özene bezene, itinayla, sabırla bir sihirli değnek yapacağız.” diyerek başlıyor anlatısına. Geçmiş zamanların tadını hatırlatan, yüzümüzde gülümsemeler oluşturan bir anlatı bu…
Zengin görsellerle bezenmiş kitap, adı gibi, her bir sayfada bizleri sihirli bir dünyaya sürüklüyor.
Biz de Elma Yayınevi olarak, hayatınızın sihirli değneğine en kısa zamanda kavuşmanız dileklerimizle keyifli okumalar diyoruz, siz sevgili okurlarımıza…
Oyuncu Anne düşler diyarında gezintiye çıkmış diye duyduk. Ona eşlik etmek ister misiniz? Pamuktan bulutların üzerine atlamış bu sefer. Bir çöllerde, bir okyanusta görülmüş. Sevecen yağmurlar altında ıslanıp eğlenmiş, kutuplarda neşeyle titremiş. Hayal kurdukça rengârenk yapmış her yeri. En çok hayal kuranın daha çok hayal kazandığı, içi içine sığmayan bir hikâye bu… Biz hayal perisinin gerçek olduğuna inanıyoruz. Yumuşacık, sıcacık yatağımızda uykuya daldığımızda başlıyor her şey. Ama yalnızca uykudayken değil, onu her an yanında tutmalı insan. Sandalına atlayıp dalgaların müziğine kulak vermeli, gökyüzünün mavisinde maceralara atılmalı, bir göçmen kuşla yol arkadaşlığı yapmalı. Güneşin turuncu ışığına bulanmalı, o nereye vuruyorsa oraya gitmeli… Hayal kurabiliyorsak ne mutlu bize. Uzattık elimizi, haydi atlayın sandalımıza.
