Lübnanlı-Mısırlı tarihçi, yazar ve diplomat Antonius, 19 Ekim 1891 tarihinde Lübnan’ın Deyr’ül Kamer beldesinde dünyaya geldi. Ailesi, bölgenin Rum Ortodoks cemaatine mensuptur. Cambridge Üniversitesi’nde yüksek tahsil yaptı. Arap milliyetçiliğine adadığı hayatının 16 yılı, bölgedeki Arap ülkelerinin resmi hizmetinde geçti (1914-1921 Mısır ve 1921-1930 Filistin Manda Yönetimi). İngilizlerin Filistinli Araplara yönelik ayrımcı politikalarını protesto ederek, Manda Yönetimi’ndeki görevinden ayrıldı. 1930 yılından sonra ABD’deki bir düşünce kuruluşu bünyesinde çalışmalarını sürdürdü. 1941’de Kudüs’te hayata veda etti. Bu yıllar içinde Arap milliyetçiliğinin bölgedeki önemli isimleriyle yakın temas içinde oldu. Bilhassa artık klasikleşen 1938 tarihli Arap Uyanışı isimli eseri, Arap milliyetçiliğinin ilk ve kayda değer anlatılarından birini oluşturmaktadır.
AKLA DAYANAN GEREKÇELERLE
TÜRKİYE İÇİN BİR İNŞA FAALİYETİ…
Her ülkenin problemleri, zorlu zamanları ve süreçleri var. Bu problemlerin bazısı tarihten kaynaklanıp dalga dalga, devir uygun düştükçe yaşanıp ‘başımıza gelen’ oluyor. Bazılarının hayaleti hiç gitmiyor. Hep üstümüzde ve bizleri güdüyor adeta. Bazısının kökü o kadar derinde ki söküp atılamıyor. Sökmeye çalıştıkça kendini yeniden üretiyor. Her seferinde farklı bir mana ile geri dönüyor. Bunlardan kurtulmanın bir yolu yok mu? Ya da bunlardan kurtulmadan ilerlenebilir mi? Hangilerinden sıyrılmak gerekir? Bunları yıkmadan ilerlemek kabil midir?
Bugün ülkemizde birçok vatandaş yoğun gündemden bitap düşmüş halde. Birçok genç veya yetişmiş beyin yurt dışında kendini ve geleceğini arıyor. Yetiştirdiğimiz, yatırım yaptığımız ve yarın hepimizin hayat standartlarını farklı disiplinlerden yürüyerek yükseltmelerini beklediklerimiz, burada bizimle olmayacaklarsa işimiz çok zor demektir. En yeteneklileri çekebilecek, en iyi fikirlerin dillendirilmesini sağlayabilecek ve fikirlerin hayata geçmesini mümkün kılacak bir ülke olmak zorundayız. Gökhan Şen’in elinizdeki kitabı; ekonomiden sanayiye, tarımdan eğitime, bilimden kadın politikaları ve istihdama, tarihten kültür sanata dek güzel bir Türkiye hayaliyle düşünen, sorgulayan, yazan, alanının en entelektüel zihinleriyle konuşan bir çalışma.
Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım? ayak uydurmaya değil; cesur adımlar atmaya, aksaklıkları tamir etmeye, daha güzelini keşfetmeye tutkun herkes için heyecan verici bir kitap.
KATKIDA BULUNANLAR
EKONOMİ POLİTİKALARI
Mahfi Eğilmez, Refet Gürkaynak, Ali Hakan Kara, Hatice Karahan, Murat Üçer, A. Erinç Yeldan
SANAYİ POLİTİKALARI
Hamdi Akın, Erdal Aksoy, Bülent Eczacıbaşı, Abdurrahman Kaan, Steven Young, Murat Yülek
TARIM POLİTİKALARI
İrfan Donat, Durmuş Döven, Recep Konuk, Sencer Solakoğlu, Kubilay Özerkan , Yaşar Uysal, Ali Ekber Yıldırım
EĞİTİM POLİTİKALARI
Ufuk Akçiğit, Elif Özcan Tok, Özgür Bolat, Selçuk Pehlivanoğlu
BİLİME BAKIŞ & BİLİM POLİTİKALARI
Özgür Akın, Orhan Bursalı, Celal Şengör, Umut Yıldız
KADIN POLİTİKALARI & İSTİHDAM
Bekir Ağırdır, Cansen Başaran-Symes, Ümit Boyner, Arzu Çerkezoğlu, Seyfettin Gürsel, Sanem Oktar
TARİH & TARİHE BAKIŞ
Osman Balcıgil, İlber Ortaylı, Emrah Safa Gürkan
KÜLTÜR & SANAT
Uğur Batı, Vedat Milor
Modern Ortadoğu’nun tarihi, 1789 Fransız Devrimi ve ardından Napolyon’un 1798’de Mısır’ı işgal girişimiyle yeniden şekillenmeye başlamıştır. Batılıların misyonerlik faaliyetleri, milliyetçilik akımları ve Osmanlı Devleti’nin merkezileşme çabalarının yoğurduğu Arapların “uzun” XIX. yüzyıldaki kültürel “uyanış”ının ardından, modern dönemdeki en kritik süreç 1914-1923 yılları arasında gerçekleşmiştir. Şerif Hüseyin ve oğullarının öncülük ettiği, İngiltere ve Fransa’nın da aktif destek verdiği Arap İsyanı, modern Arap dünyasının ortaya çıkışında en önemli kilometre taşlarından biri olmuştur. Türkiye’de ve uluslararası camiada, Arap İsyanı’na dair şimdiye kadar çok şey yazıldı, konuşuldu; Arapları “ihanet”le suçlayanlar da oldu, İngiliz altınlarının Şerif ailesini “kandırdığı”nı söyleyenler de… Ancak Türkçe literatürde hadisenin en önemli ayağı hep eksik kaldı veya göz ardı edildi, biraz da bilinçli olarak görülmek istenmedi: Arap uyanışının öncüleri, yani Arap milliyetçileri bu süreci nasıl görüyordu? İsyan “İslamî” miydi, “ulusal” mıydı yoksa klasik bir milliyetçi self-determinasyon süreci miydi? Arapların gözünden; İsyan’ın sebepleri nelerdi, süreçte İstanbul’un hataları neydi, İngilizler neyi doğru yaptı? Ve ayrıca, isyan edenler ortaya çıkan sonuçlardan mutlu oldu mu? İngilizlerle Fransızların anlaşamadığı noktalar nelerdi? Sykes-Picot Antlaşması ve yeni sınırlar ne anlam ifade ediyordu? Filistin çözümü Arapların arzu ettiği şekilde mi gerçekleşti? Yahudi göçü ve İsrail’in kurulmasına giden süreçte kimler hangi adımları attı? Tüm bu sorulara cevap mahiyetinde; elinizdeki Arap Uyanışı: Arap Ulusal Hareketinin Öyküsü kitabı, Arap milliyetçilerinin bu süreçlere nasıl baktığını gözler önüne seriyor; özlemlerini ve ideallerini yansıttığı kadar, pişmanlık ve hayal kırıklıklarını da ele alıyor. Böylece, Türkçe literatürde eksik kalan, öncesi ve sonrasıyla Arap İsyanı’nın en önemli tarafının anlatısına mercek tutmayı ve kayıp halkayı tamamlamayı hedefliyor. Lübnan Hristiyanlarından, tarihçi ve diplomat George Antonius (1891-1942), Arap milliyetçiliğine adadığı hayatı boyunca, İsyan sürecine tanıklık etti ve bölgedeki geniş Arap toplumunun önemli isimleriyle de yakın temas içinde oldu. Bilhassa artık klasikleşen Arap Uyanışı isimli eseri, Arap milliyetçiliğinin ilk ve ve hâlâ aşılamayan anlatılarından birini oluşturuyor. İlk olarak 1938’de yayınlanan ve sonrasında defalarca baskısı yapılan bu ilgi çekici eser, Arap milliyetçiliğine dair derli toplu ilk akademik çalışma olarak da dikkat çekiyor. Modern Ortadoğu tarihi, Arap milliyetçiliği, I. Dünya Savaşı’nda Ortadoğu’da siyasi ve askeri gelişmeler, Arap isyanı, Arap-Yahudi ihtilafı gibi hususlarda Türkçe literatürde sıkça atıf yapılan Antonius’un bu klasik eseri Mehmet Akif Koç ve Muhammed Karakuş tarafından Türkçeye çevrildi.
