Gösterilen 1–20 arası toplam: 47

  • Ailesiz Toplum Modern Ya Sonrası?

    İnsanlık adına çok büyük bir değişim döneminin arifesindeyiz. Öyle bir değişim ki, bildiğimiz hemen her şeyin; “devletin”, “dinin”, “toplumun”, “ahlakın”, “cinsiyetin”, “işin” anlamının değişeceği, dönüşeceği, translaşıp karmaşık formalara bürüneceği; tarihte daha önce hiç yaşanmamış yeni bir dönem geliyor. Görünen o ki, son yıllarda devletlerin frenlemesinden kurtulan büyük şirketlerin elinde ürkütücü bir hızla gelişen teknoloji vasıtasıyla gelen bu dönemden ne vücut ne mana olarak “insan” da sağlam çıkamayacak.
    Geliştirilen yapay zekâlı robotlar/makineler egemenlerle en alttakiler arasındaki mesafeyi öylesine açıyor ki, bu mesafe egemenlere artık; “Tanrı olmanın vakti geldi” demenin cüretini veriyor. Yeni paganist dönem dedikleri bu dönemde, tanrı rolünü oynamak için önlerinde engel olarak gördükleri “insaniyet merkezli” dünyayı, bu dünyanın ürettiği hümanizmi, “insanlığın büyük kibri” dedikleri “İnsan Hakları”nı, 300 sene önce öldürdüklerini ilan ettikleri tanrıdan geriye kalmış “hortlak”ı (ahlakı) ve binlerce senelik normları yeniden tanımlamak veya tarihe gömmek istiyorlar. Bunun için en uç, en sapkın unsurları; yani toplum içinde en dayanaksız ve kontrol edilebilir unsurları merkeze davet ederek, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ve “Hayvan Hakları” gibi projeler üzerinden bir ahlaki altüst oluş, tüm toplumsal değerlerin yerinden edildiği bir “Ahlaki Kaos” var etmek istiyorlar.
    Henüz büyük kalabalıkların pek de hissetmedikleri ancak egemenlerin “insan sonrası” diye adlandırdıkları bu dönemi, her geçen gün daha derinden hissedeceğimizi söylemek zor değil. Yapay zekâlı robotlar milyarları işsiz bıraktığında, devasa şehirler fakirlerin toplama kamplarına dönüştüğünde, gidilecek köyün, ekilecek tarlanın, bakılacak hayvanın, bunları yapacak becerinin çoktan kaybedilmiş olduğu fark edildiğinde yaşayacağız büyük şoku.
    Güçsüzler tarihin hiçbir döneminde güçlülerin karşısında bu kadar çaresiz ve bu kadar darmadağın olmadılar. Bu dağınıklık egemenlere, artık kendilerine ihtiyaç duyulmayan sanayi toplumlarının artıkları/atıkları/lüzumsuzları olan devasa kitlelerden kurtulabilmek için cüretkâr projeler üretme cesareti veriyor.

    6,90
  • Bağırmayan Çocuklar

    Merhaba anneciğim,
    Benim, yavrun.

    ‘Kim olduğunu zaten biliyorum’ deme. Çünkü bence henüz yakından tanışmadık seninle. Beni tanımak için yeterince çaba sarf etmedin bence.

    Eğer tanışmış olsaydık ağladığımda, inatlaştığımda, korktuğumda, tepki gösterip öfke duyduğumda sana bir şeyler anlatmaya çalıştığımı fark ederdin. Hareketlerime değil, onların altındaki asıl sebebe odaklanırdın. ‘Beni üzmek için yapıyor’, ‘Sırf benimle inatlaşmak için uğraşıyor’ diye düşünmezdin o zaman… Her davranışımın altında masum bir ihtiyaç olduğunu hissederdin.

    İşte artık seninle tanışalım diye, bu kitabı bırakıyorum ellerine…

    Beni tanıdıkça daha da çok seveceğini, gelişimime destek vereceğini, elimden tutup hayat yolumda birlikte yürüyeceğini biliyorum.

    Ve yaptığın ya da eksik kaldığın her bir yönünle birlikte, seni çok ama çok seviyorum.

    8,90
  • Beynine Format At

    Evet, size gül bahçesi vaat ediyorum!

    Bütün korkularınızdan arınacak, fobilerinizden, sigara bağımlılığından, kilolarınızdan kurtulacak; kronik ağrılarınıza, hayatınızı zorlaştıran yanlış inançlarınıza son vereceksiniz.

    Hem de gayet bilimsel, etkin ve sistematik bir yöntemle. Çoğu durumda dakikalar içinde!

    Tek şartım var! Siz de iyi bir öğrenci olacak, kendi üzerinizde çalışmak için zaman ayıracaksınız.

    “Pozitif düşün, hayallerin gerçek olsun” diyen, etkisi “ara gazı” vermekten öteye gitmeyen kişisel gelişim kitaplarından siz de sıkılmadınız mı zaten? Öyleyse tam yerine geldiniz demektir! Biz şimdi birlikte bambaşka bir şey yapacağız.
    Gerçek bir temizlik operasyonuyla “ilkel” programlarından bir türlü vazgeçmek istemeyen beynimize format atacağız!

    NeuroFormat® yöntemiyle hayatımızı baştan aşağı değiştireceğiz.

    Ne duruyoruz?
    Hadi, başlayalım artık…

    8,90
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

    Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanımamış olan sana”. Kadın büyük tutkusunu hep bir “bilinmeyen” olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde “taraflar” değil, sadece tek bir “taraf” vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda “mutlak aşk” kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!

    4,906,90
  • BİR İBADET OLARAK CİHAD

    Cihad, vahyi hayata hâkim kılmak; Müslüman’ın hayatı vahiyle anlamlandırma çabası; yeryüzünde fitneden eser kalmayıncaya kadar elle, dille çalışmak ve kötülüklere müdâhil olmak; velayetin mü’minlere tevdî edildiği Medine’yi oluşturup insanların din, akıl, mal, can ve namus emniyetini sağlama ameliyesi; bu ameliyenin gerçekleşmesi için mü’minlerin safında bulunarak onların gücüne güç katmak ve meşru vasıtaları kullanmaktır

    6,908,90
  • Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

    Nablusi Seyyid Süleyman Caferi Sadık ve İbni Sirin’den derlenen bu kitap bu güne kadar bu alanda yayınlanan rüya tabirleri kitaplarının en geniş kapsamlılarındandır. Yayınevimiz tarafından uzun ve yorucu bir çalışmanın neticesinde yayına hazırlanmıştır. Kitap 972 sayfadan oluşmaktadır. Ansiklopedik bir özelliğe sahiptir.

    11,90
  • Cesaret Bulaşıcıdır

    Kısıtlı imkanlarla, insanımızın gerçekleri görebilmesi amacına hizmet eden çabalar çok kıymetli. İlave TV ve Arif Bey de bu çabanın birer neferleri. Bu uğurda yaşanan tecrübelerin toplandığı, gerçeklere katkı veren bu kitap da hem bu çabanın bir ürünü hem de çok kıymetli. Kaleminiz de ‘Hak’tan yana sesiniz de güçlü olsun.
    Meral AKŞENER/İYİ Parti Genel Başkanı

    Nasıl ki bir siyasetçi için sokağın nabzını tutabilmek önemli ise gazeteciler için de halkın içinde olmak ve onları anlamak önemli. İlave TV bu görevini son derece başarılı yaptığı için kısa zamanda bilinen bir mecra haline geldi. Kuşkusuz bunda Arif Bey’in ayakları yere basan yapısının ve halkın içinden mütevazi bir gazeteci olması da etkili oldu.
    Ekrem İMAMOĞLU/İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

    “Yeni medya” diye adlandırılan ve çağımızın bizlere sunduğu olanakları verimli bir şekilde kullanarak sokağın nabzını tutmasıyla tanıdığımız Arif kardeşimizin ve İlave TV ekibine sevgilerimi sunuyorum. Arif kardeşimizin kitabını da merakla okuyacağım.
    Mansur Yavaş/Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

    6,90
  • Çocuklar İçin İslam Tarihi / Peygamberlerin Hayatı SET

    İlk insan ve ilk peygamber : Hz. Adem… İnsanlığın başlangıcı ile peygamberler tarihi örtüşüyor bir bakıma. Buradan yola çıkan Kahraman Yayınları, çocuklara yönelik köklü bir çalışmaya imza attı. “Çocuklar için İslam Tarihi”. İnsanoğlunun var oluşundan itibaren bu serüveninin zincirleme olarak sunulduğu kitap dizisinin ilk serisi “Peygamberlerin Hayatı”ndan oluşuyor.
    Bu seride yer alan kitap isimleri şöyle:

    1. Hz. Adem ile Havva
    2. Kabil ile Habil
    3. Hz. Nuh’un Gemisi
    4. İrem Bağları
    5. Hz.Salih’in Devesi
    6. Hz. İbrahim Allah’ı Arıyor
    7. Hz. İsmail’in Kurtuluşu
    8. Hz. Yusuf Kuyuda
    9. Hz. Yusuf Zindanda
    10. Hz. Şuayb ve Medyenliler
    11. Hz. Musa Sarayda
    12. Hz. Musa’nın Asası
    13. Hz. Musa ve On Emir
    14. Hz. Musa ve Hızır
    15. Hz. Davud
    16. Hz. Süleyman ve Belkıs
    17. Meryemoğlu İsa
    18. Hz. İsa’nın Mucizeleri
    19. Mağara Arkadaşları
    20. Karun ve Hâzineleri

    İyi ve kötünün, doğru ve yanlışın, güzel ile çirkinin yüzyıllarca çatışması bu 20 kitapta özlü bir şekilde anlatılıyor. Peygamberlerin ve inananların destansı hayatı okunurken ibret verici hikayelerle de insanların tarih boyunca yaşadığı maceralar takip edilebiliyor.
    Prof. Dr. Seyyid Kutub ve A. Cude es-Sahhar’ın yazdığı bu kitap serisi titizlikle yayına hazırlandı. Çocuklar İçin İslam Tarihi, “PEYGAMBERLERİN HAYATI”; akıcı bir dil, öyküleyici anlatım ve en doğru bilgilerle yetişme çağındaki çocukların yararlanabileceği, tekrar tekrar okuyacakları kaynak bir kitap serisi.
    Çocuklar; renkli ve resimli sayfaları, farklı mizanpajı, kaliteli kuşe kağıt basımı ve çarpıcı kapaklarıyla bu diziyi kuşkusuz severek okuyacak. Okulda ve evde eğitici kitaplar okurken din kültürlerini geliştirecek aynı zamanda insanoğlunun geçmişine zevkli bir yolculuk yapacaklar.
    devamını oku

    10,9014,90
  • Çocuklarımızla İtişmeyelim İletişelim

    Bebekler doğar, büyür ve konuşmaya başlar!

    ‘Dişimi fırçalamıcammm’ der!

    ‘Ödevimi yapmıcaamm!’ der!

    ‘Yalnız başıma uyumıcammm!’ der.

    ‘O yemeği yemicemmm!’ der.

    ‘Okula gitmicemmm!’ der.

    ‘Beni hiç anlamıyorsunuz!’ der.

    Peki çocukların bu cümlelerine karşılık ana babalar neler söyler?

    Bağırmayan Anneler kitabının yazarı Hatice Kübra Tongar, 0-18 yaş arası çocukların sıklıkla kurduğu kriz cümlelerine doğru iletişim teknikleriyle çözüm önerileri sunuyor. Aile içi krizler yerini huzur ve sükûnete bırakıyor.

    Çocuklarımızla İtişmeyelim İletişelim!

    Çünkü insanlar konuşa konuşa anlaşırlar…

    7,90
  • Defterimden Portreler

    TARİHTEN VE GÜNÜMÜZDEN BÜYÜK ŞAHSİYETLER…
    Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden İlber Ortaylı bu sefer defterini okurlarıyla paylaşıyor. Okuduklarını, tanıdıklarını, hocalarını kendi gözünden anlatıyor. Tarihe yön veren kişiler, günümüzün tanınan, tartışılan, konuşulan isimleri Ortaylı’nın kaleminden yeniden canlanıyor.
    Defterimden Portreler’in ilk bölümü dünya tarihinin büyük tarihi şahsiyetlerini bir araya getiriyor. Bu şahsiyetler arasında imparatorlar, alimler, müzisyenler, şairler, mimarlar, padişahlar ve askerler yer alıyor: Julius Sezar, İmparator Augustus, Büyük Konstantin, Sultan Alparslan, İbn-i Haldun, Fatih Sultan Mehmed, Emir Timur, Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan, Prens Eugen, Beethoven, Şair Puşkin, Lev Tolstoy, II. Abdülhamid, Gazi Osman Paşa ve Enver Paşa…
    Defterimden Portreler’in ikinci bölümünde çağdaş Türkiye’den portreler yer alıyor. Özellikle burada ismi geçen simaların birçoğunun İlber Ortaylı tarafından bizzat tanındığı düşünüldüğünde, tüm okuyucular için ortaya son derece duygusal ve oldukça samimi sayfalar çıkıyor. Bu isimlerden bazıları şöyle: Osman Ertuğrul Efendi, Neslişah Sultan, İhsan Doğramacı, Semiha Berksoy, Bülent Ecevit, Nejat Göyünç, Oktay Aslanapa, Halil İnalcık, Süreyya Faruki, Recep Yazıcıoğlu, Andreas Tietze, Cemil Meriç, Yılmaz Öztuna, Mübahat S. Kütükoğlu, İsmail Cem, Mübeccel Belik Kıray, İrene Melikoff, Füsun Akatlı, Muhibbe Darga, Hasan Celal Güzel, Semavi Eyice…
    Defterimden Portreler, dünyanın ve ülkemizin en önemli şahsiyetleri arasında dolaşmak, onlarla tanışmak ve en önemlisi de onları anlamak isteyenler için sıra dışı bir kitap olma özelliği taşıyor.

    7,9011,90
  • Elif

    “Hilal’e isminin anlamını sordu; Türkçede ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi demektir. Ülkemin bayrağında da vardır hilal…”

    Elif’in başkahramanı dünyaca meşhur yazar Paulo Coelho, bir süredir bilgelik yolunda gelişmesinin durduğunu hissetmektedir. Belki de yapması gereken tek şey, esrarengiz ustası J.nin tavsiyesine uyup, “Gönlünün onu çektiği yere,” gitmektir…
    Rastlantılar Coelho’yu Rusya’ya savurur. 9288 kilometrelik yolu, bu uçsuz bucaksız ülkeyi, baştan sona trenle kat etmeye karar verir. Daha ilk durağından itibaren manevi bir arayışa dönüşen bu yolculukta ona üç kişi eşlik eder: Bir Tao ustası, Rus yayıncısı ve en ilginci, yetenekli bir keman virtüözü olan, sıra dışı genç bir Türk kadını; Hilal…
    Coelho, son romanı Elif’le, bir kez daha hayatı güzelleştiren hazineleri ve mucizeleri kutluyor. Zamanın, mekânın, yaşadığımız başka hayatların dışında bir yerde, katıksız “aşk”ın peşinde, ruhun upuzun yolunu kat ediyor.
    Ama bu kez, bizlere çok tanıdık gelen duraklardan geçerek…

    “Coelho’nun kitapları, milyonların hayatına büyü katıyor.”
    London Times

    8,90
  • Ergen Beyin Rehberi

    New York Times Bestseller
    n
    n“Bu kitap, bütün aile için hayat kurtarıcı olacaktır.”
    nDr. Deepak Chopra
    n
    nBütün-Beyinli Çocuk kitabıyla ebeveyn-çocuk ilişkisine yeni bir bakış getiren ünlü nöropsikiyatrist yazar Dr. Daniel J. Siegel, bu kez ebeveynlere, çocuklarının hayatındaki en zorlu gelişim dönemlerinden olan ergenliği bir kazanım haline nasıl getirebileceklerini gösteriyor.
    n
    nErgenliğin özü nedir?
    nErgenlikte beyin nasıl çalışır?
    nErgenlik zorluk mudur, yoksa fırsat mıdır?
    nBu süreç boyunca kullanılabilecek pratik tavsiyeler nelerdir?
    n
    nErgenlik, zorlu olduğu kadar şaşırtıcı da bir dönemdir. Çünkü beyin, 12-24 yaşlar arasında büyük ve önemli bir değişim geçirir. Bu beyin gelişimi de gençlerin davranışlarını ve ilişkilerini etkiler. Haliyle birçok ebeveyn, ergenliğe korku ve endişeyle yaklaşır. Halbuki ergenlik, çözülmesi gereken bir problem yahut katlanılması gereken bir zorluklar dönemi değil; aslında bir cesaret ve yaratıcılık kaynağıdır.
    n
    nDr. Siegel bu kitapta, kişilerarası nörobiyoloji alanındaki önemli araştırmalara dayanarak, genç beyin fonksiyonlarını anlamanın ebeveynlere çocuklarının hayatında inanılmaz derecede önemli bir büyüme, değişim ve deneyim dönemi olan ergenlikte nasıl yardımcı olabileceğinin heyecan verici yollarını araştırıyor.
    n
    nHadi, çocuğunuzun en değerli gelişim dönemlerinden olan ergenliği hayatı için bir fırsat haline getirelim!
    n

    7,90
  • FÂTIMA

    Fâtıma…
    Bir gençlik romanı…
    Lise arkadaşlığından başlayıp üniversitede devam eden ve pekişen bir arkadaşlığın hikâyesi… Büyükşehirlere üniversite okumak için gelen gençlerin içine düştükleri girdaplar… Ve bu girdaplardan kurtulmak isterken daha başka büyük uçurumlara düşenler… Düşen arkadaşlarını kurtarmak isteyen gençlerin verdikleri mücadeleler…
    Fâtıma ve arkadaşlarının bir sivil toplum kuruluşu bünyesinde gerçekleştirmek istediği iyilik hareketi calışmaları… Başkalarının bu ortamda sabote etme planları ve eylemleri… Art niyetli planlara ve eylemlere rağmen akıllı ve dengeli müdahalelerle bunları etkisiz kılma çabaları…
    Otuz ayrı bölümden oluşan romanda her bölüme uygun epigraflar…
    Etkileyici, akıcı, canlı ve heyecanlı bir anlatım…
    Anlatım sırasında dikkatimizi çeken zengin metinler arası göndermeler…
    Ve her bölümde merak duygusunu harekete geçiren olay akışları…
    Yazarımız, etkileyici kalemiyle Fâtıma ve arkadaşlarının verdiği mücadeleleri ve aralarındaki arkadaşlık ilişkilerini anlatmakta bu romanda…

    5,406,90
  • Gençlerle Başbaşa

    Sözlük ilaveli orijinal
    Ali Fuad Başgil’in bu eseri, yayınlandığı günden bu yana defalarca basılmış ve her nesile ayrı ayrı seslenmiştir. Büyük-küçük her insana verdiği ve vermeye devam edeceği şeyler şimdi olduğu gibi, nesiller boyu da devam edecektir.
    Kendisinin de belirttiği gibi …”Bu kitap, sadece fikri çalışma atölyesinin genç ve tecrübesiz çırakları için faydalı olabilecek bir rehberdir.” Gerçi her ne kadar kendisi böyle söylese de, bu kitap genç ve tecrübesiz çıraklara da rehberi olabilecek kıvamdadır.
    Özelikkle, saeçilen konuların ve yazarının dostane üslubuyla bu nadide eser, nesillere daima ilham olabilecek yapıdadır.
    Yine yazarın deyimiyle: “Geleceğin ümidi olan gençleri, bunalımdan, iradesiz ve cesaretsiz yaşamaktan kurtaracak olan bu kitap; başarılı olmasının sırlarını göstermektedir..” Bu doğrultuda güzel de bir rehber olacaktır.

    3,90
  • Gerçek Tıp & Yitik Şifanın İzinde

    Gerçek Tıp –Yitik Şifanın İzinde, günümüzde benzerine
    rastlanmayan özel bir eserdir. İslam Tıbbı’nın üstadı Aidin Salih Hanımefendi’nin ilmini ve 40 yıllık birikimini cömertçe paylaştığı  bu eşsiz kitap 2007’deki ilk baskısından bu yana onbinlerce kişiye ulaştı. Zamanımızın temel İslam Tıbbı eseri haline geldi.Bu kitap, okuyucularının sağlık hakkında görüşlerini temelden değiştiriyor. Takipçilerinin aklında ve kalbinde yeni kapılar açıyor. Günümüz insanının sağlıkla ilgili çaresizliğine sade ve hikmet dolu çözümler sunuyor. Çok satanlar listesine giren birçok kitabın referans noktası oluyor. Birçok doktor, sağlık hizmetlerine Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde kitabının önerilerini ekliyor.

    Baştan sona sarsılmayan bir mantıkla kaleme alınan bu eser eskimeyen hikmetin, iki cihan saadetine vesile olan iyileşmenin formülünü açık bir dille sizlerin takdirine sunuyor. Çünkü gerçeğe götüren yol açıktır…

    13,9016,90
  • Hz. Mevlana ile Aile Terapisi

    “Bilgi çağını bilgelik çağına dönüştürürken yol göstericimiz Mevlâna olacaktır. Çünkü o ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor, bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyor.”

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan Mesnevî Terapi’ de, Hz. Mevlâna’nın asırlar aşan bilgeliğini modern psikolojide kabul gören anlayışla bağdaştırarak insanın anlam arayışında kendi iç hakikatini görmesini vurgulayan Tarhan, Hz. Mevlâna ile Aile Terapisi’nde bu kez, aile bireylerinin birbirleriyle ilişkilerini Mesnevî hikâyeleri ışığında ele alıyor. Mesnevi’deki hikâyelerin rehberliğinde, eşler arası dinamiklerin, ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimlerinin nasıl gelişmesi gerektiğine değiniyor. Bu hikâyelerden çıkardığı ruha şifa sonuçlarla modern psikolojinin öğretilerini bağdaştırarak hem eşlere hem de ebeveynlere bir manevî gelişim haritası sunuyor. Kitap, kırk altı hikâyeyi, aile bireylerinin psikolojik iletişimleri üzerinden ele alıyor olması açısından alanında özgün bir çalışmadır. Bu zamana kadar çeşitli derlemelerle açıklanmaya çalışılan Mesnevî hikâyeleri, burada aile fertlerinin rol model alabileceği mübarek isimler üzerinden incelenmekte ve bu kadim davranış modelleri günümüz psikoloji ekolleri çerçevesinde masaya yatırılmaktadır. Böylece günümüz okuruna geçmişle gelecek arasındaki bağlantının, nasıl bir örneklik teşkil ettiği hatırlatılmaya çalışılmaktadır. 

    8,90
  • İlber Ortaylı Seti (10 Kitap)

    BİR ÖMÜR NASIL YAŞANIR?
    HAYATTA DOĞRU SEÇİMLER İÇİN ÖNERİLER
    DAHA ANLAMLI YAŞAMAK İÇİN İLBER ORTAYLI’DAN TAVSİYELER…
    “Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”
    İlber Ortaylı
    İlber Ortaylı, yediden yetmişe herkesin faydalanacağı, bilge şahsiyetinden ve yaşam tecrübesinden süzülen tavsiyelerden oluşan bir eserle karşımızda. İlber Hoca bu kitapta, bir insanın, çocukluktan itibaren hayatın hemen her alanında ihtiyaç duyacağı çözümleri nasıl bulabileceğini örnekler vererek anlatıyor. “Herkes kendi talihinin mimarıdır” sözünü hatırlatarak, kendi yolunu çizmenin ne anlama geldiğini tüm kritik noktalarıyla yorumluyor.
    Bir ömrü hakkıyla yaşayabilmek ve yaşanan her andan tat alabilmek için önce ne lazımdır?
    İnsan hayatı kaç dönemden oluşur ve her bir dönemde neleri tecrübe etmek gerekir?
    İnsan kimden, ne öğrenebilir? Kendi kendini yetiştirmek nasıl mümkün olur?
    Bir dil, en iyi nasıl ve ne zaman öğrenilir?
    Sorumluluk sahibi bir insan, kendisi veya çocukları için nasıl bir eğitim modeli aramalıdır?
    Hayata değer katmak için ne tür insanları arayıp bulmak gerekir?
    Doğru kararları alabilmek için en çok kimleri dinlemek gerekir?
    En iyi nasıl seyahat edilir; bir şehir nasıl dolaşılır? Hangi müze, hangi meydan, hangi sokakları görmek için dünyanın bir ucuna kadar gidilebilir?
    İyi film, güzel müzik, doğru kitap nedir? Hangi temel eserleri dinlemeli, okumalı ve seyretmeliyiz?
    “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, ülkemizin medarıiftiharı olmuş bir tarihçinin gözünden, insanın hayattaki anlam arayışına, bu arayışın tadını nasıl çıkaracağına ve süreç boyunca karşılaşacağı zorluklarla nasıl baş etmesi gerektiğine dair çok özel bir kılavuz…

    GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
    YAŞAMININ TÜM YÖNLERİYLE BÜYÜK LİDER ATATÜRK…
    “Tarihin akışını değiştiren, ona mührünü vuran veya büyük tehlikelere mâni olan liderlere her memlekette rastlamak mümkün değildir. Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okumuştur.”
    İLBER ORTAYLI
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk, evvela imparatorluğu dirilten nesil olan 1880’liler kuşağı, Balkan coğrafyası ve Mustafa Kemal’in aile kökeni ile başlıyor.
    Akabinde Atatürk’ün askeri eğitimi, Manastır yılları, Milliyetçilikler Dönemi, İttihat ve Terakki, II. Abdülhamid, Enver Paşa, Ziya Gökalp, Trablusgarb, Balkan Savaşları ve Sofya yıllarıyla devam ediyor.
    Ordumuzun İtilaf devletleriyle sekiz cephede mücadele ettiği Birinci Dünya Savaşı, kutlu zaferlerimiz Çanakkale ve Kutü’l Amâre, Mondros, son padişah Sultan Vahideddin, bir milletin ve ülkenin ölüm fermanı olan Sevr…
    Tüm detaylarıyla Milli Mücadele dönemi, 23 Nisan 1920 ve sonrasında muhalefete rağmen verilen Kurtuluş Savaşı, İnönü Muharebeleri, Lozan Konferansı, Büyük Taarruz ve Cumhuriyet’e giden yol…
    Saltanat ve hilafet tartışmaları, Lozan, On İki Ada, mübadele, Osmanlı’dan kalan borçlar, Musul ve yakın tarihin en önemli meselesi olan inkılablar…
    Son olarak kişisel özellikleriyle, dünyada, anılarda, hafızalarda kalan izleriyle Reis-i Cumhur Atatürk…
    İlber Ortaylı bu ilk biyografisinde yaşamının tüm yönleriyle büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ü anlatıyor. Türk tarihçiliğine hiç unutulmayacak ve sürekli başvurulacak bir rehber kitap daha kazandırıyor…

    İSTANBUL’DAN SAYFALAR
    DÜNYA BAŞKENTİ İSTANBUL’UN TADINA DOYULMAYAN SAYFALARI…
    İstanbul Türklerin mülküdür, Türkiye’nin ikinci başkentidir, ama bütün insanlığın zenginliğidir.
    Bu iki bin yıllık dünya metropolünü gözümüz gibi sakınmalıyız.
    – İlber Ortaylı

    Tarihte hiçbir şehrin bu kadar adı olmamıştır. Âsitâne, Deraliyye, Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye, Dârü’s-saâdet veya Dersaâdet, İslambol… İstanbul, “stinpolis/şehre doğru” deyiminden gelir. 15. yüzyıldan beri şehre gelen seyyahlar onun düzineyle ismini saymadan edemezler; Byzantion, Nea Roma gibi… Slavlar, “Tsarigrad” der. Balkanlarda hâlâ, “çar şehri” ismiyle yaşar. İşte böyle ismi çok, eseri çok, uzun geçmişi şanlı bir şehirdir İstanbul.
    İlber Ortaylı çok sevdiği İstanbul’un sokaklarını arşınlarken, bir şehrin nasıl gezilmesi gerektiğini de gösteriyor. Bir şehri sevmenin onu övmekten çok, omuzlara ağırlık yükleyen bir sorumluluk olduğunu belirtiyor. Camilerden mezarlıklara, kütüphanelerden eğlence mekânlarına, kadim semtlerden popüler caddelere dek benzersiz bir İstanbul seyahati sunuyor. Bu seyahatte çarşılar, saraylar, hamamlar, kubbeler, minareler, köşkler, kasırlar ve yalılar yeniden anlam buluyor.
    Diliyle, tarihiyle, coğrafi nitelikleriyle, inançlarıyla, gelenekleriyle, yeme-içme kültürüyle ve sosyal hayatıyla benzersiz bir şehir olan İstanbul için, “sayfaları çevirmekle bitmeyen bir kitap; seyrine doyum olmayan bir resim” diyor Ortaylı.
    İstanbul’dan Sayfalar, bu şehrin her köşesini merak edenler kadar, bu şehirde yaşasa da onu tanımayanlar için de sıra dışı bir rehber…

    DEFTERİMDEN PORTRELER
    TARİHTEN VE GÜNÜMÜZDEN BÜYÜK ŞAHSİYETLER
    Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden İlber Ortaylı bu sefer defterini okurlarıyla paylaşıyor. Okuduklarını, tanıdıklarını, hocalarını kendi gözünden anlatıyor. Tarihe yön veren kişiler, günümüzün tanınan, tartışılan, konuşulan isimleri Ortaylı’nın kaleminden yeniden canlanıyor.
    Kitabın ilk bölümü dünya tarihinin büyük tarihi şahsiyetlerini bir araya getiriyor. Bu şahsiyetler arasında imparatorlar, alimler, müzisyenler, şairler, mimarlar, padişahlar ve askerler yer alıyor: Julius Sezar, İmparator Augustus, Büyük Konstantin, Sultan Alparslan, İbn-i Haldun, Fatih Sultan Mehmed, Emir Timur, Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan, Prens Eugen, Beethoven, Şair Puşkin, Lev Tolstoy, II. Abdülhamid, Gazi Osman Paşa ve Enver Paşa…
    İkinci bölümde çağdaş Türkiye’den portreler yer alıyor. Özellikle burada ismi geçen simaların birçoğunun İlber Ortaylı tarafından bizzat tanındığı düşünüldüğünde, tüm okuyucular için ortaya son derece duygusal ve oldukça samimi sayfalar çıkıyor. Bu isimlerden bazıları şöyle: Osman Ertuğrul Efendi, Neslişah Sultan, İhsan Doğramacı, Semiha Berksoy, Bülent Ecevit, Nejat Göyünç, Oktay Aslanapa, Halil İnalcık, Süreyya Faruki, Recep Yazıcıoğlu, Andreas Tietze, Cemil Meriç, Yılmaz Öztuna, Mübahat S. Kütükoğlu, İsmail Cem, Mübeccel Belik Kıray, İrene Melikoff, Füsun Akatlı, Muhibbe Darga, Hasan Celal Güzel, Semavi Eyice…
    Defterimden Portreler, dünyanın ve ülkemizin en önemli şahsiyetleri arasında dolaşmak, onlarla tanışmak ve en önemlisi de onları anlamak isteyenler için sıra dışı bir kitap olma özelliği taşıyor.

    İLBER ORTAYLI SEYAHATNAMESİ
    Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya bir yandan okurken diğer yandan da gezme imkânı bulanlar? İlber Ortaylı’ya eşlik etmek isterseniz bu kitap tam size göre…
    “Türkiye gibi önemli bir coğrafyayı ve tarih alanını öğrenmek için onun kuzeyindeki Güney Rusya ve Kafkasya, doğusundaki İran ve Hindistan, güneyindeki Suriye, Filistin ve Mezopotamya’nın yanı sıra Balkanları ve Akdeniz ülkelerini anlamak da kaçınılmazdır”
    İlber Ortaylı
    Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya bir yandan okurken diğer yandan da gezme imkânı bulanlar? İlber Ortaylı’ya eşlik etmek isterseniz bu kitap tam size göre…
    İlber Ortaylı yalnız tarihçiliğimizin büyük bir ismi değil aynı zamanda küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Orta Asya’dan Avrupa’ya, Kafkaslar’dan Ortadoğu’ya 50 yıldır gezen “seyyah”. Çıktığı sayısız yolculuktan en önemli notları aktaran İlber Ortaylı’nın anlatım gücüyle gezeceğimiz coğrafyalar şöyle: Suriye, Ürdün, İsrail, İran, Azerbaycan, Rusya, Kırım, Özbekistan, Tuna, Bosna, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Macaristan, Romanya, Eski Avusturya, Yunanistan, İtalya, Malta, İspanya, Portekiz, Litvanya, Estonya, İsveç, Hindistan, Japonya ve Singapur.
    Hazırsanız, İlber Ortaylı ile hayatınız boyunca hiç unutamayacağınız yolculuğunuz başlıyor…

    TÜRKLERİN ALTIN ÇAĞI
    TARİHİN EN UNUTULMAZ ÇAĞLARINDA DÜNYAYA HÜKMEDENLER: TÜRKLER
    “Türkiye’nin yüzyıllar önce açılan tarih defteri henüz kapanmamıştır ve sık sık da görüyorsunuz ki bu defter kapanmaz. Onun için tarih bilmek; nereden geldiğinizi, nasıl yurt edindiğinizi öğrenmek zorundasınız. Tarihini bilmeyen, hafızası olmayan toplumların nerelere gideceğinin, sürükleneceğinin, dahası neler yapabileceğinin hesabı olmaz.”
    İlber Ortaylı
    14. ve 17. yüzyılları arasında Hindistan’dan Viyana kapılarına kadar muazzam büyüklükte bir coğrafyaya hükmettiler… Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Avrupa’nın tarihini şekillendirdiler. Uyguladıkları askerî taktiklerle imkânsız görülen pek çok savaştan zaferle çıktılar…
    Hangi kıtada olursa olsun adalet esasıyla yönettiler… Sorunlarını çözemeyen Avrupa devletlerine fikirleriyle ilham verdiler… Mimarîden musikiye, edebiyattan tıbba kadar yeryüzünün her coğrafyasında kalıcı bir iz bıraktılar.
    Birçok devlet kurdular: Timurlular, Altın Orda, Memluklar, Osmanlılar…
    Efsane hükümdarlara sahip oldular: Emir Timur, Fatih Sultan Mehmed, Sultan Baybars, Kanuni Sultan Süleyman, Babür Şah…
    İlber Ortaylı, Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın içlerine kadar ilerleyen, dünya tarihinde zirveye taht kuran Türklerin muhteşem yıllarını anlatıyor…
    Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı’nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okuyucunun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı…

    TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİ
    İLBER ORTAYLI’NIN KALEMİNDEN YAKIN TARİHİMİZ
    “Osmanlı İmparatorluğu gürültüyle ve aniden ortadan kalktı. Büyük imparatorluklar artlarında üç-beş yıllık değil, yüz yıllık sancılar bırakır.”
    “İttihatçılar vatanseverdi, bu onların hem gücüydü hem de hatalarının bir nedeni.”
    “Türkiye’de iktidar çevreleri Atatürk’ün büyük iddia ve heyecanını anlayamamıştır. Hâlâ da Türk akademi dünyası bu yolda topal adımlarla ilerlemektedir.”
    “Türk toplumu yeryüzü tarihinin en büyük devrimini yaşayan yerkürenin devlerine karşı varlık mücadelesi vermiştir.”

    “6-7 Eylül olayları, Varlık Vergisi ile birlikte yakın tarihin en büyük sorun çıkaran iki tertibidir. Tertiplerin akışına sorumlular bile hâkim olamamıştır.”
    “Türkiye anayasaları boyuna yenileniyor. Yenilenmeyen politikanın örgütlenme biçimi ve eğitimidir.”
    İLBER ORTAYLI
    Eserleriyle Türkiye’nin yakın tarihine en kuvvetli feneri tutan İlber Ortaylı; gündemden düşmeyen anayasa tarihimizden seçimlere, Birinci Dünya Savaşı’nın acı sonuçlarından İkinci Dünya Savaşı’ndaki denge politikasına, Enver Paşa’nın komutanlığından İsmet İnönü – Adnan Menderes çatışmasına, İran, Irak, Suriye ilişkilerinden ABD, Rusya ve Avrupa Birliği politikasına, askeri darbelerden eğitim sistemimize kadar birçok konuda yakın tarihimizin dönüm noktalarını farklı bir bakış açısıyla ve sıra dışı analizleriyle ele alıyor.
    Türkiye’nin Yakın Tarihi, geleceğimizi sağlıklı biçimde kurmak adına geçmişimizde neler olup bittiğini tüm ayrıntılarıyla merak edenler için benzersiz bir şaheser.

    OSMANLI DEVLETİ’NDE KADI
    OSMANLI VE İSLÂM TARİHİNİNEN ÖNEMLİ MÜESSESESİ: KADILIK
    OSMANLI VE İSLÂM TARİHİNİNEN ÖNEMLİ MÜESSESESİ: KADILIK
    Kadılık İslam Ortaçağında ortaya çıkan idari ve adli bir görevdir. Kadı’nın sosyal-idari fonksiyonları değerlendirilirken on dört asırlık İslam tarihi içindeki evrimi göz önüne alınmadığından, bu kurumun İslam öncesi imparatorluklardan neleri, ne ölçüde miras aldığı üzerinde de durulmamıştır. İlber Ortaylı, Osmanlı Devleti’nde Kadı adlı bu çalışmasında kadıların tarihini ve yargı görevlerini, tayinini, görev süresini, yargı bölgesini, yardımcılarını, diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişkisini ve Osmanlı mahkemelerinin nasıl işlediğini birincil arşiv kaynaklarını kullanarak anlatıyor.
    İlber Ortaylı, hem geniş ufuklu tarihçiliğini hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında kadının bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
    Türkiye’de tarih denilince akla ilk gelen isim İlber Ortaylı’nın kaleminden Osmanlı hukuk tarihinin merkezinde yer alan ve üzerine pek konuşulmayan kadıları anlatan önemli bir çalışma…

    OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA ALMAN NÜFUZU
    STRATEJİK YAKINLIKTAN ÖTESİ: OSMANLI VE ALMANYA…
    “Genç Alman İmparatorluğu’nun yayılma hırsı evvelemirde Osmanlı ülkelerine yönelmişti. Bu yayılmacılığı iktisadi, askerî ve siyasi ittifak alanlarında düşünmelidir. Almanya 19. yüzyılın Fransız, İngiliz tipi kolonyalizmine geç kalmıştır ve şartlar dolayısıyla yeni bir nüfuz politikası türü yaratmaktadır. Bu ülkelerde kurduğu nüfuz, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki Almanya’nın tarihidir demek pek yanlış olmaz. Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur. Bu nedenledir ki, iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmalıdır. Konuyu işlemek için arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan bazısı yarı propaganda, bazısı siyasî-iktisadî durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır.”
    İlber Ortaylı
    Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı dünyasına açılış çağında, Cermen kültürünün özel bir yeri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda, iki imparatorluğun da çöküşünü hazırlayan kader birliği yolunda, yalnızca siyasal ve askeri alanlarla sınırlı kalmayan ortaklıklar göze çarpar.
    İlber Ortaylı, hem titiz ve geniş ufukta tarihçiliğini, hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında Alman etkisinin bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.

    OSMANLI TOPLUMUNDA AİLE
    OSMANLI AİLESİNİN EN GENİŞ FOTOĞRAFI…
    “Aile bir toplumun en muhafazakâr, az değişen kurumlarından biridir ve şimdi bu asırda değişmektedir, bu değişme sebebiyle ‘aile’ kurumu kadar tarihçi araştırmalarını gerektiren bir konu yoktur. Bu nedenle Osmanlı toplumunda aile yapısı üzerine yazdığım ve tasvip gören makalelerimi yeniden ele almak, yeni malzemeyi araştırmak ve ‘millet’ sistemi ve ‘hukuktaki Romanizasyon’ gibi toplumsal ve hukukî çerçevesine oturtmak gerekiyordu. Bunsuz son 150 senedeki ailenin, aile hukukunun evrimini kavramak mümkün değildir. Bu nedenle 15.- 16. yüzyıllardan bugüne dek hukukî ve toplumsal çerçevesi içinde Osmanlı ailesinin gelişimini ele alan bu çalışmayı kaleme almayı gerekli gördüm.”
    İlber Ortaylı
    Geçmişi karanlık temel kurumlarımızdan biri olan ailenin, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki konumu, İlber Ortaylı’nın kaleminden değerlendiriliyor. Ortaylı, eşlerin birbirine karşı sorumlulukları, aile hukuku, çocuğun yetiştirilmesi, devletin Müslüman ve gayrimüslim ailelere yaklaşımı, miras, çok eşlilik, ataerkillik, harem gibi sağlıklı bilgi olmadan üzerine çokça konuşulan mevzuları ilk elden kaynaklarla yorumluyor.
    Osmanlı Toplumunda Aile, yalnızca tarihçiler ve araştırmacılar için değil Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yaşamı merak eden, sağlam bilgilerle donanmak isteyen herkes için ideal bir çalışma.

    44,9059,90
  • İNANCIMIZIN TEMEL ESASLARI

    Üçtane sualin cevabını hepimiz çok açık, net ve kesin olarak bilmeliyiz.

    Bütün çalışmalarımız, her şey, bunun üzerine bina ediliyor.

    Bunu (üç soruyu) bir insan, açık ve berrak bir şekilde bilirse;sağlam bir temele oturur, sarsılmaz, sadık, yılmaz bir mücâhid olur, iyi insan olur.

    Nedir bu temel taş?..

    5,406,90
  • İrade Terbiyesi

    Cemil Meric’in “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.” diye tarif ettiği “İrade Terbiyesi” ilk yayımlandığı tarihten itibaren pek çok dile çevrilmiş ve tembellik, isteksizlik gibi huylardan kurtulmak isteyenlerin başucu kitabı olmuştur.
    Kitapta bilhassa gençlere ve zihnini kullanarak çalışanlara hitap eden Fransız profesör kendi hayatından aktardığı örnekleri ve başka düşünürlerin tespitlerini de kullanarak insanın irade zayıflığıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor. Prof.Dr. Ali Fuat Başgil Gençlerle Başbaşa kitabında şöyle demektedir: “Mösyö Girard bize bir kitap tavsiye etti ve mutlaka okumamızı söyledi. Bu, Aix-Marseille Üniversitesi rektörü Jules Payot’un “İrade Terbiyesi” adlı kitabı İdi. Ertesi gün şehre inerek kitabı aldım, ihtiyar bir meşenin dibine oturarak “İrade Terbiyesi”ni okumaya koyuldum. Okudukça içimde tahassür ve nedametle karışık müphem bir acı duymaya başladım. Kendi kendime, ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi diyor ve geciktiğim için üzülüyordum.

    6,90