Gösterilen 1–20 arası toplam: 177

  • Abartma Tozu

    Bir sabah uyandık ve bizim kasaba toptan delirdi.
    Annem sağlıklı yaşam uğruna evi dev bir organik tarım alanına dönüştürdü.
    Babaannem sevimli, minnoş pansiyonunu oteller zinciri yaptı.
    Babam daha çok para kazanmak için eve uğramaz oldu.
    Kuzenim ata binerken resim yapmaya, flüt üflerken piyano çalmaya başladı.
    Yengem temizlikle kafayı bozdu. Kocasını pis diye evden kovdu ve çocuklarını her gün suya yatırdıktan sonra mandalla çamaşır ipine astı.
    Sevgi Teyze, daha çok sevebilmek için çocuklarını koltuğa bağladı, hepsine aynı kombin kıyafetler giydirdi ve onları sevgi komasına soktu.
    Fehmi Abi, bilgisayarın başından tuvalete gitmek için bile kalkmadığından hastanelik oldu.
    Okulda daha başarılı olmak için teneffüs yapmamaya, hafta sonları da okula gitmeye başladık.
    Etrafımda bir tane normal insan kalmadı.
    Ha şimdi diyeceksin ki bir tek sen mi normalsin?
    Evet, bir tek ben normalim. Neyse ki mücadeleci bir ruhum var. Bu kasabadaki insanlara bir süper kahraman lazımsa o kesinlikle benim. Koca kasabada yanımda olan tek kişi, Tevfik Kılıkırkyarar. Gerçi o da çok normal değil ama olsun, o da insan.

    8,90
  • Abdülaziz Kıranşal Set (6 Kitap)

    Toplamda 6 Kitap
    • Son Okçular Tepesi
    • Müslüman Gençlere
    • Gençler için Sosyal Medya İlmihali
    • Müslüman Gençler İçin İrade Terbiyesi
    • Sehit Hasan El-Benna’dan Müslüman Gençlere
    • Asr-ı Saadet’ten İslam Davetçilerine Dersler
    28,90
  • Abdulaziz Yılmaz Set (5 Kitap)

    Toplamda 5 Kitap…
    • Entella
    • SOBE
    • Bir Derdim Var
    • Yedi Güzel Kadın
    • Ailem Benim Her Şeyim
    19,90
  • Adem Güneş Set (6 Kitap)

    Toplamda 6 Kitap…
    • Bırak ve Rahatla
    • Aile İle Bağlanma Aidiyet
    • Çocuk Neyi Neden Yapar?
    • Çocuk Neyi Neden Yapar? 2
    • Ergenlik Döneminde 100 Temel Kural
    • Adım Adım Çocuklarda Cinsel Eğitim
    36,90
  • Ah Endülüs

    Endülüs‘teki müslümanların Endülüs’ü fetihleri, hristiyanlar‘la ilişkileri, kurdukları medeniyet, daha sonraki süreçte yıkılışı ve hristiyanların müslümanlara uyguladıkları mezalim.

    8,90
  • Ahlak-ı Celali

    Özellikle kelâm, felsefe ve tasavvufta uzmanlaşmış olan İslam âlimi Celâleddîn Devvânî’nin, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın (1423-1478) isteğiyle oğlu Sultan Halil için yazdığı bu kitap, Nasîrüddîn-i Tûsî’nin (1201-1274) meşhur eseri Ahlâk-ı Nâsırî’den sonra Farsça ahlâk kitapları içinde en tanınmış olanıdır.

    İslam Ahlâk düşüncesi ve felsefesi alanında kendi tarzında yazılan en önemli birkaç eserden biri olan Ahlâk-ı Celâlî, bu çeviriyle ilk kez Türkçe olarak yayınlanma imkânı bulmaktadır. Farsça aslından Türkçe’ye kazandırılan kitap, bundan sonra bizzat Farsça metninden yararlanamayan okuyucu ve araştırmacılara doğrudan başvuru kaynağı olma özelliğine kavuşmuş olmaktadır.
    devamını oku

    6,90
  • Aile Ahlakı / Muhteşem Ahlak Serisi 2

    Aile; toplumun temel taşı, hayatın dengesi, ayakta kalabilmenin en önemli vesilesi, ağır bir yük olan kulluk vazifesinin paylaşılması, nesillerin devamiyetinin sebebi, huzurun temini, gelen her türlü saldırılara karşı giyilen bir zırh, inanan insanların yüreğindeki en büyük hasret olan cennetin dünyadaki bir yansıması… Üzülerek şahit olduğumuz bir hakikat var ki evlilik ve arkasından kurulan en önemli kurum olan aile, her geçen gün biraz daha itibarsızlaştırılmaktadır. Ya evlilik hayatın çok sonralarına itilen bir hale dönüşmekte ya da evlilik gerçekleşip aile kurulmuşsa da bu büyük nimetin şükrü, gereği oranında eda edilememekte, çok basit ve değersiz şeylere feda edilmektedir. Bu çalışmamızda aile ahlâkı ile alakalı konuları bir araya getirerek bu mühim yaramıza biraz olsun merhem olması için bir gayret sergiledik. Aileyi oluşturan tüm tarafları Kur’ân ve sünnet rehberliğinde yansıtmaya çalıştık. Umuyoruz ki bu çalışmamız, toplumun temel taşı olan ailenin hem kurulmasına hem de korunmasına küçük de olsa bir katkı sağlamasıdır.

    3,90
  • Aile Terapisi & Aşk, İnsanı Şarj Eder

    Bir kadın için duygusal ihtiyaç aslında her şeyden önce gelir. Sevilmeyen kadın hırçındır. Sevilen kadın şımarır, şımaran kadın mutludur. Kadın mutluysa herkes mutludur.

    Kadın sevildiğinde, erkek övüldüğünde ilişki açısından motive olur. Erkek, çocukluğunda annesi, yetişkinliğinde eşi tarafından sevilmek ister. Erkekleri kim ne kadar takdir ederse etsin, sevdiği kadının takdiri esastır. Aslında tüm çabası da bunun içindir.

    İş, erkeğin hem oyuncağı hem de kendini ispat etme refleksidir. Oyuna dalmış ve kendini ispat etme çabasındaki erkek sağlıklı erkektir. Her “iş kolik” erkeği “eş kolik” erkeğe dönüştürmek sizin elinizde.

    İlişki kabiliyetlerini tahsil edememiş bir erkek, kadını anlayamaz. Ve “Galiba bu kadında bir sorun var” diye düşünür. Oysa sorun değil, kabiliyet var. Kabiliyeti anlamak için de kabiliyet gereklidir.

    Erkek ve kadının bilinçaltı sevgisiz cinselliği reddeder. Temel ihtiyaç olan cinsellik aşk ile doyurucudur. Aşksız cinsellik doyumsuz ve yıpratıcıdır.

    Bir erkek ve kadının birbirini yargılaması nükleer saldırı gibidir. Bu saldırı sonucunda Duygusal Boşluk oluşur. Duygusal Boşluk ise Duygusal Kansere neden olur. Duygusal Kanserin bir tek ilacı vardır, o da sevgidir. Çünkü aşk insanı şarj eder.

    7,90
  • Ali Haydar Haksal Set (Toplamda 6 Kitap)

    Toplamda 6 Kitap…
    • Kalemin Ucu
    • Dolunay Bestesi
    • Akif Duruşlu Asım
    • Müslümanca Duruş
    • Suriye Felaketin Eşiği
    • Adaleti Ayakta Tutmak
    29,90
  • Antikacı

    Romanları ve oyunculuğu ile Türkiye’de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu bu kez şaşırtıcı bir romanla çıkıyor okurlarının karşısına.

    Her şeyi geride bırakıp çekip gitmek kolay mı? Kurmak için yıllarca uğraştığı düzeninden bir çırpıda vazgeçebilir mi insan? Geride bıraktıkların ne olacak? Sorumluluklarını ne yapacaksın? Gözünün içine muhabbetle bakanlar ne yapacak sensiz?
    Peki ya hayallerin? Gerçekten yaşadığın hayatı istiyor musun? Bu kısacık ömrünü başkalarının istediği gibi mi sürdüreceksin? Benliğini bulmak için hiç mi uğraşmayacaksın? Gidebilirsen eğer, gittiğin yerde seni neler bekler? Gidemezsen kimdir aslında bunun sorumlusu?

    Üsküdar’ın sırtlarından İstanbul’u sessizce izleyen o ev, içinde Antikacı Cemil Bey’in hikâyesiyle birlikte neler barındırır?

    7,90
  • Başkanın Gözleri: CIA

    Gizli servisler, ajanlar, casuslar…

    Karşılaştığımızda zihnimizde kıvılcımlar çaktıran ve komplo çarklarını döndürmeye başlayan bu üç kavram edebiyat, sinema ve popüler kültürün yanı sıra tarihin de baş aktörü oldu. Persler tarafından “Kralın gözleri ve kulakları” olarak adlandırılan ve iktidar için tehdit olabilecek olası tehlikelere karşı gözlerini dört açan görevlilerden bu yana istihbarat, yaşamın önemli bir parçasına dönüştü.

    Çinli bilge Sun Tzu, MÖ 5. yüzyılda “Düşmanını bilen, kendini bilir.” diyerek istihbaratın fikir babalığına soyunmuş olsa da gizli bilgi toplama işi, 19. yüzyıla kadar amatörler tarafından ve acemice yürütüldü. Birinci Dünya Savaşı’nda saha kenarında ufak ufak ısınmaya başlayan istihbaratçılar, İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte tam kadro sahaya indi ve onu izleyen Soğuk Savaş’tan itibaren de şampiyonluk için kıyasıya bir mücadeleye giriştiler. 20. yüzyılda istihbarat savaşlarına damgasını vuran CIA, bitmek tükenmek bilmeyen bu mücadelenin en önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

    Ali Çimen’in Başkanın Gözleri / CIA adını verdiği bu çalışmasıyla CIA’in önce hangi şartlarda ve niçin kurulduğunu görecek, kurucu aktörlerini tanıyacak ve emekleme aşamasına şahit olacaksınız. Akabinde Soğuk Savaş’la birlikte nasıl hızla serpildiğini izleyecek, kendisine “insan hakları ve demokrasiyi savunmak ve yaygınlaştırmak” gibi bir misyon biçen ABD adına Güney Amerika’dan Himalayalar’a, Ortadoğu’dan Uzak Doğu’ya yayılan bir coğrafyada şekillenen heyecan verici hikayesini okuyacaksınız.

    9,90
  • Beyin Fırtınası

    Bilmek…
    Sınırsız bir kelime. Tıpkı öğrenmek gibi.
    Ne kadar öğrenirsek öğrenelim, ne kadar bilirsek bilelim, hep bir şeylerin eksik kaldığını hissederiz.
    Hayatın bizlere öğrettikleri, öğrendiklerimiz sadece bir iz sürmek sayılabilir.
    Ve sonradan gelenler bu iz üzerinde bitmeyen, bitmeyecek olan menzile doğru yürürler.
    İşte bu kitap yetkin bir aklın, tecrübeyle yoğrulduğu anlara şahitlik ediyor.
    Aydın, akıcı bir üslupla…

    7,90
  • Beynin Şifresi

    Bu kitapla beyninizin şifresini keşfedeceksiniz
    • Her şey beynin yaratıcı üssü Ar-Ge laboratuvarını hissetmekle başladı.
    • Yaratıcı üs Ar-Ge laboratuvarını hisseden beyin duyduğu uyarılar sayesinde şifrelerle ilişki kurmaya başlıyor.
    • Algıladıklarını ön frontal lobda (beynin ön bölgesi) değerlendirdikten sonra yaratıcı üssü (Ar-Ge) araştırma geliştirme laboratuvarına gönderiyor.
    • Keşif, icat, yenilik, buluş, yaratıcılık gibi tüm işlemler burada başlıyor.
    • Çok yönlü beceriye sahip beynin yaratıcı üssü (Ar-Ge) araştırma geliştirme laboratuvarı keşif icat buluş şifrelerinin refleksiyle farkındalık yaratacak projeler üretiyor, hedef saptıyor, plan yapıyor ve uyguluyor.
    • Beyin bütün bunları gerçekleştirmek için tek duyguya ihtiyaç duyuyor. Bu duygunun adı. Hissetmektir.
    Beynin keşfi neler kazandırır
    * Yaratıcılık
    * Özgüven
    * Aura
    * Empati
    * Hayal gücü
    * Analitik düşünce
    * Kararlılık
    * Hakimiyet
    * Vizyon
    * Karizma

    7,90
  • BİR İBADET OLARAK CİHAD

    Cihad, vahyi hayata hâkim kılmak; Müslüman’ın hayatı vahiyle anlamlandırma çabası; yeryüzünde fitneden eser kalmayıncaya kadar elle, dille çalışmak ve kötülüklere müdâhil olmak; velayetin mü’minlere tevdî edildiği Medine’yi oluşturup insanların din, akıl, mal, can ve namus emniyetini sağlama ameliyesi; bu ameliyenin gerçekleşmesi için mü’minlerin safında bulunarak onların gücüne güç katmak ve meşru vasıtaları kullanmaktır

    6,90
  • Bir Ömür Ramazan Ruhun Ziyafeti

    ÖMRÜ RAMAZAN OLANIN AHİRETİ BAYRAM OLUR Kemal Özer, modern dünyanın dayattıklarına inat Ramazan ruhuna uygun beslenme anlayışını sofralarımızın baş köşesine buyur ediyor. Bu sofra sadece bir arınma değil aynı zamanda ebedî bir bayramın müjdecisi. “Günümüzde insanlar hem iftar hem de sahurda diğer günlerden daha fazla yiyerek orucun sıhhatine zarar verebiliyor. Ramazan’a 75 kilo giren bir kimse Ramazan’ı kilo alarak tamamlıyorsa veya bayrama hâlâ 75 kilo olarak ulaşıyorsa, o kişi orucun kendisine sağlayacağı yararlardan bedenini mahrum etmiş demektir. Bilakis bedenin istirahat ve arınma hakkını engellemiş ve kendine zulmetmiştir. Şayet Ramazan ayı ile diğer aylar arasında hem fizyolojik hem de ruhî bir değişim olmayacaksa oruç tutmanın bir mânâsı olabilir mi? Kullarının aç kalmasından Allah’ın hâşâ bir menfaati olmadığına göre, oruç tutarak aç kalmamız maddî ve mânevî bir arınma sağlamayacak ise niye kendimizi bazı nimetlerden mahrum edelim ki? O hâlde orucu nasıl tutmalı? Orucun maddî ve mânevî arınmasından nasıl yararlanmalı? Normal günlerde çoğu kimse için iki öğün yeterken oruçlu iken dört beş öğün yemekten nasıl korunabiliriz? Bu soruların cevabını Ramazan sofralarımız ile tüketme biçimimizi gözden geçirerek verebiliriz.”

    4,90
  • Bir Yolculuk Olarak Liderlik

    1911’de İngiliz Robert F. Scott ile Norveçli Roald Amundsen arasında, Güney Kutbu’na varmak için yapılan yarış, ‘iyi liderlik’ ile ‘kötü liderlik’ arasında kıyaslama yapmak için bulunmaz fırsattır. Bir başka Güney Kutbu kâşifi Sir Ernest Shackleton’un, Antarktika’da buzlara sıkışan gemisini kaybettiği halde, tüm ekibiyle birlikte iki yıl sonra sağ olarak İngiltere’ye dönüş öyküsü de, günümüz liderleri için önemli bir ilham kaynağı olmayı sürdürmektedir.

    Güney Kutbu’na yapılan keşif gezileri, Ortaçağ’da yeni kıtalar keşfetmeye, 1960’larda Ay’a ayak basmaya, günümüzde ise Mars’a ve Venüs’e gitme girişimlerine benziyordu. Pek çok tehlikeyle dolu bu yolculukları göze alan insanların tutkularını anlamak ve karşılaştıkları sorunlarla günümüz liderleri arasında köprüler kurmak, okuyucunun liderlik ve yönetim anlayışında büyük farkındalık yaratacak.

    6,90
  • Bırak ve Rahatla

    Bazen öyle anlar olur ki duygularımızı yönetemeyiz…
    Duygularımız bizi yönetir…
    Öfkemizle baş etmekte zorluk çeker; sevdiklerimizi kırar, incitir, sonra pişman oluruz…
    Kaygılarımız yaşamımızı esir alır; adım atmakta zorluk çeker, kararsızlıklar yaşarız…
    Sabah uyandığımızda ‘iyi bir gün geçirmeye’ niyet eder; günü iç daralmaları ile kapatırız…
    İyi düşünmek yetmez; iyi hissetmekte zorluk çekeriz…
    İç seslerimiz bir türlü susmaz; hayata tebessüm edemeyiz…
    Bir telaş, bir acelecilik içinde yaşar; yeryüzünü kendi gözlerimizle seyredemeyiz…
    Ve tüm bunların değişmeyeceğine inanır, kalitesiz bir yaşama kendimizi mahkûm ederiz…
    Halbuki, duyguların zarara uğramış yanlarını onarmak, onarılmış duygularla bir iç genişliği içinde yaşamak mümkündür…
    Değersizlik hislerimizden, yetersizliklerimizden, güvensizliklerimizden ve içimizde yıllar boyunca birikmiş tüm hoşnutsuzluk duygularından arınabilir, ruhsal özgürlüğümüze yeniden kavuşabiliriz…
    Adem Güneş, Bırak ve Rahatla’da kendimizi nasıl onarabileceğimizi anlatıyor… Altı haftalık bir program içerisinde ‘Duygusal Farkındalık Eğitimi’ sunuyor…
    Peki ama nasıl?
    Telaşlı yaşamı bırakıp biyolojik ritmi düzenleyerek ‘sakinliğe’ erişmek…
    Bastırılmış duyguları bırakıp ‘ruhsal özgürlüğü’ hissetmek…
    Kaygılı bedeni bırakıp ‘iç genişliği’ elde etmek…
    Bırak ve Rahatla, geçmişini onarmak ve gerçek kendiliğini bulmak isteyen herkes için…

    7,90
  • Buhari’nin Kaynakları

    Bu kitap, Buhârî’nin Sahîh’ini ciddi tedkik etmeden verilen birçok yaygın ve yanlış kanaati düzeltmektedir.
    Bu yanlış kanaatlerden biri; Buhârî’nin Sahîh’ini oluştururken İslam ülkesinin muhtelif yerlerini bir bir dolaşarak hadis rivayetlerini şifahi olarak topladığıdır. Ancak bu eser, Buhârî’nin faydalandığı muhtemel birkaç yazılı kaynağı ortaya koymaktadır.
    Diğeri ise Buhârî’nin isnadı ilk defa ilim hâline getiren kişi olduğu yönündedir.
    Hâlbuki rivayetler zincirini bertaraf edip hadis ve haberleri çeşitli tabirlerle kitabına geniş ölçüde alan Buhârî, rivayetler zincirini Peygamber’e kadar yükselten musned bir hadis kitabı meydana getirmek şeklindeki prensibe sadık kalmamış, ciddi bir şekilde isnadın otoritesini sarsan ilk kimse olmuştur.
    Bu eser, bir literatürün adım adım nasıl değerlendirilebileceğinin metodunu sergilemektedir.

    8,90
  • Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

    Nablusi Seyyid Süleyman Caferi Sadık ve İbni Sirin’den derlenen bu kitap bu güne kadar bu alanda yayınlanan rüya tabirleri kitaplarının en geniş kapsamlılarındandır. Yayınevimiz tarafından uzun ve yorucu bir çalışmanın neticesinde yayına hazırlanmıştır. Kitap 972 sayfadan oluşmaktadır. Ansiklopedik bir özelliğe sahiptir.

    8,90
  • Camdaki Kız

    “Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

    Aşk yakıyor
    Ayrılık kavuruyor
    Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

    Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

    Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

    “Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
    Dr. Gülseren Budayıcıoğlu
    devamını oku

    8,90